Saturday, December 30, 2006

Kasım 2006'da Trendsetter Dergisinde Yayınlanan Dinleme Parkı Listesi

Breakbeat&Old Skool Electro:

Darkus – Two Sounds Go To War (Control Z Vs Screwface Remix)
DK8 – Murder Was The Bass (Move Ya Remix)
Freestylers And Pendulum Ft Sir Real – Painkiller (Ed Solo And Skool Of Thought Remix)
Infekto – Funky Music (Groove Allegiance Mix)
J Mekka – Come On And (Santos Retro Gusto Remix)
JDS – The Spice
Kanye West – Gold Digger (High Contrast Remix)
Krafty Kuts – Basketball Jam
Krafty Kuts – Tell Me How You Feel
Madox – Le Plaisir Analogique (Facha Remix)
New Order – Confusion (Koma & Bones Remix)
Steelzawheelz – Discotron (Drummatic Twins Remix)
Steelzawheelz – Discotron (Original Mix)

House & Tech-house & Electro-House:

Eddie Matos – Gimme All That Jazz
Fuckpony – Cell Phone Hit
Fuckpony – Children Of Love
Fuckpony – Ride The Pony
Funkwerkstatt – Automatique
Funkwerkstatt – Tanzmachine
Kiko – Solar
Kiko & Lisa Evans – Bipolaire (Original Club Mix)
Konrad Black – Coma Couch Surfing
Lusine – Near Sight
Marc Houle – Kicker
Masters At Work – Backfired (Joey Negro Club Mix)
Trentemoller – Vamp
Troy Pierce Ft Gibby Miller – The Day After Yesterday

Minimal House & Minimal Techno:

Chloe & Sascha Funke – Hand In Hand
Chloe & Sascha Funke – Point Final
Donnacha Costello – 6.1
Florian Meindl – Glitchy Katie
Florian Meindl – Kiss The Future
Kuchenmeister – Anti Age
Kuchenmeister – Shabu
Loco Dice – Flight LB 7475
Pikaya – Grüne Raufaser
Renato Figoli – Le Stelle Sono Tante
Stefan tretau – Rubeldiekatz
Sweet N Candy – Act Up
Tigerskin – 101 On The Run


Sühan Gürer
suhang@gmail.com

Tuesday, December 26, 2006

Deuss Ex Machina # 154 Eu Sou Um Desconhecido Neste Mundo

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_154_--_Eu Sou Um Desconhecido Neste Mundo

Dea Ex Machina # 10
25 Aralık 2006 Pazartesi gecesi “canlı” yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Azam Ali-In This Divide (Six Degrees Records)
>2<-Azam Ali-In Other Worlds (Six Degrees Records)
>3<-Mogwai-7:25 (PIAS-Wall Of Sound)
>4<-Mogwai-Time And A Half (PIAS-Wall Of Sound)
>5<-Jarvis Cocker-I Will Kill Again (Rough Trade Records)
>6<-Jarvis Cocker-From Auschwitz To Ipswich (Rough Trade Records)
>7<-Albert Hammond Jr.-Well...All Right (Rough Trade Records)
>8<-Albert Hammond Jr.-101 (Alternative Version) (Rough Trade Records)
>9<-Belle And Sebastian-The Monkeys Are Breaking Out The Zoo (Save The Children-Rough Trade Records)
>10<-The Kooks-The King & I (Save The Children-Rough Trade Records)
>11<-The Long Blondes-Fulwood Babylon (Rough Trade Records)
>12<-The Long Blondes-Weekend Without Makeup (Rough Trade Records)

Eu Sou Um Desconhecido Neste Mundo
-Bölüm(154)-Saklı Kaldı, Giderek Yabancılaştı, Tükendi:Seslere Karıştı

>>>>>Bildirgeç
Müziğin alternatifini kendi içerisinde, kurgularının simyasını mercek altına almaya devam ediyoruz. Bugünün müziğinde kimi zaman geçmişin izlerini, kimi zaman da geleceğin tanımlamalarını bir arada dinliyoruz. Gelişen teknolojik nitmetlere orantılıolarak yolunu çizmeye çalışanların seslerini paylaşıyoruz. Tüm o sanallıklara inat ve mütemadiyen istek ve arzu'yu harlayarak.

Çoklu segmentler arasında seyyahlığımızda programımız Deuss Ex Machina'ya desteğini esirgememiş olan Equinox Müziğin katkılarıyla Dea Ex Machina'nın10.bölümü dün akşam Dinamo 103.8'de "canlı" olarak gerçekleştirildi. Dea Ex Machina, program içerisinde olabildiğince alternatif sesi, sizlerin beğenisine de yakınlık kurmaya çabalayarak oluşturduğumuz bir seçki. Bir ön dinleti. Haftalık sirkülasyonun onlarca albüme tekabül ettiği şimdinin müziğinde farklı olanları işaret edebilme çabası.

Seslerin yoğunlukla işlendiği alternatif güzergahların çokluğunda bu ayki programımızdan önerilere geçelim: Dünya müziği üzerinde uzmanlaşmış bir etiket olan Six Degrees Records etiketinden bir çalışma ilk konuğumuz oldu. İran-Hindistan arasında geçen bir yetişme döneminin ardından sesini Niyaz topluluğunda dinlediğimiz, Mercan Dede'nin Nefes albümünde "Dem" parçasına hayat vermiş Azam Ali ikinci uzun çalarını Six Degrees Records etiketiyle yayınladı. Elysium For The Brave'de ilk solo çalışması olan Portals Of Grace'in bir adım daha ötesine geçmesine şahit oluyoruz. Debut kaydında yer alani, Judeo Espanyol, Galçiya, Portekiz, İsveç ve Bizans dönemi Arap müziğinden birer yorumunun yerini, kendi parçaları ile geçmişi ile olan bağlantılarını sorgulayan bir sanatçıya dönüşümünü irdeliyoruz.

Parça parça dinlendikçe, sesin kullanımındaki ayrıntılar ortaya çıktıkça, doğu ve batı sentezinin kolaya kaçılmamış önemli bir örneğine hasıl olunuyor. Öz'de oluşan gelgitlerin, her seferinde kendimize dair olan bilinmedikleri açmasına, yüzleşmelerin giderek daha yaralayıcı olmasını betimleyen, In This Divide, Dünya'nın hikmetinin çarpıcılığını sorgulayan "Mother Earth" başka dünyaların ses izlerini duyumsatıyor. Etnik yönün kurgu içerisinde farklı yönleri ile batı "contemporary" müziği ile raks edişini, kavramsal formlar ile beslenmiş sözlerin çarpıcılığı ve Azam Ali'nin vokalindeki duru çarpıcılık Elysium For The Brave'i önemli kayıtlar safına yerleştirmeniz için önemli nedenleri oluşturuyor.

Türler üstülük bakımından ele alınması gereken bir örnek ile karşı karşıyayız. 1996 yılından bu yana gizli bir teşkilat edasında, makromize ses mühendisliğini, keskin gitar riffleri, törpülenmemiş sekanslar ile tertip eden, haşa saygıda kusur edemeyeceğimiz Mogwai grubu Mr.Beast albümünün ardından bu sefer de Zinedine Zidane'ın "A 21st Century Portrait" dökümanterinin soundtrack çalışması ile seneyi tamamlıyor.

Mogwai söz'ün kararında kullanmaları ve ekseriyet enstrümantal kompozisyonların içerisinde zerk edilmiş bulunan deneysel vokal yamaları ile kavramsal müziğin Deuss Ex Machina'ya göre önderlerinden. Biteviye ve öylesine şekilden şekile girmiş formlar yerine, dinledikçe ayırdına varacağınız pek çok alt katmanı, hikayeyi, söz öbeğini ulaştırmayı bahsettikleri "ciddi gitar müziği" ile beraber dinletmeye devam ediyorlar. Bu minvalde bu satırlara sığamayacak pek çok ayrıntıyı Phonem kapsamında 28 Ekim tarihinde İstanbul'da paylaşmışlardı. Soundtrack, Mogwai'nin müziğini takip edenlerin bildiği üzere bir dökümanter için kurgulamış oldukları ilközel çalışma. Zidane "A 21 st Century Portrait", Douglas Gordon ile Phillipe Parreno'nun yönettiği ve Cannes Film Festivalinde yarışma dışı özel gösterimi gerçekleştirilmiş bir çalışma. Zinedine Zidane'ın 23 Nisan 2005 tarihinde Real Madrid ile Villareal maçının, sinematograf Darius Khondji tarafınadan idare edilen 17 farklı kamera ile gerçekleştirilen özel bir teknik ile çekimini barındırıyor. Bir futbol maçı süresinde gerçekleştirilen dış çekimlerin katkısıyla farklı bir kurguyu ortaya koymayı başarıyor.

Kitlelerin afyonu temasıyla odaklanmış futbol endüstrisinin de yamacında farklı bir figürün, ustalığı ve yaşamsal verileri birer birer ekrana sunuluyor. Filmin etkisini arttıran unsurlardan biri de tabii ki onu daha anlamlı kılan müziği oluşturuyor. Stuart Braithwaite'in deyişi ile farklı şeylerde kullanılmış olan müziklerinin ilk defa yüreklerinden geçen bir işle bağlantılandırılması onları bu projenin içerisinde yer almaları konusunda heveslendirmeye yeterli kılmış.

Sinematografik yansımaların betimlendiği çalışmadan 7.25 ve Time And A Half Şehrin Ritminde sizlerin beğenisine sunuldu. Hiçbiryerin müziğinde kendine yer bulmak isteyen dinleyicilerimize Mogwai -tüm albümlerinin yanı sıra- nin Zidane "A 21st Century Portrait" çalışması önerimizdir.

Toplumsal gelişmişliğe paralel olarak sorunlar da giderek daha çoğalıyor.Düzensizliğin getirmiş olduğu kaotizmden, yani yetişkinlerin sorumluluk sahalarında ellerinden gelen koruyuculuğu, kollamayı sağlamamalarının bedelini çocuklar ödüyor. Bu üstelik öylesine büyük bir problem haline dönüşmüş durumdaki gelişmiş ülkelerin çok gelişmiş yönetimleri bir süre sonra bunu bir üstün körü yorum ile eleştirerek görmemezlik sınırlarına çekme çabalarına karşın Iceberg giderek daha geniş bir coğrafyayı etkileşim altına alıyor.Dünya'mız üzerinde bu önemli problem ile savaşım konusunda çalışmalar gerçekleştiren bir kurum olan Save The Children, elde edilecek tüm gelirin çocuklara aktarılacağı bir projeye ön ayak oluyor. Colours Are Brighter toplama albümü Belle & Sebastian'ın kuratörlüğünde gerçekleştirilmiş, Four Tet, Rasputina, Franz Ferdinand, Snow Patrol, The Divine Comedy, The Kooks, The Barcelona Pavillion, Belle and Sebastian ve Kathryn Williams gibi isim/toplukların seslendirdiği ağırlıklı olarak çocuk şarkılarından oluşan bir çalışma. Dikkati üzerine çekmesi için çalışmanın notlarında Save The Children kurumunun gerçekleştirmiş olduğu çalışmalara dair ufak notlar yer almakta. Albümü edinerek, Kamboçya, Angola, Afganistan, Nepal gibi çoğunluğunda iç savaşın, çatışmaların tetiklendiği bölgelerde yardıma muhtaç konumdaki, eziyet görmüş, disipline edilmesi için çeşitli insanlık dışı eylemlere maruz kalmış ve sanırız en önemlisi bir dilim ekmeğe muhtaç kılınmış, çocuklara gerekli yardım ve rehabilite çalışmalarına bir nebze desteği sağlayabilmeniz de mümkün kılınıyor. Alternatif pop müzik sanatçılarından, müzikal zevkinize de farklı anlamlar katabilecek çalışmayı, Yılbaşı ve Bayram tatilinde armağan edilebilecek bir öğe olarak, hem de önemli bir işin içerisinde bir parça da katkımız olsun diyen dinleyicilerimize "son dakika" önerimizdir.İyi Haftalar.

Allame-i Ulul Arz'den Ara Nağmeler
Azam Ali
Azam Ali At Myspace
Six Degrees Records
Mogwai
Mogwai At Myspace
Zidane "A 21st Century Portrait" Official Site
Jarvis Cocker At Myspace
Albert Hammond Jr. At Myspace
Belle And Sebastian
Rough Trade Records
Colours Are Brighter
Colours Are Brighter At Myspace
Save The Children UK

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - Dinamo - misak[at]dinamo.fm
Makina
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info gör/sel Işık Huzmesinde Kayboluş
Photo M.T. photo © CreaComLicence 2006
>>>>>Poemé
White Label - Metin CELAL

Düzenleyip hayatımı
Sığınırdım vakti olmayanların ıssızlığına
Korkunun kokusu duyulurdu
Ağzımda sabun tadı
Sanki dilim değmiş tenine

Alkol öldürdü hayatın acılarını
Kimsenin anlamadığı soğuk bir şakaymışcasına
Doğdum ikinci derece akraba evliliklerinde
Hep düşler, düşüşlerle

O nemli ev, sıcak vanilya kokusu
Muayyen günlerde öpiym ağbi muhabbetleri
O dekolte halimiz, mutluluk çubuğu anlar
Ve ürpermelerim yargısız infazlarında

Gereği yoktu hayatı fark etmenin
Gözünde sıfırdı nominal değerim
Sınadım saatleri saatlerle
Fosilleştim, katılaştı kimliğim

Siyanür! bu muydu hayatın anlamı
Kaçmaya çalıştığım kimdi
Kendimden başka

Tuesday, December 19, 2006

Deuss Ex Machina # 153 Ses Yankılar, Titreşimler Kavislerde Dolaşımlar

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_153_--_Ses; Yankılar, Titreşimler Kavislerde Dolaşımlar

18 Aralık 2006 Pazartesi gecesi “canlı” yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Deadbeat-One.Two.Three.Infinity (~scape)
>2<-Monolake-Melting (Monolake-Imbalance Computer Music)
>3<-Jesse Somfay-Tonight's Frail Desire (Budenzauber Recordings)
>4<-Patrick Chardronnet-Eve By Day (Ripperton's Lovelee Dae Mix) (Connaisseur Recordings) >5<-Yapacc-Floating (Neuton)
>6<-Someone Else-Funny Wawa (Roman,Photo)

Ses, Yankılar, Titreşimler Kavislerde Dolaşımlar-Bölüm(153)-Endüstriyelleşme Yolunda Tekli Adımlar

>>>>>Bildirgeç
Üretim noktalarını, ilgili referansları da göstererek paylaşmaya devam ediyoruz. Söz konusu müzik olduğunda olanaklarımız dahilinde şimdinin müziğini sizlerle paylaşmaya, sizden gelenleri sunmaya çabalıyoruz. Elektronik müziğin, teknolojik gelişime paralel bir ivme ile artışını gözlemlemek, yeni addedileni paylaşabilmek en önemli gayemiz. Bu minvalde başlatmış olduğumuz konuklu programlar dizisinin üçüncüsünü dün akşam Dinamo 103.8'de Revep güncesinin arkasindaki isim Kerem ile gerçekleştirdik.

Elektronik müzik çaba gerektiren bir müzikal disiplin.Trend olarak ele alınan ve bir süre sonra unutulup gidenlerin yanında her daim bizlerin kulaklarında yer edecek isimler elektronik müziği taşımakta. Yeniden belirtmekte fayda var, sürekli kendi içerisinde gelişim ve ilerleme gösteren bir müzikal disiplinden bahsetmekteyiz. Sınırların ve sınırlandırmaların dinleyicinin ölçüsüne göre değişkenlik gösteren bir yapıyı barındıryor. Kerem'de bu çoklu katmanlı çok kesitli müzikal disiplinleri keşfetme, ilerlettiği müzikal birikimi ile notlarını, yazılarını paylaşıma açmış bir dinleyici.

Undomondo, Proodos, Websitesi, The Modern Way gibi güncel müzik takip güncelerinin izlerinden feyz alarak Revep sitesinin başlangıcını geçtiğimiz Kasım ayı içerisinde verir. Deuss Ex Machina'da programımız içerisinde de kendisini elektronik müzik ile olan bağlantısının gelişimini, takip ettiği isimlerden birer örnek parça ile duyurmaya çabaladık. Minimal elektronik müziğin disiplinler arası kurgusunda son halkalarından biri olarak tanımlayabileceğimiz Dub etkileşimli soundların merkezindeki Deadbeat'in ~scape etiketinden yayınlanan Version Immersion kaydından One.Two.Three.Infinity ve bu senenin en başarılı çalışmalarından birisine imzasını atmış Robert Henke'nin Monolake projesinden Melting parçası melodik yüzeylerin yeni keşiflerinden olarak dinleyiciler ile buluştu.

Keza geçtiğimiz programlarda da yer vermeye çalıştığımız Archipel net etiketinin keşiflerinden Jesse Somfay'in Budenzauber Recordings etiketli Tonight's Frail Desire parçası da elektronik müziğin güncelliğinde nelerin olduğuna dair önemli bir seçimdi. Geçen senenin büyük çıkışlarından birini gerçekleştirmiş olan Patrick Chardronnet ve tanınmasını sağlamış olan Club Anthem parçası Eve By Day'in Raphael Ripperton'ın tezgahında işlenmiş düzenlemesi, Ricardo Villalobos'un 1998 tarihli Unflug parçasının Good Groove ile yapmış oldukları düzenleme ile tanınan Uwe Giegler aka Yapacc'ın son çalışmasına değindik. Neuton etiketinden yayınlanan plağın kuvvetle muhtemel minimal dinleyicisi için gerekli olan tüm alt yapıyı barındırdığını bir kere daha belirtmekte fayda var.

Seçkinin kapanışını ise Unfoundsound ile yeni isimleri, Foundsound etiketi ile de profesyonelliğe geçiş yapmış yeteneklere imkan sağlayan firmaların ardındaki isimlerden Philadelphia'lı Sean O'Neal'in Someone Else olarak technoesk denemeleri yayınlayan Roman Photo etiketinin ilk kaydından Funny Wawa parçası ile Şehrin Ritminde konuk oldu. Müziğin farklı açılımlarını, anlaşılabilir kılma çabasında Kerem'e ve tüm emek sarf edenlere birer kere daha teşekkürlerimizle. İyi Haftalar.

Allame-i Ulul Arz'den Ara Nağmeler
Deadbeat
~scape
Monolake
Jesse Somfay
Jesse Somfay At Myspace
Archipel
Patrick Chardronnet
Connaisseur Recordings
Connaisseur Recordings / Alex At Myspace
Raphael Ripperton
Yapacc
Yapacc Live Directly Download
Neuton
Someone Else
Beatport

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - Dinamo - misak[at]dinamo.fm Makina

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info gör/sel Yansıtma, Ya Da Yanılma
http://elad.cmg.co.il
Photo Courtesy From Elad's A Few Clicks Blog (c) photo © Elad 2006
>>>>>Poemé
Suda Yiten Ayışığı - Nihat BEHRAM

Kırk sevginin baygınıyım - belki de yüzkırk -

yine de yalnızlık yalazlanır kırık kalbimde

Otların tutuklusu

haylazı ağzım

şimdi tutlusu kara suların.

Her şeye yeniden başlayabilseydim eğer

aşkımı acıyla anmazdım artık.

Ben ki delisiyim suların, oysa bu sular

çöl rüzgarı kadar bulanık.

Akar gibi geçiyorum dünyadan, ısınıp bakınmadan,

sarhoş

sıkılgan

sırılsıklam...

Kırk diyarda kırkbin öpüşün bitkiniyim

dudağında kırkbin kekik tadı kamaşır

yine de kalbim ısırgan mı ısırgan.

Eşini çağlayana kaptırmış balığıyım bu nehrin;

aydır, geceden beri dişlenmiş kelebeğin

her sabah ağzımda ölümüyle buluşan.

Saturday, December 16, 2006

Alıcınızın Ayarıyla Oynamayınız - Smash TV Yayında...

Alıcınızın Ayarıyla Oynamayınız-Smash TV Yayında...

Elektronik müzik sahnesi üzerinde yayınladıkları her çalışma ile trend belirleyicliğini mimleyen BPitch Control etiketinden kurulduğu günlerden bu yana yer almış bir isim konuğumuz: Smash TV

Michael Schmidt ile Holger Zilske’nin berbaer kurdukları Smash TV’nin bugününe kadarki gelişimini, müzikal destinasyonlar arasındaki bağlayıcılığını, şimdilerdeki müziğin kritiğini, şu anda Smash TV’yi yüklenen Holger Zilske’ye sorduk. Yanıtlarının fazlasını “Radar Live” etkinlikleri kapsamında 10 Kasım tarihinde Indigo Sahnesine Ben Klock ile sergileyecek olan BPitch Controller’a bağlanıyoruz.

L.I.-90’ların ikinci yarısında pek çok farklı ad altında, web sitelerinden, reklamlara kadar uzanan daha farklı işlere (projelere) ve çeşitli sanatçıların albüm çalışmalarında stüdyo müzisyeni olarak arka planda yer aldınız.Michael Schmidt ile Smash TV’yi kurdunuz.Kendi müziğinizi üretmeye yönelten etmenler nelerdi?

Smash TV-Smash TV’yi kurmaya karar verene kadar farklı alanlarda çok da fazla çalışmalarımız olmadı. Yapmış olduğumuz işlerde bir kaç tasarım şirketi ve web sitesi için olan ses tasarımlarından ibaretti. Bunların hiçbiri için özel şeylerdi diyemem, ama bizim profesyonelliğe geçişimizde ve en önemlisi kendimize ait bir stüdyo kurabilmek için gerekli olan birikimi elde etmemize olanak sağlamıştı.Buraya kadar geçen sürede zaten kendi müziğimiz bizim en büyük hobimizdi.Bu sırada ürettiklerimizi de, şimdi doğru bir karar verdiğimize artık emin olarak söyleyebilirim: bir kenarda tutmayı yeğliyorduk.Bu deveran içerisinde kulağa ilginç gelebilecek ve farklı bir kaç parça yapmayı da başarmıştık. 99 yılında Ellen Allien ile tanıştık. Kurucusu olduğu BPitch Control etiketi ile kafamızda kurguladığımız müziğimizi uzun soluklu olarak geliştirebileceğimiz bir platforma dahil olduk.Böylesine kısa görünsede geriye dönüp baktığımda, pek çok farklı etkinlikte sahne aldığımız, kendini yenileyen kayıtlara imza attığımız, üç yıl önce Smash TV’den ayrılmış olsa da beni yalnız bırakmayan Michael’in veda ettiği, ama heranının müzikle dolu dolu olduğu bir güncemiz oldu. Artık zihnimde nasıl bir ses örgüsü istediğimin de giderek berraklaşması ve bana göre en önemlisi olan müziğin tekniğinde bilgi dağarcığında ilerleyebilmiş olmak sanırım en büyük getirisi olmuştu.

BPitch Control gibi başlangıcından bugüne elektronik müziği belirli konumlarla sınırlamayan açık fikirli bir etiketin içerisinden çalışmalarınızı yayınlıyorsunuz. BPitch Control ve dolayısıya Ellen Allien ile tanışmanızın detaylarını alabilir miyiz?

Ellen Allien ile aramızda bir tanışlıklık vardı.Ellen, az önce değindiğim gibi 99 yılında albüm çalışmaları için prodüktör arayışındayken Michael (Schmidt) kendisine numaramı veriyor. Ardından sütdyo’ma gelişi ile beraber müzik üretmek için kolları sıvadık. Bu dönem onun ilk çalışmaları olan Last Kiss 99 ve Dataromance EP’lerinin yayınlandığı günlere tekabül ediyor. Üretim süreci içerisinde stüdyo’da koştururken, molalarda kendi parçalarımızı da kendisine dinletiyorduk, ki bunlar bizim Smash TV olarak yayınlanacak ilk kırkbeşliğimiz olacaktı.

Elektronik müziğin yaygınlaşma noktası Detroit’in ses kolajı ilk dönem çalışmalarınızda özellikle Rock On Boy EP ve ilk albümünüzden yayınlanmış Nobody EP de elektro’nun altın dönemine göndermeler barındıran elementler mevcut.Baskın bir şekilde ön planda olmuş Underground Resistance, Drexciya, Arpanet gibi isimlere Avrupa’nın yanıtlarından biri olarak gösteriliyorsunuz.İlk ağızdan sizin bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Öncelikle, müzikal yetkinlik olarak ilk adımlamların atıldığı Detorit Techno’nun ve buna bağlı olarak da erken dönem elektro müziğine karşı büyük bir ilgim var. Underground Resistance, Drexcita ve Arpanet gibi isimlerden tabii ki ilham aldığım(ız) detaylar olmuştur. Ama müzikal bir varlık gösterebilmek için aslolanın kendi kurallarını oturtabildiğin ve sana ait bir yol çizmenin gerekliliği prensibi Smash TV için daha ön planada olmuştu. Benzeş çıkarımlara ulaşılsa da ayrı bir müzikal kompozisyon sanırım bugüne kadarki Smash TV kayıtları ile bir özeti teşkil edebilir.

Smash TV’nin özgünlüğünü ortaya koyduğu Bits For Breakfast kaydı ile ses spektrumunuz daha da genişledi.Queen Of Man gibi vokaller ile bezeli clash parçalardan, idm tabanına vokoder vokalli Can’t Wait Operate gibi.Müziği üretirken belirli kriterleriniz veya ön çalışmanız oluyor mu?

Müziği üretirken bağlı kaldığım belli başlı tek bir kritiğim yok. Bunun yanında zaman içerisinde sürekli gelişim gösteren bir alanda üretim yaparken şarkıdan şarkıya geçişlerde bile farklı noktaları aralamama olanak sağlayan ayrıntıların üzerinde durmaktayım. Sanırım bunlar da birer kritik oluyor, bir örnek vermem gerekirse Dj performanslarım çoğaldığında yani aslolan Canlı performanslarımın önüne geçtiğinde, dj lik fikri bana daha geniş perspektifleri yakalamam içim olanak sağlıyor.Son yıllarda üretmiş olduğum parçalar özellikle miks edilebilen, dans ettiren öğeler barındıran unsuruların daha baskın olmasında dj’liğin etkisine değinmem gerekiyor. Bunun yanında benim için tekdüzel monoton parçalar da önemli bir faktör. Bütün bu ara bağlantıları müziğimin içerisine zerk edebilip daha deneysel kıvırımlar ile donanmış müzikleri ortaya çıkarmaya çabalıyorum.

Bu miks edilebilme özelliği Bits for Breakfast albümü için çalışırken pek de üzerinde durmadığım bir ayrıntıydı. Ama bütün bunlar müziğimi yansıtırken parçaların atmosferini oluştururken veya fikirilerimi paylaşmamdan daha önemli olmayan teknik ayrıntılar gibi gelebilir. Ama bütün bu ayrıntılar veya kritikler müziği geniş kapsamlı bir çerçeve içerisinde değerlendirebilmeme olanak sağlıyor. Eskilerin üzerinde ısrar etmek yerine kendimce daha neler katabilirimin derdindeyim.Bir parçayı üretebilmek için bir bakışa da ihtiyaç duyarsın. Bunları da gece hayatından, kulüplerdeki performanslarım sırasında insanların müziğe olan tepkimelerinden elde ettiğim veriler ile stüdyoya girdiğimde 0 dan parçayı oluştururken o coşkunluğun, müzikal hazzın devamını sağlayabilecek iyi parçaları sunabilmeye çabalıyorum

Smash TV’nin prodüksiyonlarının yanı sıra Ellen Allien’in Stadtkind, Berlinette ve Thrills kayıtlarının da prodüktörlüğünü yaptınız. Bir örnek olmak yerine deneysel işlerin daha ön planda olduğu çalışmalar ile modern elektronik müzik sahnesinde BPitch Control’ü ve Ellen Allien markasını duyuran ekibin arasında olan bir isim olarak ortaklaşa gerçekleştirilen albümlerin daha kuvvetli, daha uzun ömürlü olması hakkındaki fikirlerinizi alabilir miyiz?

Kendinden emin ve ne istediğini bilen insanlar ile müzik üretebilmek benim için her daim önemli oldu. Temiz bir iş çıkarabilmek için ortaklaşa fikirlerin ortaya konulması en nihayetinde izlenebilecek düz bir hattı ortaya çıkarmakta. Kendi projelerimde ise müziği üretim süreci o kadar da kolay olmuyor. Her parça içinde kendime göre farklı denemelere girişince, uzunca sürelere varan çalışma trafiğine ulaşmış oluyorum. Ortaya çıkan müzikte de kişiselleştirmemin getirmiş oldukları ile daha mükemmelliyetçi, deneysel parçalıklı oluyor. Tabii kimi zaman da devamı getirilemeyecek kadar karmaşanın içerisinde de bulabiliyorsunuz kendinizi. Kısacası ortak çalışmalarda benim için en önemli olan unsur başladığınız noktadaki keşfettiğiniz melodik düzenin, parçanın ilk halinin fazla üzerinde oynanmadan sonundaki halinde saklayabilmeniz. Bunu kendi parçalarımda yavaşta olsa geliştiriyorum. Sonuçta ise hiç bitmeyecek bir mücadele. Fikriyat oldukça müziğin derinliklerinden kişisel çıkarımlar da olacak, duruma göre şekillenecek her ayrıntı ile müzikal dinlenceyi arttırabilmek sanırım kalıcılığı da beraberinde getirecektir.

Ortak çalışmadan dem vurmuşken, Smash TV’yi oluşturan isimlerden Michael Schmidt ile yollarınızı ayırdınız.Bu ayrılık konusunda düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Michael Schmidt ile ayrılığımız her hangi problem nedeniyle olmadı, hala benin en canayakın arkadaşım, hatta kardeşim. Okulumdan mezuniyetimin ardından, artık tüm zamanımı müziğe ayırmaya karar verdim, çünkü giderek bu projeler benim için daha büyük önem arz ediyordu. Michael için ise tam tersi geçerliydi. Okuduğu bölüme olan ilgisi onun giderek müziğe ayırdığı vakti azaltmasına yol açıyordu.Müziği, kariyer yapmak istediği alan olan Bilgisayar Bilimcisi olmak üzere Smash TV’den ayrıldı.

Geçtiğimiz dönem içerisinde önce Air-Earth ardından da Yellow Asteroids EP’lerini yayınladınız. Üretmekte olduğunuz elektro soundunun şimdilerde neredeyse her plağın içerisinde çeşni olarak kullanılması sonucunda kalite farkı barındırsa dahi aynı kulvarda anılmak sizin için neler ifade ediyor.

Dürüst olmak gerekirse aslında bu pek de üzerinde durduğum bir olgu değil. Eğer birerbir kopyalıyorsanız çarpıcı ve etkileyici olamazsınız. Air Eart ve Yellow Asteroids EP’lerimde biraz daha öteki isimlerin çalışmalarına yakınlaşan müzikal izleği ortaya koymaya çabaladım. Örneğin Nobody ve Electronic Boy parçalarım daha kişisel çalışmalarımdı. Bütün bu kişisel çıkarımları şimdi daha dansedilebilir formüllerin içerisinde uygulamaktayım. Şimdiki plaklarımdaki bir başka uygulamaya çabaladığım ayrıntı, plaklarımın kulüplerin içerisinde dinlenebilecek tınıları barındırması, ki en önemli “ana zaman” diliminde dinletilebilecek bir hayal olarak değil bir iz bırakabilecek çarpıcılığı barındırmasına çabalıyorum. Kaliteli ve daha elle tutulur çalışmalara imza atabilmek şu anki en büyük uğraşım.

Berlin elektronik müzik sahnesi, yeni isimlerin birbiri ardına yayınladığı çalışmalar ile Almanya’daki müzikal gelişimin en ön planda olduğu bir odak noktası. Bu kadar göz önünde bulundurulan bir kentte müziği üretebilmenin, üstelik yıllardır çeşitli çalışmalar ile gerçekleştiriyorsunuz. Sizin elektronik müzik sahnesi üzerindeki görüşleriniz nelerdir?

Berlin, bütün arkadaşlarımın yaşadığı, benim dce büyüdüğüm yer, Evim. Berlin’in bana göre en önemli özelliği bir ağ oluşturması. Bu ağ sayesinde müzisyenler, tasarımcılar veya diğer yaratıcı insanlardan her hangi biri ile bağlantı kurabilmem çok kolay oluyor. Aynı zamanda BPitch Control’de buradan sinyallerini yolluyor. Başka yerlerden gelen pek çok müzisyenin de Berlin’e taşınması ile kenti bir vak’a olarak ele alınmasını sağladı. Bunu da ucuz kiralama ile yaşama olanağı, farklı kulvarlarda pek çok kulübü barındırması ve en önemlisi elektronik müzik üzerine kafayı yoran pek çok insanın bir arada toplanmış olması bir “scene” oluşmasını sağladı. Her yeni gelen isim ile Berlin yaratıcılığın da gelişmenin de sonsuzluğu tescil edecek bir kaynak olmayı sürdütüyor.

Daha önce Livingindigo Dergisi Kasım 2006 tarihli nüshasında yayınlanmıştır.

Friday, December 15, 2006

Yırtık Cd Kabı# 6 - Koop-Koop Islands

Koop-Koop Islands (Compost Records)

Caz standartları içerisine konumlandırdıkları melodik aksamlar, elektronik öğeler ve İskandinavya’ya özgü chill out duruşunu bir bütün haline getirmeyi başarmış Stockholm’lü Oscar Simonsson ve Magnus Zingmark’ın topluluğu Koop dört senelik bir aranın ardından Koop Islands albümü ile sonbaharın son demlerinde tatlı bir gülümseme vaad ediyor.

İlk çalışmaları olan “Sons Of Koop”da deneyselliğin trip hop ile kesişimini, “Waltz For Koop” albümünde ise 60’lı yılların bossa nova ses erimini, güncel olan acid caz ve breaks vuruşları kulüp dinlenceliği içerisine sokmayı başarmışlardı.

Müzikal gezginlik şiarı ile yol alan ekibin son çalışması da konseptlere bağlı müzikal çizgilerini yine yeniden engin caz standartları ile oluşturmalarının bir yansıması.Koop Islands, 60’ların caz’ı, Monica Zetterlunds gibi İsveç sahnesinin deneyimli şarkıcı-şarkı yazarı isminden yola çıkarak Stockholm sahnesinin derinlerini, olasılıklar dahilinde Koop’un bugüne kadar üretmiş olduğu müziğine de dayanan, destekleri sağlam olan bir dinleti çalışması.

Senelerin getirdiği ve müzikal standartizasyonların de yeniden yorumlanması da iklinin ustalaşacağı yönü de tayin ediyor.İkiliden Magnus Zingmark’ın belirttiği gibi Dünya üzerinde üretilmiş olan tüm müzikal kimlikler kesitler halinde Koop’un müziklerinde seyrüseferine devam ediyor.

Yılların kronojik gelişimleri bir yana hala dinleyiciyi ateşleyen 30’lu yılların swingleri, orkestraların en cafcaflı günlerindeki ateşleyiciliği bugün de makbul hale getiriyor.

Hird topluluğunun solistlerinden Yukumi Nagano, Galliano topluluğunun yadigarlarından Earl Zinger gibi yetkin isimler de vokallerde Koop topluluğunun şarkılarına ruh’u kavuşturmayı başarıyorlar. Denenmesi faideli, kısa notları ile doyurucu notaları barındıran, caz sahnesi üzerinden alternatif akımlara doğru yollanacağınız şenlikli bir uzun çalar.

Tür-Muhteviyatı Moleküllere Ayrıştırılmış Eğlence Dozu Yüksek Caz Standartları

Ağ Bağlantısı- http://www.k-o-o-p.com ve http://www.myspace.com/koop

Thursday, December 14, 2006

Yırtık Cd Kabı# 5 - Portecho-Undertone


Portecho-Undertone (Elec-Trip Records)

Portecho, Radio Days namıyla uzunca bir süredir sahne deneyimi olan Tan Tunçağ ile Bant dergisindeki fotoroman frontmanliği ile bağımlısı olduğumuz Deniz Cuylan’ın ortak projesi.

Elektronik ve akustik öğeleri birbiri içerisinde harmanlayan bir isim Tunçağ. Reklam müzikleri, Tiyatro soundtrackleri gibi çalışmaları mevcut. Deniz Cuylan da bu yin-yang’ın tamamlayıcısı. 2003 tarihili Telecine albümü ve Maya topluluğu ile caz ile elektronik denemelerin buradaki iddialı kayıtlarından birisinin ardındaki isim.2005 Phonem Elektronik Müzik platosu’nun tanıtım toplantısında Radio Days olarak Tunçağ’ın hali hazırdaki parçalarının yeni tanışı Deniz Cuylan’ın katılımı ile yeniden var edilmesi Portecho’nun da başlangıcını oluşturuyor.

Ülkemiz sınırları dahilinde maalesef küçük kitlelere hitap ettiği sanrısı üzerinden hareket edilerek var olması için çabalayanların da bezdirildiği müzik sahnemiz için de önemli bir çıkış. Senenin 2006 olduğunu ele alırsak iletilen mesajların, liriksel donanımın pek çok benzeş Avrupa’lı topluluk ile aynı seviyede olduğunu rahatlıkla belirtmemiz gerekir. Dans müziğinin ana akım içerisine yer edindiği ulu orta tüketilen kısa süreli pop parçalarının aksine Portecho’da dinleyenin uzunca süre etkisi altında tutacak pek çok veri mevcut. Uzun uzadıya ilerleyen kompozisyonlar yerine her saniyesinde farklı bir kavisi barındıran eklektik çalışma bütünü Portecho’nun müziğini tanımlayabilecek en kısa tümce. Şehrin şerrinde kaybolumuş insanı imleyen “Sympathy”, melodik pop sendikasının yeni gözdelerinden “Papers” ve kaotik melankoliyi tatlı sona bağlayan “Nande” ilk dinlemelerde akılda kalmayı başarıyor.

Kaan Düzarat, Göktuğ Çitçi ve Ozan Öner de remiks takviyesi ile albümün “bonus” kısmını oluştuyor.Prodüksiyonel yetkinliklerini sahne üzerinde de sergilemeye devam eden Portecho’yu iyi müzik dinlemek isteyene herkese ısrarla tavsiye ederiz.

Tür-Space pop tınılı, gitar aksamlı eğlenceli, düşünceli, metanetli spontanlar

Ağ Bağlantısı - http://www.myspace.com/portecho

Deuss Ex Machina # 152 Presque Un Ange

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_152_--_Presque Un Ange

11 Aralık 2006 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Salmon-All Nude (Karmarouge Noir)
>2<-Andrés Zacco-Nubes Espias (Jorge Savoretti Remix) (Nomucho)
>3<-Sweet’n Candy-Scroolmops (Einmaleins Musik)
>4<-Spektre-Minimal Machinist (Dance Electric)
>5<-Agoria Feat.Scalde-Baboul Hair Cuttin (Gui Boratto Remix) (Different/PIAS France)
>6<-Rockers Hi-Fi-Push Push (M.A.N.D.Y.’s Pusher Remix) (Great Stuff Recordings)
>7<-Terry Lee Brown Jr. Feat.Greg Parker-I Feel Lost (Plastic City)
>8<-Seth Troxler-Love Bezerker (Ryan Crosson Remix) (Berettamusic Grey)
>9<-Dustin Zahn-The Needle For Faith (Enemy Records)

Presque Un Ange-Bölüm(152)-Kesinleştirilmeyen, Bulanıklık İçerisine Zerk Edilmiş Semptomatik Notalar, Duyargaları Özgür Kılarak
>>>>>Bildirgeç
Allame-i Ulul Arz'den Ara Nağmeler:
Salmon
Karmarouge
Karmarouge At Myspace
Andrés Zacco At Nomucho
Einmaleins Musik
Einmaleins Musik At Myspace
Sweet'n Candy At Myspace
Agoria At Myspace The Green Armchair Official Page
M.A.N.D.Y.
At Myspace
Terry Lee Brown Jr.
Terry Lee Brown Jr. At Myspace
Berrettamusic Grey At Myspace

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - Dinamo - info[at]dinamo.fm
Makina
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
------------------------------------------------------------------
>>>>>Info
gör/sel Toprağın Absktrakt Vuruşları
Photoblog Is Blindness
Photo Courtesy From Ced’s “Photoblog Is Blindness” Blog (c) photo © Ced (PIB) 2006
>>>>>Poemé
Poetika – Can YÜCEL

Yalnızlığı sevmiyorum
Yalnız kim ola ki
Kendim...
Kendimin kendini sevmiyorum
Kediler hariç...

Kahve ocakçısı olacaktım ben
Tuttum kavlimi
Yazdıklarımsa hep nafile
Hep nişanlı angaje ısloganlı
Can, diyorlar, bir kahve yap şu dümenin ağzına
Kallavi olsun!

Bende yoksa kahve, yemişçiden tedariklenip
Ve cazveyi ateşe sürüp, üstüne yemeni, şekerini
Taşırmadan pişiriyorum

Biliyorum, bilmez miyim bu kahve ocağınnan
Ocağımızı bucağımızı
Isıtamayacağımı!

İşte onun içinde de içim titreyerek
Cezvenizi sürüyorum ateşe

Thursday, December 07, 2006

Yırtık Cd Kabı# 4 - Donnacha Costello 6X6


Donnacha Costello – 6X6=36 (Minimise Records)

Müziği aritmetik çerçeveler içerisinde sunma çabası giderek mekanik ve donuklaşan sonuçların ortaya çıkmasını sağladı. Kulağa tanıdık geldiği her halinde aşikâr olan melodiler bir örnekleştirilerek farklı etiketlerden yayınlana dursun, içerisinde bulunduğu disiplinin müzikal zenginliğine çaba sarf eden isimler de mevcut.

Geleceği önceden kestirmiş ve huzur dolu rahatsızlıklar yaşamamıza olanak sağlamış Achim Szepanski’nin Force Inc. etiketinden “Growing Up In Public” ve Mille Plateaux’den“Together Is The New Alone” ile deneysel kurgulamaların da dinleyiciyi etkisi altına alabileceğini kanıtlamış İrlanda’lı Donnacha Costello 6X6 ile müzikal serüvenine devam ediyor.

6X6 özellikle son dönemi içerisinde parçalarındaki “yüksek ritm” coşkunluğunun devamı olan bir kayıt. Kurucusu olduğu Minimise etiketinden önce üç parti halinde plak formunda yayınlandı. Geçtiğimiz Ekim ayı içerisinde de tüm çalışma cd formunda dinleyiciye ulaştı. 6X6, Donnacha Costello tarafından 6 günlük yoğun bir tempo içerisinde her biri 6şar dakikadan ibaret olan, 6 şarkıdan; Studio Eins, Richie Hawtin gibi minimal techno’nun ana çıkış kayıtlarının izlerinden giden bir dökümantasyon.

Basitçe bir “döngünün” dans edilmesi için gerekli olan tüm zemini ortaya koyan “6.1”, derinlerine gizlediği egzantrik ses kotaları ile “6.2”, Kirli vuruşların dijital kesitler ile harmanlandığı “6.3” ve hiper aktif bass kümelerin, hi snatchler ile dizginlerinden boşaldığı "6.4" parçaları 6x6 nın dans yönünü betimliyor.

“6.5” ve “6.6” ise birbiri ardına dinlendiği zaman geçişlerde var edilmiş kurgusallığı ile Donnacha Costello'nun deneyselliği de elden bırakmadığını da gösteriyor. Sonuç ise “mp3” çağında modern kompozisyonların hala derinden etkileyiciliği, ne kadar çabuk tüketirsek tüketelim.

Tür-Halet-i ruhiyenize göre şekillenen modern elektronika
Ağ Bağlantısı-

Deuss Ex Machina # 151 Spektra Etre Mvsica Dente

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_151_--_Spektra_Etre_Mvsica_Dente

04 Aralık 2006 Pazartesi gecesi "canlı" yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Rob Acid-Nachtclub (Junkfood Records)
>2<-Jahcoozi-Arto’s Bubble In The Bathtub Shake (Arto Mwambe’s Rework) (Kitty Cuts-Careless)
>3<-Mike Shannon-Suddenly Hosed (Wagon Repair)
>4<-Frank Martiniq-Sugarpop (Boxer Recordings)
>5<-MarcAshken-Untitled (X)
>6<-Lephtee-So Far Back (Nova Dream Sequence Remix) (Buzzin’ Fly Records)
>7<-Superpitcher-Time To Cry (Kompakt)
>8<-BLM & MarcAshken-Oxygen (Fear Of Flying)
>9<-Stephan Bodzin-Cucuma (Herzblut Recordings)
>10<-Fairmont-Gazebo (Anthony Rother Remix) (Big City Beats)

Spektra Etre Mvsica Dente
-Bölüm(151)-Genişleyen müzikal çehre, bütünlemesinde farklı teatral noktalar, odaklar, mercek altında...

>>>>>Bildirgeç
Kısa Bir Mola...
Allame-i Ulul Arz'den Ara Nağmeler
Rob Acid aka Robert Babicz
Rob Acid aka Robert Babicz At Myspace
Jahcoozi
Jahcoozi At Kitty-Yo
Mike Shannon At Word&Sound
Cynosure Recordings At Myspace
Frank Martiniq At Myspace
Marc Ashken At Myspace
Stephan Bodzin
Stephan Bodzin At Myspace
Jacob Fairley aka Fairmont At Myspace

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm – www.dinamo.fm - misak[at]dinamo.fm
http://deuss-makina.blogspot.com
http://myspace.com/drwarp

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info
gör/sel Dira-Yet Tüme Varmakta Sessiz ve Derinden
Error_909
Photo Courtesy From Lukas Randall’s Error_909 Blog (c) photo © Lukas Randall 2006

>>>>>Poemé
Akşamüstü Bir Kahvede – Ataol BEHRAMOĞLU

Akşamüstü bir kahvede
Bira içtim birkaç bardak
Gazeteden yoruldukça
Gelip geçene bakarak

Kahvenin müşterileri
İçerdeydi daha fazla
Camlı terasta idim ben
Çıkıntı yapan sokağa

Sevimsiz bir kocakarı
Torununu azarladı
Bir köpek geldi içerden
Camdan dışarıya baktı

Salınarak geçip gitti
Genç bir anne çocuğuyla
Kasketli iki müşteri
Bir şey konuştu patronla

Biraz sonra geldi köpek
Baktı yine aynı yere
Tıraş edilmiş yüzünde
Kederle ve ciddiyetle

Kocakarı torununu
Azarladı bir kez daha
Karıştı iki kasketli
Akşamın ıssızlığına

Köpek yine gelip baktı
Camdan ve hep aynı yere
Yüzünde aynı ciddiyet
Ve gözlerinde kederle

Kocakarı içkisini
Bitirmiş olmalıydı ki
Çıkıp gitti torunuyla
Biri bir kahve söyledi

Az önceki anne çocuk
Döndüler elde ekmekle
Köpek yine gelip baktı
Camdan ve hep aynı yere

Bakıyor birkaç saniye
İçeriye dönüyor ve
Geliyordu çok geçmeden
Bakmak için aynı yere

Koyulaşırken gitgide
Usul ve yumuşak akşam
Eğildim ben de yavaşça
Baktım köpeğin ardından

Uzuyordu bomboş sokak
Gelip giden azalmıştı
Parketmiş birkaç araba
Ve akşamın ıssızlığı

Eğilip bir daha baktım
Belirgin hiçbir şey yoktu
Köpek ise arada bir
Gelip bakıp dönüyordu

Ben de bu notları aldım
Bir şiir yazarım diye
Yaşamın anlamsızlığı
Ve ciddiyeti üstüne

Ekim 1985, Paris (Eski Nisan)