Tuesday, October 31, 2006

Vector Lovers Live PA @ Indigo (28-10-06)

Vector Lovers Live PA @ Indigo (28-10-06)

Müziğini kanlı canlı dinleyebilmemiz için bir sene gerekti.Saatler tam yeni düzene girişi gösterecekken ana sahnede bal kabaklarını “cancel” tuşu ile zebani saniyelere şutladı. Beklemiştik ve beklemişti. Tüm hünerlerine vakıf olabilecek miydik.Neydi bizi bizden alan vektöryel ses deneylerinde.Bir saatlik işitsel deneyimin yazınsal dökümüdür efendim bundan sonraki satırlar.Vector “c3po” Lovers

Saatler 0.30’u gösterdiğinde Indigo’ya duhulumuzu gerçekleştiriyoruz. Ortalık kıvılcımlarını bekleyen ateş böcekleri gibi dinleyicilerin aksi istikametlerde terennüm etmeye başladıkları bir dinlence gecesinin de başları. Sahnede ise Perşembe akşamları Dinamo 103.8’de Armanqrtachure programı ile eklektik setlerini paylaşan Arman gelecek olan sanatçı ile bağlantıladığı, yeniden kotardığı bütünlüğü ile ısındırma turlarını attırmakta. Olabildiğince farklı nüanslar Vector Lovers’ın müzikal yelpazesi içerisinde kendine yer edinmişken de ona yaklaşacak melodik ses kümelerinden gayrısı zûl olurdu.Şimdi bu müzikal destinasyonlar konusunu kısaca irdelersek deneysel kıvamlı techno müziğini iki ölçek elektro, bir tutam detroit, esef miktarda idm sekansları ile minimal tonların açıklarından bir demet elde etmiş oluyorsunuz ki, sonuca oldukça etki eden bir bütünleme aracı oldu Arman’ın seti. Tekdüzelik zaten son’a ulaşmak için acele edilmişliği temsil ettiği günümüzde alternatif olabilmek de sanırız böylesi “cesurca” tavırlar ile gerçekleştirilebilecek.

Arman’ın setinin ardından , yeni saat dilimine adım attığımız ilk anları Martin Wheeler aka Vector Lovers ile karşıladık.Sequencerı, efektörleri, bilimum bütünleyicileri ve Live PA olgusunun ana kahramanı PC ile kotardığı “setup” beklediğimizi bulacağımızı kulaklarımızın bayram edeceğini ilan etmek için hazır ve nazırdı. Tok seslere girmeden dinleyiciye müziğinin yapısallarını kümeler halinde kısa kısa geçen bir açılış yaptı Wheeler.Dinledikçe aslında tek bir yerde sabit kalmamışlığını da mimledi. Sürekli kendi içerisinde gelişen bir dökümantasyon biçeminde alt seslerin mücadelesine hazırdık artık.Sırasına bağlı kalmamak karşılığında dinlediklerimize gelirse eğer, Isometric Spaces, Voltron, Nostalgia 4 The Future, Suicide Android, Destroy Him My Robots vs Suicide Android ve Post Arctic Industries.

Denemekten kaçınmayan, hafif mağrur duruşu ile sahnede müziği ile devleşen bir isimdi Vector Lovers.Yükseltilmiş beat kolajenleri ile nihayetlendirip sahneyi Dinamo’muzun başkanı Fuchs’a teslim edişi ile harikulade bir dinletiden diğerine seyreltirken teşekkürleri kabul buyurmaktaydı kendileri.Çeşnilerinin üzerine söylenebilecek sözlerin devamını bir sonraki bildirgeçimiz Soma Quality Recordings derlemesinde değineceğiz. Önümüzdeki günlerdeki çalışmalarının da küçük es’lerini barındıran tınıları da duyumsamamıza olanak sağlayan Vector “c3po” Lovers’a teşekkürlerimizle...

Techno'nun Kalite Kontol Merkezi - Soma

Techno’nun Kalite Kontrol Merkezi-Soma Quality Recordings

Elektronik müzik, dinleyiciler için her daim farklı yönleri ortaya çıkaran çoklu alternatiflerin platformu oldu.Hemen hemen her beğeniyi karşılayabilecek olan müzikal alt disiplinler bu kavramsal fenomenin de temellerinde yol ayrımına gelmiş olan dinleyicileri bekliyor.Bahsini açacağımız konu’da bugün ortak paydalarda hareket eden minimal ve elektro tınıları ile bütünleşmeye doğru iyice meyil etmiş olan bir zamanların tavizsiz olanı “Techno”. Katmanları arasında incelikli işçiliklerin kara plaklar üzerine beyaz etiketlerle isimsiz kahramanları yarattığı günlerden bashetmek istiyorum.Küçük mekanlar içerisinde ortaya çıkmaya başlamış olan bir başkaldırım aslında bu bahsi geçen müzikal hareket. Çoklu ve çoğulcu bakışın, ilk başta göze marjinal gelse de zamanla alışılabilen yüksek vuruşlu destinasyonların mihrabı. “Techno” yu ifadelendirebilmek bu satırların yazıldığı anlarda dahil olmak üzere, kişisel bakışlara göre değişkenlik ve tanımlandırmaları ortaya çıkarıyor.Alınabilecek ve alıntılanabilecek her türlü terim de bu kıvrımlarda kendini yoruma açık hale getiriyor.

Detroit’te adımlarını atmaya başlamış olan “techno”nun dans edilebilir edisyonlarını kıta Avrupası içerisinde özellikle, denenmemiş olan müzikal janrlara ilgileri herkesce malum olan Britanya sahnesine taşımış eklektik yapılandırmaların izleğine koyulmadan önce “techno” tanımında sağlama yapmış bir ikili ve onların 15 yıllık deneyimlerini paylaştıkları aracısız platform Soma Quality Recordings bu yazımızın ana konusu. Stuart McMillan ve Orde Meikle’den ya da sahne adlarıyla Slam’in ön planda Red plak dizisi ile nam salmış olan Dave Clarke’ın da gizli patron konumunda kurucuları oldukları ve ilk paragraftan itibaren belirtmiş olduğumuz sarmalı (kuramı) anlaşılabilir kılmaya çablayan ve her dönemeç içerisinde şans verdikleri yeni isimler ile modern elektronik dans müziği sahnesinde öncül konuma yerleştirilmesi gereken bir etiketin mimarları.Kurulduğu günlerde ince nüanslar ile birbirinde ayrılma içerisinde bulunan “techno”nun İskoçya’dan Dünya’ya alternatif sunumlarını kendi projeleri Slam’in yanı sıra Percy X, Space DJ’z, Master H, Funk D’Void, Daft Punk, Scott Grooves, Alex Smoke, Vector Lovers gibi isimler/gruplar ile istikrarlı bir biçimde dönüştürme çabası Soma Quality Recordings’in kısaca tanımlamak için yeterli olacaktır. Kendi alternatifini yaratmaktan korkmayan aksine doğal süreci içerisinde eklemlenen her yeni melodi kuramı ve kuramcısı ile “techno” nun dijital indirmeler ile kara plağa yavaş yavaş sırtını döndüğü günümüzde sırf bu çaba yüzünden dahi takdir edilmesi gerken bir etiket. Soma Quality Recordings’i araştırmak dinlemek isteyenler için etiketin imdisinde ön planda olan isimlerine göz atalım.İyi dinlenceler.

Slam
Rejuvination ile paylaşılmış olan Soma 001 kaydında yer alan Eterna parçasından bu yana “techno”nun stabilliğini ortadan kaldırmaya çabalayan bir proje Slam.Üst paragrafta da değindiğimiz gibi Stuart McMillan ve Orde Meikle’de oluşuyor.İlk tanışlarından bu yana elektro, funk ve reggae-dub ritimlerini house müziğin çıkışını gerçekleştirmiş olduğu 80’li yılların sonlarından itibaren Glasgow merkezli “The Arches” kulübünde bütün bu türler ile harmanladıkları eklektik setler ile adlarını duyururlar. Soma Quality Recordings’i kurmaya karar vermeleri ve ilk plaklarını yayınlamalarının ardından dans müziği takipçileri için efsane konumuna yerleşmiş bulunan bir klasik olan “Positive Education” kaydı Slam için de “yıldızlık” kariyerlerinin başlangıcını oluşturur. Parça gerek orjinal versiyonu gerekse de Richie Hawtin’den Luke Slater’a Carl Cox’dan Josh Wink’e kadar kadim “techno” sanatçılarının remiksleri ile elektronik müziğin sunumlandırıldığı platformlardan ana akım radyo istasyonlarının listelerine kadar uzanan bir başarı grafiği çizerler.Detroit techno’suna olan ilgilerini mimleyen “Headstates” debut albümleriyle bu başarının boşa olmadığını da ispat ederler.Resident Advisor’a verdikleri mülakatta belirttikleri gibi Detroit ve Chicago’nun, Juan Atkins, Rhythm is Rhythm, Phuture ve Larry Heard gibi türler üstü prodüktörlerinin kendilerinin dj’liğe başladıklarında edindikleri kayıtlara da birer saygı duruşunu ve bu Mars’lı kayıtlardan etkileşimlerinin kendi plaklarındaki yansımalarının bütünüdür “Headstates”. Elektronik müzik tarihine not düşmelerinin bir diğer yansıması da daha sonraki çalışmalarında da sık sık vokallerde karşımıza çıkacak olan Dot Allison, eklektik deha James Lavelle ve Paddy Flaherty’nin ikili ile ortaklaşa gerçekleştirdikleri müziğin odak noktalarındaki sesleri eklemledikleri “Alien Radio” ve daha sonra yayınlamış oldukları parçaların remisklerinden müteşekkil dj-miks albümleri ile komplimanlardan arınmış “pir-u pak” müzik arayan dinleyiciler için birer başucu kaynağı olmayı başardılar.Birbiri ardına yayınladıkları plaklar ile trend belirleyicilikten çok yaklaşan müzikal değişimleri eskilerin olgunlaşmış ses kümeleri ile harmanlama konusunda öncül olmaları da Slam’i “Techno” dünyası içerisinde ayrı bir konuma yerleştirmemize olanak sağlıyor.

Vector Lovers
Önce Tokyo Glitterati geldi ardından Girl + Robot, Lake Nocture onu takip etti.Intelligent Dans Music üst başlıklı melodileri ile, Iwari etiketinden yayınladığı kayıtlar ile tanıdığımız Martin Wheeler aka Vector Lovers’da Soma Quality Recordings yazısı içerisinde bahsi edilmesi gereken bir diğer önemli sima. Eklektik düzlemleri ile oluşturulmuş olan kayıtlar, kimi zaman çocuksu sevimliliği taşıyan eğlenceli melodileri, onun müziğini keşfetmek isteyenler için birer başlangıcı oluşturur.2005 yılında Soma etiketinden debut çalışmasını takip eden Capsule For One albümü yayınlanır. Bahsi geçen önceki çalışmasında olduğu üzere Vector Lovers bu çalışma içerisinde de akademik marjlar ile koyu koyuya ayrımlaştırılmaya çabalanan idm müziğinin de eğlendirici formlar içerisinde de kullanılabildiğini, sonucun ise Arrival, Metroplolis, Boulevard, Capsule For One ve To The Stars gibi parçalardaki çeşitlilik olarak karşımıza çıkmasına olanak sağlar. Sanatçı, Sean Hawson’un vokal desteği ile kaydedilen Computrfnk parçası ile bu harmanlamanın bir üst boyutuna geçişini gerçekleştirir.Elde var olandan sonuna kadar faydalanan ve bunu da müziğinde yansıtmakta giderek ustalaşan Vector Lovers içerisinde barındırıdığı çocuğu da ortaya koyması açısından da önemli bir kayıttır aynı zamanda çalışma.Oyuncak melodilerini anımsatan ses örneklerini disko soslu leziz bir elektro kıvamına dönüştürmek de ancak ona yakışır.Commodere günlerinin de yad edilmesine olanak sağlayan, benim de dahil olduğum pek çok dinleyicisi için 8bit müziklerin dünyasına çağrısını da Nostalgia 4 The Future parçasıda bu deneyimin bir devamı olarak Lovers’ın diskografisindeki çalışmalar arasından keşfedilmeyi bekliyor.Bu çoklu gelişimler, denemelerindeki şaşmaz isabet oranları ile (hafiften ekonomi yorumu gibi kalsa da...) “Techno” nun geleceğinde yer alabilecek isimlerden birisi olduğunu ispat etmiş olur.Evet Vector Lovers eğlencelidir, biriktirdiği destinasyonlar arası müziklerini sadece yukarıdaki belirttiğimiz müzikal janrlar içerisinde değil, 4/4 lük plaklarında gerçekleştirdiği için. Sadece bariz ve sabit duranı değil, değişken kümelerle oynamaya doymayan bir meraklı edasıyla sürekli yenilenen bir “sound”un peşinde koşması da Vector Lovers’ı Soma Quality Recordings içerisinde yenilikçi akımın lider isimlerinden birisi haline dönüştürmeye yetiyor.

Alex Smoke
Soma Quality Recordings’in geniş yelpazesini tamamlayabilecek üçüncü isim Alex Smoke. Slam’de Detroit Techno etkileşimli bütünlemeler, Vector Lovers’da laboratuvar ortamlarında geliştirilmiş sterilize eklektik-diskno ses kümesi ve Alex Smoke’un minimal techno sahnesi içerisinde yerleştirmiş olduğu çoklu katmanlar ile yapılandırılmış epik techno’su etiketin günümüzde göz önünde bulundurlan seslere de aynen geçmişte olduğu gibi şans tanımaya devam ettiğinin de bir işareti.Soma etiketinden Funk D’Void’in “Way Up High” parçasına yaptığı remiks ile adını duyduğumuz sanatçının kişisel çalışmalarından ilki olan hipnotik elektro temasları ile Chicago Soundu’nun (Felix Da Housecat, Armando gibi isimlerin elektro ile harmanladıkları elektro-tech-funk ekolü) ile tanımlandırabileceğimiz “Chicca Wappa” EP si ilk debut 12”liği olarak yayınlar.Bu çalışmayı takiben derin vuruşlar ile bezenmiş “Simple Things”, Akufen’in oluşturduğu minimal kompozisyonların grotesk-illbient tonlara bulandığı “Pingu” ve Kompakt’ın uzunca bir süredir ses çerçevesini oluşturan mikro tekno tabanlı “Sortie”yi içeren “Simple Things” Ep’si ile Vakant etiketine ve Berlin sahnesine doğru açılımlarını gerçekleştirir. “Incommunicado” ise içerisinde muhteva ettiği çeşitli katmanlar ile eleştirmenlerce techno sahnesi için yeni kurtarıcı gözüyle bakılmasına yol açar.Debut albümü Incommunicado’nun üzerinden bir yıl geçmeden, albümün sene-i devriyesinde Alex Smoke “Paradolia” albümü ile mimlenmiş olduğu elektronik alaşımlı dans müziği kulvarının tek atımlık bir isimi olmadığını dinleyenlerin beğenisine sunar.İlk albümün ardından yaşanan, ikincisinde ne naneler karşımıza çıkaracak sorununu da Shminimal ve Shwingnut ikiz epleri ile alt etmiş olan Smoke, “Paradolia”da da izleyeceği yeni rotanın sismik titreşimlerini paylaşır.Daha alttan alta hareket eden clickler ile alt zemini oluşmuş,toybox zillerin kompozisyonu anlatma görevlisi olarak seçtiği “A Moment To Myself”, “Don’t See The Point” zamanında yazılmış olduğu konusunda kanaat getirdiğimiz , hesaplaşırım gerekirse seninle bile parçası “Never Want To See You Again”, elektro nişli vokoder ses füzyonlu “Meany”, klasik müzik enstrümanları ile downbeat minimal bir komponent “Prima Materia”gibi çok katmanlı ses deneylerine girişir.Keskin hatlarla sabitlenmeyen melodik kurgular, anlık süprizlerin bolca serpiştirildiği, dinamik olmak için kaskatı müzikal yapıların alaşağı edildiği, anlık, günlük değil yıllar boyunca dinlenebilecek çalışmaları ile sadece Soma Quality Recordings için değil modern elektronik müzik sahnesi içinde de daha çok duyacağımız bir isim
Livingindigo Dergisi#01 Ekim-2006 tarihli nüshasında kısaltılarak yayınanmıştır.
Allame-i Ulul Arz'dan Ara Nağmeler
Soma @ Myspace

Sunday, October 29, 2006

Yaşayan Deuss Ex Machina - Christian Fennesz


Elektronik müziğin sınırlarını belirleme konusunda bir usta, deuss ex machina
Fazlasını ve devamını Çarşamba akşamı İKSV'nin düzenlediği Phonem etkinliğinde gösterecek olan Christian Fennesz için bir "hatırlatıcı" olarak izlenimler, Venice albümünün kritiği ile beraber.İyi Okumalar...
Christian Fennesz - “Venice” (Touch)

Christian Fennesz , günümüz deneysel elektronik müziğinin uç noktalarından birini tutuyor.Üretimlerinde yoğun bir hüznü her seferinde farklı kurgulamalarla yeniden yapılandıran sanatçının son albümü “Venice”, geçtiğimiz aylarda İngiliz etiketi Touch tarafından yayımlandı.

Müziğin etkileri

Kimi zaman nefes almamız zorlaşır.Vücudumuzun ayarlarındaki ufak devinimler dahi bizi sendeletir.Böyle anlarda bünyemizin savunması zayıflar, zaman zaman da kendi ellerimizle bağışıklığımızı yerle bir ederiz. İçsel kimyamızı şekillendiren ruh hallerimiz bizlerin hayata bakışına bile yön verebilir.(Öngörü) Bazen kararlı , bazen durağan , bazen olağan olur yaşantımız. Keşmekeşler, dertler ve beraberinde savunmasız bir bünye ile, yaşamımızı dar alanlarda oynamaya mecbur ederiz. Müzikse kendimizi bu sıkılgan halet-i ruhiyeden sıyırılabilmemiz için gerekli araçlardan biridir. Tasvirlerle şekillendirilen, yönünü ve iz derinliğini; sanatçının duruşuylave kendini ifade etme yetisiyle belirlediği bir disiplindir aslında müzik. Keskin ve net çizgileri olmadan dinleyeni uçsuz bucaksız iklimlere sürükleyen, kimi zaman da hayallere daldıran, teşvik eden, arayışlara iten bir paylaşım aracı. Kasvetli şehir yaşantısındaki soluk alma noktalarımız.

Elektronik müziğin deneysel kulvarı da, yukarıda kısaca ifade etmeye çalıştığımız argümanı irdeleyen seslerin müzik üretiminde daha fazla öneme haiz olduğunu imliyor. Christian Fennesz de bu kulvarda, yer yer akademik çıkışlardan beslenerek, kimi zaman doğal seslerle, kimi zaman da elektro/akustik enstrümanlar ile oluşturduğu tasvirleri dinleyicilerin beğenisine sunan kompozitörlerden biri.

Christian Fennesz 1962 yılında Avusturya’da dünyaya geldi.Yetişkinlik döneminde, dinlediği müziklerdeki ağırlığı etkin bir şekilde hissedilen gitar ve kısa süreli etnomüzikoloji eğitimi alır. 80’lerin sonunda “Maische” grubuna dahil olarak müzikal serüveninin başlangıcını gerçekleştirir. My Bloody Valentine ve Sonic Youth gibi egemen ana akımın içerisine çekilemeyen, punk kökleri ile deneysel kurgulamaları birleştiren grupların müziklerinden örnek alınarak oluşturulan bir çeşit yarı kırılgan melodik noise-pop grubu olur “Maische”. Grupla beraber iki albüm kaydı gerçekleştiren Christian Fennesz, grubun üyesi olmak yerine, kafasında şekillendirdiği müzikleri üretebilmek üzere yolunu tek başına çizmeye karar verir.

Elektronik Müziğe Yöneliş

1995 yılında Avusturya’nın deneysel müzikleri ile nam salmış etiketi Mego’nun kurucuları olan Peter Rehberg (Pita) ve Ramon Bauer ile bir klüpte tanışması üzerine, kafasındaki elektronik müziği sunabileceği bir çatıya da kavuşmuş olur. 1995 yılında “Maische” üyesiyken biriktirdiği ve her bir parçanın farklı bir enstrüman ile donatıldığı “Instrument” kısa çalarını Mego etiketiyle yayınlar. 1997 yılında da minimal kompozisyonların ambient tonlarla kurgulandığı, dinlence düzeneğinin daha kolay ulaşabildiği ilk albümü olan “Hotel Paral.lel”i yine aynı firmadan yayınlar. Ses erimlerinin daha önceki kısa çalarında da kendini gösteren gitarlı yüzüne sahip “Block M” ve “Fa”, post-rock kıvrımlarında daha somut seslerle yapılandırılmış albümün kapanış parçası olan “Aus” ile ismini duyurur. 99 yılı sonlarında ise “+47 degrees 56’37”-16 degrees 51’08” (sanatçının yaşadığı ve albümün tüm kayıtlarını gerçekleştirdiği evinin koordinatları) adlı sekiz parçanın birbirleriyle ilintili olduğu, deneysel tavrın kendini bu sefer “White Noise” olarak sınıflandırılabilecek gürültü kuşaklarının yer yer melankolik ses erimlerine karıştığı, minimal atonal bir seslendirme çalışması diyebileceğimiz albümünü Touch etiketiyle yayınlar.

Kariyerin Odağı

Bu albümün ardından sanatçının kariyeri için dönüm noktalarından olan ve geniş çevrelerce tanınmasını sağlayan “Endless Summer” (Mego) albümü yayınlanır. Albüm karakteristik olarak sanatçının ses düzeneğinde yerini almış bulunan minimal ses örgüsünün, gitar kaynaklı doğaçlamalarla bezendiği bir deneyselliği barındırmaktadır. Christian Fennesz’in üzerinde ısrarla durduğu, müzisyen olarak tanımlanma ilkesinin de altını kalınca çizdiği düşsel formasyonlu belirgin ses oyunlarına hakim olan “Caecilia”, uç noktalarda tanımlanmış seslerin filtre edilerek kurgulandığı “Shiseido”, buzlu cam efekti veren ses kolajlarının üst üste bindirilerek atmosferik temayla bütünleştirildiği “Got The Move On” albümün sanatçının diskografisindeki yerini daha da sağlamlaştırıyor.

Ara Üretimler

Sanatçı bütün bu üretimlerinin yanında Jim O’Rourke ve Peter Rehberg ile beraber Fenn’O’Berg ismiyle, Avusturyalı deneysel topluluklardan Polwechsel ile, Musique Concrete akımının günümüzdeki önemli temsilcilerinden Pan Sonic topluluğunun üyesi Mika Vainio ile ve çeşitli firmalardan çıkardığı yaratacılık çıtası yüksek işleriyle tanıdığımız Oren Ambarchi gibi isimlerle ortaklaşa albüm çalışmaları gerçekleştirir. 2002 yılında ise daha önce yayınlanmamış kayıtlar, film müzikleri çalışmalar ve çeşitli toplama albümler için gerçekleştirdiği parçalar ile, daha önce bahsettiğimiz 1995 tarihli çalışması olan “Instrument” kısa çalarının düzenlenerek yapılandırıldığı (remastered) “Field Recordings 1995:2002” derlemesini yayınlar

Venice : Venedik Kanallarından Sesler

2004 yılında sanatçının yazımızın da ana konusunu oluşturan albümü “Venice” Touch etiketiyle yayınlanır. Almanya’nın önemli hikayecilerinden olan Thomas Mann’ın “Venedik’te Ölüm” romanına göndermeyi de içeriyor albüm.Yazar romanında, Gustav Von Aschenbach adlı kompozitörün yaşadığı kayıplar ve kariyerindeki beklenmedik düşüşün ardından tatil için geldiği Venedik’te, androjen görünümlü Tadzio’ya olan platonik aşkı çerçevesinde bir türlü açılamayacak olmanın yarattığı eziklik nedeniyle, kendi sinik karakteri yüzünden bu gerçeğin kendisini adım adım sona yaklaştırmasını ve o dönemin salgın hastalıklarından olan koleraya yakalanarak son nefesini vermesini hikayelendiriyor.

Christian Fennesz , “Venedik” şehrini yukarıdaki imgelemden de beslenerek montajladığı bu atmosfer ile çalışmasında hüznün, karanlığın ve yalnızlığın seslendirmesini gerçekleştiriyor. Gitar, pedal ve klavye gibi somut enstrümanlar ile soyut ses örneklemlerini bir potada buluşturuyor. Albümün açılışını deforme edilmiş gitarın hüzünlü nağmelerinin tonal bir yapılandırma ile beslendiği “Rivers Of Sand” gerçekleştiriyor. Eskilerin müzik kutusundan gelen naif melodilerin bütünleştirildiği “Chateau Rouge”, keskin gitar tonlarının parçanın ana temasını oluşturduğu gürültü kavramının yeniden düzenlendiiği “Circassian”, klavyeden elde edilen seslerin deforme edilerek yapılandırıldığı hüzünlü “Onsay” , “Japan” topluluğunun solisti David Sylvian ile ortaklaşa gerçekleştirilen vokallerdeki karaltılı vurgulamalar ile gürültü kavramına bütünleşik bir yaklaşımın hakim olduğu etkili “Transit”, sadece gitardan gelen nağmelerle şekillendirilen “Laguna” 11 parçalık albümde dinleyebileceklerinizden birkaçı.

Christian Fennesz, kendi düzeneğiyle her seferinde başka bir perspektiften kulaklarımıza sunduğu müzikal çeşitlilik ile günümüz deneysel müziğinin köşe başlarından birini tutuyor demiştik. Bunu yaparken de müziği sadece kodlamalar, düzgün aranjmanlar ile sunumlandırmak yerine daha zor olan içeriğiyle oynayarak, rafine edilmiş ve estetik vurgulu gürültünün de temsilciliğini yaparak gerçekleştiriyor.

Katkılarından dolayı Sayın Okan Aydın’a özel teşekkürlerimle
Trendsetter Dergisi Ekim 2004 tarihli nüshasında Yayınlanmıştır

Yırtık Cd Kabı# 3 - Bip Hop Generation Vol.8


Çeşitli Sanatçılar-Bip Hop Generation Vol.8 (Bip Hop Records)

Melodik kompozisyonlar kendi içlerinde çoğul katmanları ile dinlencenin farklı tematik yönlerini ortaya çıkarır. Akustik müzik, sezgisel olarak umulanın, bel bağlananın veya o anki halet-i ruhiyenin getirdiklerinin, dinlediğimiz müzikteki anlamlandırılmasıdır.Kavisler, neredeyse aritmetik düzlemler ile kotarılmış olan ve daha çok düşünmeye yol açan ezgileri toparlayan ve bunu bir külliyat haline dönüştürmeyi amaç edinen Fransız Bip Hop etiketi Generation dizisinin sekizinci kaydını yayınladı.
Tijuana’dan yetişmiş ve Leaf, Static Discos gibi etiketlerden yayınladığı çalışmalar ile klasik müzikten elektronik minimalizm kuşaklarına kadar etkileşim içerisinde olduklarını kendi şarkılarında işleyen Fernando Corona aka Murcof 12 dakikalık Constellaçion’u ile yeni çalışmanın açılışını gerçekleştiriyor.Douglas Benford (si.cut.Db) ve Ben Edwards (Benge) ikilisinin ortak projesi olan ve Oren Ambarchi’den, Kim Cascone, Electroncat, Tim Hecker ve Mikael Stravöstrand’a kadar elektronik müzik prodüktörlerinin desteğiyle Furlines albümü ile çıkış yapmış olan Tennis iki farklı çalışmasını dinleyicilerle paylaşıyor. Kesik kesik ses örneklerini, keskin hatlar ile ambient potansına yakınlaştıran “Open Sesame” ve Apparat’ın hüzüne ve Silizium EP’sini sevenlerin kaçırmaması gereken “A Guide To Losing” parçası ile modern masalları sesle betimlemeye devam ediyorlar.Çalışmada bu isimlerin yanısıra Mitchell Akiyama, Minamo, TU M’, Strings Of Consciousness isim/grupları dinlemeniz mümkün.
Derinleştikçe daha da güzelleşen elektronik müziğin alternatif kanatları hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için diğer yedi çalışma ile beraber komple bir başlangıç için ideal bir serinin üyesi.İyi Dinlenceler.

Müzikal Tür-Ehhemiyet Gösterilmesi Gereken Elektronik Çıkışlar
Bilgi İçin-BipHop

Yırtık Cd Kabı# 2 - Dani Siciliano-Slappers


Dani Siciliano-Slappers (Studio !K7)

2004 yılındaki başarılı çıkış albümü Likes’ın ardından Dani Siciliano’da Sonbahar’da yeni albümü ile dinleyicilerin karşısına çıkıyor.Modern müziğin içerisinde kendine has vokal tekniği ile önce Matthew Herbert’ın albümlerinde karşımıza çıkmış olan Siciliano, Slappers çalışmasında da sesinin cezbediciliğini de kullanarak geniş kitlelere hitap edecek bir “ana akım” albümünün altına imzasını atıyor.

Kişisel hikayelendirmeler, insan ilişkilerinde karşılıklı politik tavır almalar, derinlerde saklanmış olan yaralanmışlığın ana tema edinildiği bir çalışma Slappers.Dani Siciliano’nun çalışmalarındaki çarpıcılığı sağlayan Matthew Herbert bu çalışma içerisinde de yardımlarını sanatçıdan esirgemiyor.Bunun yanı sıra “Be My Producer” parçasında olduğu gibi tüm düzenlemenin Siciliano tarafından yapılmış olan parçalara da rastlamanız mümkün.

Peki böylesine tanımlamalardan yola çıkarak nasıl bir çalışma bizi bekliyor sorusuna gelirsek: Siciliano’nun alamet-i farikalarından birisi konumunda yer alan lirik zenginliği (pop müziğin has’ını yakalamak isteyenler), Elektronika’dan Caz sınırlarına, Dub beatlerinden Country ölçeğine kadar uzanan geniş spektrumlu müzikal çeşitlilik ve bunların albümü doldurmak için veya ön plana çıkarılmak üzere allanmış pullanmış kes yapıştır üretimler yerine ince işçilikler ile örülmesi Slappers’ı dinleme listesine eklemek için yeterliliği sağlıyor.Bunların “bonus”u olarak da Elektro soul “They Can Wait”, space-pop “Too Young” ve albümle aynı adı taşıyan “Slappers” parçalarını sayabiliriz.

Müzikal Tür-Bezginliği Ortadan Kaldıracak Derecede Hararetli Pop Müzik
Bilgi İçin Dani Siciliano Studio!K7 Dani Siciliano-2

[Trendsetter-Eylül'06 da yayınlanmıştır]

Bu ay neler oldu? (Ekim)

Bu ay çeşitli anormal sağlık problemleri sebebiyle dilediğim her etkinliğe katılma şansı bulamadım ancak katıldıklarım arasından bazıları hakkındaki fikirlerimi bir nebze aktarmak istiyorum.

Jussi Pekka performansı (13 Ekim 2006):

Livingindigo'nun Cagedbaby ile açılışından sonraki ilk gecesiydi. Fattish geceyi açan isimdi ve çok başarılı bir performans ortaya koydu. Ancak her şeyden önemlisi çalarken eğlenmesi izleyicileri çok olumlu etkiliyor. Açıkçası daha önce ne yazıkki hiç seyretmediğim Fattish benim için gecenin en güzel sürpriziydi.

Jussi Pekka gelmeden önce gece hakkında bazı bilgiler edinmiştim. Frankfurt havaalanında hava muhalefeti nedeniyle perşembe gününden beri yaşanan problemler cuma gününe de sarktığı için Jussi Pekka'ya da yansıdı. Bavulları Istanbul uçağı yerine Münih uçağına koyulunca plakları da gitti. Münih'ten İstanbul'a gelen uçak da gece 3 buçukta varacağı için ortada ciddi bir problem vardı ancak şansına Beatport yetişti. Geldikten sonra 2 saat laptop başında beatport'tan parça çeken Jussi Pekka yine güler yüzüyle geldi her şeye rağmen.

Fattish'in eğlenceli setini güçlendirerek başladı Jussi Pekka. Arkasından tüm ipleri eline alıp Richard Bartz'a kadar çıktı ve uzun zamandır özlemini duyduğum o güçlü vuruşları kulüp ortamında hissetme şansı buldum. Başarılı bir performanstı. Geçişlerde oldukça temiz ve sakindi. Genel olarak çok güzel ve başarılı bir geceydi.

Bent/Dj Set performansı (21 Ekim 2006):

Bent'in yeni çıkan albümünü dinledikten sonra o geceye gitmemek olanaksızdı. Ancak beklediğim çok daha kalabalık olmasıydı. Nedense Türkiye'de gece kulübe saat 1'den sonra gitme furyası var ve bu özellikle açılışı yapan Türk DJ'lere büyük saygısızlık. Keşke değerleri daha fazla bilinse.

Bent sahneye çıkmadan önce açılışı Style-IST yaptı. Metehan'ı en son Mabbas'la birlikte projesi Rocktronica ile Rock N Coke festivalinde seyretmiştim ve hayran kalmıştım. Metehan yine benzeri bir performans sergiledi ve insanları geceye tüm gücüyle ısıttı.

Bent çıktığında onu karşılamaya hazır bir izleyici kitlesi vardı. Çok güzel bir disko funk ile başladılar sete ve bir süre oldukça eğlenceli devam ettiler. Geçişlere fazla önem vermemeleri dikkat çekti. Kendi albümlerinden 2 çalışmaya yer vermeleri ise benim yüzümü güldürmeye yetti de arttı bile. Bir süre sonra rolantiye aldılar ve durgunlaştılar. 2-3 parçalık bu aradan sonra tekrar hızlarını artırdılar ve eğlenceye devam ettiler. DJ tekniği olarak pek etkileyici değildi ancak parça seçimi ve eğlence açısından tatminkar bir geceydi.

Ufak birkaç problem sebebiyle Metric konserinden erken çıktım. Hakan Tamar'ın performansını yer yer beğendim ancak genelinde çok tatmin olmadım. Bunun yanında bu ayki Mathew Jonson, Sid LeRock, Justin Robertson ve Vector Lovers gecelerine de gitmem gerekirken katılamadım. Umarım önümüzdeki ay biraz daha kendime dikkat ederim de etkinliklerden daha fazlasını inceleyebilirim.

Saturday, October 28, 2006

Deuss Ex Machina # 146 Bivometrik Eklentist Sessions


Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_146_--_Bivometrik Eklentist Sessions

23 Ekim 2006 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Anthony Rother-Biomechanik (Psi49net)
>2<-Anthony Rother-Red Light District (Elektrolux)
>3<-Little Computer People-Eyes (Psi49net)
>4<-Anthony Rother-Father (Subliminal Records)
>5<-Anthony Rother-Simon Says (Datapunk)
>6<-Anthony Rother-Punks (Datapunk)
>7<-Anthony Rother-Simulationszeitalter (Psi49net)
>8<-Anthony Rother-Back Home (Datapunk)
>9<-Anthony Rother-Bodytalk (Cocoon Recordings)
>10<-Anthony Rother-Luzifer (Datapunk)
>11<-Anthony Rother-When The Sun Goes Down (Datapunk)

Bivometrik Eklentist Sessions-Bölüm(146)-Simgesel-Değil Cisimsel Geçici Değil Kulak Tırmalayıcı Sesin Frekansları Arasında Atonal Monolitik Deneysellikler...Rother Efendi...

>>>>>Bildirgeç
Bahsi geçilen müzik olunca, olanca gayreti ve azameti iyiyi paylaşma konusunda odaklanmış olan Deuss Ex Machina serüvenine yeni kuşaklar eklemeye devam ediyor. Önümüzdeki günlerde de gerçekleştirmeye çalışacağımız konuklu programların, tematik yayınların, farklı isimlerden dj setlerin kayıtlarından ilkini geçtiğimiz Pazartesi akşamı gerçekleştirdik. İlk konuğumuz Ekşi Wave’de haftada iki program gerçekleştiren Noize dergisinden sayfadaşımız Sühan Gürer.İlgi alanlar hakkındaki bilgileri ve detayları ile her hafta yeni müzikler keşfetmenize olanak sağlayan Proodos güncesinden takip edebileceğiniz Gürer’in Anthony Rother setiyle paralel giden notu ile sizleri baş başa bırakıyoruz. İyi müziğin her daim sizlerle olması temennisiyle...misak


Anthony Rother – Elektro’nun Prensi
Elektronik müziğin Kraftwerk dönemi itibariyle popüler hayata taşınmasından sonra birçok etkileşimli tür/türler ortaya çıktı. Bu türler arasında gelişip bugüne kadar gelen, gücünü koruyan veya artıranlar oldu. Bunun yanında gücünü kaybedenler de. Elbette bu devinim bir bakıma teknolojide yaşanan değişimlerle de yakından alakalıydı (Örn: Analogdan dijitale geçiş, Moog, bilgisayar programcılığının etkinleşmesi).

Old-skool elektro olarak adlandırılan tür Kraftwerk döneminden sonra adım adım geriledi çünkü elektronik müzik çok geniş bir dünyaydı ve insanlar farklı yönlerini de keşfetmek istediler. Krautrock, ambient ve tekno şekillendi. Bazı prodüktörler daha insansı dedikleri müzik tarzlarına yöneldiler, bazıları farklı ses ve tını arayışlarında iyice uzaklaştılar.

Anthony Rother bu noktada devreye girdi ve her ikisinin de mümkün olacağını ortaya koydu. Kraftwerk’ten kalan elektronik müzik yapısının üzerine yerleştirdiği melodileriyle geniş çapta yankı uyandırdı. 1997’de Kanzleramt’tan çıkan “Sex With The Machines” ilgi topladı ancak Little Computer People onu bir anda tüm dünyanın gözleri önüne koyan proje oldu.

Anthony Rother keskin ve aksak vuruşları, güçlü melodileri ile bir anda Almanya’yı karıştırdı. Bir yerden tanıdık gelen bu müziğin nereden ortaya çıktığını düşünürlerken doğrudan Kraftwerk’le bağlantısı arandı. Anthony Rother’a Kraftwerk’i yeniden canlandırmak ve o dönemi tekrar olması gerektiği gibi yaşatmak kalmıştı, yaklaşık 40 yıl sonra.

Little Computer People’dan sonra kendi adıyla prodüksiyonlara ağırlık veren Anthony Rother Psi49Net, Psi-City, Stahl Industries ve Datapunk gibi kurduğu plak şirketlerini bu tarzda ünlü birer fabrika haline getirdi. Prodüksiyon yapmadan önce arkadaşı olan Johannes Heil’la birlikte bu yeniden canlanışın öncüleri oldular.

Anthony Rother geçen sene çıkardığı Popkiller albümüyle tüm Almanya’da “Kraftwerk’in Varisi” olarak göklere çıkarıldı. Aslında bugüne kadar yaptığı işler arasında o kadar da sanatsal yönden inanılmaz bir çalışma değildi ancak old-skool elektro’yu Kraftwerk’in yaptığı gibi popüler alana taşıdı ve benzer bir nosyon yüklendi.

Anthony Rother hemen ardından nazire yapar gibi çok daha farklı bir albümle karşımıza çıktı, Art Is A Technology. Jean-Michelle Jarre benzeri bir ambient ve elektro karışımı formülle “Popüler yaklaşım” diye itham edenleri de şaşırttı.

Tabii Kraftwerk’in bundan pek hoşnut olmadığını da söylemek gerekir. Ne yazıkki birçok insanın aksine onlar Anthony Rother’ı benimsemediler çünkü dönemlerinin farklı olduğunu ve kendilerinin karşılaştırılmaması gerektiğini düşünüyorlardı. İşin içinde biraz megalomanlık ve gururlarına dokunması olabilir. Yine de saygımız sonsuz her zaman Elektronik müziğin babalarına.

Sonuç olarak Anthony Rother günümüzde elektronik müziğin doğuş yıllarında yaşattıklarını bugün farklı yönlerden yaşatmaya çalışıyor ve özellikle konu öz elektro ve tekno olduğunda günümüzde bayrağı en önde tanıyan isim.

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;

info[at]dinamo.fm - Dinamo – misak[at]dinamo.fm

Makina
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info
gör/sel_Elverişsiz Botanik Koşulları Değiştiriyor
Shutterbug
Photo
Courtesy From Shutterbug Underexposed Blog (c) photo © Shutterbug Underexposed 2006
>>>>>Poemé
Özruhsal Yazı-Fernando PESSOA

Şair aldatıcıdır.
Öyle mükemmel aldatır ki
Acı çekiyormuş gibi yapacak olur
Oysa acıdır hissettiği.

Ve yazdıklarını okuyanlar
Okunan acıda iyice hissederler,
Şairin tanıdığı ikiliği değil,
Kendilerinin asla hissetmediğini.

Ve böylece onun çarklarında
Döner, aklın oyuncağı,
Bu küçük mekanik tren
Adına kalp denen.

Işık ERGÜDEN çevirisiyle

Wednesday, October 18, 2006

Deuss Ex Machina # 145 Canciones De La Inocencia

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_145_--_Canciones De La Inocencia

16 Ekim 2006 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Metope-I’m So Ready + Cpu-Circus (Ada Remix) (Areal Records)
>2<-Jamie McHugh-Arcadia (Claude VonStroke Remix) (Brique Rouge)
>3<-Phonique-What I Play (Spirit Catcher 'On The Heap' Remix) (Simple Records)
>4<-Will Saul-Jen (Phonique Remix) (Systematic)
>5<-Seuil-Copshen (Gurtz Remix Version 2) (Igloo-rec)
>6<-Sasse Feat. Malte-Up To You (Drum Cult Remix) (Moodmusic)
>7<-Chizh & Cast-Technis (Ringelbeatz)
>8<-Louderbach-Vital (Donnacha Costello Remix) (Underl_ne)
>9<-Literon-Machine I (Fortek)

Canciones De La Inocencia-Bölüm(145)-Gizin Derinlerinde İmdinin Gözeneklerinde Yaftalanmış Hezimetleri Alt Edercesine Biteviye..Senkron MD

>>>>>Bildirgeç
Müziğin nüansları arasındaki serüven devam ediyor. Olumlandırılamayan durumlar girizgâhlar için birer ara bağlantı vazifesi gösteren ortak keşiflerimiz. Dinledikçe, vakıf oldukça öğrenmeye olan merakımız artıyor.Niceliklerle değil, beraberinde üretilmiş olan notaların nitelikleriyle alakadar bir program Deuss Ex Machina. Sözel girizgahlarımızı fazla tutmamızın bir nedeni de anlatabilmektir 59 küsürlü dakikalar içerisinde konuk ettiklerimizin kıymet-i harbiyesini.

Bu hafta toplamda üç saat sizlerle beraber olduk. Haftalık olarak Murat Abbas tarafından hazırlanan Pazartesi akşamlarını daha anlamlı kılan Noize programında ayda bir olarak gerçekleştirilen Dinleme Parki’nı kendisinin hastalığı nedeniyle 19.00 ile 21.00 arasında iki saati Sühan Gürer ile paslaşarak Dinleme Parkı’nın 25. bölümünü gerçekleştirmeye gayret ettik.

Bu hafta yayınlanan Deuss Ex Machina 145’de de alternatif çizgilerimizin sınırlarında dolaşan eklektik ses kümeleri ile öbürlerini egale etmeyi başaran prodüktörlerin kayıtlarını bir kompozisyon içerisinde uygun adım sıralamaya çalıştık. Minimal’in yayvan tekdüzeliğinden ırakta olan dans edilebilir yönler bu haftaki kolajı ön plana çıkartan bir diğer unsur olarak parça listesine ithafen belirtelim.

Çoğunluğumuzun takipçisi olduğu bir etiket Areal Records’un mesenlerinden Metope bu haftaki önerimiz. Geçtiğimiz yıl yayınlamış olduğu Kobox uzunçalarının tazelenmişlerini barındıran Kobox Remixes EP’si nin ilk plağı ile programımızın açılışını gerçekleştirdi. Sleeparchive, Basteroid ve tabii ki her daim göz ağrımız Ada, Metope’un varolan ses düzeneğine kendi bakışlarını yansıttıkları kayıt zaten az sonra aşağıda okuabileceğiniz gibi Areal Records’un geniş müzikal yelpazesinin de bir başka dışavurumu. Laf-i güzaf eylemeden Areal için geçtiğimiz yıl yazmış olduğum yazı ile başbaşa bırakıyorum. İyi müzik daima sizlerle olsun. İyi haftalar... Misak

Areal Records
Meeniemaal im Wunderland

Matematik profesörü Lewis Carroll’un 1895 yılında yazdığı ve içerisinde betimleniş tarzı ve eleştirel odaklanmaların bir çocuğun gözünden aktarıldığı izlence romanı Alice Harikalar Diyarında hikayesine küçük bir aralıktan sızalım;
“Alice koştu bir tavşanın peşinden, papyonlu ve aceleci uzun kulaklarının rüzgarda bıraktığı izden, zamanın yuttuğu sözcüklerinin ardından o da yetişmek istedi,bir masaya
çok şey vaad etmeyen yuvarlak, kurabiye kokularının salındığı masaya yolu bilmeden koştu alice peşinden.Sonunda masadaydı kurabiyeler ve bin bir çeşit şekerlemeler..Önce hangisi sapsarı kesilmiş limon,yemyeşil keskin nane mi yoksa kıpkırmızı ışıldayan kiraz şekerlerini mi kavanozlarda dizi dizi bekleşen…önce hangisi..”Alice’in seçiminde olduğu gibi şeker bizleri o çok sevdiğimiz çocukluğumuza da götüren birer aracı aslında.Sözü uzatmadan edebi dünyadan bu kadar bahsin ve şekerlerin nereye bağlanacağına gelelim.
Köln’ün müzikal yelpazesine çığır açıcı yeniliği her seferinde farklı metotlar izleyerek ortaya koyma çabası içerisinde olan ve biraz önce bahsettiğimiz şekerlemelerin çeşitliliğinde alternatifin bol olduğu bir müzikal yelpazenin temsilcisi Areal Records etiketi bu ayki önerilerimiz olarak sayfalarımıza konuk oluyor.

Areal, birbirlerini uzunca süredir tanıyan Sebasiten Riedl (Basteroid), Mattias Klein (Konfekt)’in Michael Schwanen (Metope) ile tanışması neticesinde temelleri 2000 yılında atılmış bir plak firması.Matthias Klein aynı zamanda bir dj ekipmanları mağazasında çalışırken diğer yandan da synthesizer destekli bir alternatif grubun da üyesidir.Bu grup içerisinde vokallerdeki özgün yorumu ile dikkatleri üzerine toplayan Michaela Dippel (Ada)’nın da elektronik aletler ile haşır neşir olması ile bir nevi kare as oluşturulur.Öncesinde etiketin temellerini atacakları bir stüdyo’nun kurulumunu gerçekleştirirler ta ki Mayıs 2001’de yayınlanacak ilk çalışma Basteroid’in Automatique/Drehmoment 12"liğine kadar sürecek uzun bir çalışma döneminin de başlangıcı verilmiş olur.
Çalışmalar sırasında birbirlerinin müziklerinde ortaklaşa pek çok noktanın da yer aldığının altını çizmekte fayda var.Üretilen müzikler hangi türün içerisine dahil edilirse edilsin ikinci el analog aletler ile kotarılıp günümüz tınıları ile bütünleştirilen parçalar müzikte alternatif arayışlar içerisinde olan dinleyiciler için de bir yerde nimet/şeker vazifesini gösterir. Dinlendikçe bir daha denilen cinsten.Areal Records çatısı altındaki sanatçılara da kısaca değinirsek;

Ada
1994 yılından bu yana alternatif sahne içerisindeki çeşitli gruplarda vokalist olarak yer almış bir isim Michaela Dippel (Ada). Matthias Klein’ın da üyesi olduğu grubu içerisinde synthesizer ve samplerlar ile desteklenmiş daha lo-fi bir ses erimini icra eder.Klein’in kendisine verdiği sampler ile evde kendi kendine yaptığı denemelerin neticesinde yukarıdaki üçlünün kapısını çalar.Öncesinde “Lava Lounge” olarak çalıştıkları Metope’un Lifediver parçasında vokallerde görünür ve ardından 2002 Ekim’inde Blindhouse/Luckycharm kısa çaları yayınlanır.Parça EBTG’nin Each and Everyone’ının cover versiyonudur Blindhouse Believer ve Lovelace kırkbeşlikleri ile Ada melankolik yanı ağır basan bir müziğin sessiz sedasız yükselen ismi haline gelir.2004 yılı içerisinde ise tüm bu çalışmaların neticesi olarak “Blondie” albümü yayınlanır.Elektro sekansları ile Annie Lennox aksanlı Cool My Fire ,yüksek dozajda zerk edilmiş techno freak The Red Shoes,modern caz sınırlarına ulaşan Caroline Bausum destekli Who pays the bill ve İndie topluğu Yeah Yeah Yeahs’in Maps parçasına yaptığı düzenlemeler ile kendine has prodüksiyonların altına imzasını atmaya devam ediyor.Areal 034 etiketini taşıyacak olan I Love Asphalt plağı ile bizi bu kış da sersemletecek melodilere kulak vermekte fayda var.

Metope
Metope veya Michael Schwanen’in adını ilk olarak ambient,dub,elektro topluluğu olan Lava Lounge topluluğunda görüyoruz.1998 yılında yayınlanmış olan “Electro Desert” albümleri ve deneysellik üzerinde şekillendirilmiş parçalar ile Almanya içerisinde hatırı sayılır bir dinleyici kitlesine ulaşırlar.Frankfurt’tan Münich’e taşınması ve ardından da Areal’in çekirdek kadrosu ile tanışmasının ardından kendi prodüksiyonları üzerine yoğunlaşır.Kirletilmiş bir ses organizmasına eklemlediği minimal tınılar ile Noforce/Darkslide kırkbeşliğini yayınlar.Sesler arasında kurguladığı bu çok katmanlı yapı ile Alphafrog ve Libertango çalışmaları birbirlerini tamamlayan bir seri olarak yayınlanır.Müzikal odaklar arasında belirgin bağlantıların yerini soyut alaşımların aldığı hali hazırdaki techno sahnesi için de ayrıksı cesur bir tavırdır da bu çalışmalar.5 Eylül 2005 tarihinde Metope da Ada gibi ilk uzunçaları olan “Kobol” albümünü yayınlar.Bahsini etmekte beis görmediğimiz Techno’nun mihenk taşlarının yetiştiği Detroit’in köklerinin de bir yansımasıdır Kobol.Uzunca süren turneler içerisinde gerçekleştirilmiş albümde Speedy J,Juan Atkins,Kevin Saunderson gibi üstadların izlerini de dinleyebiliyoruz. Karışık atonal nağmeler ve derinlerden giren bas tonları ile 33, sert ve keskin yapısı ile Superimbat,Motor City’nin dehlizlerine dönebileceğiniz Panic Flute gibi parçaların ön planda olduğu albüm Metope’un Areal’in retro-fütüristik yönünün de başatlarından biri haline gelmesini de sağlıyor.

Basteroid
Sebasiten Riedl’in müzikal serüveni Avusturya’dan Münich’e yerleşmesiyle başlıyor.Kısa bir sürenin ardından Matthias Klein ile çıkış noktası aynı olan müzikal izlekten hareket ederek yukarıda uzunca anlattığımız bir sürecin ardından Areal’in kurucuları arasında yer alıyor. Basteroid’in müziğini tanımlandırılmasında ise şu deyimler sanırız yerinde olacaktır.Bol efekt çeşnisi içerisinde bütünleşik derin bass çizgilerine hakim yerine göre eski/yeni sınırlarından da düşsel melodilerin bir bütünü.Automatique/Drehmoment çalışmasında parçaların canlı çalınıyormuşçasına bütünleşik,elektro tandanslı bir yüzü ardından yayınlanan Against Luftwiederstand kısa çalarında ise daha karanlık technoesk bir kompozisyonu ortaya koymuştu.Areal etiketinden işlerini yayınlayan tüm prodüktörlerin olduğu gibi Basteroid’de de Detroit’in keskin sert,ölçütlerin genel yapılandırmalar ile farklılaştırılarak, techno’nun engin potansiyeli üzerinde deneyler gerçekleştirmeye devam ediyor.Alman folk’unda çocuk şarkılarından biri olan Rabimmel Rabammel Rabum Bum Bum’un üzerinden hareketle oluşturdukları ve geçtiğimiz aylarda ikincisi yayınlanan serideki Rabimmel parçasına özellikle dikkat diyoruz.

Konfekt
Matthias Klein, Areal ekibi içerisindeki donanım ve müzikal üretim açısından en verimli isimlerinden.Bir yerde harikalar diyarının yol göstericilerinden.Areal öncesinde Benno Blome’nin kurucusu olduğu minimal techno estetiği üzerinde işler yayınlayan Sender etiketinden yayınlanmış weltZwei projesinde yer alır.Saf doygun ve minimal estetik ile düzenlenmiş kulüp dinlencesine yeni bir soluk getiren plaklar ile techno’nun gelişen yönüne dair yeni önermeleri ortaya koyar.Areal’in kuruluşunun ardından ise Jez[Sof] ile analog ses ekipmanları ile kotardığı tech-house’dan ,Basic Channel’in derin akorlarına benzeş öğeler ile cyber-tekno’nun izlerini bir bütün haline getirir.Konfekt’in müziğinin farklı bir yönünü keza glitch sesleri ile donanmış Fin(Hel) de yansıtır.Delişmen dinamikleri ile eğlencenin dozunu her bir plağında bir üst düzeye ulaştıran Konfekt’in epik çalışması Quenge Liese’de analog ses işlemcisi üzerinde kurgularını dans edilebilir form içerisinde nasıl uygulanabileceğine önemli bir örneği teşkil eder.

Sözün bittiği yerde müzik daima zihinleri açmak için bir nebze olsun faydası sabitlenmiş bir gereksinim.Areal etiketi de satırlara sığdıramadığımız pek çok ayrıntısı ile eğlendirici ses örgüsünün yanında dinlerken farklı keşiflerde bulabileceğiniz küçük küçük sürprizleri de barındıran,arkasında Kompakt gibi dağıtımcı ağı son derece geniş bir topluluğun üyesi olarak modern masalların peşinde koşturtmaya devam edecek.O zaman saatlerimizi kuralım…Humpty Dumpty…Raba..Bum…

Living Indigo Magazine – Kasım 2005’ tarihli sayısında yayınlanmıştır.

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;

info[at]dinamo.fm - Dinamo – misak[at]dinamo.fm

Makina

Her pazartesi gecesi 22:00 -23:00 arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info
gör/sel_Sensörler_Kesişiyor_Ardılımda_Ne İzler Taşınıyor
Photo Courtesy From From Belgium With Love Blog (c) photo © Dominique Houcmant (2006)
Domique Houcmant - http://cliketclak.skynetblogs.be/
>>>>>Poemé
Corona – Paul CERAN

Güz kendi yaprağını yiyor elimden: biz iki dostuz.
Zamanı ceviz kabuklarından ayıklayıp yürümeyi öğretiyoruz ona:
Zamansa dönüyor kabuğuna.

Aynada pazar,
Düşte uyunan uyku,
Ağızsa gerçeği söylemede.

Gözüm bir sevgilinin cinselliğine teşne:
Öyle bakışıyoruz,
Karanlık sözler ediyoruz birbirimize,
Haşhaş ve bellek gibi seviyoruz birbirimizi,
Uyuyoruz şarap gibi midye kabuğunda,
Bir deniz gibi ayın kanlı ışığında.

Penceredeyiz sarmaş dolaş,kendimizi seyrediyoruz sokaktan:
Vakt erişti, herkesler bilsin bunu!
Artık çiçek açma zamanıdır taşın,
Yüreğinse tedirginlik zamanı.
Zamanıdır, zamanı gelmenin.

Artık zamanıdır.

Çeviri: Sevil Eryaşar

Tuesday, October 17, 2006

Light Side Of The Moog VII - 17.10.2006

Eksiwave'de yayınladığım Light Side Of The Moog serisinin 7. ayağında bu akşam için minimal bir set çalacağım. Bu setteki parçalar ise şöyle:

01) Wighnomy Brothers - Wombat
02) Gui Boratto - Arquipelago
03) Marc Houle - Kicker
04) Fuckpony - Ride The Pony
05) Daniel Taylor - M.O.R.D (Locodice Remix)
06) Phage & Daniel Dreier - Bees Wax
07) Stefan Tretau - Rubeldiekatz
08) Avus - Tear
09) Sweet N Candy - Tackywakeup (Dominik Eulberg Mix)
10) Alex Smoke - Snider
11) Tigerskin - 101 On The Run
12) Karotte - Go To Bed (Original Mix)
13) Chloe & Sascha Funke - Point Final
14) Dualism - Suzuki Fighter (Massi Dl Napolitan Profiteroles Remix)
15) Chloe & Sascha Funke - Hand In Hand
16) Fuckpony - Children Of Love
17) Tigerskin - 101 On The Run
18) Triola - Leuchtturm (Wighnomys Polarzipper Remix)
19) Donnacha Costello - 6.1
20) Robert Babicz - 3 Sonntag

Seti indirmek için:

http://www.sendspace.com/file/ev8icw

Dinleme Parki #25 (16.10.2006)

Selamlar. Dinleme Parkı'nın Trendsetter'da 2 yılını doldurmasından sonra yeni listesinden seçilen parçaları dün akşam Murat Abbas'ın yokluğunda Misak'la birlikte çaldık. Aşağıda çalınan parçaların sırayla listesi var. Listenin tamamını Trendsetter dergisinin Ekim sayısında bulabilirsiniz. Ayrıca Ekim sayısında yazdığım Rock N Coke değerlendirmesi de yer alıyor.

1) Freaks – Creeps (Lee Coombs Remix)
2) Detroit Grand Pubahs – Ride (Deetron Vocal Mix)
3) Audion & Ellen Allien – Just A Woman (Audion Version)
4) DJ Defkline & Red Polo – Touch It Bring It
5) Gosub – We Are Still Searching
6) Alex Smoke – Snider
7) Ed Solo & Skool Of Thought Ft Darisson – Love Your Life
8) Lee Van Dowski Quenum – Overdrill
9) Luomo – Really Don’t Mind
10) Cut & Run – Move It
11) Silicone Soul – Fading
12) Florian Meindl – Milk In Tea
13) Andreas Sturm – Frequenzleiter (LFO Remix)
14) Freestylers – Boy Stance (Mighty Supernaturals On My Radio Remix)
15) Ellen Allien & Apparat – Jet (Ben Klock Remix)

Herkese bol notalı günler.

Sühan Gürer

Thursday, October 12, 2006

Yırtık Cd Kabı# 1 - Stephen Beaupré-Foe Destroyer


Stephen Beaupré-Foe Destroyer (Mutek Rec.)

Verilerimizi yan yana koyalım. Hali hazırda ortalama elektronik müzik dinleyicisinin dahi kulaklarına çalınmış bir janr.House müziğe enjekte edilmiş Progressive tınılar gibi Techno’ya duhul edilmiş egzantrik “beat” deneyimleri. "Minimal" ses örgüsü bahsini etmeye çabaladığımız.
Üretim noktaları arasında kendine has bir konum elde etmiş bir ülke. Amerika kıtasının en Avrupai noktası.Kanada.Deneysellik tamlamasını içi boşaltılmış bir şekilde tüketilmesini önlemeye ve alabildiğince daha geniş kitleleri yeni seslerle buluşturmak üzere faaliyette olan bir oluşum: Mutek. Bu çoklu tümcelerin nereye bağlanacağına gelelim. Eğlendirme vasfını sonuna kadar koruyarak oluşturulmuş, içeriğine yüklenmiş ambient, idm, dub ve elektronika ile daha rafine bir kompozisyon ortaya koyan bir isim Stephen Beaupré’nin son çalışması Foe Destroyer, Eylül kritiklerimizden ilki oluyor.Dub aksamlı minimal çalışmalarını Scott Monteith (aka Deadbeat) ile Crackhaus projesinde gerçekleştiren Beaupré, Foe Destroyer’da da kurucuları arasında olduğu Musique Risquée’de olduğu gibi çok katmanlı işlerden bir diğerine imzasını atıyor.Enstrümental house’un seceresine ekleyebileceğimiz “My Old Lady Sihouette”, daha önce yine Mutek toplamasında karşımıza çıkmış olan tür karmaşası “Shy Moon” ve ses örnekleme konusunda yeteneklerini ortaya koyduğu eklektik “Keep Your Hands On” albümdeki çoğulcu müziği keşfetmeniz için birer ipucunu oluşturuyor.

Müzikal Tür-Kavramsal Eklektik Minimal Techno

Bilgi İçin-Stephen BEAUPRÊ New Music Canada

[Trendsetter-Eylül'06 da yayınlanmıştır]

Deuss Ex Machina # 144 - Essperimentale Findin’ Neverland


Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_144_--_Essperimentale Findin’ Neverland

9 Ekim 2006 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Mummer-Inside My Shell (Klein Records)
>2<-Snax-Immer So (Justus Köhncke Remix)(Terranova Records)
>3<-Lowtec-Ked 69 (Broque)
>4<-LTG-Fusili (Aero Edit) (Stereo Freeze-B92)
>5<-Phonique-What I Play ? (Simple Records)
>6<-Underworld-Play Pig (Wighnomy & Robag Wruhme Moosmutzel With Melody) (Underworldlive.com)
>7<-The Nova Dream Sequence-Dream # 4 (Compost Records)
>8<-Vicknoise-Last Night At Flamingo (Factor City)
>9<-Jahcoozi-Arto’s Bubbles In The Bathub Shake-Arto Myambe’s Re Work (Kitty Cuts)
>10<-Trick And Kubic-Easy (Jean Claude Ades Remix) (Data Records)

Essperimentale Findin’ Neverland
-Bölüm(144)- Saklı Dünyaların Keşfi, İnce Nokta, Uzun Çizgilerle Ayrışmış, Ayrılmış Saflar- Belirsiz Melodik Aksamlar Tatlandırılmış Ruyâlar

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.-Misak

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;

info[at]dinamo.fm - dinamo – misak[at]dinamo.fm

deuss-makina

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 Arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info
gör/sel_Sıklaşan_Sekteleyen_Çoğaltan_Devinim Çoğal Doria
mmmnegativespace
Photo Courtesy From Mary Melodee Mena’s Negative Space Blog (c) (2006)

>>>>>Poemé
Kınar Hanımın Denizleri-Ece AYHAN

Bir çakıl taşları gülümseyişi ağlarmış karafaki rakısıyla
şimdi dipsiz kuyulara su olan kınar hanım'dan
düz saçlarıyla ne yapsın şehzadebaşı tiyatrolarında şapkalarını
tüketemezmiş hiç

İşte kel hasan bu kel hasan karanlığı süpürürmüş
ters yakılmış güldürmemek için serkldoryan sigaralarıyla
işte masallara da girermiş bir polis o zamanlardan beri sürme
kirpiklerini aralayarak insanları çocukların

Ve içinde birikmiş ut çalan kadın elleri olurmuş hep
gibi bir üzünç sökün edermiş akşamları ağlarken kuyulara kınar
hanım'ın denizlerinden.

Monday, October 09, 2006

Dark Side Of The Moog Vol 2 - 07.10.2006

7 ekim cumartesi aksami programin 2. ayaginda yayinladigim chicago house ve funky house ezgili set:

1) Chris Isaac vs Fatboy Slim - Praise A Wicked Game
2) The Md X-spress - God Made Me Phunky (Sunshine Brothers 2005 Extended Edit)
3) Danny Howells And Dick Trevor - Dusk Till Dawn `(Shapeshifters Remix)
4) Francesco Rossi Ft Mario Bee - Break It (Precious Funky Mix)
5) Mylo - Drop The Pressure (Erol Alkan's Extended Re-edit)
6) Reel People Ft Sharlene Hector - The Rain (Rasmus Faber Remix)
7) I Jah - Love The Way You Move (Stonebridge Remix)
8) Godness - Go The Feeling
9) 4 Star Clowns - Playing With Disco (Vocal Mix)
10) Steve Angello - High Again
11) Steve Angello - How To Do It (Original Mix)
12) White Label - Magnum (Side B)
13) Alex Gaudino & Jerma Presents Lli - Little Love (Original Extended)
14) Crystal Waters - Party In The Ghetto
15) Steve Angello & Sebastian Ingrosso - Say Yeah (Extended Mix)
16) Solitaire - I Like Love (Extended Mix)
17) Fatboy Slim - The Joker (Atfc Remix)
18) Eddie Thoneick And Kurd Maverick - Love Sensation (Kurd Maverick Remix 2)

Sure: 02:05:54
Boyut: 115 mb

Seti indirmek icin:
http://depositfiles.com/files/300597/

Dünyayı Parmağında Döndürebilen Mesudelik Balkan-Çingene Musikileri


ıÜüGüzergahlar arasında sıkışıp kalmış, göçebelik kültürü ile harmanlanmış insanların musikisinden; Balkan müziklerinden bahsetmek istiyorum.İki kelam üç tümce ile.

Müzikal çizgi, Makedonya ile Türkiye arasında coğrafi koordinatlar dahilinde şekillenen, Çingene müziği olarak da adlandırılan bir çeşitleme bütünü. Stiller ve türler arasında yaşanılan ülke dahilindeki müzik enstrümanlarının da öz-kaynak-orjinal ezgiler içerisinde müzisyenler tarafından kullanılması bugün daha çok dinlediğimiz alternatif kolajların ortaya çıkmasını sağladı. Hür doğdum, hür yaşayacağım şiârlı Çingenelerin, özellikle şenlikli ortamlardaki uzun gecelerde kollektif olarak kişiselleştirdikleri anonim hikayeler, sevi ve tabii ki acıyı kişiselleştirdikleri bir dışa vurum. Eğlenceli 9-8'likleri olduğu kadar parçalarda daha cereyanda kalmış sorunlarıda irdeleyen taşlama kayıtlar hem daha gözde hem de daha değerli. Toplumasal dinamikleriyle bir memleketin belki de en çok başı ağrıyan kesimini olan, ama iş müziğe geldiğinde dünyevi şeylerden sıyrılmayı her normal bireyden daha çabuk gerçekleştiren 'persona'lar ile bugün daha çok kaydı dinleme imkanına sahibiz.

Balkan/Çingene müziği içerisinde Taraf De ıÜüHaïdouks ekibini saymadan bir yazı derlenemez. Romanya'nın Clejani köyünden çıkma jenerasyonlar arası fark olmadan, her yaş grubundan müzisyeni bünyesinde barındıran, artık Allah vergisi olarak tanımlandırılabilecek enstrüman çalabilme kabiliyetleri ve coşkun performansları ile nam salarlar. Otantik ritimler arasına duhul olmuş deneysel tınılar ile Kronos Quartet gibi mevzunun ilerki basamağı olmuş topluluklar ile prodüksiyonlar gerçekleştirirler.Yayınladıkları MıÜüusique Des Tziganes De Roumanie, Dumbala Dumba ve Taraf De Haïdouks albümleri tarzın sınırlarını keşfetmek isteyenler için birer cevher teşkil ediyor. Emir Kusturica'nın Çingeneler Zamanı filminde sahne almış "Koçani Orkestar" da Balkan/Çingene müziğine giriş seviyesi için isabetli seçimlerden bir diğeri. Naat Veliov'un Türkçe konuşulan Koçani mahallesinde, babasından aşina olduğu melodileri, ve her dinlediğini kendince yeniden yorumlama çabası olarak başlamış Makedonya'lı bir ekip. Üretimlerinin kökeni, Osmanlı Mehteranlarından, Batının geleneksel grup çizgisine kadar birbirlerine uzak olan stillerin birer harmanı.Günlük yaşam içerisinde düğünlerden, yeni doğmuş bir bebek için kutlamalara, bebeğe isim günlerinden, köylerde sorunların sulh olmasına kadar pek çok farklı yaşanmışlığın içerisinde sahnesi olan bir tanımlama "Koçani". "ıÜüL'Orient est rouge" gibi Komünist dönem marşlarını da yorumlamadaki becerileri, ne kadar dışında görünseler de aslında hayatın ta merkezinde olduklarının birer ispatını oluşturuyor.Bu iki topluluğa ilaveten Mahala Raï Banda (Romanya), Fanfare Ciocarlia (Romanya) gibi etnik öğeleri modern müzik ile bütünleştirip bir alt kolaj ortaya çıkaran ekipler arasında sayabiliriz.Son zamanlarda özellikle Bucovina Club dj-miks toplama albümleri ile adını duyurmuş "Dj Shantel" ve Basement Jaxx'in Antlantic Jaxx etiketinden yayınlanmış olan Gypsy Beats and Balkan Bangers kayıtları ile Balkan/Çingene müziğinin tekrar gözde hale dönüşmesini, veya gözden kaçırılmamasına olanak sağladı.

Bu müzikal disipline kol kanat germiş önemli etiketlerden Belçika'lı Crammed Discs de geçtiğimiz günlerde Electric Gypsyland toplama albümünün ikincisini yayınladı. Yukarıda saydığımız isimlerin indie, space pop, dub toplulukları ile ortaklaşa gerçekleştirdikleri orjinal parçaların yeni düzenlemelerini içeriyor. Kulağa aşina gelen melodilerin modern müzik sahnesi içerisinde farklı kanatlardan Oi Va Voi, Balkan Beat Box gibi füzyonistler, Tunng, Animal Collective, Nouvelle Vague, Cibelle, 43 Skidoo Feat. Susheela Raman, Buscemi gibi topluluk/santçılar toplamanın batıcıl yönünü oluşturuyor.

Static Caravan etiketinden yayınladıkları çalışmalar ile sevdiğimiz, saydığımız elektro-folk topluluğu Tunng, gitarlar ve araya perçem perçem yerleştirilmiş "glitch" dokunuşlar ile Taraf De ıÜüHaïdouks'un Homecoming'ini lisansız ninni kıvamına dönüştürüyor. Sahnede sundukları performansın dinleyicide yüksek adrenalin salgılanmasına olanak sağlayan New York'lu kollektif Balkan Beat Box bu sefer de Mahala Raï Banda'nın arabesk dokunuşlarına sahip Red Bula'sını "dubby" rötüşlar ile yeniden kotarıyor.Geçtiğimiz yıl Doublemoon etiketinden Smadj Presents SOS Project kaydını yayınlayan Tunus asıllı Fransız sanatçı Smadj'in, klarnette Savaş Zurnacı ve kanunda Nuri Lekesizgöz ile İstanbul'da kaydettiği "Mi Bora San Korani" ile Koçani Orkestar'ın melodik aksamına abstrakt beatlerle bütünlemekte.Klezmer geleneğini sürdüren ekiplerden Oi Va Voi topluluğu Taraf De ıÜüHaïdouks’un “A Rom and A Home” parçasını klezmer-breakbeat-balkan-caz formulü ile yeniden kotarması albümün de amacını ortaya tekrar koyan yeniden yaratımı da tescilliyor. Future Funk World ekibi üyelerinden Russ Jones’un Roc Hunter ile kotardığı Mahala

Raï Banda’nın tanıdık melodilerinden Spoitresa Revisited (Got The Parts Mix) parçası ile album nihayetleniyor. Albüm müziğin def’alarca kurgulanabilirliğini, pek çok farklı türden ve tarzdan isimleri bir bütün altında ortak çalışmaların başarılı olabileceğine güzel bir örnek. Ayrıca da bonus olarak gelen orjinal versiyonları içeren ikinci diskte Balkan/Çingene müziğinin sınırlarını öğrenebilmek için iyi bir şans. İyi Dinlemeler.

Resim-Judith Goldstein-The Gypsy 24" x 20". Acrylic/collage. 2000.

Crammed Discs

Taraf De Haïdouks

Koçani Orkestar

Shantel

Atlantic Jaxx-Gypsy Beats & Balkan Bangers

Electric Gyspyland

Saturday, October 07, 2006

Dark Side Of The Moog - 30.09.2006

Biraz gec de olsa gecen cumartesi aksami Eksiwave'de calmis oldugum Dark Side Of The Moog serisinin ilk setinin listesini veriyorum. Oldukca hareketli ve guzel bir set.

1) Robert Babicz - Phonecall Dub
2) Robert Babicz - Mover
3) Tigerskin - Get In Touch
4) R. Dorfmeister & Madrid De Los Aus - Valldemossa (Moonbootica Remix)
5) Roman Flugel - Boot (Untitled Remix)
6) Trentemoller - Beta Boy
7) Pier Bucci - L'nuit (Dominik Eulberg Remix)
8) Kiko - Traxxes
9) Codec & Flexor - Do What You Want (Elef Tsiroudis Remix)
10) Gabriel Ananda - Ihre Personliche Glucksmelodie (Dominik Eulberg Remix)
11) Vernis - Bubble Bath (Trentemoller Remix)
12) Anthony Rother - Push To Talk
13) Johannes Heil - The Fool
14) Gregor Tresher - Heat
15) Paul Kalkbrenner - Keule
16) Gui Boratto - Beluga
17) Alexander Kowalski - House Of Hell (Kiko Remix)
18) Tomas Andersson - Copy Cat
19) Sven Vath Vs Anthony Rother - Straum (Gregor Tresher Remix)

Boyut: 107 Mb
Sure: 117:51

http://depositfiles.com/files/301189/

Wednesday, October 04, 2006

Deuss Ex Machina # 143 - Des Kompozisyon Me Alternat Ekspozisyon


Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_143_-_Des Kompozisyon Me Alternat Ekspozisyon

Dea Ex Machina #8
2 Ekim 2006 Pazartesi gecesi "canlı" yayınlanan programın parça dizinidir.

>>>>>Musiqué
>1<--Zero DB-Sunshine Lazy (Ninja Tune)
>2<--Bent-To Be Loved (Godlike And Electric)
>3<--Bent-Tired Of The Show (Godlike And Electric)
>4<--Bent-Waiting For You (Godlike And Electric)
>5<--The Long Blondes-Once And Never Again (Rough Trade)
>6<--The Long Blondes-Who Are You To Her ? (Rough Trade)
>7<--Nouvelle Vague-Don't Go (Peacefrog Records)
>8<--Broadcast-Unchanging Window/Chord Simple (Warp Records)
>9<--Gary Numan-Fold (Alternate Version) (Mortal Records)
>10<--The Twilight Singers-Bonnie Brae (One Little Indian)
>11<--Levy-On The Dance Floor (One Little Indian)

Des Kompozisyon Me Alternat Ekspozisyon-Bölüm(143) Blu'Mon'Trios-
Bilinç, Ses, Uhrevi, Adlandırılamayan,Temposal, Buhrani Kademe Kademe Divani

>>>>Bildirgeç

"Müziğin çoğumuza hissettirmiş oldukları veya o dinlemiş olan musikiden edindiğimiz izlenimlerimiz, etkileşimimiz çoğumuz için başka çıkarımlar olarak hasıl oluyor. Lirik vuruculuğun yanında modern üst tanımını taşıyan ve bugünün müzik sahnesi üzerinde karşımıza çıkmış olan akustik ve/veya elektronik çalışmalardaki kompozisyonlarda bu etkileşiminin sağlamlaşmasında birer ön oyuncu olarak yer almakta.Deuss Ex Machina kendi içerisinde müzikal alt disiplinleri de irdeleme konusunda bu yaklaşımın gereklerini yerine getirmeye devam ediyor.Detaylandırırsak, burada yer alan tüm açıklama, paylaşım cümlelerinin sahipleri olan notaları duyurarak, cümlelerin ardında yatanları keşfedebilmek, bendenizin de tıpkı dinleyiciler ile beraber yeni bir şeyler keşefebilmek olduğunu belirtmekte fayda var.

Her ayın son Pazartesi akşamı gerçekleştirdiğimiz Deuss Ex Machina'nın bir yan projesi olan Dea Ex Machina, bir haftalık gecikmenin ardından Dinamo 103.8'de "canlı" olarak sizlerle buluştu.Ülkemizdeki, Dünya'dan alternatif ses kolajlarını "camekan sticker" ı olarak değil bizahati her ay dağıtımını gerçekleştirdikleri albümler ile dinleyicinin beğenisine sunan Equinox Music & Entertainment'ın desteği ile oluşan bir program Dea Ex Machina. Pazartesi akşamı yayınlanmış olan sekizinci bölümde, yukarıda değerlendirmeye, aslında hep bahsetmeye çalıştığımız müzikal derinlikte bir kaç karakter daha keşfedebilme, dinletebilme imkanına sahip olduk. Önümüzdeki kış dönemi içerisinde isimlerini daha çok duyacağımız, indie, alternatif, elektronika nasıl tanımlayacağınız size kalmış musikilerden önerimize bağlanalım. Müziğin geniş perspektifinden hepimizin nasiplenmesi dileklerimizle.

Elektronik müzik sahnesi içerisinde ikici büyük açılımını gerçekleştirildiği topraklardan, İngiltere’den bir topluluk bu haftaki önerimiz. 90’lı yılların ikinci yarısından itibaren yola koyulmuş Nail Tolliday ve Simon Mills ikilisinin Nothingham’da temellerini attıkları, biraz da günümüz “kaliteli pop” müziklerinin atası sayılabilecek altyapıların topluluğu Bent uzunca süren ayrılıklarının ardından yeni çalışmaları “Intercept!” ile Dea Ex Machina’ya konuk oldular.

Elektronik müzik sahnesinde ikinci büyük açılımın gerçekleştirildiği, 90’lı yılların ortasından itibaren şekillenmeye başlayan yeni avangard yaklaşımlar ile başta Air, Moby, Badly Drawn Boy gibi elektronika sahnesini ana akım içerisine de taşımış grupların yanında bu minvali paylaşan, ilham edindikleri isimlerin izinden giderek Bent’i oluşturan, sınırlandırması olmayan çoklu ses kümeleri ile kısa sürede dinleyicilerin beğenisini kazanırlar. Debut çalışmaları “Programmed To Love” kaydının ardından Ministry Of Sound çatısı altında kurdukları "Sport Recordings" etiketi ile ilk albümlerinde paylaştıkları eklektik yapının devamı konusunda daha çok sesler barındırdıklarını kanıtlarcasına çeşitli EP ve kırbeşlik çalışmalarını yayınladılar.

2003 yılında ikinci uzun çalarları olan "The Everlasting Blink" ile tekrar turnayı gözünden vururlar. Olasılıklar dahilinde klasik müzikten, eski pop şarkılarına uzanan bir kesit (sample) kullanımı neticesinde tek albümlük topluluklardan olmadıklarını kanıtladılar.Kulüp sahnesi içerisinde yayınlanır yayınlanmaz yer edinen "Magic Love", Deep Forest topluğunun ortalığı yıkıp geçtiğinde ortaya çıkan "Exercise 3" gibi downtempo'nun özünde anılması gerken parçalar bu albümde hafızalarda yer etmeyi başaran parçalardan sadece ikisi. Bu iki çalışmayı takip eden “Ariels” deki konuk listesinden gidersek Sian Evans, Kosheen,Steve Edwards gibi vokal tekniğine dayalı isim/toplulukların desteği ile önceki albümlerinin de üstünde bir noktaya ulaşmayı, Bent’i yaşayan bir organizma halinde tasvip etmemize olanak sağladılar.

Topluluğun 2 senelik aranın ardından yayınladığı son çalışmaları “Intercept!”e değinelim. Bugüne kadar üretmiş oldukları ve her albümde karşımıza çıkmış olan eklektik yapının bir devamı aynı zamanda da topluluğun “master-class” kaydı olmaya aday bir çalışma. Dans oryantasyonun yanında köklerinde karşımıza çıkacak olan gitarlı müzikler, klasik orkestrasyonlar, lo-fi tanımlı downtempo ara nağmeler’den deep house’a kadar çeşitliliğin 45 dakikalık bir seremonisi "Intercept!". "Master-class" diyoruz çünkü, uzunca süredir ortalıkta tartışılmakta olan, İstanbul Electronica Festivali’nde konuk olduklarında da buralarda da bahsi edilmiş olan topluluğun bir veda çalışması ibaresi taşıması da yıllardır eski kayıtlarını dinlemekten sıkılmayan dinleyiciler için bir son avunma noktasını teşkil ediyor. Gitarlı melodiler ile downtempo ses kümesinin birbiri içerisinde harmanlandığı, vokaller’in devreye girmesi ile de yılların pop standartlarını tescil eden, funky “To Be Loved”, bu parçaya benzeş olarak mimleyebileceğimiz, vokallerdeki keskinlik ve cayır cayır kıvamına dönüşen punk melodikası ile elektronik musikinin bugünlerini de meşgul eden “indie disko” sınıfına rahatlıkla dahil edilebilecek “Tired Of The Show” ile yılların yorgunuyum ama hala tersim terstir modunu dinleyene aşılıyorlar.Belirtmekte fayda var “To Be Loved” 16 Ekim tarihinde albümden yayınlanacak ilk kırbeşlik olacak.

“Tired Of The Snow” ile bağlantılı olarak program içerisinde çaldığımız bir diğer çalışma da “Waiting For You”. Disko’nun “kitsch” konumundan tekrar gündemin ön sıralarında “hip” konumuna yükseldiği şu sıralarda, moody ritim çemberlerinden hareler çizerek elektro pop sularının derinliklerinde dans etmeye davet ediyor. Bu çalınmışların yanında daha düşük tempolu olan kayıtlari arada kesintili olarak iliştirilmiş ses kesitleri ile 80’li yılların film müzikleri kıvamında parodiler, genelinde ise birbirlerinden ayrılamayacak kadar içiçe geçmiş olan iki müzik emektarının yıllardır damıtmış oldukları en başarılı geri dönüşlerden birisine imzalarını atıyor Bent topluluğu. Nice yayın içerisinde pek azında kendimize uygun olarak pek az çalışma baş ucumuzda yer alır. "Intercept!" ve Bent'de gitmeden son bir kere daha Dj-Set olarak İstanbul'a gelmek üzere. Kesinleşmesinin ardından sahneden müzikal köklerini, bir kaç tane de kendi parçaları ile takviye ederek seyredebilmek ümidiyle..."müzik" için dinlemede kalın...İyi Haftalar...misak"

Allame-i Ulul Arz'dan Ara Nağmeler...
Bent
Bent (2)
Ministry Of Sound
Zero DB
Ninja Tune
The Long Blondes
The Long Blondes (2)
Nouvelle Vague
Peacefrog
Radar Live
Gary Numan
One Little Indian

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.-Misak

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ – misak[at]dinamo.fm
http://deuss-makina.blogspot.com

Her pazartesi gecesi 22:00 -23:00 arası Dinamo 103.8
>>>>>Info
Gör/Sel_BErRak_DesENLeR-SeSSiZ YüZLeR
Photo courtesy from The Tart's Illuminasjon Blog (c) 2006
http://illumination-s.blogspot.com

>>>>>Poemé
Geldim - Özdemir ASAF

Beni çağırmadınız,kalkıp ben kendim geldim.
Uzaklardan size bir haber getirdim geldim.

Bıraktıklarınızdan,unuttuklarınızdan,
Sımsıcak-anılası günler getirdim geldim.

Gömütleri andıran yapılarınızdaki
Yaşantılarınıza evler getirdim geldim.

Tek tek,ayrık-soluyan bitkiseller yerine
Yüzyüze dönük,gülen sizler getirdim geldim.

Solarken suladığım,koparken bağladığım,
Ölürken canlandığım sözler getirdim geldim.

Sunday, October 01, 2006

Sonbaharda Film Haftası..





Bu yıl beşinci yaşını kutlayan Filmekimi İstanbullu sinema severler ile 13-19 Ekim 2006 tarihleri arasında buluşmaya hazırlanıyor..

Elbette ki Filmekimi denince akla emektar Beyoğlu Emek Sineması gelmekte.
Yedi gün boyunca
her akşam, yepyeni bir filmin gala gösteriminin de yapılacağı Filmekimi'nin biletleri, 7 Ekim Cumartesi günü Ana Gişe Emek Sineması ve Biletix'te satışa çıkıyor.


Üstelik hafta içi gündüz seansları Filmekimi boyunca yalnızca 2,50 YTL


Gösterime giricek filmler arasında benim ilgimi çeken iki film mevcut. Bir tanesi ; Almanya-Moğolistan ortak yapımı olan " Sarı Köpeğin Yuvası", diğeri ise ABD yapımı "Leonard Cohen : I'm Your Man"..


"Sarı Köpeğin Yuvası" ( Die Hohle Des Gelben ), 2006 yapımı belgesel ve kurgunun bir araya geldiği, 3 moğol kız kardeşin rol aldığı, Moğolistanda göçebe bir aile ve köpekleri üzerine kurulu bir hikaye..

Gösterim tarih ve saatleri :
13 Ekim Cuma, 11.00
15 Ekim Pazar, 11.00


"Leonard Cohen : I'm Your Man" ise, Sydney'de ünlü müzisyenin onuruna düzenlenen bir konserde çekilen görüntüleri ve röportajları ile harmanlanmış belgesel tadında bir çalışma. Bu projenin içinde olan çok sayıda önemli sanatçı mevcut ki bunlar;

U2, Nick Cave, Rufus Wainwright, Jarvis Cocker, Beth Orton, Antony, Martha Wainwright, Julie Christensen, The Handsome Family, Kate & Anne McGarrigle, Teddy Thompson, Perla Batalla.


Ve eklemek gerekirse bu yalnızca bir müzik filmi değil; Leonard Cohen’in özünü arayan, onu kendi çizimleri, arşivinden fotoğrafları, kendi ağzından anlattığı gençliği, Yunanistan’ın Hydra adasında geçirdiği günleri ve bir Zen manastırına kapanmasıyla onu bir insan olarak inceleyen çarpıcı ve özgün bir çalışma niteliğinde..

Gösterim Tarih ve saatleri :
16 Ekim Pazartesi, 11.00

18 Ekim Çarşamba, 19.00




İKSV ' nin yıllardır gerek müzik, gerek sinema gibi sanatın diğer dallarında da elde ettiği başarıyı hesaba katarsak, bu yıl da süper bir festival bizi bekliyor gibi..
Kaçırmamak dileğimle.


Katkılarından dolayı :
  • http://www.iksv.org
  • www.leonardcohenimyourman.com/

[Foto : www.sadibey.com]
[Fonda : e.s.t live in stockholm]





Dinleme Parkı - Trendsetter Eylül Sayısı

Trendsetter dergisinin Eylül sayısında yayınlanan Dinleme Parkı köşemdeki derlemelerin yazısı.

Sonunda hoşgeldin sonbahar. Ama nedendir bilinmez inanilmaz sayıda albüm ve plakla geldi sonbahar. Bu seneki yoğun prodüksiyon akımından nasibini o da aldı. Bu sebeple de seçim açısından oldukça zor bir ay oldu ama sonucu beğeneceğinizden eminim.

9 Ekim Pazartesi akşamı saat 19-21 arasında Mabbas’ın Noize programında listeden seçtiklerimi çalacağım. Dinlediklerinizi beğenirseniz almak size kalmış. Notasız gününüz geçmesin.


Breakbeat&Old Skool Electro:
Bassnectar – Everybody (Freq Nasty Vs Bassnectar Remix)
Circuit Breaker – Kick That Bass (Original Mix)
Cut & Run – Move It
DJ Defkline & Red Polo – Touch It Bring It
DJ Kultur – Neuraboots (Original Mix)
Dope Skillz – Technical Difficulties
Ed Solo & Skool Of Thought Ft Darisson – Love Your Life
Freaks – Creeps (Lee Coombs Remix)
Freestylers – Boy Stance (Mighty Supernaturals On My Radio Remix)
Kilian – Tonight
Linger Ficking Vs Busta Rhymes – Shades Of Buster (B Side)
Mr. Potatohead – Bowie Knife
Rico Tubbs – Ghetto Soul
Transformer Man – Dynamite



House & Tech-house & Electro-House:
Arpanet – Infinite Density
Cold – Strobelight Network (Einmusik Remix)
Detroit Grand Pubahs – Ride (Deetron Vocal Mix)
Fedde Le Grand Ft Mc Gee – Just Trippin (Dub)
Gosub – We Are Still Searching
Greenskeepers – Very Warm Dub
Groove Invaders – Blacker Than Thou
Gui Boratto – Division
Funkwerkstatt – Tanzmachine
Hugh Gunnell & Paul Gardner – Monster Guitar Track
Luomo – Really Don’t Mind
John Gaiser – After Color
Silicone Soul – Bad Machines
Silicone Soul – Fading



Minimal House & Minimal Techno:
Alex Smoke – Snider
Andre Crom & Tigerskin – Nothaufname
Andreas Sturm – Frequenzleiter (LFO Remix)
Argy – La Pasion
Audion & Ellen Allien – Just A Woman (Audion Version)
Djuma Soundsystem – Les Djins (My My Remix)
Ellen Allien & Apparat – Jet (Ben Klock Remix)
Florian Meindl – Milk In Tea
Gregorythme – Croque Mitaine
Guy J & Sabah Z – Hazui (Gui Boratto Remix)
Karotte – Go To Bed (Dave Shokh Remix)
Lee Van Dowski Quenum – Overdrill
Paul Kalkbrenner – Miles Away (Sascha Funke Remix)
Sweet N Candy – Tackywakeup (Dominik Eulberg Remix)



Sühan Gürer