kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_553_/////լուծում
23 mart 2026 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.
/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Mythm - Scream (Deep Medi Musik)
02. Mythm - Whispers (feat. Oracle Grey) (Deep Medi Musik)
03. Sir Spyro - Be Afraid (Deep Medi Musik)
04. Sir Spyro - Patch Bae (Deep Medi Musik)
05. Loefah - Voodoo (D1 Remix) (Tempa)
06. D1 - Bi Carb (Tempa)
07. Doctor Jeep - Furtha (Rinse)
08. Doctor Jeep - Ohm (Rinse)
/////arz-i-hal
"Açmazlar yepyeni çıkmazlara dönüşüyor. Koca koca devletlilerin var ettiklerinin alenen o huzurun dibini dinamitlediği bir düzlemde, her hamle apayrı bir yaranın da müsebbibi var edilmiş olanın daha da karmaşıklaştırıldığı bir mefhumu imgeliyor. Dünya artık korunağı kaybetmiş, birbirinin gırtlağına çökmek için hazır ve nazır olanların elinde dipsiz olagelen karanlıklarla hemhal eyleniyor. Müşterek yaşam idesinin mahvedildiği, asgari geçim hal ve isteminin en olmaz akışlarla derdest olunduğu, biteviye kılınan zorbalığın tek bir tahlil, hamle olarak var edilebildiği bin bir sarmal gerçekliğimize dönüştürülüyor. Savaşlarla bir biçimde kuşatılmış olan dünyanın şimdisi, salt ilgili bölgelerde değil her an -savaş sahası- kılınabilecek yepyeni sahalardaki dehşetin pazarlanmasıyla o çıkmazların içine itilir. Yeni dünya, yeni düzen, yenilenmiş diye kakalanmaya çalışılan şey dünün açmazlarını sonuna kadar muhafaza eden bir toplamdır. Yıkımın anlık, yok etmenin saniyelik, karar mercisi o makamların bir anlık dengesizliklerinde milyonlarca insanın canı bir deneye esir kılınır.
Açmazlar içinde ilerliyor, dipsiz karanlığın çıkmazlarına doğru meylediyor insanlık. Her bir durumda, tahakkümün değiştirdiği boyut artık korkunç bir tahayyüle indirgeniyor. O yalın bir biçimde kendi başına dehşet dolu olan savaşa güzellemelerden, silah övücülüğü gibi insanın canını sıkmaya yetecek pek çok evrensel suça ortaklaşa imza atılan bir devri sabık zaman var ediliyor. Ekranlar, maniple edilebildiği kadarıyla korkular satılıyor. Bir edebi şaheser olan Cesur Yeni Dünya’yı kaleme almış Aldous Huxley’in dipsiz karanlığın içinde dahi her şeyin güllük gülistanlık olduğu sanrısına teslimiyetin bugün enikonu bariz, belirgin bir tek istikamet addedildiği zemin gerçek kılınır. Hayatın şamatasından meseller açılırken, yazınsaldaki tanrı imgesi Ford’un yerinde bugün malum sarı kafa Trump’tan en deli benim diyen Kim Jong-Un’a, bir başka insanlık sorunu Putin’den malum şahsa kadar her yeni önerme, her yeni taşıyıcı ile o açmazlar kesintisiz bir halde çıkmazları var eder.
İçinde milyonlarca insanın sıkışıp kaldığı bir dünya imgesi gerçekliği hakikat kılınır. En parlak, en şaşalı, en kronik sorunlarını çözmüş diye bildirilenlerde dahi bambaşka yıkımın var edildiği birer düzlem inşası, o her şeyin mutlak temsili diye çıkagelenler eliyle gerçek kılınır. Geçtiğimiz haftanın piyasalar için Kara Cuması olarak anılan güncesinden bir anı bir anını tutmayan Ortadoğu’daki İran-İsrail ve Amerika arasında sürgit yinelenen savaşın etkilerine, petrol ve doğal gazdan, gündelik yaşamı idame etmeye vesile çağcıl zımbırtılar için kıyamet senaryolarının hepsinin birden “pandemi” zamanındaki gibi yinelenebildiği ve korkunun satıldığı bir eşiğe ol açmazlar, yeni çıkmazlara her nasıl dönüşüyor gösterilir bir biçimde. Bu satırları kaleme aldığımız gece önce İsrail’de Dimona ardından da Arad kentlerinin bombalandığına dair haberler çıkagelir. Bütün olanların üstüne bir kere daha her nasıl bir çıkmazın içine düşüldüğünü göstere gelen, siyasi aktörlerin havanda bariz bir biçimde su dövmekten ne oluyor bitiyor kısmına nail olmadıklarını gösteren bir yıkımın ta kendisi var edilir. Gazze Şeridi’nden, Suriye’ye, Lübnan’dan İran’a kadar bölgenin handiyse tamamında cerahatli bir yok etme kültünü, kimi zaman dinsel, kimi zaman da bu yeni dünyanın gerekliliği olarak sunan, güvenlikçi / korunaklı bir ülkenin de zamansız bir biçimde hedef olabileceği gösterime sokulur. O aralıkta Batı Şeria’da Qaryut’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik pogrom / imha saldırıları da söz konusudur. Çıkmaz mefhumu tam da bu hallerin yekundur çünkü. Bitimsiz, kesintisiz, aralıksız ve soluk alıp da duraksamayan bir cerahat imali. Ta ki efendilerin(!) önüne diz çökünceye kadar süren ve devamlılığı sağlanan bir mahvetme istemi gerçek kılınır. Gerçek, acı bir tecrübenin bilmiyoruz kaçıncı tekrarının yaşatılmasıdır." sesli meram
*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...
allame-i ulul arz’dan ara nağmeler
okuma parçası
sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi iki yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...
her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------
/////görsel///// untitlted:::the economist:::apaçık radyo
/////poemé
Որտեղով Էր Քայլում Սիմոնը -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ
Գետը երբեւէ չէր հասնի, եթե չլինեին երկու
ափերի վրա նրան ուղեկցող ծաղիկները։
Ինչքան էլ հեռանամ,
քեզանից չի հեռացվում։
Մի՛ ասեք՝ լերկ ժայռն իր վրա վարդ ունի,
ասեք՝ վարդն իր արմատներից կախված հսկայական
ժայռն ինչպես է պահում՝ առանց հոգնելու։
Չեմ կարող տանել «օրենք» բառը, որի մեջ
անպայման ինչ որ ենթակայություն կա։
Աչքերիդ ետեւում կա մի անհայտ հայացք, որով
թեպետ դու դեռ չես նայել ինձ, սակայն
մեկ-մեկ ես տեսնվում եմ նրանով։
(Չեմ գրում,
ես պարզապես ամենուրեք նկարում եմ իմ աչքերը։ Իսկ երբ
բանաստեղծության մասին եմ խոսում, թող
չթվա ձեզ, թե որեւէ ծաղիկ, վայրկյան,
օձ կամ մեղու կարող է դուրս մնալ իմ ձայնից)։
Ես իմ ժամանակը ինձանից խլում,
տնտեսում եմ ձեզ համար, առեք՝ բառս։ Չեմ
հիշում հիմա՝ Սիմոնը՝ խաչը շալակին, Քրիստոսի
առջեւից էր գնում, հետեւից, թե՞ կողքից։ Նրանց դեմքերը,
թվում է, նույնը պետք է որ լինեին։
Ես ինձ ճամփի եմ բերում,
քեզ բերում եմ ծաղկի։
Վայրկյանը բացում եմ՝ թրի նման՝ մե՜զ թոթափենք
մեզանից եւ
ապրենք մեզանով։

Comments