kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_567_/////անիմաստություն
06 temmuz 2026 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.
/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Ghosts Of Midi - String Theory (Aural Imbalance Remix) (Curvature)
02. Aural Imbalance - High Time (Curvature)
03. Ghosts Of Midi - Iron Dinosaurs (ASC Remix) (Curvature)
04. Ghosts Of Midi - Deadly Dimensions (Aural Imbalance Remix) (Curvature)
05. Shinobi - The Space Between (Architecture Recordings)
06. Shinobi - Dark Rain (Architecture Recordings)
07. Bluefootjai - So Energised (Omni Music)
08. Bluefootjai - Uncorrupted (Omni Music)
/////arz-i-hal
"İnsaniyet mefhumunun tümden çürümeye yüz tuttuğu bir menzili / sahayı var ediyor muktedir. Alışılageldik ezberlerin artık kani olmadığı, hiçbir türlü dikiş tutmayan, açıkça, alenen insanların hakir görülmesinin önünün hepten açıldığı bir menzil – yıkıcı – öğütücü olarak varlığını muhafaza ediyor. Hiçbirimize söz hakkının bırakılmadığı gerçekliğinden, bu sahada / yerde olup da derdini bilinir kılmak isteyenlere reva görülenlere her şey bariz istikrarlı bir insaniyet olgusunu derdest etmek için var ediliyor. Yapış yapış kılınmış olan ceberut aklın, sonuçları hep yıkıcı olagelen hamlelerle bütünüyle o katran karanlığına tam ve eksiksiz alışmanın buyrulduğu zeminde hakikat hep tersini bildirir. Hakkaniyet daimi bir biçimde başka yerlerdedir. Her dem sunulan arkası hep yeniden biçimlendirilebilen ile birlikte dün öyleydi, şimdi böyle, yarın bambaşka şartlar deniler insan olma hal / erdem ve olgusu tarumar edilir. Yeni Türkiye bunun üstündedir.
Biçimlendirilen dönüştürülen ve bir kere sağlama alındığında arkasının çorap söküğü gibi var edilmiş olagelen her hamleyle o yeni ülke gamı, dipsiz bir karanlığı işaret eder. İtiraz edebilmek bir cüret, sözünüz savunmak haddini aşmak, bir şeylere müdahil olup yıkımlar ve bunca tahakküme karşı isyana meram eylemek / var olmak istemi tümden tarumar edilir. Hayatın beş benzemez hallerle yönlendirilmesinin neticesinde her gün deney sahası kılınan bir sahnede, öyle böyle şöyle denilerek cürümlerin arasında ilerlenir ki korkunçluk bu raddede devreye girer. Düzen yenilenmeyi, iyileştirmeyi, eksikleri tamamlamayı arasız bildirirken ortaya çıkanlar hep tersidir, her dem tersini var edendir. Yersiz değil aralıksız bir biçimde demokratikleşme iddiasında bulunan, düzeni dünün eksiklerinden alıkoyarak bir yarına ulaştıracağını zikreden aklın yirmi beş koca yılda varabildiği şey daha kalıcı bir utanç tablosudur. Her günün eksiye yazıldığı, sıradan insanın asgari ücretinin açıktan tam ve eksiksiz bir halde açlık sınırlarına yönlendirildiği bir sahada, yaşamda var olma hakkı dahi çok görülürken, dağ gibi sorunlardan hangisi çözülmüştür. Hangi çözüm var edilip de bir şeyler yoluna girmiştir ki. Türkiye'nin gücünü herkes görecek derken, daha sınırları içindeki yaşama müdahalelerin kesintisizliği karşısında kılını kıpırdatmayan halleriyle bu nasıl olacaktır?
Derin, kalıcı ve yıkıcı bir iklimin ortasında, her gün apayrı cendereler var ediliyor. Dünya için endişe verici bir temsil olmaktan öte, piyasa manipülatörü, hırsları için her anlamda her şeyi ateşe taşıyabilecek cüretiyle Trump efendi gibi nicesinin var ettiği açmazlarda hep ismi anılan bir ülkenin var ettiği şeyler de onun gölgesinin değdiği belirgin olur. İlla ki birilerine benzeyecek ise bir ülke o da rol model olarak bu akıllı delinin var ettiği yeni Amerika gibi bir ucubelik halin takipçiliği olur. Önümüzdeki hafta Nato Zirvesi nam tüm o devletler menşesi barındıran terör / biyopolitika / dönüşüm tahayyüllerini paylaşanların var edeceği resim zaten bunun da bir devamlılığı olacaktır. Halkların yaşam ihtimallerini sıfırlayan, adım attıkları her yeri cehenneme çevirirken, kendilerine düşman kıldıkları ve hiç aralıksız o terör yapısını güncellemelerine olasılık veren Rusya, Kuzey Kore, Çin ya da herhangi başka bir odağı / ülkeyi / menzili öne sürerek daha kalıcı / keskin yıkımlara imza atılan bir sahnenin binasında atılan her adım insanlık aleyhinedir. Türkiye gibi artık hiçbir ikaza gerek kalmadan koalisyonların temel taşı, sırf mühimmat anlaşmaları devam olunsun da isterse halk kuru ekmeğe talim etsin denilerek atılan anlaşmalarla karanlık bir istikametin yegane temsili olur. Konformizm pazarlanırken, dünyanın anlık değişen alarm hallerinde hiçbir yarının garanti edilemeyeceği muhakkakken paranoyalar pazarlanır. Sırf biraz daha insan kuşatılıp, düşünmesin, taşınmasın, kafasını ağrıtmasın diye tuzaklarla o hayat dengesi tarumar edilir, insaniyet unutturulur. Bu daha birincisidir ki, ardılına yüzler belki binlerce farklı tezahür eklenebilir. Türkiye gibi üçüncü dünya olarak konumlanmış, bildirilmiş bir yerin gerektiğinde birinci lige çekilip, iş bitince gerisin geriye kendi küme / sahasına yollanmasının utancı da cabasıdır. Türk Mehmet nöbete, Kürd Mehmet inşatta, fabrikaya, Laz, Çerkes, Arap geriye kalan seksen beş milyon da vergisini peşin peşin ödeyip bu yağmacılık / arsızlık düzeninde hayatta kalmaya çabalayacaktır. Düzen ve tüm bu yeni emperyalist, yıkıcı liberalizm doktrinlerinin ortasında tarumar edilen şey insanın ta kendisidir." sesli meram
*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...
allame-i ulul arz’dan ara nağmeler
okuma parçası
sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi iki yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...
her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------
/////görsel/////untitled:::hakan bıyıklıoğlu:::121 clicks
/////poemé
Շրջանցում -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ
Ճանապարհը, որով գնում ենք, բավականին շեղվել է մեզանից։
Տխրությունն իմ բնական վիճակն է։ Անընդմեջ լռություն։ Եվ եթե ծաղիկը
մտածեր, թե ինչպես են բացվում, երեւի այդպես էլ չծնվեր երբեւէ։
Մտքերի, ծաղիկների, վրիպակների համակարգ։ Գիշանգղը իջել է
օրենքի քիվին եւ կռռում է՝ դեմոկրատիա, եւ
մոխիրներում աղավնասպիտակ հագածի գույնը ճշտում է անձրեւը։
Նմանը թույլ է միշտ։ Եթե ինքը չէ՝ գեղեցիկ չէ։ Արեւը
դուրս եկավ, կայծակն ու անձրեւը դադարեցին, խոտը շտկեց մեջքը, որ
ճանապարհ ընկնի մրջյունը՝ անկախ նրանից, թե ուր է գնում։
Ուիթմենը մոռացել է հոմերոսներն ու օրենքները։ Իսկ ես թեեւ ծննդով
անձերւին եմ քաշել, բայց մայրս ասում է, որ պապիս հետ մի խնձոր եմ՝
միջից կիսած։ Ահա թե ինչպես եմ ես հայտնաբերել խնձորենին։
Ինչպես էլ կոչենք, այնուամենայնիվ, անունները ոչնչացնում են
երեւույթներին, որոնք անհամեմատ ավելին են։ Խոտերը, որ պիտի աճեին
դաշտամիջյան այս ճանապարհին, հանգիստ չեն տալիս ոտքերիս։
Ամպերը հեռացած առուների կարոտն են, գորովանքով ու արցունքով կրկին
փարվում են սարերին։ Կակաչը երգում է հաճախ, երգը՝ կակաչում, բայց
ինչու է թվում մեկ-մեկ, թե որ սպիտակ է, ուրեմն՝ սպիտակ է։
Մեր ստվերից դուրս ենք գալիս, երբ ուզում ենք պաշտպանվել
արեւից։ Ձայները՝ օդում լողացող ձկներ, երգիր... եւ ոսկե ձկնիկը մոտենում է
ափին։ Մի ծառ դառնացել է ներսում՝ անձրեւը դարձյալ շրջանցել է։

Comments