Thursday, January 25, 2007

Deuss Ex Machina # 157 Mea Mihi Conscientia Pluris Est Quam Omium Sermo

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_157_--_Mea Mihi Conscientia Pluris Est Quam Omium Sermo

22 Ocak 2007 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Seyit Hüseyin Nasr & Süleyman Ergüner-The Cry Of The Reed (Asır)
>2<-Soliman Gamil-Sufi Dialogue (Touch)
>3<-Djivan Gasparyan-Djangyuloum (Traditional Crossroads)
>4<-Arto Tunçboyacıyan & Ara Dinkçiyan-Heru Katsir (Libra Music)
>5<-Sabahat Akkiraz & Orient Expressions-Eridi Kalmadı Dağların Karı (Doublemoon)
>6<-Aynur Doğan-Ahmedo (Kalan Müzik)
>7<-Orhan Gencebay-Hatasız Kul Olmaz (Kervan Plakçılık)
>8<-Sezen Aksu-Ne Ağlarsın (SN Müzik)
>9<-Baba Zula-Cecom (Doublemoon)
>10<-Djivan Gasparyan & Hossein Alizadeh-Sari Galin (World Village/Harmonia Mundi)

Mea Mihi Conscientia Pluris Est Quam Omium Sermo
-Bölüm(157)-Vicdanım ve Bilincim, Dünya Öğretilerinden Daha Değerlidir.

>>>>>Bildirgeç
Kelimeler Anlamsız Kalıyor.Kendini tekrardan var eden cümleler kuramıyorum.
Daha önce bir başka sitede yazmaya çabaladığım bir kaç ayrıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum:
22 Ocak 2007
Hepimizin Umudu (Hrant Dink Bana Ne İfade Ediyordu?)
"Yapo'ya ve tüm kardeşlerimize
Biliyorum, sevinçlerimiz çok azaldı
Biliyorum, acılarımız bizi sizi onu diye ayırmaya çalıştı
Biliyorum, kimsesizliğimiz -sessiz sessiz başkalaşmamız- modernizmin kahredici ayrıntısı.
Biliyorum, sizler,bizler değil hepimiz olduğumuzu algılatmak istemeyenler çoğaldı.
Hrant , bizim gibi toplum ile entegrasyon çerçevesinde, hemen hemen her konuda konuşmak isteyen, beni ayırmayın ben de kardeşinizim demek için sadece bir kıvılcıma ihtiyaç duyanlar için bir başlangıçtı.
Bir önderdi, kimsenin üzerinde durmaya tenezzül etmediği ayrıntıları, Ermeni olmanın "e" halini, buraya mâl olmanın verdiği asıl zenginliği ayrıntıladı.
Sesimizdi
Soluğumuzdu.
Okumasını Bilene, Kızmasını Bilene, Tartışmasını Bilene Sevdiceği yurdunun (Türkiyemin) birliğini, bizim de bir parçası olduğumuz vurgusunu yaptı.
Az buz değil hep doğrusunu savundu, evet bazen bize de kızdı. Ama lamı cimi yok Dostluğumuzun ilerlemesinde en güzel paydalardan birisi olan Agos'u hepimize miras bıraktı.
Buradan gitmeyeceğimizi bize inandırdı....
Sözler Sözler o kadar çok ki Kardeşim Yapo,
Yarın 11.00 den öğlen sonlarına kadar bizlere yine yol gösterecek
Kıymetini bilmemiz, birbirimize daha sıkı sahip çıkmamızı önerecek
Sessizliğin içerisinde Sesimizi temsil edecek
Bugün programımda da düğümlenen zihnimden arta kalanlardı.
İyilik ve Esenlik Her Bir KARDEŞİMİN üzerinde olsun."
23 Ocak 2007
...
"Sakindik,yürümek,dindirilemeyecek bir acıya ortak olma çabasıydı. Buralarda onlar bunlar şunlar değil Biz olgusu yerleşikti. Hepimizin yüreği sızım sızım sızlıyordu. Yitirdiklerimizin ardinda hala değerlerimize sahip çıktığımız bir gündü. ÜLKEM sevgimiz artıyordu. Mehmetler, Sühanlar, Elifler, Besteler, Duygular,Krisler, Aliler, Minaslar, Cihanlar,Boranlar kısacası halkım çabaların boşa gitmediğini buraya ait olduğumuzun altını birer birer sayıklıyordu. Evet mutluyum, Gözyaşlarımızın renklerinin aynı olduğunu bildiğim için, Su Satıcısı bir amcanın bozuk paranız yoksa helalimdir diyerek paylaşımını gördüğüm için, oluk oluk caddeleri doldurabildiğimiz için, dış dünya ne derse desin aslolan bizlerin kararının baskın olacağını bildiğim için....ÜLKEMden ayrılmayacağıma ant içtiğim için... HEPİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN"

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - Dinamo - misak[at]dinamo.fm
http://deuss-makina.blogspot.com

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info gör/sel Sema_Ses_Hû
Photo Kapuxino's FlickR website © 2007 Kapuxino
Kapuxino

>>>>>Poemé
Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi Uğur MUMCU
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
Babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
Ecelsiz öldürüldük
Dövüldük, vurulduk, asıldık...
Vurulduk ey halkım, unutma bizi
Yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.
İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,
İsteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.
Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.
Yazlık kışlık katlarimiz, arabalarımız olurdu.
Yüreğimiz işçiyle birlikte attı, köylüyle birlikte attı.
Yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma.
Bizleri yok etmek istediler hep.

Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Fidan gibi genç kızlardık; hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı göz bebeklerimizden.
Yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında iskencecilerin acimasiz ellerine terkedildik.
Direndik küçücük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla.
Tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
taptaze inançlarimizi fırlattık boş birer eldiven gibi.
Utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden.
Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi.
Ölümcül hastaydık.
Bağırsaklarımız düğümlenmişti.
Hipokrat yemini etmis doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın. Gelinliklerimizin
ütüsü bozulmamıştı daha.
Cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk.
Vicdan sustu.
Hukuk sustu.
İnsanlık sustu.
Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Kanserdik; ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
Uydurma davalarla kapattılar hücrelere.
Hastaydık.
Yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.
Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
Önce kolumuzu, omuz başından keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attik
önlerine.
Sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.

Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Giresun'daki yoksul köylüler, sizin için öldük.
Ege'deki tütün işçileri, sizin için öldük.
Doğu'daki topraksız köylüler, sizin için öldük.
İstanbul'daki, Ankara'daki işçiler, sizin için öldük.
Adana'da, paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.
Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Bağımsızlık, Mustafa Kemal'den armağandı bize.
Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
Mezar taşlarımıza basa basa, devleri yönetenler gizli emellerle,
başlarımızı ezmek
kanlarımızı emmek istediler.
Amerikan üsleri kaldırılsın dedik, sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi.
Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk, komünist dediler.
Ülkemiz bağımsız değil dedik, kelepçeyle geldiler üstümüze.
Kurtuluş Savaşı'nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
Bir kez dinlemediler bizi.
Bir kez anlamak istemediler.

Vurulduk ey halkım, unutma bizi.

Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.
Bir kadın eline değmemişti ellerimiz.
Bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha
Bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.
Herkes tanıktır ki korkmadık. İçimiz titremedi hiç.
Mezar toprağı gibi taptaze,
mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.

Asıldık ey halkım, unutma bizi.

Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar,
ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar.
Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı, ya da susmuşlardı bütün olan bitenlere.

Öfkelerini bir gün bile karşısındakilere
Bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük.

Hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına.
Batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
Korkmadan öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Bir gün mezarlarımızda güller açacak
Ey halkım, unutma bizi.
Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak
Ey halkim unutma bizi.
Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
Şimdi hep birlikteyiz

Ey Halkım, Unutma Bizi.

Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı, Turan Dursun, İzzet Keser, Metin Göktepe, Hrant Dink'in Anılarının Önünde Saygıyla.......

Friday, January 19, 2007

Başımız Sağolsun

Kopsa Da Kalacak Birer Parça Dünyalarımızdan
Başka Bir Yol Olmadığından Değil
Çünkü Öyle. Yaşam Bilmez Sessizliği
Yalnız Ölüm Susar. Durur Hiç Konuşmadan.


Ekrana Bakakaldım

15.30 dan bu yana, hala da oyle sayılırım. Ağlamaklıyım ve

bir dostu

bir tanıdığı

bir ahpariği

kaybetmenin gerçek acısını yüreğimde sızım sızım sızlayarak yaşamakta.

Buralarda, bu sayfalarda politik tezler olmadı. Politika biz halk için fazla değil miydi? Hepimiz bu vatanın evladı değil miyiz? Buralarda yaşayıp buralarda sevdalanmadık mı? Bereket dediğimiz şeyin anlamını elbirliği ile keşfetmedik mi? Acılarımız bizi birbirimize yaklaştırırken aynı türkülerden ses vermedik mi, sılalarımızı dillendirmedik mi? Sorular, sorular....

Bunlar mıdır o hep sakladığımız dostluğumuza kast edenleri harekete geçiren. Bu mudur bu kadar yan yana ve iç içe olmamız bu kadar mı dokundu bazılarına nedenini niyesini geçtim de insanımıza verdiğimiz değer bu kadar mıdır?

Yazılanlar çizilenler hep mi havada kalacak. ne zaman huzur bulacağız yoksa topluca pılımızı pırtımızı toplamamız terk-i diyar mı eylememiz gerekiyor. Bu kadar sevdiğimiz bir ülkeden, ÜLKEMDEN nedenler, korkular hiç eksik kalmayacak mı? Zihni, benliği ile vatandaşı olmaktan onur duyan , kendi fikriyatı ile siz/biz’e yol göstermiş bir can’a kıyabilmek hangi zalimliğin temsilcisi, hangi adaletin simgesidir?

Nicesini yazmak lazım gelir. Sözler kısa ve nettir. Acı ise sahici.Hepimizin Başı Sağolsun.

Geride Kalanlarımızın bahtıysa : Di Meliara Dent (Tanrı Daha İyi Yazgı Versin)

*siir Tuncay Çelik – Yalnız Ölüm Susar

Thursday, January 18, 2007

Deuss Ex Machina # 156 Algo En Mi Mente Que Sea Demostración Destruye Todo

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_156_--_Algo En Mi Mente Que Sea Demostración Destruye Todo

15 Ocak 2007 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Drum Cult-Radio (2020 Soundsystem Remix) (Dirt Crew Recordings)
>2<-Brandon Plank v Pink Floyd-The Wall (Plank's In The Wall Remake) (Unreleased*)
* Track Played For The Promotion*
>3<-James Flavour-Da Ride (Jimpster Remix) (Dirt Crew Recordings)
>4<-Justin Martin-The Fugitive (Buzzin' Fly Records)
>5<-Sarah Goldfarb-Homodiskotekus (Treibstoff)
>6<-The Knife-Like A Pen (Christoffer Berg's Club Mix) (Rabid Records) >7<-Moonbeam-Cobalt Sun (Regular)
>8<-Zahn-The Need For Faith (Enemy Records)
>9<-Robot Needs Oil-Ssssnake (Art & Craft Recordings)

Algo En Mi Mente Que Sea Demostración Destruye Todo-Bölüm(156)-Kesinleştirilmemiş, Doğrultular Zihni Kurcalayan Denklemler Anında Çözümler Azz Sonra

>>>>>Bildirgeç
Allame-i Ulul Arz'den Ara Nağmeler;
Drum Cult
Dirt Crew Recordings
Dirt Crew Recordings Dj Sets/Live PA's Downloads
Brandon Plank
James Flavour
Buzzin' Fly Records
Justin Martin At Myspace
Sarah Goldfarb At Myspace
Treibstoff
The Knife
The Knife At Myspace
Moonbeam
Regular
Zahn
Enemy Records
Robot Needs Oil
Art & Craft Recordings At Myspace

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - Dinamo - misak[at]dinamo.fm
Makina

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info gör/sel Geliş-Me/Yen-İDeN Şekille-NMe
Photo Stuart Lee's 3AM From Kyoto Website © 2000-07 Stuart Lee

>>>>>Poemé
Sonsuz Şiir - Yehuda AMICHAI

Çağdaş bir müzede
Eski bir sinagogda
Sinagogun içinde
Ben
Kendi içimde
Yüreğim
Yüreğimin içinde
Bir müze
Bir müzenin içinde
Bir sinagog
İçinde o
Ben
Kendi içimde
Yüreğim
Yüreğimin içinde
Bir müze

Kenan Hanok Çevirisiyle

Friday, January 12, 2007

Deuss Ex Machina # 155 Canções à Máquina Que Proseguem Nossos Segredos

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_155_-_Canções à Máquina Que Proseguem Nossos Segredos

08 Ocak 2007 Pazartesi gecesi “canlı” yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Aoki Takamasa-Mirabeau (EP Mix) (op.disc)
>2<-Kabale Und Liebe-Simpossible (Pheek Is Scanning Your Mind Remix) (Meerestief Records)
>3<-Duoteque-Amacord (My My Remix) (Boxer Recordings)
>4<-Sis-Voices Of Istanbul (8Bit)
>5<-Eyerer And Chopstick-Haunting (Gui Boratto Remix) (IO Music)
>6<-King Roc-Welcome To Zion (Sebo K & Metro Remix) (Simple Records)

>7<-Ellen Allien & Apparat-Jet (Ben Klock Remix) (BPitch Control)
>8<-Pablo Akaros-Konnekt Köln (Karmarouge Noir)
>9<-2Ka-Missing Motion (2ka.org)

Canções à Máquina Que Proseguem Nossos Segredos-Bölüm(155)-Serigrafik Tınılar, Soyut Yansımalar

>>>>>Bildirgeç
Nevi şahsına münhasır olarak seyyahlığına devam eden Deuss Ex Machina 2007'nin siftahını da geçtiğimiz Pazartesi akşamı gerçekleştirdi. Müziğin katmanları arasında, yerleşik katı kuralları alt üst edenler, modernist yaklaşımların neticesini böbürlenerek değil daha düzgün çalışmaların temeli olarak görenlere adadığımız, geçtiğimiz yılın da en çok duyduğumuz seslerin özeti kıvamında bir kolaj Şehrin Ritminde sizlerin beğenisine sunuldu.

Kademeler ve alt kümeler. Her gün yeni bir simanın veyahutta müzikal izleğin dimağlarımıza gerek internet, gerekse de görsel medya yoluyla işlendiği günümüzde "yeni" den ziyade "iyi" ve kalıcı olanları ayrıştırma çabamızı sergileyen Canções à Máquina Que Proseguem Nossos Segredos bölümünün ilk konuğu Aoki Takamasa oldu. 76 Doğumlu sanatçıyı daha önce çeşitli projeleri ile Deuss Ex Machina içerisinde sizlere ulaştırmıştık. Takamasa, ses dehlizlerinde kurgulamış olduğu ayrıksı kompozisyonlar ile elektronika dinleyicisi için yeterine tatmin edici sonuçları paylaşmış bir yetenek. Progressive Form etiketinden yayınlamış olduğu 2000 tarihli Silicom albümü ile sadece bilgisayarda oluşturulmuş, yabancılaştırılmış bir müziği elektronik olarak adlandırmaktansa, detay işçiliğinin göz önünde bulundurulduğu ayrıntılı bir ses izleği ortaya koymuştu. Bu çalışmayı "non-beat" Quantum kaydı izlemişti. Genel tanımlandırmaların dışında kalmayı yeğleyen, The Wire gibi modern müzik dergilerinde uzun uzun irdelenmiş bir kayıt olarak Elektronika-IDM dinleyicileriyle buluşmuştu. Ses kolajında uyguladığı çeşitli algoritmalar ile "noise" disiplininin de içeriğine önemli katkıları barındıran bir kayıttı Quantum. Ses yolculuğundaki serüveninde zaten birbirileri ile daimi bir iletişim içerisinde oldukları kısa bir net gezintisi sonrası ortaya çıkaçak olan Tujiko Noriko, Radiq aka Yoshihiro Hanno, Fumiya Tanaka gibi isimlerin ortak çalışma sahalarından bir diğeri olan Op.Disc etiketinden Mirabeau albümü yayınlandı. Mikro örneklemlerin, yine belirli bir geçiş aralığı içerisinde alternatif ses öbeklerine çıktığı, klicklerin ve döngülerin Mille Plateaux'nün yad edilmesi şart toplama çalışmaları Clicks & Cuts serisinde yer alan müziklere aşina olanların özellikle kulak kabartmaları gereken dolu dolu bir çalışma. Mirabeau albümünün ilk kaydı da aynı adı taşıyan EP olarak geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Döngülerin hareketli yansımalarını barındıran mikro ses öğeleri parçanın didaktik bir trafik içerisinde kalmasını engelliyor. Kulak kabarttıkça farklı temaların yakalanbileceği ses örneklerini barındıran iki çalışma Deuss Ex Machina'nın önerisidir.

Will Saul'un temellerini 2003 yılında attığı Phonique, Side Show ve Mike Monday gibi elektronik müziğin yer altından seslerinin çalışmalarını yayınlamış Simple Records 2006 yılının önemli çalışmalarından biri olarak Welcome To Zion ve King Roc'u takdim eder. Elektronik müzik ile olan haşır neşirliğini 10 yılı geçmiş bir isim King Roc aka Martin Dawson. Tom Neville ve Nick Sentience ile beraber "Sentience" gecelerinin de ateşleyicilerinden. Electro ile House'un birbirlerinin tamamlayıcı öğeler olarak kurgulandığı bir müzikal izleğin sunumcularından. Azuli, Bugged Out, İO Music ve Kingsize gibi önemli etiketlerden solo çalışmaları ve remiks prodüksiyonları yayınlanmış bir prodüktör. Kısa süre içerisinde yayınlamış olduğu çalışmalardaki house öğesini elektro nişleri ile bütünleyerek, tüket at kültürünce dahi edilmeye çalışılan bir janrın yok olmamasında da pay sahibi olan isimlerden. Türler ve tarzlar arasında bağlayıcılığını Soft Cell'in vokali olan Marc Almond, Andy Bell ve eskimeyen neo pop topluluklarından New Order topluluğu için gerçekleştirmiş olduğu düzenlemelerde dinleyenlerin beğenisine sunar. Yayınlamış olduğu 90'lı yıllardan bu yana kulüp dinleneceliğinin değişmez şarkılarından birisi olmuş S-Express'in, Theme Form S-Express parçasına da 2005 yılında bootleg bir miks gerçekleştirir. Sınırlı sayıda yayınlanmış olan çalışma da önümüzdeki günlerde "official release" olarak yayınlanması gündemde olduğunun altını çizerek, Welcome To Zion kırkbeşliğine geçelim. Daha önceki çalışmalarındaki ses örgüsünden farklı olarak, kendini ağırdan geliştiren, melodik deep house kıvrımlarına sahip "soulful" havanın baskın olduğu sekiz buçuk dakikalık bir epik çalışma. Daha ziyade kulüp öncesi ısınma turlarında dinlediğinizde gece için gerekli enerjiyi depolamanıza olanak sağlayacak kadar kuvvetli ve kudretli bir ön izleme Welcome To Zion. Plağımızın b yüzünde ise Mobilee Records'un önemli prodüktörlerinden Sebo K ile yeni bir isim olan Metro'nun parçayı Detroit Techno'suna dönüştürmelerini betimleyen remiks yer alıyor. Deuss Ex Machina içerisinde de yer verdiğimiz çalışma, "old skool string"leri ile dönüşen ve dönüştükçe kuvvetlenen drum machine partisyonları ile kısa sürede dans pistlerinin vazgeçilmez şarkılarından biri haline dönüştü.

Son bir notu daha iliştirelim. Sebo K'nın Groove Magazine #104 Ocak-Şubat'07 nüshasında yayınlanmış olan playlist'i sanatçının müziği hakkında uzun makalelerden daha açıklayıcı olacaktır:

Sebo K - Berlin - Mobilee
--------------------------------------------------------------------
1- Hot Chip - No Fit State (Audion Remix) (EMI)
2- Ray Valioso - Get The Strings? (Real Soon)
3- Rebecca Pidgeon - Learn To Pray (Charles Webster Dub) (Miso)
4- Larry Heard Presents Mr.White - The Sun Can't Compare (Alleviated Records)
5- Pier Bucci - Hay Consuelo (Samim Remix) (Crosstown Rebels)
6- Gabriel Ananda - Doppelwhipper (Dominik Eulberg Remix) (?)
7- Efdemin - Just A Track (Dial)
8- Ambivalent - Boite Diabolique (Heartthrob Remix) (Clink)
9- Zander VT - Dig Your Own Rave (Memo)
10- Square One - Vesuvius (Justin Martin's "I Hope It Doesn't Blow" Remix) (Freerange)

Farklı noktalardan sesleri, partisyonları, müzikal izlekleri tartmaya dinlemeye ve dinletme çabasına devam.İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz'den Ara Nağmeler
Aoki Takamasa
Aoki Takamasa At Igloo
op.disc
Kabale Und Liebe At Myspace
Meerestief Records
Pheek
Pheek At Myspace
Duoteque At Myspace
Boxer Recordings
Martin Eyerer
Martin Eyerer At Myspace
Session Deluxe
iO Music
King Roc
Simple Records
BPitch Control
Ellen Allien
Apparat
Apparat At Myspace
Pablo Akaros
Pablo Akaros At Myspace
Karmarouge At Myspace
2KA

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - Dinamo- misak[at]dinamo.fm
Makina

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info
gör/sel Yeti, Mod-Eren, Sezgin Gelişim
http://www.johnmarquess.com/photoblog/Stones.jpg
Photo John Marquess's Photoblog -- Photo © 2005-07 John Marquess

>>>>>Poemé
Söz / De Sararır Ahmet TELLİ

Olur, aramam seni ve kimseyi
Anıları pas tadında bırakırım
Konuşacak ne kaldıysa kalsın
Susmaktır birşeylere saygılı kılan

Ayrılık da bir olanaktır bilirsin
İnce bir sis, bir hüzün örtüsü
Dumanlı bir ıslık yakışır şimdi
Dudaklarıma, bırakıp giderim

Söz / de sararır biterken bir aşk
Kediye iyi bak çiçekleri sula
Diyorsam da aldırma sözlerime
Alışkanlık işte başka birşey değil

Söz / de sararır biterken bir aşk

Sunday, January 07, 2007

Sene Dev'r Oldu Baki Kaldı Tınılar - 2006'dan Artakalanlar


Geri Sayımlar, İleri Sarmalar nihayetlendi.Bir günden başka bir güne dahil olduk.

Saatler, dönenceler arasında seyyahlığımızda odaklandığımız nokta olan 01.01.07'ye çoktan dahil olunduğunu ilan ediyordu. Sene-i devriyenin ardından bir dinlence listesi sunmak için listeler oluşturulur.

Aşağıda da bu bağlamada hazırlanmış otuzluk listeler mevcut. Deuss Ex Machina programına başlamadan evvel de böyle ufak tefek listeler oluşturmak bir senede neler kazanmışım, neler yenilenmiş ve müzikal bağlamda hangi açılımlar üzerinde daha çok durmuş olduğumun birer ayrıntısını belgelemek için bir kenarda karalardım. Genellemeler yerine sanırım doyurucu bir çeşitliliği yakalayabilmek hala en büyük çabam. Müzikal belleğe yapılacak her yatırım nihayetinde bir âlimlik getirmese de hayatın ayrıntılarını yakalayabilmenize olanak sağlıyor.

Listelemek, müziğin sadece play-pause-stop'tan ibaret olmadığının altını bir kere daha çizebilmek için de bir fırsat. Dinlenilenin alt metinleri, varsa bağlantılı olduğu neşriyatlar, şiirler vd. ile komplike bir kazanım için temel atma çalışması. Ortak faydalar ve bilgi akışı ile daha müziğin daha iyisine ulaşabilmek temennisiyle..İyi Dinlenceler...

2006'dan Albümler ıÜü

1-Thom Yorke-The Eraser (XL Recordings)

-Buralara ait olmayandı. Modern Dünya’nın etiket olarak öncüllerine silleyi bas bastı. Keskin ve Net.

2-Ellen Allien & Apparat-Orchestra Of Bubbles (BPitch Control)

-Çoklu karmaşaların adamı Apparat, alternatif tekno mümessili Ellen Allien Sonuç: Dimağ Ferahlatan Drajeler

3-Fuckpony-Children Of Love (Get Physical Music)

-GPM’in bu seneki başarısının sebeplerinden. Justin McNulty ve Samim Winiger, House’un köklerini şimdinin ses örgüsündeki paralel yansımalarını Fuckpony’da master ettiler. Yaşasın Old School

4-Alex Smoke-Paradolia (Soma Quality Recordings)

5-Daniel Meteo-Monuments (Meteosound)

6-Max Richter-Songs From Before (130701)

7-Donnacha Costello-6x6 (Minimise)

8-Portecho-Undertone (Elec-Trip Records)

9-Trentemoller-The Last Resort (Poker Flat Recordings)

10-DANdadaDAN-Sen Bana Birini Android (Fono Müzik)

11-Thomas Brinkmann-Klick Revolution (max.Ernst)

12-Villalobos-Fiezheur Zieheuer (Playhouse)

13-Bent-Intercept ! (Godlike & Electric)

14-The Long Blondes-Someone To Drive You Home (Rough Trade)

15-Junior Boys-So This Is Goodbye (Domino Recordings Company)

16-Dublee-Pseudo Harmonia (Mule Electronic)

17-Beirut-Gulag Orkestar (Ba Da Bing! Records)

18-Reynold-My Favourite Film (Persona Records)

19-Squarepusher-Hello Everything (Warp Records)

20-Robert Henke-Layering Buddha (Imbalance Computer Music)

21-I'm Not A Gun-We Think As Instruments (City Centre Offices)

22-Fujiya & Miyagi-Transparent Things (Tirk)

23-Hot Chip-The Warning (DFA)

24-The Knife-Silent Shout (Rabid Records)

25-Boy Kill Boy-Civilian (Mercury)

26-Clark-Boddy Riddle (Warp Records)

27-Mogwai-Zidane (PIAS)

28-Alva Noto & Ryuichi Sakamoto-Revep (Raster Noton)

29-Geoff White-Nevertheless (Background)

30-Aoki Takamasa-Parabolica (op.disc)

2006'dan Tek Tek Parçalar Sek Sek Oynatanlar

1-Ellen Allien & Apparat - Jet (Ben Klock Remix) (BPitch Control)

2-Trentemøller - Vamp (Poker Flat Recordings)

3-Depeche Mode - Sinner In Me (Villalobos Conclave Remix) (Mute Records)

4-Fuckpony - 93 At 4 AM (Get Physical Music)

5-Gui Boratto - It's Majik (Terry Lee Brown Jr.Remix) (Plastic City)

6-Pop 3 - I Never Sleep (Cabanne Remix)

7-Thom Yorke - Harrowdown Hill (Extended Mix) (XL Recordings)

8-Delgui - Highlights (Charles Webster Remix) (Clone Records)

9-Phonique - What I Play (Simple)

10-Donnacha Costello - 6.1 (Minimise)

11-Seth Troxler - Love Bezerker (Ryan Crosson Remix) (Berettamusic Grey)

12-Cobblestone Jazz - India in Me (Wagon Repair)

13-Jeff Samuel - You Will Never Know (Trapez)

14-Louderbach - Vital (Donnacha Costello Remix) (Underl_ne)

15-Codec & Flexor - Do What You Want (Elef Tsiroudis Remix) (Kitty-Yo)

16-2Ka-Korhan Kaya - Shine (2ka.org-CD-R)

17-Loco Dice - Seeing Through Shadows (m_nus)

18-Husky Rescue - Diamonds In The Sky (Emperor Machine Dub) (Catskills Records)

19-Onor Bumbum - Vurursun Patlar (Futursuz.net-CD-R)

20-Egoexpress - Aranda (Lawrence Remix) (Ladomat 2000/Lado Musik)

21-Jahcoozi - Arto’s Bubbles In The Bathub Shake-Arto Myambe’s Re Work (Careless)

22-Vicknoise - Last Night At Flamingo (Factor City)

23-X-Press 2 Featuring Rob Harvey - Kill 100 (Skint Records)

24-Alex Smoke - Never Want To See You Again (Slam Mix) (Soma Quality Recordings)

25-K.J. Gibbs & I.Read - Temporary Construct (Adjunct)

26-Troy Pierce - 25 Bitches (Jon Gaiser's Too Many Bitches Makeover) (m_nus)

27-Monolake - Alaska (Substance Remix 2) (Monolake-Imbalance Computer Music)

28-K-Alexi - Don't You Know (Tone Dub) (Dopewax)

29-Barem - Campoloco (Foundsound)

30-Freaks - Creeps (Lee Coombs Remix) (Azuli Black)

Photo Courtesy From - Nyctreeman's At FlickR Site

Tuesday, January 02, 2007

Yeni Yıl - Yeni Yıllar -Eskimeyen Sonlar


Her halükarda iyi ya da kötü birbiri içerisinde harman edilmiş günler bütünü ile bir sene daha devrildi. Ardına bile bakmadan. Koskocaman zaman dilimi diye ahir zaman insanının betimlediği sene kavramı dijitalleştikçe modern zaman insanı gözle görülmez bir kıvamda kısalır oldu. Sene-i devriyelerin birer manası olması lazımdı. Geçtikçe hatırlanacak, yâd ettikçe us'ta anıları tazetecek. İlk def'a bu sene belki hiç olmadığım kadar uzak kaldım yeni'likten ve yeni yeni yıldan.

Deuss Ex Machina'yı sonlandırıken geçtiğimiz hafta söylemiştim. Kısa mesaj servislerine uyacak bir temennim yok maalesef hafzalamda. Biraz yarım kalsa da her şey devam edecek ömür gidebileceği son istasyona kadar. Öyleyse tanımlanmalı ve dilenmeli sanırım en doğrusu bir yeni'ye girerken sağlıklı olabilmeyi, onu devam ettirebilmeyi. Bitmek tükenmek bilmeyen sorunlara karşı hiç değilse zihinsel ve bedensel olarak ayakta kalabilmeyi sağlamasını. 0 Km 2007 hayırlara vesile olsun. Eski defterleri kurcalarken çıkarılmış bir not yukarısı. Hiç eskimiyor yılların çabukluğuna ve hoyratlığına inat.

Bu devir daimin yansımalarını, neredeyiz'in yanıtlarını çok güzel bir biçimde irdelemiş Radikal Gazetesi yazarı Sayın Zeki COŞKUN un İşaret Fişeği köşesindeki yazısını, dönüp dönüp bir kaç kere daha okuyabilmek için yazar'ın affına sığınarak ilave ediyorum. Mutlu....

Çılgınız, Nobel'liyiz, şehvetliyiz. Zeki COŞKUN

"Dört beş ay daha aynı sakız çiğnenecek, aynı cendere altında gerildikçe gerileceğiz: Çankaya'ya kim çıksın, kim çıkmasın? Hayır, adam haklı. "Çıkarım, kim ne karışır. Milletim vekilini seçmiş, onlar da beni ya da dediğimi seçer" diyor. Bu kadar işte.
Mersin'de mi ne, "Anamızı ağlattınız" diye çıkıntılık yapan çiftçiye "Artislik yapma lan, ananı da al git" derken, artis çiftçiye öyle bir bakıyordu ki, daha ötesi de olabilirdi. Zidane'ın Dünya Kupası finalinde yaptığı gibi çakacaktı kafayı, neredeyse. O zaman olmadı ama korkuyorum, önümüzdeki günlerde Çankaya tantanasında öyle bir şeyler olabilir milletin vekilleri arasında.
Bu arada, 2007'nin asgari ücreti de belirlendi. Yılın ilk yarısında aylık 403 YTL, ikinci yarısında 419.15 YTL net para. Ne para ama! Ankara Sanayi Odası Başkanı ki, işveren oluyor kendileri-, "uzaylı olsa geçinemez bu parayla" buyurdular. Bilmiyorlar sanki, tüm dünyaya ve de uzaylılara feleğini şaşırtmışız, şaşırtırız. Bütün bir yıl 'Şu Çılgın Türkler'den yalayıp yutmuşuz yüz binlerce. Yasal yayının yanına koy bir o kadar da korsanını, çıksın fotoğraf ortaya: Şu çılgın Türklere asgari-azami ücretler vız gelir. Para kimin neyine, Papa'yı kıyama durdurmuş memleket burası.
Papa demişken, çok ama çoook Papa seven, sırf o nurlu yüzü görmek için para pul, pasaport hiçbir engel tanımadan Vatikan'a kadar giden.. muradına erince de kutlama ve sevinç geleneklerimize uygun olarak silahı çekip birkaç el sıkan Ağca'yı atlamayalım.
Papa'nın geleceğini duyunca, "Bırakın beni, izin verin göreyim o mübarek yüzü, öpeyim elini" diye yalvar yakar oldu garibim. Yılın henüz başları mıydı, yoksa öteki yılın sonları mı, yeni yıl-bayram hediyesi niyetine tahliye edilmişti. "Malatya'da doğdu/ Papa'yı da vurdu/ Çok yaşa/ Mehmet Ali Ağca" sloganlarıyla, çiçek yağmuruyla, özel araçlarla karşılanmıştı.
O karşılamanın hemen öncesi aynı çılgın Türkler Şişli Adliyesi'ndeydi. Nobel adayı hain Türk Orhan Pamuk'a gününü göstermek için. Son 25 yıldır dünya çapında star markalar, ihraç ürünleriyle göğsümüz kabarmakta. Örneğin Ağca bunlardan ilkiydi, Pamuk da sonuncusu. Fakat Pamuk dışarıda ne kadar tutuluyorsa, içerde o kadar rahatsızlık yaratıyordu. Ağca'ysa tersi. Dışarıda, istatistiklerle ortaya çıkan 'tembel, tehlikeli, cahil Türk' imajının temsilcisi olsa da, içeride makbuldü.
Çılgınlık şanımız, şiarımızdır.
Her şekilde. Nobel'lendik sonunda. Büyük İsveç çıkartmasıyla, sarayda Türkçe yapılan Nobel konuşmasıyla bir nebze ferahladı yüreğimiz.
Daha neler var, neler. 623 bin kişi aç, 14.7 milyon kişi de yoksulluk sınırının altında yaşıyormuş, 2005'te. Bitirdiğimiz yıl daha da mı yoksullaşıldı ne? Nobel'lenmesi'ne Nobel'lendik de kitabın 235. ihtiyaç maddesi olduğu da ortaya çıktı buralarda. Açlık başlarına vurduğundan mı, kitapsızlıktan mı nedense bebeklere, çocuklara, bedensel ve zihinsel özürlülere dek uzanan şehvet arzu, iştah patladı, patlıyor. Fiilen ya da sanal âlem üzerinden... Bir yılın sonunda daha ne demeli, iyi zamanlara...."


29.12.2006 tarihinde Radikal Gazetesi'nin İstanbul Nüshasında yayınlanmıştır.Radikal Gazetesi'nin internet sitesinden bir kaç arkadaşımla paylaşmak için makina blogu'na kopyalanmıştır. Tüm hakları (c) Radikal Gazetesi'ne ve Zeki COŞKUN'a aittir.