Saturday, June 28, 2008

Miniatlon # 2 - Deneysellikte Yol Arama Çalışması

Mesaj kaygısı olmadan, dinlencelikte sentezlenebilir alternatif tüm seslere kucak açan bir oluşumdan bahsetmek istiyoruz. Elektronik müziğin görece daha rahat ulaşılabilir, dinlenebilir kurgularından ayrışarak yeni bir soluk getirmeye çalışan “Miniatlon” serisi tekmili konumuz. Miniatlon, geçtiğimiz senelerde Papilion'da düzenlenen, Blackbeat İstanbul gecelerinde deneysel, 8bit, noise, elektronika gibi “leftfield” ses erimlerinin dinleyicilerle buluşmasına önayak olmuş Erdem Dilbaz'ın ve 'Tiptak.com' projesinin, muhteviyatı yerel üreticilerden / dinleticilerden beslenerek, kendine ait bir “scene” yapılandırması olarak da değerlendirilebilecek sürecinin adı. İçeriğin / Dinlencenin elektronik müziğin alt türleri, önermelerine bölümlendirildiği, birbirini takip eden süreçte farkındalılığın arttırılmasına çalışan bir proje. Detaylar aşağıda, bu akşam düzenlenen ikinci geceye sizleri de bekleriz...

AMATÖR DJ ve PRODÜKTÖRLER iÇiN
GELiŞiM SEFERBERLiĞi: MiNiATLON!


Tiptak.com ev stüdyolarında üretilen elektronik müziğin çeşitliliğini görünür kılmak için amatör DJ / Prodüktörlere açık uzun soluklu bir yarışma düzenliyor!

Müziğin kitlesel tüketimine önem veren Tiptak.com, MiNiATLON adı altında gerçekleştireceği gecelerde hem piyasada yerini belirlemiş hem de ilk kez sahnede olacak müzisyenleri biraraya getiriyor. Tek eksiği sahne deneyimi olan elektronik müzik DJ ve prodüktörleri için geliştirilen projeye seferber olan tüm müzisyenlere şimdiden teşekkür ederiz.

MiNiATLON SeriNo: 002 DJ / Prodüktör Gelişim Seferberliği

MiNiATLON “DJ / Prodüktör Gelişim Seferberliği” her ay Atlas Axis’te düzenleniyor. Düzenlenen gecelerde sahne almak isteyen amatör müzisyenlerin yapması gereken tek şey, Tiptak.com’a üye olup Tipod bölümüne kendi parçalarını yüklemek. Ardından süreç başlıyor. Müzikal geçmişleri ve müziğe yaklaşımları göz önüne alınarak seçilen ve her değişen 2 juri üyesi Tipod alanından kayıtları dinliyor. Onlarla birlikte sahne alacak 2 amatör DJ / Prodüktörü seçiyorlar. Süreç aylarca sürüyor. Her ay mutlaka bir gece MiNiATLON “DJ / Prodüktör Gelişim Seferberliği” gecesi oluyor. Kayıtlarınız Tiptak.com üzerinde duracağından, bir geceye seçilemeseniz dahi diğer bir gecede sahne alma şansınız sürüyor olacak.

MiNiATLON partilerine giriş ücretsizdir. İkincisi 28 Haziran 2008 gecesi ATLAS AXiS’de gerçekleştiriliyor. Gerçekleşecek ikinci MiNiATLON gecesinin juri üyeleri ve aynı zamanda sahne alacak sanatçılar, müzikal geçmişleri ve mekanla ilgili detaylı bilgiyi aşağıda bulacaksınız.

Christopher Çolak

Christopher Çolakçağdaş müzik ve tasarım kültürünü irdeliyor, araştırıyor ve bu disiplinlerde işler üretiyor. Salı günleri Dinamo fm’de Fraktal adlı programı, Cumartesi günleri ise Açık Radyo’da Log:in adlı programların yapımcılığını sürdürüyor. Basatap.com ve TimeOut İstanbul’da elektronik müziğin üzerine müzik yazarlığı yapıyor. Şu aralar Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı ( VCD ) bölümünü bitirmekle meşgul.


Misak Tunçboyacı

Misak Tunçboyacı müziğin beyni mıncıklayan detaylarını yaratan kişi / grupları takip ediyor. Elindeki imkanlar dahilinde hem yazarlık yapıyor hem de Dinamo fm’de Deuss Ex Machina adlı programın yapımcısı. Aynı zamanda blog sitesinde elektronik görünmeyen kahramanlarını irdeliyor, mainstream’i besleyen müzisyenler hakkında bilgilere ve linklere yer veriyor.

2ka

Asıl işi faal kod yazımı olsa da bir yandan müzikle ilintisini hiç kesmeyen Korhan Kaya, Jeskola Buzz programıyla üretimde bulunuyor. Kendine has synth sound'u üzeri glitch armonisi ve oyun müziklerinin keskin geçişlerini andıran kompozisyonlarıyla ilgi çekiyor.

Buggy Boy

Buggy Buy, uzun süre onorbumbum adıyla müziğini sürdürüyordu. Hareketli elektronik müziğin bit seslerle süslenmesine hizmet etti. Şimdilerde circuit bending çıkışlara yaklaşarak kendi elektronik enstrümanlarını kendi yapıyor ve bu ekipmanlarla sahne alıyor. Akıcı ve dans etmeye uygun, yeni figürler yaratabileceğiniz bir müzik dinleyeceksiniz.


Mekan bilgileri

ATLAS AXiS | Ayhan Işık Sk. Deniz Apt. No: 11 / Teras kat. Beyoğlu
(0212) 244 3 244

Ayhan Işık Sokak, Taksim’in hareketli mekanlarının bulunduğu yol düzergahındadır. İstiklal Caddesi üzerinde meydandan gelirken, Atlas Pasajı’ndan önce Garanti Galeri’nin sokağı.
Atlas Axis de bu sokağın devamında yer alıyor. Melekler Kahvesi’ne gelmeden önce solda ismini görebileceğiniz Deniz Apartmanı’nın en üst katı. Asansörle 4. kata çıkıp merdivenleri çıkınca mekana ulaşıyorsunuz.

120 m2 terasta bulunan bar üç setten oluşuyor. 2 tarafı camlarla çevrili mekanın en üstte yer alan seti daha çok oturma gruplarına hitab ediyor. En altta bulunan set uzunlamasına bara hizmet ediyor. Orta setteki alan ise iki setin birbiriyle buluştuğu dinamik alan. Mekanın sabah 4’e kadar içki ruhsatı var. 18 yaşından küçükler giremiyor.

Thursday, June 26, 2008

Deuss Ex Machina # 216 - E'thing Went Black

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents Deuss_Ex_Machina_216_--_Everything Went Black

23 Haziran 2008 Pazartesi gecesi “canlı” olarak gerçekleştirilmiş programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
Album Of The Week-iTAL tEK-Cyclical (Planet µ)
>1<-Caspa-Noise Disorganiser (Pitch Black)
>2<-Silkie-I Sed (Deep Medi Musik)
>3<-iTAL tEK-Wind Tunnel (Planet µ)
>4<-Pinch-E.Motiv (Planet µ)
>5<-Kode 9 & The Spaceape-Victims (Hyperdub)
>6<-Cult Of The 13.th Hour-Way Of The Gun (Planet µ)
>7<-Emalkay-My Story (Boka Records)
>8<-Quest-The Seafront (Deep Medi Musik)
>9<-Ripperman-Subway (Mixing Records)
>10<-2562-Enforcers (Tectonic)
>11<-Cut-Tec (Producer Network Recordings)


Everything Went Black Bölüm (216) – Rayından Çıkan Hayat İmgelemi Mi? Devamlı Simsiyah Manzarası İle Günü Daha Da Dar Eden, Eyleyen, Erittiren

>>>>>Bildirgeç
Bu hafta prensiplerin birbirlerine yekün olarak bağlantılandırıldığı, ortaya çıkartılan veya meydana getirilen bileşkenin deneyselliğini de tam olarak yansıtan bir tanıma odaklanmak istiyoruz. Bir veya birden daha çok katmanla birbirlerine sırt sırta verilen düşünselliğin, icazete ihtiyaç duymadan hayatımızda yeniliklere enikonu kapıyı açtığı, eşik atlattırdığı bir tanıma; « sentez ». Çok daha öncesinde sufle edilen yönelişimlerin, tasnif edilmemiş kulvarlarda yenilenip düzenlenme çalışmasını kapsayan güzellemeye. Biçimlerin hali hazırda tüketilen, kitabına uydurulmuş yönelimlerinden ayrışarak daha alternatif alanların da kullanıma dahil edildiği kurgulardan da beslenen bir yapılandırış olan. Sentez, genel kabul gören ve dilden dile yayıldıkça halk arasında inanışı daha da kuvvetlenen mutlak doğruların ilerisinde bizleri neler beklemektedir sorunsalına da yanıtları barındıran bir oluşumu da simgeler aynı zamanda. Sorgulamaların daha nadir bir seyreklikle zihinlere düştüğü günümüz yaşantısında, atfedilenlerin yanlışlarını ortaya çıkartabilmemiz için bir vesile teşkil eder. Kendi içerisinde kısır bir döngü halini alagelen yöntemler, uygulamalar, davranışları enikonu çekidüzen verilerek daha uygun şekillerde hayatımıza ortak etmemize olanak sağlar.

Düzlemler arası geçişlerin çoğu zaman düşüncelerin (şimdilerde daha bağnazca) bağlı kaldırdığı kuralcılık ile imtihan etmek, en azından onu geçmek zorunda olduğu 21inci yüzyıl Dünyası dahilinde farklı okumalar ile de sentez kavramı irdelenebilir. Halihazırda kullanmakta olduğumuz bütünleyici tanımlarda bir nev-i mavi ekran teşkil eden, çelişik açılımlar, öneriler, çözümlemelerin hatalarını daha erken fark edebilmek için bir vesile teşkil eder. Olumlandıralım veya tersi bir tavır sergileyelim, hayat akışı içerisinde muhakkak ki taraf olacağımız, altına imzamızı atabileceğimiz yapılandırmalarda belirli bir süre sonra gelişmelere paralel olarak tasnif veya düzenleme kaçınılmaz olmakta, /oluyor. Bölümlendirilen paylaşımların sınırlarında belirli bir akıma kanalize olmuş kabulgörü hoşnutsuz bir biçimde üzerine her biriktirilecek adımlama, öneri, yorum ve değişim karşısında (kodlandığı) hasıl olduğu üzere koruma kalkanlarını devreye sokar. Genel resime baktığımızda ortaya çıkan değişim ve sentezlerin beraberinde getireceği artıların o an içerisinde pek bir öneminin kalmaması da biraz da bu hoşnutsuzluğun otomatik bir biçimde devreye girmesinden kaynaklandığı gözlemlenebilir. Çağdaş felsefenin yapılandırılmasında, oluşmasında adı en çok anılan Alman filozof, Georg Wihelm Friedric Hegel'in Mantık Bilimi adlı eserinde, karşıtlıkların gücünü çok daha anlaşılabilir bir biçimde irdeler, paylaşalım: “Bilgide ilerlemeyi gerçekleştirmek için gereken tek şey mantık yasalarını kavramaktır. Bu mantık yasasına göre, olumsuz aynı zamanda olumludur ya da karşı durulan her neyse yoklukta sıfır olamaz, sadece özünün yadsınmasında sıfır olur. Sonuç şudur ki, yadsıma, belli bir yadsıma olmakla aynı zamanda belli bir içerik taşır. Bu içerik, yeni bir anlayıştır, yeni bir kavramdır; ama öncekinden daha yüksek, daha zengin bir kavram. Çünkü yadsımayla, yani karşıtıyla zenginleştirilmiştir: onu içermektedir, hem de kendisinden fazla olarak. fazlalaşmıştır, çünkü hem kendisini hem de karşıtını içermektedir.” (İdea Yayınevi 2000, a.g.e.)

Yüzeysel bir gelişim ve ilerlemenin tersi istikamette yapılanan, bir önceki alıntımızda değindiğimiz üzere, ayrıkısılıklardan ortak paydalar türetme yolunda ilerleyen sentez kurgulamaların tümevarımına daha sağlıklı bir biçimde ulaşabilmemizi de sağlar. Teker teker ilerlemek yerine, çoğunluğun da anlayıp benimseyebileceği bir bütünlüğü genel kriterlerin arasına dahil eder. Sessiz kalmanın yıpratıcı bilincinde, muhakkak farz olan daha çok ses türetebilmek için iki kere daha fazla çabayı temsil eder. Bütün şevk kırıcılığa karşın olumlandırmaların hala hayatta yeri olduğuna dair önemli bir eşiği de sağlar. Sözü yeniden Hegel'e bırakalım: « Genel metodolojik ve bilimsel olarak ele alınan sentez kavramı, mantıkta, diyalektik sürecin üçüncü aşaması olarak da kabul edilmiştir. Tez ile antitez ikiliğinin (düalite-sinin) veya çatışmasının zorunlu bir sonucu olarak görülen sentez, en belirgin ve açık yorumunu Hegel (1770-1831)'de bulmaktadır. Hegel, evrenin yorumunda diyalektik bir işleyişin mevcudiyetine inanmaktadır. Ancak onu, daha sonraki diyalektikçilerden ve özellikle diyalekik-materyalistlerden ayıran önemli ve özgün yön, Hegel'in saf olarak tez ve antitezin varlığını kabul etmemesidir. O, sentezlerin var olduğunu söyler. Her sentez, kendi içinde mevcut olan bir tez-antitez ikiliğine ve bunlar arasındaki mevcut bir çatışmaya sahiptir. Bir şey, aynı zamanda karşıtını da içermektedir. Ancak, her şey kendilerinde mevcut bulunan karşıtlarını reddetmektedir. Bu red veya inkar sonucunda kendilerinden çıkan yeni bir şey bu ilk reddi de reddeder. Böylece bir sentez ortaya çıkar. Görüldüğü gibi, Hegel, sentezi, bir reddetmenin reddetmesi anlamında ele almaktadır. » (Kaynakça)

Bütün bu tanımlandırmalar ile « sentez » kendi içinde de süreklilik arz eden bir döngüsel yapılandırmayı da taşımaya, geliştirmeye devam ediyor. Modernitenin soru ve sorunları arasında belirli bir ayrıştırma imkanı sağlayarak,doğru gözlem yapabilme şansı tanıyor. Keza ana konumuz olarak bu sayfalarda sizlerle paylaştığımız « müzik » de, türlerin bağlı kaldığı disiplinsel özlerinin yanısıra deneyselliğe de kapısını aralık bırakan türetimlerle sentezlenmeye, harman edildiği ses yığınları ile « alternatif »in geliştirilmesine olanak sağlıyor. Deuss Ex Machina'nın seyrüseferinin ilk bölümünden bu yana tanımlamaya, kapsamaya, ulaştırmaya çalıştığı « müzik » de bu noktaya tekabül ediyor. Kurgusal, ön tanımlı öneriler yerine, bütün alamet-i farikası ürettikleri müzikler olan deneysel sentezlere girişen projeler, üreteçler programın kapsamı dahilinde sizlerin beğenisine sunuluyor. Ayrıntılar ile donanmış, ses yüzeyleri arasında, zaman zaman keskin ve kendinden emin geçiş partisyonları ile varedilen kurgularla çerçeveyi daha geniş bir perspektiften biz dinleyicilerin sınırlarına ulaştıran, üreteçlerden Brighton’lı Alan Myson aka iTAL tEK’i “debut” uzun çaları olan Cyclical aracılığıyla sizlerle buluşturuyoruz.Belirsiz bir hattın üzerinde, görece alelade bir konumlandırma ile yerleştirilmiş (imge) ses kümelerinin birbiri peşi sıra, alternatif ses kesitleri ile besleyerek, sentezlenen müziğe nasıl bir tanım uygun görürsünüz? Ya da kulağa çalındıkça parçalar, kimimiz için özlem duyulan eski tınılara nasıl bu kadar benzeştiğine, örtüştüğüne, üretim noktasında yaşanan nasıl bir vak’anın böylesi bir ses eriminine ulaştığı konusunda derin düşüncelere daldırdığı hasıl olur mu? Senelerin birbirlerini kovalayıp geçtiği bu hızlı müzikal süreçte, hemen hemen her sene yeni bir müzikal janrın müzikal soy ağacına dahil olduğu elektronik müzik sahnesinde fark etmeden, eski tınılarla daha mutlu olduğunuzu hissettiğiniz anlar olur mu? Bütün bu sorular ve onlara verilebilecek cevaplar birbirleriyle sentezlenebilir, alternatif açılımlar getirilebilir. iTAL tEK’i 2008 yılının elektronik müziğinde tüm bu soruları / cevapları kapsayabilecek nitelikte çalışmalardan birisinin altında imzası bulunan bir üreteç olduğunu ilk elden iletebiliriz. 90’lı yılların handiyse tamamında elektronik müzik algısında değişime uğratan, ortaya çıkartılan “leftfield” seslerden beslenen bir prodüktör, iTAL tEK. Deneysel bileşkeleri ile akıllı dans müziğinin sularında dolaşırken, partisyonlar arasına yerleştirilmiş “bass” kümeleri, “dub” öğeleri, “filmlerden derlenen ses kesitleri” gibi nükteli, çoğul katmanlar müziğini ifadelendirecektir. Breakcore mucitlerinden Ebola ile sertleştirilmiş bir Aphex Twin “soundunu” benimseyen, Breakcore, Jungle kayıtları ile tanıdığımız Shitmat’ın alternatif bir kanal oluşturmak, yeni üreticilerin çalışmalarını yayınlamak için kurdukları “Net Lab” etiketinden 2006 yılında yayınlanan “Terminator 2” kısa çaları ile müzikal siftahını gerçekleştirir. “Akıllı Dans Müziği” formunda “Schwarzenegger Serisi” kapsamında yayınlanan çalışma dörtlemenin de sacayaklarından birisini oluşturur.

Ürettiği müzikte deyim yerindeyse “hissiyat” figürünü yerleştirdiği “Cyclical” albümü öncesinde iTAL tEK’in müzikal çehresini, debut’a çıkan yolları işleyen kayıt olarak addedebileceğimiz “Snippets” çalışması, deneysel elektronik müzik ile dubstep disiplini arasındaki geçiş sürecini de son derece kararında sentezler ile dengeleyen bir yapıyla dinleyicilerle buluşur. Hiçbir bedel ödenmeden yüklenebilen “Snippets”ın açılışında ambient ile karaltılı bir elektronika’nın harman edildiği “Stems”, mat bir yüzeye serpiştirilmiş endüstriyel tını kolajı ile zamanının “Rephlex” müziğine selam gönderen “Patter”, kesik ve keskin formların birbirleriyle zıtlaşarak ilerlediği, deneysel kurguyla beraber maksimumda bir müzikal çeşni ortaya çıkartan “Blank Page” bu tınının açtığı kulvardan devam eden, iz süren bir kurguyla seyreltilmiş endüstriyelliğe ulaşılan “10.15.11.02”, Breakcore ile Drone arasında bir köprülemeyi işlevsel bir dinlencelik haline dönüştüren “Logueex” ve bu tadımlık kaydın finalinde devamlılığı olacak işaretini taşıyan “Creek” parçasıyla beraber iTAL tEK sadece tek bir türden beslenen üretimlerden imtina ederek, çoğaltımında daha deneysel sesleri kullanarak gelişen bir müziğin icracısı olduğunun tescilini gerçekleştirir.Elektronik müziğin tüm alt türleri ile harman edilebilen, kollektif yapımların yayınlarının çoğalması ve yaygınlaşması ile beraber belirli bir standarta da kavuşmuş bulunan yeni alternatif Dubstep'in, 'Grime' eğrisinden kalan 4X4 bas yapılandırmasına muhalif bir sentezi oluşturan kanadında yerini sağlamlaştıran iTAL tEK'in kayıtları birbiri ardılınca yayınlanır. Mike Paradinas'ın kurucusu olduğu Planet µ etiketiyle anlaşması ile beraber 2007 yılı Haziran ayı içerisinde « Blood Line » kısa çaları ilk piyasaya sürülen çalışma olur. Akıllı Dans Müziği muhteviyatından, Dubstep'e atmosferik yansılar ile dengeli bir geçiş sağlayan, kuvvetli bass kümelerinden ağırlaşmış neo-endüstriyel pasajlarla birleştirilen düzenekte, tıpkı Jamie Teasdale ve Roly Porter ikilsinin Vex'd projesine paralel bir tını kompozisyonu kulaklarımıza çalınır. Square Records etiketiyle yayınlanan « Deep Pools » kısa çaları ise Dubstep ile Ambient'ın birleştirildiği nispeten deneysel « Snippets » çalışmasından daha naif, ilk kez dinleyecekler için ise kolaylıkla adapte olunacak aranjmanları barındırır. Gecenin pusuna çok uygun biçimde, yönünü belirlediği kasvet dalgasını duyumsatan 'Deep Pools', doğaçlama melodikanın eğrilip büküldüğü son tahlilde, Selected Ambient Works serisinde Aphex Twin'den duymaya alıştığımız mutat ses formuyla benzeşen 'Shallow Sun' ,Brighton'lı Anneka'nın vokalde yer aldığı, sitar kullanımı ile daha öncesinde sizlerle paylaştığımız 'Geiom'da olduğu gibi deneyselliği sonuna kadar deneyimleyen, mekanik aletlerle de duygusal müzikler icrasının pek ala gerçekleştirilir tezini kuvvetendiren bir önerme olarak 'Weave' parçası salt Dubstep dinleyicisi için değil, elektronik müziğe meraklı olan her dinleyicinin arşivine katması gereken kayıtlardan birisi olduğunu da belirtmeliyiz.

Yukarıda kısaca değinmeye çalıştığımız kayıt dizininin sağlaması olan 'debut' albüm, 'Cyclical'a dair notlarımıza geçelim. ITAL tEK'in oluşturmaya çabaladığı ses aralığı, bir veya birden çok daha alt tanımlı bir müziği barındıran bir kolaj. Dubstep'in özellikle son iki sene içerisindeki yükselişinde ve bu minvalde salt dans kurgusundan bağımsız işlerin de yerinin / payının olduğunu da belirtmeliyiz. Bu sene içerisinde yayınlanan 'Benga'nın 'Diary Of An Afro Warrior' kaydı elektro ile kırık ritimlerin, vokallerdeki MC'liğin, kullanılan melodik yapıların yer altında yükselen enerjiyi kontrol altına aldığı ortaya çıkıyorsa, 'Geiom'un Berkane Sol etiketli 'Island Noise' albümünde kullanılan enstrümanlar ile Doğu motiflerinden Batı'ya dair modern masallar ortaya çıkartılıyorsa ya da 2562'nin Aerials kaydında minimal-techno ile dubstep'i bütünleyen kayıtların matematiği ortaya çıkartılmaya, mat yüzeylerde ses karşılaşmaları gerçeleştiriliyorsa, 'Cyclical'da da deneyselliği her daim ön planda tutan, ambient, illbient, post breakcore gibi alt disiplinlerden yansımalardan beslenen bir albüm olarak, iddialı bir bağlaç görevini üstleniyor.Saydamlaşan aksak ritmlerin, melankolik kavislerle beraber şekillendiği, albümle aynı adı taşıyan 'Cyclical' parçasıyla albüm açılıyor. Endüstriyele meyil eden ses harmanına alt kanallardan yüklemlenen ses kesitlerinindoğaçlama bir döngünün kapısını araladığı 'Pins', Planet Mu etiketinden yayınlanan ilk kısa çalar olan « Deep Pools »da da yer almış olan, albümün 'Ambient' potansiyelini sunumlandıran, delişmen bir rüya müziği 'White Mark', çözümsüz bir bass kroşesinin sentetik yuvarlamalar ile doksanlı yıllara dinleyeni geri döndürdüğü, tripstep 'Tokyo Freeze' Remix, elektroakustiğe öykünen ses kalıtının, çekimsiz bir ortamda filizlenip yeniden hayata karışmasını betimleyen 'Still Shores', Dubstep'in 4X4 formunun gerekliliklerini yerine getiren, öncülü olarak da Grime, Bass, Breakcore neşriyatlarından feyz alan 'Versus', Duayen tanımını fazlasıyla hakeden Pete Kuhlmann'ın Fax etiketi altında yayınladığı benzeşsiz kayıtları ile birlikte tüketilebilecek kadar detaylar üzerinde çalışılmış izlenimi ve hayranlığı uyandıran 'Red Sky', Dubstep'in prodüksiyonel anlamda en cilalanmış görüngüsüne kavuştuğu, derine yüklemlenmiş bass kümeleri ile halet-i ruhiyenize göre çeşitlenebilecek detayları keşif aracı olarak kullanlabilecek 'Insomniac', Techno'nun merkeze konumlandırıldığı harici yönlerden dahil edilmiş ses partisyonları ile 'Bass' çıkarsamalarının yapıldığı 'Wind Tunnel' ile finale ulaşıyoruz. ITAL tEK kararlı, egzantrik ses alaşımlarını son derece, yaratıcı bir biçimde sentezleyebilen bir prodüktör olarak Dubstep ile Elektronika'yı birbirleriyle bağlantılamayı başarıyor. Sentezlenen melodik akışlar ile güncel müzikte ferah feza noktaların henüz tükenmediğine işaret ediyor. Keşfedin!

Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
iTAL tEK At Planet µ
iTAL tEK At Net Lab
iTAL tEK At Myspace
iTAL tEK At Electronic Explorations
Caspa At Myspace
Silkie At Myspace
Pinch At Myspace
Kode 9 Official
Kode 9 At Blogger
Kode 9 At Myspace
Emalkay At Myspace
Quest At Myspace
2562 At Myspace
2562 At Electronic Explorations
2562 Aerials Review At Experimusic
Cut At Myspace
Producer Network Recordings
Producer Network Recordings At Myspace

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[nospam]dinamo[dot]fm - www.dinamo.fm -
misak[nospam]dinamo[dot]fm - Makina
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8

---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel Shut Out - By Herbs1
© Herbert Fernandes
iTAK tEK’s Photos Courtesy From Belowed Sites; i T t

>>>>>Poemé
İnsan Resmi – Can YÜCEL

Yeraltı günleri bunlar
Kör yılı köstebek ayı

Siyah önlüklü bir güneş
Ayazda okula gidiyor
Dizilmiş danaburunları iki keçe
Islıklıyorlar bebeyi
Çepeçevre boynumda sıçandişi bir bahçe
Oynuyorlar iki Roma bir Paris bir Peking
Karım en çok soğuk harbi seviyor
Çocuklarımızdan

Yaşamların kapısında kuyruk olmuşuz
Önde emirerleri memede piçler sütsüz analar
Akşam oldu memur çıktı kapıya
Mal gelmedi bugün dedi kapatıyoruz

Dilekçeyim masalar odalar arasında
Yürek değil, sol yanımda on altı kuruluk pul
Usulsuzüm yolsuzum

Bir uçak geçti üstümden kıçında yakamozu
Çakılmıştır yere çoktan toprakta bir çelik bitki
Fala mı baksam koparıp çiçeklerini
Düştü mü düşüyor mu düşecek mi

Yeşiller içre bir insandın önceleri
Sağda bir dağ solda bir çay çamaşır yıkayan kadınlar
Dolaş şimdi çevresini yitirmiş insan resimleri gibi

Saturday, June 21, 2008

Deuss Ex Machina # 215 - Ay Tutulması: In A Distant Forest Somewhere

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_215_--_Ay Tutulması: In A Distant Forest Somewhere

16 Haziran 2008 Pazartesi gecesi “canlı” olarak gerçekleştirilmiş programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
Guest: Sühan Gürer (http://proodos.blogspot.com/)
Album Of The Week-Flica-Windvane & Window (Mü Nest)
>1<-DeVotchKa-Head Honcho (Anti-)
>2<-Gnarls Barkley-Charity Case (Atlantic/Warner)
>3<-The Helio Sequence-The Captive Mind (Sub Pop)
>4<-Downliners Sekt-School Daze (Self Released)
>5<-Nick Cave & The Bad Seeds-We Call Upon The Author (Mute Records Ltd.)
>6<-Portishead-Nylon Smile (Island Records)
>7<-Flica-F (Mü-Nest)
>8<-Booka Shade-Dusty Boots (Get Physical Music)
>9<-Pendulum-Showdown (Warner Music UK)
>Fon Müziği<
>0<-Renfro-Broken Little Pieces (Meltwater Records)

Ay Tutulması: In A Distant Forest Somewhere Bölüm (215) – Uzağa Düşen Bir Gölge, Tasvirsiz Geçişlerle Donanmış Geçkinlik, Sayıklanan Melodiler Şimdi Çok Uzaklarda Tınlıyor. Esbjörn Svensson (R.I.P.)

>>>>>Bildirgeç
Kısa bir mola. Çarpıcı bir gelişimle giderek daha hızlı biçimlerde tüketmeye çalıştığımız olağan devrimizin, yaşam gücümüzün rotasından şaşıp, şaşırtılıp takadden düştüğü anlarda hatra gelen söz öbeği. Durum tespiti. Giderek tıpkı şehirlerimizin hali pür meali gibi daha da grileşmiş (beton orman) olsa da (çıkışı bir türlü bulamadığımızdan olsa gerek) içinde kalmaya devam ettiğimiz olağanlığımızın saflarında nefes nefese kalmamıza yol açan, birbirimizi anlamak yerine daha da hırçınlaşan bir biçimlendirme ile mücadelelerin, kavga gürültünün önü alınamaz bir şekilde çoğaldığı, iş bu hayat güncesinin sıklıkla karşımıza çıkartageldiği zamanlarda bir bağlaç haline dönüşen metafor: Kısa bir mola. (deja vû)

Hayatı deneyimleyebilme imkanının sıfıra yakın bir seviyeye indirgendiği modernist Dünya'da sığınılabilecek bir barınağa dönüşen tavır da ha keza. Koskocaman şehirlerde beyaz bayrak istilasına tekabül eden bir imgelem gözümüzün önünde beliriyor. Hızlıca tüket kumpanyasının ve beraberinde hediyesi olan tükenilişin daha da büyüyen bir çemberi kendine dahil etmesinin de bu kısa molalara daha da çok ihtiyaç duymamıza neden olduğu ise şüphe taşımaz bir gerçek. Temennilerimiz, dilek ağacına takılan kurdelelere dönüşüp, evrilip, elde kalan son hayallerimizin de heba olmamasına niyet edilmesi kadar dahilimize dönük bir ütopya.

Elde etmeye çabaladığımız oysa bu kadar karmaşıklaşan, girift bir çözümlemeden çok daha basite indirgenebilecek açılımlar. Kulakları duyamaz kılan kakafoninin, aniden kesildiği, belirsiz durağanlık zamanlarındaki sessizliğin ta kendisi. Kasvetin uykuya çekildiği ya da yakamızdan elini çektiği anların ferahlığı. Duyumsanan endişeler hala bâki kalsa da içte duyulan tanımsız huzurun bir kaç dakikada olsa yaşattığı ümit ve umut silsilesi. Genellemeler ve tanımlamalar değişse de kişiselleştirebileceğiniz kadar çok detayı içeriğinde taşıyan durum.
Yoktan var edemediğimiz sekanslar gibi tüm bu karaşın yüklemli anlarda çalıştırılması için us'un daimi bir özveri ile temkinli bi'biçimde komut satırına düşürdüğü yazılımında simgesi: Kısa bir mola. Kurgulanan yaşamsal geçişler ile uyumluluğu sadece bireysel dönüştürmeler ile sağlanabilen kısa bir mola, ânın değerini de daha iyi algılayabilmemizi sağlıyor. Elimizden kaçırılmaktaymışçasına bir süratle idame ettiğimiz hayat akışının rölantiye alınmasını sağlıyor. Geçip giden zamanı nasıl değerlendirebildiğimizi de kanıksanamayacak kadar aşikar bir biçimde afişe ediyor. Görmek isteyen gözlere.

Yönelişimler ile beraber görece ilerlemelerin yavaş yavaş olduğumuz yerde saymaya doğru evrildiği modernist kurgu, tanımlar arasında da bağlantıların zamanla karmaşık, çelişen yönlerini karşımıza çıkartmakta. Bir yıldız yağmurunun zamanen yoğunlaşıp, sonlarına doğru seyrelmesi gibi fikirler de bütünlüğü ve başlangıç anında öz bulan çıkarımlarından çok her yeni dönemeçte üzerine ilave edilen veya azaltılan yorumları ile beraber kurgulandığı halleri ile kullanılageliyor. Anlamsal bütünlükten çok daha fazlası, daha da çok kabul gördüğü üzere görsel ve işitsel çalışmalar ile tamamlanıyor şimdiki zamanda. Felsefeci / Teorisyen Gilles Deleuze'e göre bedenler ve olaylar her zaman şimdide (şimdiki-an'da) varolurlar ve bu nedenle Deleuze bir tür oluş felsefesi geliştirmeye çalışır. Her eylem sonsuz bir oluşun parçasıdır, asla dil yoluyla belli bir özneyle bağlantıladırılabilecek bir nitelik arz etmezler. (Vikipedi'de yer alan Deleuze başlığından alıntı) Resmin bütününe ulaşmak istediğinizde olasılıkları ve denenmiş yöntemleri gözden geçirmeyi sağlamak için daha çok çaba sarf etmenin zorluğunu yansıtan bir alıntı tümcelerimizi de özetliyor aslında. Anlık değerlendirmeler ile hatanın en uç noktasına gelindiğinde geri dönülmeye çalışılmasındaki nafilelik kadar sahici, üstünkörü çözümleri fark ettirecek kadar uyarıcı bir alıntı. Kısa bir molanın ardılında saklı duran gizli özneleri çarpıcı bir biçimde irdeleyebilmek için bir başlangıç vesilesi. Tahliller devam ediyor, göz kararı izlenimlerle beraber...

Deuss Ex Machina'nın Dinamo FM seyrüseferi içerisinde, programın sacayaklarından birisi olarak tanımlayabilme gayreti içerisinde olduğumuz ve Türkçe müzik eleştirisi konusunda elle tutulabilir bir süreklilik arzı / çabası sarfeden 'Proodos' güncesinin ardındaki isim olan Sühan Gürer ile beraber « Ay Tutulması » programını geçtiğimiz Pazartesi akşamı ‘canlı’ olarak gerçekleştirdik. Sadece müziğin birbiri peşisıra çalınıp geçilmesi yerine fikir teatrileri ile kimi zaman yorumlar ve anektodlar ile beraber daha verimli bir kurguyu sizlerle paylaşmaya çalıştık. Bağlantıları ile alternatif ses erimleri arasında paralel düzlemler « Deuss Ex Machina »nın genel çatısını oluşturuken, « Ay Tutulması » ile bu kavisler arasında deneyimlenmesi gerekli isimleri örneklemeye çalışıyoruz. Haftanın albüm önerisi olarak sizlerle paylaşacağımız Flica ve Windwane & Window « debut » kaydı da bu minvalde elektronik müzikte farklı nüanslar arayan dinleyicilerimizin beğeneceğini düşündüğümüz bir seçkiyi ortaya çıkartıyor.
Euseng Seto aka Flica, elektronik müziğin dinlencelik yönünde gelişime en uygun disiplini, bir nev-i açık kaynak türetim membaası olarak savlayabileceğimiz Akıllı Dans Müziği’nin sınırlarında dolaşan bir müziğin üreticisi. Formüle edilmiş örnekleri ile özellikle doksanlı yılların ortasından itibaren yaygın bir biçimde kulağımıza çalınmış olan müzikal derinliğin 2008’deki devamlılığını sağlayan projelerden birisi olduğunu ilk elde belirtebiliriz. Flica’nın müziğinde Apparat’ın Orchestra Of Bubbles öncesindeki uzunca bir dönemini kapsayan ses elementleri arasında dönüştürücülükten, Isan gibi İngiliz kökenli gitarı da geniş bir biçimde türetilen yapıya lehimleyen kurguya, My Bloody Valentine, Chapterhouse ve LFO gibi farklı müzikal akımlardan beslenerek oluşturulabilecek en uygun ses sentezini sürprizler ile beraber kulaklarımızla buluşturan Ulrich Schnauss gibi melodramatik, elektro akustik yansıların türeticilerinin kayıtlarının kesişiminden mülhem olduğu ise bu tabloyu biraz daha anlaşılabilir kılacaktır.

Bağlı bulunduğu Mü-Nest etiketinin sitesinde yer alan biyografisinden alınıtılarsak 1982 doğumlu Euseng Seto’nun müzikal kimliğini kazanması da deneyselliği kurgunun merkezine yerleştirdiği öznel çalışmalarının birbiri ardına bir süreklilik arz etmesinden kaynaklandığını görüyoruz. Huat Liang ile beraber 2005 yılında elektronik temelli ilk projesi olan Muxu’nun temellerini atar. Flica’ya dönüşümün de emeklemesini de bu devre içerisinde gerçekleştiren Seto’nun 2007 yılında başladığı Flica türetmesinin de ilk uzun çaları Ocak ayı içerisinde Malezya’da yayınlanır. Formülün hazır bir şekilde daha önceden var edilmiş ses erimlerinin dengelemesinden ziyadesiyle uzak, elektro akustik öğeleri ile dinlenceliği farklı noktalara taşımayı amaç edinen bir kayıt silsilesi « Windvane & Window » albümünün genel çatısını oluşturmakta. Duraksanan zamanı sinematografik öğelerle besleyen, melodik aksamlar ile vokal arasında dönüşerek ilerleyen, zaman zaman gerisin geriye sarılıyorumuş efektini de hissetiren bir döngü ile akustik piyano’ya kendini teslim eden ; « f » ile albüm açılışını gerçekleştiriyor. Bu mahmurluğu devam ettiren, Oren Ambarchi gibi gitarı tını çoğaltımında farklı bir mercekten gözlemleyen, yapı bozumu ile yıllar öncesinden « Julien Noquet »nin « gel : » olarak yayınladığı kayıtları duyumsatan, tevazuuya ihtiyaç duymadan derdini paylaşan « g », gitardan yayılan tının akustik içerisinde dağılması ile başlayan asıl baskın olan piyanodan yüklenen melodik akışta iyice pişen elektronika « h », gitarın sırasını yaylılara bıraktığı enstantane olarak da müzikal anlamda da deneyselliği iyice hisstemenizi sağlayan, Sigur Ros’un elektronik müzikteki ters köşesi « i », estetize edilmiş ses elementleri ile yapısallığını koruyup değişime uğrayan yüzeylerle karşılaşmamızı sağlayan « j » ile albümün derinlerine olarak müzikal seyyahlık devam ediyor.

Mike Paradinas’ın Planet Mu etiketinin ilk dönemlerinden itibaren aşina olduğumuz kuvvetli bas dizilimi ile aksak ritimlerin çarpışmasına « ağır çekim » bir izlenceliği sağlayan, sert hatlardan melankolik tasvirlere birdenbire geçebilen « k », albümün deneysel çıtasını oluşturan önemli parçalardan birisi olarak değerlendirebileceğimiz muhtelif ses kesiti ile alt yapıda yerini alan kurguyla bir nev-i ezel ile hem ahenk olan « l », Christian Fennesz’in gitarlı müziğindeki yükselen trafiği bir anda sadece gitara odaklı olarak dinlediğinizde hissedebileceğiniz yapıyı ustaca bir yorumlama ile beraber Seto’nun dizin içerisinde bütünleştirici bir öğe haline dönüştürdüğü « m », elektro akustik ile deneysel müzik arasında ismi çokça anılan, Schole etiketinin de kurucusu olan Akira Kosemura’nın düzenlemesiyle beraber « l » sinematografik bir çişelti haline bürünerek albümün finaline dinleyicileri ulaştırıyor. Finalde bir başka yeni prodüktör olan ve Ambient sahasında kayıtlar hazırlayan «Haruka Nakamura »nın elektronik ses yığını seri bir biçimde aktive ederek, downtempo sınırlarına ulaştırdığı « i » parçasının yorumu yer almakta. Flica ve debut kaydı « Windvane & Window » 2008 yılının deneysel-elektro akustik dinlenceliği içerisinde önemli bir çıkışı gerçekleştiriyor. Türler arasında keskin hatlar ile önyargılara boyun eğmeyen, kısa bir mola içerisinde muhtelif keşifler gerçekleştirilebilecek kadar muhtelif özneleri, tıpkı bir edebi metin gibi işleyen, yaşayan bir çalışmanın altına imzasını atıyor.

Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Flica At Mü Nest
Flica At Myspace
DeVotchKa Official
DeVotchKa At Myspace
DeVotchKa Live At KUT’s Studio 1a
Gnarls Barkley Official
Gnarls Barkley At Myspace
The Helio Sequence Official
The Helio Sequence At Myspace
Downliners Sekt Official
Downliners Sekt At Myspace
Nick Cave & The Bad Seeds Official
Nick Cave & The Bad Seeds At Myspace
Portishead Official
Portishead At Myspace
Booka Shade Official
Booka Shade At Myspace
Pendulum Official
Pendulum At Myspace
Renfro At Myspace
Meltwater Records At Myspace

Not. Parça dizininde yer alan bağlantılardan Proodos'da yayınlanmış olan incelemelere ulaşabilirsiniz.

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[nospam]dinamo[dot]fm - www.dinamo.fm - misak[nospam]dinamo[dot]fm
Makina
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel Noise - By Anniebee © Anniebee’s Photos
Flica’s Photos Courtesy From Belowed Sites; F & A

>>>>>Poemé
İçe Kapanış – Charles BAUDELAIRE

Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;
Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,
Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
Kimine huzur iner gökten, kimine gam.

Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte;
Toplasın acı meyvesini nedametin
Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.

Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler
Eski zaman esvaplariyle eğilmişler;
Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan.

Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi
Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran
Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.

Çeviri: Sabahattin EYUBOĞLU
Kaynakça: Siir.Gen.Tr

Friday, June 06, 2008

Elektronmaşina---Serial-5

ELEKTRONMAŞİNA-----------------------------------------dR.Warp Bildiriyor.

Teammüler, sözel gelişimler. Melodik aksamın olduğu kadar öncül bir konumlandırma gerektiren sözel birikimler ile donatılmış müzikler. Farkındalılığın gözler önüne seren ayrıntı dökümantasyonları. Elektronmaşina kendi halinde seyyahlığı içerisinde sizlere yardımıcı olma gayesi ile selam eder.

Düz mantık giden bir kuram yerine hep anlık süprizlere bağımlı kalınan günümüzde şu satırları kaleme aldığım makinenin bir anda “mavi ekran” üretmesi ile Matriximize kavuşmuş olduk. Teknolojinin hasıl olacağı her iyiliğin tezatında yer alan bir ayrıntı, yazınsal olanı kurgularken ise bir felaket. Sıfırdan başlayan bir yazı ile müziği irdelemeye devam edelim. Sözel inceleme kısımlarının yanı sıra, listeleme metodu ile de merak uyandırabilecek parçalar için küçük bir takip listesi sizlerle olacak. Elektronmaşina, müziği var edilir, yaşanılır bir forma kavuşturmaya devam edecek. Her daim desturumuz olan söz öbeği ile sizleri yazıların içeriğine bırakalım. İyi Okumalar

“Elektronik müziğin asallığında, aslında her daim bizlerle olmuş müzikal disiplinlerden seçkiler, derleme listeler, farklılığın sadece albüm kapaklarının renklerinde olmadığına biat etmiş müziğin gerçek emektarlarından bir kaç örnek, isabet ettirebildiğimiz gerçekliğimizin yansımaları... sözü fazla uzatmadan...notalar sizlerle olsun. Müzik sadece Play, Pause, Stop değildir....Müziğinize sahip çıkın...”

Maşina Ayın Albümü
Apparat – Walls (Shitkatapult)

Didaktik olmak tanımının geçersiz kılındığı bir müzik. Alaşımı ve bağlantıları ile beraber alabildiğince çok yansıtıcıyı içeriğinde barındıran bir kompozisyon dizilimi. Anlık ses kolajları içerisinde sizin hayatınızı sizden daha iyi anlatan ayrıntıları barındıran bir kuramcı. Elektronik müziğin hisli yönlerini ortaya çıkarma konusunda tecrübesi tartışmasız öncüllerden bir isim Apparat. 2003 yılında yayınlanmış olan ilk stüdyo çalışması “Koax” uzunçaları ile tanımış olduğumuz sanatçı iki yıllık bir aranın ardından “Walls” albümü ile dinleyicilerini müziğindeki değişimlere ortak olmaya davet ediyor.

Sabit bir müzikal çizgi yok demiştik. İlk kayıtlarında alabildiğince ortaya çıkan “akıllı dans müziği” teorilerini ileriye taşıması sanatçıyı günümüzün önemli sanatçıları arasına yerleştirmemize olanak sağlıyor. Bir yandan ortağı olduğu Marco Haas (T.Raumschmiere) ile beraber “Özel İnsanlar İçin Özel Müzikler” manifestosuyla Shitkatapult etikenden kendi çalışmalarını ve oluşturmaya gayret ettikleri modern müzik akımının en yaratıcı işlerini yayımlıyor. Öte yandan geçtiğimiz yıl pek çok eleştirmence yılın albümleri arasında dahil edilmiş olan Ellen Allien ile ortak çalışması “Orchestra Of Bubbles” ya da John Peel’in Sessions programı için kaydetilmiş parçaları parındıran “Silizium” kısa çaları gibi çalışmalar ile müzikte arayışların sonsuzluğundan dem vurmakta. Bu seyyahlığından da en iyi işleri dinleyicileri olan bizlerle paylaşmakta.

“Walls” kaydı da yukarıda değinmeye çalıştığımız iki albümden belirgin izler taşımakta. Özellikle “Orchestra Of Bubbles” dönemi içeirisinde üretilmiş bir kenarda tutulan kayıtlar arasından seçilmiş izlenimi uyandıran ve akustik öğelerin de yoğunlukla kullanıldığı müzikal kompozisyonlar, belleği sorgu yağmuruna tutarcasına iliştirilmiş olan egzantrik ses deneyleri ve olmazsa olmaz konumuna artık iyice alışmaya başladığımız vokal destekleri ile elektronikten gücünü alan dolu dolu bir alternatif kayıt bizleri bekliyor.

Burada ince bir nüansa da değinmekte fayda var. Apparat ünlü müzik yazarı Philip Sherburne’e vermiş olduğu beyanatta belirtmiş olduğu üzere bu bir konspet çalışması değil. “Bir şeylere bağlı kalmış bir izlence yok albümde, daha çok son iki senedir Apparat’ın müziğinin bir derlemesi” olarak açıklıyor. Kaydı dinledikçe de zaten sanatçının, uzunca süredir üzerinde emek harcadığı belli olan şarkılarını bir aidiyetsizlik ile elektronik müziğin üzerinde yer alan “sarkastik” duruşuna da bir tepkiyi barındırıyor. Çünkü aslolan iyi müziktir. Alelade bir düzlemde kurgulanmış yeknesaklık değil.

“Walls”da Apparat’ın konuk listesi de albümün barındırdığı müziği canlandırmanız için birer ipucu teşkil edebilir.Albümün miksajında yer almış olan ve İstanbul konserinde derin imgelemli, canlandırmalı idm müzikleri ile yaralayıcı bir gece geçirmemize olanak sağlamış Telefon Tel Aviv’den Josh Eustis, vokallere getirmiş olduğu yorumlama ile benzeşsizliğin altını kalınca belirten Raz O’Hara ve “Silizium” kısa çalarından Complexácord grubunun üyeleri bu yaratım sürecinin daha iyi biçimlenmesine olanak sağlayan isimler olarak belirtmekte fayda var. Yansıtmanın ve dinleyiciyle bilinçli bir müzikal doyum yaşatmayı amaç edinmiş bir isim olan Apparat’ın albümünden parçalar ile ilgili notlarımıza gelirsek; aksak bas ritimlerinin, sarsırıcı bir ünlem haline dönüşmüş olan neo-pop vuruşları ile bütünlendiği, yaşamın en ucunda olan gerçek kayı-p bedenlere selam teşkil eden “Hailin From The Edge”, “Jet” parçasına b-side olabilecek iki bölümlü “Fractales”, yaralayıcılığı deneysel rock kulvarına da taşımış olan “Arcadia”, ilk dinleyişte dahi zihninize temizlenmesi zor izler bırakan, hayatınızın gözünüzün önünde canlanmasını sağlayan, dinlediğinizde ağlatıcı etkiye sahip “Headup” “Walls”u yılın en iyi kayıtlar arasına şimdiden dahil etmemize olanak sağlıyor.

Maşina Ayın Kırkbeşliği
Digitaline – Anticlockwise (Cadenza)

Elektronik müziğin nicedir değinmeye çalıştığımız ve örneklerini sizlere tadim ettiğimiz minimal techno alt türü içerisinde farklı çalışmaların merkezi konumunda yer alan Luciano’nun Cadenza etiketi Digitaline’in “Anticlockwise”albümünü takdim eder.

Belirli üretim prototipleri ile giderek aynılaşan ses kümelerini bir kenara bırakarak daha deneysel, dinlenmesi evde de mümkün kılınan müziklerin temsilcisi bir firmanın içerisinde yer almaları Digitaline ekibinin en büyük avanatajı olarak belirtmeliyiz.2005 yılında yayınlamış oldukları “Rubicube” 12”liği ile dikkatleri üzerlerine çekmeyi başarırlar. Müziklerinde doygun porsiyonlar halinde kullanılan perküsyon atakları ile minimalizmi bütünlemeleri sonuçta dinlenmesi keyifli bir techno kıvamına ulaşılması ses erimlerinin özeti olarak belirtilebilir.

Digitaline, Lausanne’lı bir ekip ve gelişimleri de kayıtlardan ziyade canlı performanslarında sergiledikleri tutarlı ayrıntılar ile dopdolu bir müzik öbeği sunmalarından kaynaklanıyor. Laurent Bovey aka Laps ve Gregory Poncet aka Gregorythme’dan müteşekkil grubun üyelerinden Gregorythme’yi Bruchstücke etiketinden yayınladığı plaktan da tanıyanlarınız olacaktır. Sesi merkeze alan ama alabildiğnce çok ayrıntı ile beslenen bir müziği barındırıyor “Anticlockwise”. Dinamik unsurlar ile donanmış “mega” stüdyo aksamından “mikro” öykülendirmeler etiketin tanıtım yazısında bizlerin görüşünü paylaşıyor. Yoğun perküsyonların, “groovy” bir melodi içerisinde alt üst edilmesi neticesinde ortaya çıkan “Aphrodisiaque”, mikro ses deneyselliğini edilgen bir house aksamına dönüştüren çok katmanlı “Flocon Fraicheur”, Detroit seslerini duyacağınız var edilmiş olan sesin yansıtılarak dönüşümü gerçekleştirilen “Supertoll” ve dub seslerin yoğunlukla uygulandığı bir nev-i steril Villalobos ses örgüsü ortaya çıkaran “Rayon Vert” sadece plak olarak yayınlanmış çalışmada yer almakta.

Minimal tanımlı elektronik müziğin giderek dar kalıplarından sıyrılarak çoklu formülasyonlar ile dönüşümünü irdelemek isteyenler, melodik tını çeşitliliğine kulak kabartanlar, eski minimal techno sahnesinin izlerini takip etmek isteyenler için bir cevher.

Maşina Ayın Günce Sitesi
[Sobermag] Reset! Magazine http://www.resetmagazine.net/

Geniş çaplı olabilmek. Her alanda olduğu gibi iş bu kültür sanat konusuna geldiğinde bir avuç insanın emekleri ile ayakta kalmaya çabalayan ülkemiz medyasında alternatif işler ortaya çıkmaya devam ediyor. Üretimler internetin sunmuş olduğu esneklik sayesinde haftalık olarak yenilenme ve her hafta yeni bir sayı ile bizleri karşılayan Sobermag dergisi bu ayın günce/dergi önerimiz oluyor.

Henüz sadece 2.5 ay gibi bir süre geçirmiş olmasına karşın, ihtiyaç duyduğunuzda gerekli olacak müzik incelemelerini bulabileceğiniz Türkçe bir kaynak oluşturulması açısından takdirlerimizi iletiyoruz. Ağırlıklı olarak müziğin alternatif isimleri/topluluklarının çalışmaları yeni/eski adlarında iki bölüm halinde tanıtılmakta. Türler arasında katı bir tavır almak yerine elektronikten indie’ye uzanan bir çizelge arasında bilgilendirici notlar ile desteklenmiş albüm kritikleri merakınızı gidermenize olanak sağlıyor.

Bu bölümün yanı sıra, Ses bölümü altında, önemli etkinlik duyuruları, konser eleştirileri duyurulmakta, Görüntü’de ise sinema-tiyatro-festival izlenimlerinden, dizi kritiklerine, çağdaş sanat ile ilgili notlara ulaşabileceğiniz anlık haberler için önemli bir başlangıç noktası olduğunu belirtmeliyiz.James topluluğu ve François-Auguste Rodin için kaleme alınmış yazıları okuyabileceğiniz İnsan, konser etkinlikleri için ön duyuru vazifesi gösteren Olay ve iki sayıda bir güncellenen Dosya (yazı hazırlandığında Balkan Folk Müziği yayındaydı) bölümleri ile bayiden edinilmiş bir dergi’den daha fazlasını “Sobermag” okurla buluşturuyor.

Alternatif yayıncılık açısından, takip edilesi pek çok ayrıntıyı aylık periyotlu bir yayından çok daha verimli bir şekilde kullanan “Sobermag” ekibinin takipçisi olmanızı, Çınar (ex-sober), Ezgi Başer, Hakan Odabaşı, Hande Çıvgın, Melis, Kumru, Gökhan Karabıçak, Gönenç Göçmengil, Ezgi Öztürkmen ve adlarına yer veremediğimiz diğer emektarların önemli kılavuzluğundan faydalanmanızı dileriz. İyi Okumalar.

Erratum: “Bu kısa tanıtım yazısı ile sizlerin beğenisine sunduğumuz Sobermag dergisi 27 Ocak 2008 tarihinde yayınlanan edisyonunda, Editör Gökhan Karabıçak’ın deyimiyle “Reset!”lendi. Tanışmak ve dinlemek istediğimiz pek çok sanatçı hakkında daha detaylı yazınsal girişlerle yönlendirici olmaya, genişletilmiş özel dosyalarla farklı okumalara, Keşif! hanesi ile müzik dünyasına adım atan yeniyetmelerden ön plana çıkanlara dair detaylandırmalara “bookmark” olarak tarayıcılarımızda yerini daha da sağlamlaştıran bir net-magazin görüngüsüne büründüler. Israrla tüketiniz.”

Maşina TamPUAN
Aylık olarak Elektron Maşina’nın gözde isimleri, takipçisi olunan dj’lerden seçkiler.. en çok dinlediklerimizden örnekler

Marcel Dettmann – March/April’07 For Groove Magazine
1.) Tobias Freund-Dial (Logistic Records)
2.) Klockworks-Klockworks 001 (Klockworks)
3.) Shackleton-Blood Of My Hands (Villalobos Remix) (Skull Disco)
4.) Ch Signal Laboratories-Scale 1 (Sandwell District)
5.) Zander VT-Dig Your Own Rave (Memo)
6.) Ben Klock-Czeslawa (Ostgut Tonträger)
7.) Redshape-Species (Present)
8.) Ananda & Becker-Was Erwartet? (Platzhirsch Schallplatten)
9.) Len Faki-Rainbow Delta (Ostgut Tonträger)
10.) Mr.G-U Asking ? (White)

Elektron Maşina TamPuan

1.) Apparat-Hailin From The Edge (Shitkatapult)
2.) Digitaline-Flocon Fraicheur (Cadenza)
3.) Play And Delete-Play And Delete (Bootleg)
4.) Marko Fürstenberg-Falling Leaves (a.r.t.less)
5.) Shrimpy-101pm (CD-R)
6.) Didem Süzen-Over Dubose (CD-R)
7.) Larsson-Off Voices (BPitch Control)
8.) Trentemøller & Buda-Gamma (Perc Remix) (Kickin)
9.) Stewart Walker-Foreshadowing (Persona Records)
10.) Ulrich Schnauss-Goodbye (Independiente)

Maşina Ağ Gezgini

Apparat
Apparat At Myspace
Shitkatapult
Philip Sherburne
Digitaline
Marcel Dettmann
Elektronmaşina daha önce Trendsetter Dergisi Mayıs 2007 tarihli nüshasında yayınlanmıştır. Yayınlanmış makale dizisi içerisinde okuyamamış takipçilerimiz için şimdi Deuss Makina'da...

Thursday, June 05, 2008

Deuss Ex Machina # 214 - In The Beginning There Was Grain

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_214_--_In The Beginning There Was Grain

02 Haziran 2008 Pazartesi gecesi “canlı” olarak gerçekleştirilmiş programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-Rechenzentrum-Simulacrum (Mutek_Rec)
>2<-Ital Tek-Cyclical (Planet µ)
>3<-Cyrus-Bounty (Tectonic)
>4<-Reso & Rogue Star-No Such Things As Fate (Urban Graffiti)
>5<-TRG-Horny (Reso Remix) (Subway)
>6<-SPL-Sober (Habit Recordings)
>7<-Darqwan-Universal Wan-Ting (Planet µ)
>8<-Plastician Feat. Skepta-Intensive Snare (Soul Jazz Records)
>9<-Headhunter vs Ekelon-Timewarp (Planet µ)
>10<-Silkie-Dam 4 (Soul Jazz Records)
>11<-Hijak-Nightmarez (Tectonic)
>12<-Skream-Nemesis (Tempa)

In The Beginning There Was Grain Bölüm (214) – Tersine Giden İşler Sentezlenen Domino Efektleri İnadına Yeniden Israrla (RoKuuN)

>>>>>Bildirgeç
...Taşınma yüzünden kısa bir mola...Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler

Rechenzentrum At Last.FM
Rechenzentrum At Myspace
Weiser Music
Mutek Festival

Ital Tek At Planet µ
Ital Tek At Myspace
Cyrus (Random Trio) At Myspace

Reso At Myspace
Reso At React FM

Rogue Star At Myspace
Urban Graffiti At Myspace
TRG At Myspace

SPL At Myspace

Darqwan aka Oris Jay Official
Darqwan aka Oris Jay At Myspace
Plastician At Myspace
Skepta At Myspace
Headhunter At Myspace

Ekelon At Myspace
Silkie At Myspace
Hijak At Myspace

Skream At Myspace

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[nospam]dinamo[dot]fm - www.dinamo.fm - misak[nospam]dinamo[dot]fm
http://deuss-makina.blogspot.com

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel
Dubstep One Love - By R.M.Koolhoven
© R.M. Koolhoven’s Photos

>>>>>Poemé
Söyleyecek Bir Şey Yok – Philip LARKIN

Uluslar için, ayrık otları denli cılız,
Göçebe kavimler için, kayaların arasında,
Kısa boylu, asık yüzlü kabilelere
Ve parke taşları gibi kenetli ailelere
Fabrika kentlerinde karanlık sabahlarda
Ağır ağır ölmektir yaşam.

Ve tüm ellerindeki
Yaratma ya da kutsama,
Sevgi ya da para ölçme yolları
Ağır ağır ölmek yollarıdır.
Mızrakla domuz avlayarak ya da
Garden parti vererek geçen gün,

Tanık iskemlesinde ya da
Doğum masasında saatler
Hep ağır ağır ilerler ölüme doğru.
Ve kimine bunu söylemek
Hiçbir şey demez, kimine de
Hiçbir şey bırakmaz söyleyecek.

Çeviri: Şavkar ALTINEL - Roni MARGULIES
Kaynakça: Siir.gen.tr