Thursday, May 31, 2007

Deuss Ex Machina # 171 - Une Liste Que J'ai Donnée Aux Nuages

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_171_--_Une Liste Que J'ai Donnée Aux Nuages

28 Mayıs 2007 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Porn Sword Tobacco-U.S Saloon Props 41/59 (City Centre Offices)
>2<-Björk-I See Who You Are (One Little Indian/Topkapı Müzik)
>3<-Paul Hartnoll-Nothing Else Matters (ACP)
>4<-Leopold-Waiting For A Friend (Tomt Recordings)
>5<-Karl Moestl-Love Is My Religion (Kraak & Smaak Remix) (Mouth To Mouth)
>6<-Salif Keita-Madan (No Traitorz Remix) (Universal Music Jazz-France)
>7<-Matthew Dear-Fleece On Brain (Ghostly International)
>8<-Apparat-Holdon (Chris De Luca vs. Phon.o Remix) (Shitkatapult)
>9<-Springintgut-Colossos (City Centre Offices)
>10<-Battles-Atlas (DJ Koze Remix) (Warp Records)
>11<-Guitar-Just Like A Honey (Onitor)
>12<-Apparat-Fractales Extended Version (Shitkatapult)
>13<-Jesse Somfay-Getting Some Sleep In Your Memories (Archipel)
>14<-Aleksi Perälä-Rocking Chair (Rephlex)
>15<-Matthew Dear-Deserter (Ghostly International)

Une Liste Que J'ai Donnée Aux Nuages Bölüm(171) – Yeknesak dönüşmeler, gelişi güzel ilerlemeler, sallanık dururken birden bastıran damlalar sözel iletim sessiz çığlıklara yitene gidene kayıp ettirilene...

>>>>>Bildirgeç
Belirgin bir aksiyon yönlendirmeleri ile hayatımızı etkilemeye devam ediyor. Anlık serzenişler, varedilmeden yok edilen muhabbetler, tümcesi yarı bırakılan yalnızlıklar, kesişimler ve barajlaşmalar ile örülen sır duvarlar. Kademelerimiz giderek karmaşıklaşırken zihinler anlık bulmacaları çözebilmek için nano iletkenleri ile milyon kere dönüşürken Deuss Ex Machina düşünmeye odaklı bir bölüm ile sizlerle beraber oldu geçtiğimiz Pazartesi akşamı.

Dizilimler kolay gelir kimi zaman. Hazırdır paktır hijyeniktir. Söylemek için can attığınız şeyler hali hazırda bekleşirken notaların arasında durmamak lazım gelir iletilmesi gerekenleri ulaştırmak için makus talihine. Metasal metropol güncesinden eski moda olarak görülmeye devam edilen manevi değerlendirmeleri ortaya koyabilmek için en uygun araçlardan birisi olduğunu düşündüğümüz müzik alt okumaları ile bizlere yardımcı olmaya devam ediyor. Hiç olamayacağımız kadar sakince sessiz çığlıklarımızı frekanslara bölüştürerek...

Çehresinde kotardığı müzikal lirizm ve orkestrasyon zenginliği ile uzunca bir süre evvel konuğumuz olan Henrik Jonsson ve Porn Sword Tobacco projesi bu özel dinletinin başında sizlerle beraberdi. Bahsi geçen programın ardından şu notu düşmüşüz Porn Sword Tobacco için “60’lı yıllardan kalma bir stüdyoda Henrik Jonnson’un önderliğinde Ambient tonlarında parçalar ortaya koyan İsveçli oluşum Porn Sword Tobacco’da bu haftaki önerilerimiz arasına giriyor.Debut albümleri 30 Mayıs (2004) tarihinde City Centre Offices’dan yayınlandı.Birbirini tamamlayan kurgusal bir akışın bütünleştirdiği Harold Budd gibi Ambient kompozitörlerin de izinden yürüyen bir çalışmayla karşı karşıyayız.Kesik kesik nağmeler,döngüsel vurgular,statik dalgalanmalar ile hüzünlü ve melodik tınıların klasik enstrümanların da katkısıyla mevsimlik dinlencelerden.Sad Blocks Happy Pussys,Charlie Chaplin²,Dont Quit Your Dayjob, Wife Beater dinlenilmesi salık verdiğimiz parçalar.Kysaca her bir parçada kendini bulan(duran) hikayeleri ile P.S.T. Ambient müziğe yeni bir soluk açısından takip edilmesi gerekli oluşumlardan.”

Kesin ve net tavrı ile belirli bir müzikal akışı bellek izleri halinde dönüştürmeyi başaran Jonsson’un üçüncü stüdyo kaydı New Exclusive Olympic Heights Haziran başlarında piyasada olacak. Betimlediğimiz tüm değerlendirmeler halen geçerliliğini korurken yeni çalışmada alternatif kurgulama biçemlerini gerçeklik ile çarpışmasına tanık olmaya devam ediyoruz. Ezici ve buharan kırıcı olarak bellenen şeylerin karşısında durabilen U.S Saloon Props 41/59 gibi parçalar sizlere daha çok şeyleri izah etmeye yardımcı olması amacıyla sizlere sunuldu.

Müzikal bağlamda birbileri ile ilintili hale dönüşebilen kayıtların altına birbiri ardına imzasını atmış Detroit kökenli Matthew Dear’da 5 Haziran’da Ghostly International’dan yayınlanacak yeni stüdyo çalışması Asa Breed’den bir ön dinleme ile sizlerin beğenisine sunuldu. Bilgilendirici notlar ile bu sene yayınlanacak önemli çalışmalardan birisi ile karşı karşıya olduğumuz kesindi ama bunu Dear’ın (Audion, False, Jabberjaw) hangi alter ego’su baskın çıkacaktı orasını kestirmek na mümkündü. Yetişin space-pop’undan minimal’in artık dehlizlerinde kalmış izlenimini iyice hissettiğimiz günlerde tekrar duyumsadığımız egzantrik ses deneyselliği, elektronik müzik ile funk coşkulu rock kesişimleri Dear’ın devamlılığını sağlayan yeni ayrıntılar olarak belirtebiliriz. Keskin bir tavırla örülmüş olan mesajı dolambaçlı sekanslar yerine tek perde de halleden bir haleti ruhiyeler kaydı aslında Asa Breed.

Four Tet’in naif elektronikası içerisinde dönüştürülmüş hali ile dinlemeye başladığımız albümden yayınlanan ilk kırkbeşlik “Deserter” ve “Fleece On Brain” kayıttan seçtiğimiz iki önemli yönelişimi ortaya koyuyor. Birbirleri içerisinde karşıt yönlerden hareketlenen bir metronom’un giderek bi döngü haline uzatılmasına, melankolik aksların vokal desteği ile yaralayıcı kıvama oturmasına kadar “Fleece On Brain” sizi etkisi altına almayı başarıyor. “Deserter” parçasında da Alman ekolü olarak betimlenmiş space pop tınıları (City Centre Offices, Morr Music, Monika Enterprise vd.) arasında basitliğin çarpıcılığına dair önemli bir terennüm olarak tenhada yankılanıyor. Her ne kadar solo olarak yayınlansa da performans ekibi ivmesi ile Matthew Herbert’s Big Hands olarak albümün devamlılığı kanlı canlı sağlamasına yol açacak olması da sanatçının müziği üzerinde olumlu düşünmemize daha bir şevkle sevk ediyor. Vokallerdede kendine yeten, sahnede bir makine ardında kalmadan kendi müziğini icra etmeyi beceren bir emektar olarak Dear’in kaydı eklektik müzikal dinlenceler arasında gezinmek isteyenler için biçilmiş kaftan olmaya çoktan hazır ve nazır...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Porn Sword Tobacco
City Centre Offices
City Centre Offices At Myspace
Björk
Björk At Myspace
Paul Hartnoll At Myspace
Leopold At Tomt Recordings
Karl Moestl At Myspace
Salif Keita At Myspace
Matthew Dear
Matthew Dear At Myspace
Ghostly International
Apparat
Apparat At Myspace
Shitkatapult
Springintgut At Myspace
Battles At Myspace
Guitar (Michael Lückner)
Onitor
Jesse Somfay At Myspace
Aleksi Perälä
Rephlex

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ - misak[at]dinamo.fm
http://deuss-makina.blogspot.com/

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8

>>>>>Info Go-R-Sel From Daily Dose Of Imagery
© 2007 Sam Javanrouh All Rights Reserved
http://wvs.topleftpixel.com/

>>>>>Poemé
Uçurum – Edip CANSEVER

Bir ağaç sürüsünün üstünden
Çok ağaçlı bir ağaç sürüsünün üstünden
Kesilmiş limon dilimleri gibi düşüyor güneş
Votka bardağımın içine
Benim olmayan bir sevinç duyuyorum.

Kesiyorum durduğumuz yeri ortasından
Ey görünüş! seni bir yerinden hiç anlamıyorum
Dibimde değil ayaklarımın, damarlarında
Derinliğini orda tutan, orda harcayan
Uçsuz bucaksız bir uçurum.

Zamanla değil, bir yerde
Benim olmayan bir şeyle yaşlanıyorum
Geçiyorum ilk şeklimi tüketerekten
Ağır ağır yanan bir tuğla harmanını
Billurdan sarkaçlarıyla.

Kalbim, sersemliğim benim..

Wednesday, May 23, 2007

Deuss Ex Machina # 170 - Deve Ser O Asno Do Macaco Preguiçoso

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_170_--_Deve Ser O Asno Do Macaco Preguiçoso

21 Mayıs 2007 Pazartesi gecesi “canlı” yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-!!!-Yadnus (Warp Records)
>2<-!!!-Must Be The Moon (Emperor Machine Remix) (Warp Records)
>3<-!!!-Heart Of Hearts (Warp Records)
>4<-!!!-Bend Over Beethoven (Warp Records)
>5<-Stephan Bodzin-Planet Ypsilon (Herzblut Recordings)
>6<-Stephan Bodzin-Liebe Ist... (Herzblut Recordings)
>7<-Stephan Bodzin-Turbine (Herzblut Recordings)

Deve Ser O Asno Do Macaco Preguiçoso Bölüm(170) – Gelişmişlik, döngüsü ve dönüşü durdurulmuş akrep yelkovan sabitliğinde, durulmayan ve durdurulamayacak eksenin hızında dönüşmekte...

>>>>>Bildirgeç
Kulak kabartmak. Elinde olan ile mümkün olduğunca engin ses deryasında bir tını yakalayabilmek. Sanırız ki müziği yaşantımız içerisinde göz önünde tutmamızın en önemli nedenlerinden birisi olan çıkarımlardan bir diğeri olarak savlayabiliriz. Modernizm ve gelişmişlik ile paralel olarak dinlence listemiz, dolayısı ile keşiflerimiz artıyor.

Böylesini arayışımız içerisinde eklektik tınılar dizilerini, türlerin birbirlerine uyumlarını da gözeterek, kimi zaman sessiz sedasız fonetikleri kimi zaman da vokallerin derinlikleri eğlendirici unsurları ile melodramatik yanları bir pota içerisinde harman etmeye çalıştık. Deuss Ex Machina’nın çıkış amacı da böyleydi, gelişimi ve nihayetine kadar gidecek olan süreçte bu izlek ile sizlerin beğenisinde olacak. Müzik çünkü sadece arka fon olarak değil yaşattırdıkları ile bizi tamamlayan bir ana öğe. Sahip çıkabilmeye bu satırların yazarı olarak hatası ve sevabı ile işlemeye bu hafta da Sühan Gürer’in konukluğu ile gerçekleştirdiğimiz 170. bölümde devam ettik.

Müzikal birikimleri ile 1996 yılından bu yana evrilerek gelişmiş önce Out Hud olarak gönüllerimizi feth etmiş ardından da nihai projeleri olarak gözüken !!! ile yola devam eden ekibin ikinci stüdyo çalışması “Myth Takes”i mercek altına aldık. Sözel birikimler müzikal çeşitlilik derken zaten kendilerine hatrı sayılır bir kitle edinmiş olan topluluğun füzyon deneylerini gerçekleştirdikleri albüm bir yerde Punk Disco Elektronika eksenli son dönem çalışmalar içerisinde de referans özelliği ile dikkatimizi çekmişti. Referans’ı açacak olursak birbirlerine paralel seyreden disko tınılarının arasına belirgin değişimleri ortaya çıkaran punk yırtmaçlı gitarlar, çokluses eşikli pop deneyselliği ve bütün bunların eğlendirici olması (yaklaşımları ile eskilerin yer altı kültürünü de yad etmekteler) neticesinde “Myth Takes” önemli kayıtlar arasında 2007’nin ilk yarısı içerisinde öne çıkmayı başarıyor.

Funk öğeleri ile başlangıcı verilen giderek artan bir enerji ile punk-elektronika varsıllığına dönüşen potansiyel gece başlangıcı şarkılarından “Yadnus”, albümden yayınlanan ikinci kırkbeşlik olan “Must Be The Moon”un (her ne kadar yayında orjinalini çalacaksak da yerini alan) Emperor Machine’in elinde dönüştürülmüş filitreli disko versiyonu ile aslında !!!’in müziğinin alt okumalarından birisini de ortaya çıkartmayı becerdik. Yadsınamaz bir biçimde eğlendirici unsurları dengeli kullanım ve Edwyn Collins gitarlarında kalmış bulunan distorte ses parlizliği, hipster duruş ile bütünleştirtenin sonucu “Must Be The Moon”.

Shannon Funchess’ın vokalleri ile Motown özlü elektro-house akımının da endüstriyel bağlantılar ile pek ala oturtulabileceğini beyan eden “Heart Of Hearts”, sekiz dakika civarında seyr eyleyen melodik dizilim (parça demek haksızlık olacak) ani çıkışlar ve nihayetinde patlamayı simgeleyen gitar partisyonu ile klasik şarkı formunu alt etmeyi beceren, simgesel değil yürekten bir Beethoven senfonisi olarak notumuzu ekleyelim. Yıllardır süregelen bir müzikal devinimin neticesinde !!! bizleri fark etmeden terk eylediğimiz dizilere seyyah etti.

Programın ikinci kısmını ise 2006’nın ikinci yarısında yayınladığı çalışmalar ile dikkatleri üzerine çekmiş bulunan Stephan Bodzin ve debut çalışması Liebe Ist... oluşturdu. Bremen’li 36 yaşındaki prodüktörün deneysel oyunlara yapmış olduğu müzikler, Frankie Goes To Hollywood ve Sinead O’Connor’a yapmış olduğu remiksler ile albümdeki müzikal alt yapının da temelleri yavaş yavaş şekillenmeye başlıyor. “Liebe Ist...” de ilk dikkate çeken ayrıntı yıllardır dinlemiş olduğumuz techno tınılarının daha sınılarının sonlanmadığının, ayrıntılama metodu ile gelişen kompozisyonların hala bir nebze vasat minimal-techouse kayıtlarının arasından sıyrılabileceğinin en güzel örneğini teşkil ediyor.

Daha dans edilebilir formlar ile kurgulanmış, ancak içerisine eklemlenmiş bulunan karaltılı yansımalar, idm kolajlar, trance’in çiğ hallerinden ayrışan özlediğimiz melodik düzenlemeler ve kararlı bir ses kompozisyonu ile tasvirlerde ustalığını da sergilemekte.Bu tümce dizinin de özeti ve albümden de bir seçki olarak “Planet Ypsilon” seçtiğimiz ilk parça oldu. Yönelişimi ile var ettiği ses kümeleri arasında karakteristik öğeleri yüklediği post minimal “Liebe Ist...”, elektroakustik düzlemin techno’da yansıması olan, sesler arasında uygun gelgitler ile yüklü “kick”lerin tamamlayıcılığında dans-performans “Turbine” parçaları ile albümün geri kalanı ile ilgili meraklandırmayı da başarabilmişizdir umarız.

Müziğin alternatifinden kurgular yayılmaya devam ediyor. Deuss Ex Machina ve alt parantez bölümler ile yetebildiğimizi dinletmeye devam etmek ümidiyle. Programımızın daimi destekçisi haline dönüşmüş bulunan Equinox Müzik firmasına da teşekkürlerimizi ileterek....
İyi Haftalar....

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
!!!
!!! At Myspace
Myth Takes Proodos Kritiği
Stephan Bodzin
Stephan Bodzin At Myspace
Herzblut Recordings At Myspace
Liebe Ist... Proodos Kritiği
Equinox Müzik

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ - misak[at]dinamo.fm
http://deuss-makina.blogspot.com/

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------

>>>>>Info Go-R-Sel
© 2006 Alexandru Caranfil All Rights Reserved
http://www.sense.ro/portfolio/index.html

>>>>>Poemé
Çağrışımlar – Özdemir ASAF

Çok küçük bir yalanı
Çok büyük bir orantıda
Dinlediniz mi.

Çok büyük bir yalanı
Çok yalın bir doğrultuda
Söylediniz mi..

Gecikmiş bir gizleme,
Birikmiş bir özlemi
Sakladınız mı..

Gelmeyecek bir gideni,
Olmayacak bir nedeni
Beklediniz mi...

Bir gerçeği erken,
Bir açlığı tokken
Anladınız mı...

Hep mi hep ölecekmiş gibi,
Hiç mi hiç ölmeyecekmiş gibi
Yasadınız mı..

Yalanı sürmeye,
Yanlısı görmeye
Saklandınız mı...

Doğruluğun yönünde,
Doğruların önünde
Aklandınız mı...

Ortamsız bir yaşamda,
Yaşamsız bir ortamdaHarcandınız mı..

Tuesday, May 15, 2007

Elektronmaşina---Serial-1

ELEKTRONMAŞİNA----------------------------------------------dR.Warp Bildiriyor.

Müziği üzerine uzun uzun, saatlerce tartışılması gereken bir hadise olarak ele almaktayım. Varolan ile vâredilecek olanı hatim ederek elektronik müzik takipçilerine kısa kısa notlar naçizane tarafımca bu sayfalarda sizlere ulaşacak.Takdim edilmesi biraz daha fazla kabullenilmesi için gerçekleştirilen ve artık umarım bir trend olmaktan çıkıp dinleyicilere ulaşan gerçek emektarların daha fazla ilgiyi toplayacağı günlere ulaşabilmek için bir başlangıç noktası olması temennisiyle.

Ne ulaşacak değerli okur peki, elektronik müziğin karakteristikliğinden, son çıkmış plaklara, takipçisi olduğumuz DJ’lerin listelerine, kısacası dinlediğimiz, dinlenilen, dinlenilmesi salık verebileceğimiz şarkıları, bu sayfanın sağında ve solunda bulabileceksiniz.Haydin Başlayalım


Maşina Ayın Albümü
Takashi Wada – Araki (Onitor)
2003 yılında yayınlamış olduğu “debut” albüm Meguro çalışması ile henüz 21 yaşında melankolik tınılar dünyasının kapılarını aralamış bir isim olarak dinlence listemize dahil olmuştu Takashi Wada.Kompakt’ın gelenekselleştirme konusunda kimseye bırakmadığı Pop Ambient serisinin de içerisine dahil edilebilecek klasman dışı ses kompozisyonlarının kimi zaman idm, kimi zaman eklektist downtempo, kimi zaman da minimal estetiği ile bütünlendiği bir kurguyu betimlemişti. Aradan geçen üç sene Takashi Wada sadece büyütmemiş aynı zamanda müzikal çeşitlilik konusunda şu anda pek çok prodüktöre de inceden mesajlarını yollamış.İlk albümünde çokça ön planda olan lapotop üzerinde enstrümanların sanal olarak kullanımı yeni çalışmasında bizahati kendisinin elinden gitar, piyano’yu canlı kayıtlar ile kurgulama yoluna doğru evrilmiş.Araki aynı zamanda Takashi Wada’nın vefat etmiş büyük babasına ve uzunca süredir ayrı kaldığı Japon köklerine de bir saygı duruşu bir geri dönüşü temsil ediyor.Aynı zamanda da ölüm anında insanın neler tahayyül edebileceğini, o son saniyelerin karşı konulamazlığını da betimlemekte.Wada, ölümü bir final anından başka bir tarafta yeniden hayata başlama ile ilintiliyor. Piyano’dan yayılan melodinin üzerine serpiştirilmiş idm ara bağlantılı “Araki’s Dream”, techno figürlerinin en sadesini yontulmamış bir akustik ile paylaşan “The Old Man Looks At Window” ve yitip gidenlerin ardından yaşanmışlığı irdeleyen “hiçbiyerden mesaj” anlamlı “Kotodama” Wada’nın daha uzun soluklu olarak yansıtacağı müzikal enginliği dinleyicilerin beğenisine sunuyor.Sadece bir tadımlık değil yıllarca dinlenebilecek bir “master-class” çalışma.

Maşina Ayın Kırkbeşliği
Aldo Cadiz-Semilla EP (Force Tracks-FTS 071)
Achim Szepanski’nin minimal deep house ve micro house alanında yol göstericiliği ile elektronik müzik takipçileri için başlangıç noktası olmuş Force Tracks’i kısa bir aranın ardından tekrar yer altının cevherlerini keşfederek geri dönüşünü müjdeliyor.
3 Senelik molanın ardından, Unai ile başladıkları geri dönüşü Güney Amerika’dan Santiago’lu Aldo Cadiz ile devam ettiriyorlar.Çalışma aynı zamanda kıta Avrupa’sı içerisinde pek de uzaklara gitmeyen bir etiketin de yükselen Avrupa-Amerika minimal kümeleşmesinde de ön planda isimlerini duyuracak sanatçılara şans tanıması açısından da ayrı bir önem arz ediyor. On yılı aşkın bir süredir elektronik müzik ile haşır neşir bir isim Aldo Cadiz. Alt kültürün Güney Amerika’da özellikle minimal ses kümelerine yönelmesi ile ortaya çıkmış isimlerden bir diğeri.O’da Şili’li.Karakteristik özellikler olarak her halükarda Ricardo Villalobos ile benzeşliğinden dem vurulması gerekiyor gibi bir düşünceniz olmasın. Aldo Cadiz çalışma içerisinde Someone Else ile gerçekleştirdiği çalışma ile tanınan Miguel Tutera’nın da desteği ile ayrıksı kombineler yaratma konusunda daha farklı segmentleri vurguluyor. Klik’leri alabildiğince yayvan formlarda kullandığı, perküsif vuruşların katmerlenerek delişmen bir hal aldığı vokal kesitleri ile namzet bir parça “Semilla” ile plağın a yüzü açılıyor.Miguel Tutera’nın düzenlemesinde, son dönemde gözde hale gelen epik-techno tınısını vokali de sarkastik bir perdeleme ile endüstriyelleştiriyor. B yüzünde de repetitif döngüyü aritmetik bulmaca kıvamına getiren ince rötüşları duyabileceğiniz Spice parçası yer alıyor. Techno’nun sadece düz ritimsel bir kolaj olduğuna inananlardansanız uzak durun. Yenileşmenin basit kalıplarla olmayacağına tarz ve türlerin birbiri içerisinde iyice eriyik bir hal alacağına 2006 tarihli bir Force Tracks vurgusu.

Maşina Ayın Günce Sitesi
Proodos http://proodos.blogspot.com/
Müziği paylaşabilmek. Dinlediğinden kendince anlamlar kotarabilmek, her an dönüp dolaşabileceğin halet-i ruhiyeni düzeltebilen eserleri kıvançla betimleyebilmek. Günce sitelerinin özellikle müzik üzerine olanlarında hasıl olan durumu izah edebilecek bir açıklama. Müzik güncesi bizlere eskilerin fanzine geleneğinin de artık online bir şekilde ağ üzerinde gerçekleştirilebileceğinin de kanıtı. Biraz iddialı bir tanım olarak gelebilir, fanzine’lerin düzen karşıtlığının yanında Google gibi bir dev altına marka bir günce sahibi olmanın eksileri bunlar başka yazılarımızda irdeleyeceğimiz konular olarak baki kalsın.Şimdi ülkemizde de ortaya karışık oradan kestim buradan tuttum imajlı sitelerin yanında artık ne dinlediğini bilen ve bunlarla ilgili olabilecek en doğru verileri paylaşan güncelerden ilkini konuk ediyoruz. Hiç olmazsa bir dinleyici daha merak edip uğraş verenlerin emeğinin boşa gitmediğini ortaya çıkarabilsin diyerek...
Proodos, Baseline Productions ile işin eğlendiren kısmından yetişmiş bir ismin Sühan Gürer’in kişisel çabalarıyla ortaya çıkardığı bir site.Bugüne kadar biriktirdiklerinden edindiği izlenimleri ilk elden paylaşıma açtığı bir günlük kritik sitesi. Elektro’dan IDM’e, Akustik Müzik’ten, Ambient’a Techno’dan Breakbeat’e uzanan dinleyici için de yol göstericilik konusunda “tevazuu’yu” elden bırakmasada faideli bilgileri sunan bir site Proodos.
Uzun cümleler yerine daha kolay anlaşılabilir kısa sözler ile kotarılan müziği kategorilerinin özlerinden de ilgili ağ linkleri ile tarafsız bir yorumcu gözünden okumak isterseniz.Ekranın başına yolculuğunuza başlamanızı acilen salık veririz.

Maşina TamPUAN
Aylık olarak Elektron Maşina’nın gözde isimleri, takipçisi olunan dj’lerden seçkiler.. en çok dinlediklerimiz

Anja Schneider-Mobilee Records
1.) GummiHz / Isolate Sebo K Remix / Mobilee Remix Series Vol. 1
2.) Audion / Mouth To Mouth / Spectral
3.) Selway / Solas / CSM
4.) Daniel Bell / Science Ficton - Lazy Fat People Remix
5.) Pascal FEOS / Out Of My Head / Level Non Zero
6.) Cobblestone Jazz / India In Me / Wagon Repair
7.) Renato Figoli / Milioni Di MIlioni / Trapez
8.) Plasmik / Eight To Nine - Anja Schneider Tabledance Mix / Conaisseur
9.) Solieb / Isotropy- Lazy Fat People Remix / Maschine
10.) Tanzmann & Stefanik / Basic Needs / Moonharbour

Elektron Maşina TamPuan
1.)Uli Künkel-Leethophobia (Kalimari Musique)
2.)Lawrence-Neither (Dial)
3.)Pheek-5 am (Little Suprise) (Archipel)
4.)Jeff Samuel-Right Then And There (Trapez)
5.)Ricardo Villalobos-Fizheur Zieheur (Playhouse)
6.)John Tejada-Mutation (Palette Recordings)
7.)The Knife-Like A Pen (Heartthrob Remix)
8.)Lephtee-So Far Back (The Nova Dream Sequence Remix) (Buzzin’Fly Records)
9.) Takashi Wada-The Old Man Looks At The Window (Onitor)
10.)Roger O’Donnell-Treasure (Acid Pauli Remix) (99X-10 Records)

Maşina Ağ Gezgini
Onitor
Takashi Wada
Force Tracks
Force Tracks At Myspace
Foundsound
Mobilee Records
Anja Schneider
Elektronmaşina daha önce editlenerek Livingindigo Dergisi Kasım 2006 sayısında yayınlanmıştır. İlerleyen günlerde yayınlanmış diğer edisyonlar da sizlerin beğenisine sunulacak.

Sunday, May 13, 2007

Mayıs Ayı, Bereket Ayı, Sanat Ayı, Muhabbet Ayı

rNedendir bilinmez ama son 4-5 aydır üzerimde olan o yoğun sisi Mayıs ayına girmemizle attığımı hissettim. Haftasonu dışarı çıkmak istememeler, müzikle birlikte ahenkli bir inzivaya çekilmeler vs. Elbette bu arada birçok geceye gittim ama yine de eskiye nazaran mumla aranacak cinstendi. Mayıs ayı ise çok farklı başladı çok farklı gidiyor.

Lafa böyle başlamamın sebebi geçtiğimiz hafta gittiğim konserleri ve tanıştığım güzel insanları anlatmak. Konuya önce pazartesi ile başlamak gerekir haftanın en güzel günü olarak.

Pazartesi akşamı eski Moğolistan Büyükelçisi ve liseden abim Mehmet Nuri Yıldırım'ın davetiyle Galata Mevlevihane'sindeki Rebab Turu II konseriyle başladım. Konser Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu (TÜMATA) tarafından organize edildi. Konserin ana teması "Horasan'dan Anadolu'ya Hz. Mevlana ve Musikinin Tedavi Gücü" idi. Konserin yönetimi de müzikle tedavi konusunda Avrupa'da büyük ölçüde saygı gören ve Türkiye'de de ciddi çalışmaları bulunan Yard. Dç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç'e aitti. Rahmi üstadın grubunda 2'si yabancı asıllı olmak üzere 19 Türk, 10 Alman, 7 İsviçreli, 3 İspanyol ve 3 Avusturyalı var.

Konser iki bölümden oluşuyor ve 1. bölüm Horasan'dan Anadolu'ya Hz. Mevlana'nın göç yolunu takip ederek seçilen repertuar örnekleri ve bu bölgede çalınan sazların tanıtımından oluşuyor. Konserin adından da anlaşılabileceği gibi Rebab bunların en önde geleni. Diğer sazlar arasında kudüm, nefir, asatayak, koçkarca, rübab, kopuz, tar, mazhar, şangobız, yatugan, yatak, dombra ve çeng var.

Konserin 2. bölümü ise tasavvuf musikisi ve semâ'ya ayrılmış. Burada çeşitli ilahilerle birlikte semâ gösterisi yer alıyor.

Genel olarak söylemek gerekirse çok etkileyici bir konser. Elbette Galata Mevlevihanesi'nde konser izlemek dünyanın en rahat şeyi değil koltuk yapısı vs. sebebiyle ama o atmosfer, böyle güzelce seçilip icra edilen eserler olunca hiçbirini göz görmüyor. Yakında çektiğim videoları da Tümata'nın ve Rahmi üstadımızın da izniyle YouTube'a koyacağım ve sizlerle paylaşacağım. Ancak mutlaka gidilip görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Konser hakkında bilgi almak için tumata@tumata.com adresine danışılabilir.

Tümata'nın Resmi Sitesi

Geldik salıya. Salının sallanması için gerekli tüm düzenlemeleri yapmış olan ve Amerika'dan Türkiye'ye dönüşünü tamamlayan yeni neslin en önemli cazcılarından Eren Gümrükçüoğlu'nun salı akşamı saat 22:00'da Ghetto'da konseri vardı. Amerika'da Berklee'den çift anadalla mezun olan Eren, Gary Novak, Scott Kinsey, Shirley Horn ve Billy Taylor gibi cazın devleriyle konserlere çıktı. Bundan sonra kendi grubunu kurma çalışmalarına başladı ve karşımızda "Ergonomy Quartet" çıktı.

1970 ve 2000 yılları arasındaki caz ve fusion caz akımlarını benimseyip kendi besteleriyle karşımıza çok güzel bir konserle çıktı. Kendisini dinlemekten çok büyük zevk aldığımı da söylemek istiyorum. Fusion jazz'e farklı bir bakış açısı getirmeye çalışıyor ve bu açıdan oldukça beğendim. Bir sonraki konser serisi ne zaman başlayacak bilmiyorum ancak takip edip bilgi vereceğim. Bu arada kendi sitesindeki aşağıdaki bağlantıdan "Ergonomy Trio" halinden bir videosunu izleyebilirsiniz.

Eren Gümrükçüoğlu Performansı
Eren Gümrükçüoğlu Resmi Sitesi

Çarşamba gününü dinlenme amacıyla boş geçmenin ardından perşembe günü düzenlediğim ufak bir liseli toplantısına çok önemli misafirlerimiz oldu lise dışından da. Bunların ilki Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun öğrencisi Hanefi Yeter'di. Kendisinin halihazırda Arnavutköy'de bir sergisi var Etiler'e çıkan yokuşta. Yerini ben de tam bilmiyorum ancak önümüzdeki hafta gidip bulacağım. Bu arada stüdyosu da Babylon'un arka sokağında.

Muhabbetiyle bizi aydınlatan bir diğer isim de efsanevi Moğollar'ın ayrı bir efsane bateristi Engin Yörükoğlu idi. Bugüne kadar hep konserlerde hayran ve ayran bir şekilde izlediğimiz Engin bey'le konuşmak, hele hele müzikten konuşmak çok güzel oldu. Bu arada Amon Tobin'in Moğollar'ın "Sihirli Ay" çalışmasının intro'sundan hafif esinlenmesi konusunda kendisine bilgi de verdim. Umarım sadece esinlenmedir yoksa çok üzücü bir durum.

Gelelim o gece tanıştığım ve beni en derinden etkileyen kişiye, Sema Moritz veya genel anlamda bilinen adıyla Sema. Almanya'da eğitim gören ve orada uzun yıllar gerek solo gerekse koro çalışmalarda yer alan Sema hanım Ashure adlı oyununun çıkışında bizi şenlendirdi. Açıkçası daha önce kendisinden haberim olmadığı için kendimden utandım. Böylesine endamlı ve müzikal anlamda hayran kalınacak birini fark etmemiş olmak büyük bir kayıp. Neyse ki kendisi o akşam çok yoğun ısrarlarımızı kırmayarak bize bir şarkı söyledi ve göz pınarlarımızı alt üst etti. Daha sonra cuma günü alkol oranı damarlarımda azaldığı ilk anda yaptığım şey hem "Efsane Hanımlar", hem de "Gülnihal" adlı albümlerini almak oldu. Müziği, şarkıları, her şeyi geçtim. Böyle bir ses ve sesine böylesine hakim bir yorum. Dinlemek anlatılamayacak kadar zevkli. O gece eşine de söylediğim gibi kendisi bana göre dünyanın en şanslı insanlarından. Mutlaka dinlenmesi gerekiyor. Ne yazık ki internet üzerinden satış yapılmıyor ancak Mephisto ya da DNR'larda rahatlıkla bulunabilir albümler. Ortaköy'de yok, ben tükettim. Sema Hn.'ın son albümünden 4 çalışmasını MySpace'deki sayfasından dinlemek mümkün.

Sema Hn.'ın MySpace Sayfası

Not: Değerli Misak kardeşimin kısıtlı zamanından ayırarak yoğun emek harcadığı güncesinde 100. yazıyı yazmış olmaktan dolayı mutluluk duyuyorum. Müziğin sadece notalardan ibaret olmadığını, büyük bir kültür denizi olduğunu ve her insan evladının bu denizde düzenli olarak yüzmesi gerektiğini anlatmaya çalışıyor yıllardır. Tüm bu güzel emeklerinin her zaman devam etmesini dilerim.

Wednesday, May 09, 2007

Deuss Ex Machina # 169 - Quando Eravamo Giovani Siamo Più Duri Di Oggi


Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_169_--_Quando Eravamo Giovani Siamo Più Duri Di Oggi
Dea Ex Machina # 12

07 Mayıs 2007 Pazartesi gecesi “canlı” yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-Grizzly Bear-Easier (Alternate Edit) (Warp Records)
>2<-Grizzly Bear-Knife (Warp Records)
>3<-Joan As Police Woman-Sweet Thing (Reveal Records)
>4<-Joan As Police Woman-Eternal Flame (Reveal Records)
>5<-Spooky-Strange Addiction (Spooky.Uk.Com)
>6<-Spooky-Belong (Spooky.Uk.Com)
>7<-Spooky-Shelter (Spooky.Uk.Com)
>8<-Dolores O’Riordan-Ordinary Day (Sanctuary Records/Equinox)
>9<-Dolores O’Riordan-Ecstasy (Sanctuary Records/Equinox)
>10<-Dolores O’Riordan-October (Sanctuary Records/Equinox)
>11<-!!!-Must Be The Moon (Hot Chip Remix) (Warp Records)
Quando Eravamo Giovani Siamo Più Duri Di Oggi Bölüm(169) – Kesin ve Keskin Olan Zedelenmiş Onurumuz, Yakarışımız Gençliğimizin Kıvılcımına Vurulan Darbelere... Saykılama Sayıklama Saykodelia....
>>>>>Bildirgeç
Keşfedilmemişe olan merak biraz da müziğin dinlence gelişiminde kulaklarımızın evrimine olanak sağlıyor. Tümcelerin sayfalar dolusu yığını yerine kimi zaman tek dizelik söz öbeklerinden menkul, veya sözsüz müzikler açmazlarımızı, dertlerimizi, meramımızı ve merakımızı gidermekte. İmkan el verdikçe, merak uyandıkça dehlizlerin derinlerinden herkes kendi payına düşene ulaşıyor. Dinliyor.

Bu minvalde merak ve meram kurmasına en fazla çeşni ile sizlerle paylaşmayı amaç edinen Deuss Ex Machina programının alt bölümlerinden Dea Ex Machina geçtiğimiz Pazartesi akşamı Dinamo 103.8’de sizlerle beraber oldu. Kendi içlerinde birbirleri ile örtüşen, çelişkiyi ve hayatta yenilen çelmeyi, destekli söz birikimlerinden, geniş spektrumlu orkestrasyonlara uzanan bir kolaj halinde.

Elektronik müziğin neredeyse mihenk taşı haline gelmiş pek çok prodüktör ve topluluğa ev sahipliği yapmış olan Warp Records, millenium dönemecinin ardından alternatif rock müziğinin de geleceğine dair önemli kayıtları yayınlayan bir firma oldu. Broadcast, Maxïmo Park, Jackson & His Computer Band, Battles ve programın açılışında yer verdiğimiz Grizzly Bear melodik aksamları, deneysellikle bütünleme yolunu tercih eden, alternatifi öykünmek yerine birebir yeniden oluşturarak meydana çıkaran isim ve gruplar.

Grizzly Bear’in müziği de bu deneysel potansının her daim açık tutulduğu bir proje. Başlangıcı piyasa dışında tuttuğu kayıtlar ile üretimlerini gerçekleştiren Edward Droste ile temelleri atılır. 2004 yılında yayınlanmış olan “Horn Of Plenty” indie’nin var edilmiş olan katı nizam kurallarının dışında yalın bir atılım olarak dikkatleri çeker. Droste’nin pek çok kaynakta her türlü enstrümanın çalma yetisine sahip olduğu imlenen ve ilk albümde de katkısı olmuş Christopher Bear’la yola devam kararı neticesinde şekillenme yavaş yavaş grup formuna daha yakınlaşır.Cape Cod yakınlarında kaydedilmiş olan Yellow House albümü geçtiğimiz sene içerisinde Pitchforkmedia gibi alanının önderi haline dönüşmüş bulunan e-portal tarafından yılın en iyi albümleri arasında gösterildi. Farklı nüanslar ile yapılandırılmış mellotron’dan vurmalı çeşitlemelere ve elektronik ara bağlantılar ile dinledikçe keşfedilebilecek ayrıntıları barındıran müzikler bir bütün halinde Grizzly Bear’in samimiyet dozu yüksek açılımlarını barındırmaktaydı. Albümden yayınlanmış olan ikinci kırkbeşlik olan Knife ve Easier’ın alternatif düzenlemesini sizlerle paylaştık. Melodik yansımalar ile donatılmış akustik öğeler barındıran çalışma ve tabii ki uzunçalar Yellow House önerimizdir.

İkinci önerimiz yaklaşık dört yıllık bir aranın ardından “Are You Listening” solo albümü ile dönüş gerçekleştiren Dolores O’Riordan. Ana akım rock müziğin içerisinde yayınladıkları kayıtlar (Everybody Else Is Doing It, So Why Can't We?, No Need To Argue, To The Faithful Departed, Bury The Hatchet ve Wake Up And Smell The Coffee), Dreams, Linger, Zombie, Salvation, You & Me, Daffodil Lament, Animal Instinct gibi parçalar ile on seneyi aşın bir süre dinlediğimiz The Cranberries topluluğunun “front-woman”ı olarak tanıyoruz kendisini.

Ana akım içerisinde yer alıpta doksan kuşağı içerisinde etkileyiciliğini korumayı başaran ve tutarlı bir müzikal izleği paylaşmış bir ekibin ardından Dolores grubun nihayete ermesini şöyle açıklıyor: Giderek bir dev proje haline dönüşmekten ve fabrika şemantiğine yerleşebilecek bir üretim süreci daralması yaşanmasının tedirginliği neticesinde grup belirsiz bir süreliğine dağılır. O dönemin ardından bir annelik dönemi içerisinde yer alarak inzivaya çekilir sanatçı. Are You Listening? Biraz da bu dönemin sıkıntılarını, üçüz bebeklerinin gündelik gelişimleri ile ilgilenmiş bir annenin anektodlarını, yaşanmışlıkların hesap kitabını ayrıntılayan bir derleme.

Kızı için yazmış olduğu, anaçlığın mizacını ve koruyuculuğunu ortaya koyan albümden de yayınlanmış ilk kırkbeşlik “Ordinary Day”, içsel dokunaklılığı betimleyen, yaralayıcı “Ecstasy”, Yolunda gitmeyen dostlukların, dünyanın merkezi kendisi olduğunu zanneden müdahaleciliğe karşıt olarak sözlerindeki cesurluk, inadına devam etme azmini sürükleyici eklektik bir form ile sunduğu “October” parçaları albümün genel izleği hakkında umarız bir fikir edinmenizi sağlar. Yılların birikiminin ardından bu sefer daha sağlam adımlar ile ilerleyen bir anne bir müzisyen bir sırdaş olarak Dolores O’Riordan sizleri bekliyor. Devamı ve belirtemediğimiz diğer ayrıntılar için “Are You Listening ?” Dea Ex Machina’nın tavsiyesidir.İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Grizzly Bear
Grizzly Bear At Myspace
Joan As Police Woman At Myspace
Spooky At Myspace
Spooky
Dolores O’Riordan
Dolores O’Riordan At Myspace
Are You Listening? Kritiği Müzik Parti.com
!!!
!!! At Myspace

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.
Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ - misak[at]dinamo.fm
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel
Angeltears © Andidas.com
http://andidas.deviantart.net/wallpaper/index.htm
>>>>>Poemé
Sis – Haydar ERGÜLEN

İki şehri var gecenin, biri gözümde
tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur
gibi çöken siste, bana bu uykusuz
şehri niye bıraktın, göze alamadığım
bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin,
gece değil istediğin hayli karanlık
bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak
hevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüz
bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin;
gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız
göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır,
ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir,
öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak,
sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak
şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim :
Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz,
biri sis içinde kirpiklerine kadar açık,
bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum
konuşkan gözlerinde tek sözcük bile,
gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde

Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye ?

Wednesday, May 02, 2007

Deuss Ex Machina # 168 - Special Case:Jimi Tenor

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_168_--_Special Case-Jimi Tenor

30 Nisan 2007 Pazartesi gecesi “canlı” yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-Jimi Tenor & Kabu Kabu-Anywhere, Anytime (Sähkö/Puu)
>2<-Jimi Tenor & Kabu Kabu-I Wanna Hook Up With You (Sähkö/Puu)
>3<-Steve Reich-Six Pianos (Re.Comp By Jimi Tenor) (Deutsche Grammophon)
>4<-Pierre Boulez-Messagesquisse (Trés Rapide) (Deutsche Grammophon)
>5<-Jimi Tenor & Kabu Kabu-Hermetic Man (Sähkö/Puu)
>6<-Jimi Tenor & Kabu Kabu-Sunrise (Sähkö/Puu)

Special Case-Jimi Tenor Bölüm(168)-“Hayat ölümün biyolojik olarak aktif safhasıdır. Hiçbirimiz yaşamıyoruz.Hepimiz ölüyoruz.” Chuck Palahniuk için Yalın İnce tarafından kaleme alınan makaleden alıntı.. (K Dergisi Sayı 28)

>>>>>Bildirgeç
Fark edilebilirlik. Olduğundan farklı yansıtmalar, kimi zaman kendi içerisinde dahi bölümlenen yapılandırmalar. Melodilerin arasında fark etmenize olanak sağlayacak değişkenler. Ayrıntılama metodunun tavizsiz müzikal tasvirleri.
Bir ülke : Finlandiya.
Bir Seyyah: Jimi Tenor.
Bir Topluluk: Kabu Kabu
Bir Albüm: Joystone

Elektronik müzik olarak yaftalanmasına aldırış etmeden, çeşitlendirmelerini dinlemeye doyamadığımız Jimi Tenor. 70 lerin salon müziklerinden, akademik elektronik müzik yansımalarına uzanan müzikal kolajında Afrika asıllı müzikler ile şekillenmiş funk sesleri barındırdığı Kabu Kabu için özel bir program gerçekleştirdik. Proodos güncesinden anımsayabileceğiniz Sühan Gürer konuğumuz oldu. Bu ay yayınlanmış olan Trendsetter dergisi için gerçekleştirdiği Jimi Tenor röportajından ayrıntılar, Jimi Tenor’un müziğinden elektronik müzik için çıkarımlar, bolca sohbet arada da tadımlık bir Joystone dinletisi sizlerle beraber oldu. Fark edilebilecek ayrıntıları keşfedebilmeye olanca çabamızla devam edeceğiz. İyi Haftalar...

Yazıyı bağlamadan Jimi Tenor & Kabu Kabu’nun Joystone albümünün kritiği için Sühan Gürer’den alıntı yapalım:

“Daha önce Jimi Tenor'un "Jimi Tenor - Deutsche Grammophon Recomposed By Jimi Tenor (Deutsche Grammophon, 2006)" albümünü incelerken kendisinden geniş olarak bahsettiğim için bu sefer bu noktayı es geçiyorum. Ancak yeni bir gelişme olarak Jimi Tenor'la Helsinki'deki Scandic Marski otelinin lobisinde yaptığım röportaj önümüzdeki ay Trendsetter dergisinin Noize ekinde yerini alacak. Oldukça ilginç bir röportaj oldu.

Şimdi gelelim Jimi Tenor'un son dönemde yaptığı çalışmalara. Röportaj Mart ayının ortasındaydı ve o zaman yeni çıkaracağı albüm hakkında bilgiler verdi. Almanya'da yaşayan ve biri hariç tüm üyeleri Afrika kökenli olan Kabu Kabu ile ortak projelerinden bahsetti. Bu ortak projenin ilk meyvesi olarak da Joystone albümünü bana verdi. Albümü o zamandan beri zevkle dinliyorum ancak albüm çıkmadan incelemesini yazmak istemedim.

Albüm bugün resmi olarak raflardaki yerini aldı. Finlandiya'ya özel olarak da 10 gün önce piyasaya sürülmüştü. Ne yazık ki albüm Türkiye'ye gelmiyor sanırım ancak ilgilenenler için Jimi Tenor ile görüşüp ona sipariş verebilirim.

Jimi Tenor bu albümde Kabu Kabu ile ortak çalışması sebebiyle tür olarak kendine biraz daha farklı bir bakış açısı sağlamış. Daha önce cazı tekno ve fusion gibi birçok türle harmanlayan sanatçı bu sefer olaya Afrika yönünden yaklaşmış. Ortaya da güzel bir Afrika esintili fusion caz çıkmış.

Albümde en çok dikkat çeken vurmalı çalgıların etkisi, bas gitarın yoğun ve etkili kullanımıyla birlikte Jimi Tenor'un yeni favori çalgısı flüt. Jimi Tenor albümde vokal, flüt, saksafon, klavye ve elektronik altyapıda kendini göstermiş. Vokalde ona yer yer eşlik eden isimse Nicholas Addo Nettey. Bu arada Kabu Kabu da davulda Ekow Alabi Savage, perküsyonda Akinola Famson ve bas gitarda bir Polonyalı olan Patrick Frankowski'den oluşuyor ve albümde yerini alıyor.

Albüm Afrika'dan kopup gelen eğlenceli bir dinleti açısından birebir. Bu arada yeni albüm çalışmaları da devam ediyor ve yapım aşamasında dinlediğim 2 çalışma da çok güzel. Takip edilmesi gereken bir proje olacak kesinlikle.”

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler :
Jimi Tenor
Jimi Tenor At Myspace
Sähkö
Deutsche Grammophon
Re Composed By Jimi Tenor Sühan Gürer'in İncelemesi

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ - misak[at]dinamo.fm
http://deuss-makina.blogspot.com/

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------

>>>>>Info Go-R-Sel
Mister Freedom
>>>>>Poemé
Kuşlu Gazel- Metin ALTINOK

Koyup zarfın içine, üstünü acıyla pulladım
Sana bir sevinçlik menevişli kuş yolladım

Son kuşlarımdı bunlar, dedim telef olmasın
Geçti artık göğsümde kuş barınmaz anladım

Esti rüzgâr bozuk bozuk, örselendi yüreğim
Eksik gedik nem varsa ezberden tamamladım

Bende sönen şavkıması sürsün diye yaşamın
Bu kuşları senin için gözlerimde sakladım

Kim sürmüş Altıok Metin dünyanın sefasını
Kirletilmiş bir zamanı yürürken adım adım