kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_575_/////սահմանափակում
31 ağustos 2026 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.
/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. QZB - Surface Tension (Critical Music)
02. QZB - Polymer (Critical Music)
03. Kolectiv - Remember Me (Metalheadz)
04. Kolectiv - Neon Unknown (Metalheadz)
05. Revan vs. Morrow vs. Ellis Esco - Plan A (Transparent Audio)
06. Revan - Good Rays (Transparent Audio)
07. Rift - Back Off (Four Corners)
08. Rift - False Gods (Four Corners)
/////arz-i-hal
"Kendi anlam sınırlarını çoktan alaşağı etmiş, başkalaşmış, değişken bir ülkenin temsilinin yollarının var edildiği bir uzamda her şeyin birbirinden beter hallere terk ediliyor. Asgari, temel bir hak olagelen şeylerin birer lütuf addedildiği, yerle yeksan olan edimlerin artık iş bu sahada dert olunmadığını göstere gelen karşıtlıklar arasında hayat un ufak ediliyor. Bir yarın ihtimalinin değil bu şimdinin içinde her şeyin dönüştürüldüğü, anlık kararlar ve tüm o paşa gönlüm neylerse öyle diye çıkılan istikamet binbir türlü hazanı beraberinde gerçek kılıyor. Müşterek olagelen tüm hakların talan edilebildiği, anlatılanların yerine ikame edip basıp geçmelerin mümkün kılındığı bir riyalar ülkesi gerçekliğine adım atılıyor. Hakkı da hukuku da birlikteliğin var ettiği demokratikleşme tahayyülünün de seçme ve seçilme hak ve özgürlüğünün de ama en başta da ifade özgürlüğünün hiçe sayıldığı / yazıldığı bir saha yer gerçek kılınıyor. İçinde kalakaldığımız bu habis döngünün ortasında her şey aynıymış gibi görünürken her an başkaca yıkımlara teşne, artık kestirilemeyen, öngörülemez olana doğru meyil eden bir gümbürtü kopuyor. İçerikten bağımsız bir biçimde büyük ülke halini ve aksini alaşağı etmeye yetecek tezatlıklarla günler geçiriliyor. Havanda sular dövülüp, her duruma hazır ve nazır bir baş efendinin arzı endam eylediği, müdahil olduğu sahneler dışındaki her şeyin çalakalem kılındığı, umudun zayi edildiği bir menzil gerçek kılınır tek gerçek.
Anlam sınırlarının çoktan bertaraf olunduğu yerde, doğrunun esamesinin okunmadığı açık bir biçimde hiçe yazılmasının cerahatli hallerinde bir ülke güncellenir. Düne kadar büyük, kahraman, doğru denilen şeylerin bir anda palaspandıras alaşağı olunduğu, dün öyle şimdi böyle yarın da şöyle şöyle diye ilerlenen bir menzildeki hakikat mefhumunun da aleni bir biçimde yıkımı söz konusudur, iyi de nereye kadar? Eşitlik kavramının nadasa terk edilip, topyekun nefretin binbir farklı tezahürüne sahip çıkılan bir zeminde doğrudan müdahale, kesintisiz engellemelerle birlikte müşterek olanın değil, azınlıkta kalanın haklarının güçle birlikte imalinin sonucu her gün apayrı garabetlik halleri var eder. Yenilenmiş ülkenin bu sahadaki yirmi beş yılda kotara geldiği her şeyin görece bir tevatür, hayal imgesinden çok da ötesi olmadığı, selef olagelen temsilin bıraktıklarının tamamlanmaya çabalandığı açık afaki bir toplamdır. Yirmi beş yılda varılan istikamet, kendi kendine yetebilen bir ülkeden artık pek çok şeyde, en başta da gündelik gereksinimlerde dışa bağımlı, kullandığı, ettiği, her alanda, a'dan z'ye kadar bağımlı bir menzil var edilir. Bunca patavatsızca tüketimin hiç kesintisiz öne çekildiği, tüketirken tükenmenin öne geldiği bir yerde, bunların bahsini açmamak / açtırmamak için en olmadık yerlerde, en olmadık çıkışların varlığı bina edilir. Hiç kesintisiz olagelen tehdit, tahakküm ve baskılarla birlikte bir kere daha yeni ülke tam da ol eskisinin izinden yürüyen bir kopya kılınır. Hal midir, iş midir, gidişat gidişat mıdır!" sesli meram
*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...
allame-i ulul arz’dan ara nağmeler
okuma parçası
sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi iki yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...
her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------
/////görsel/////scene 6:::alex margo arden:::argonotlar
/////poemé
Մի Մարդ Գնում Է Իր Համար -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ
Իրիկնադեմին ստվերն ընկավ թեժ սալաքարին, եւ
քարը թշշաց։ Պահի լեզուն - ահա լույսը՝
ջուրն երեսին աղջիկ։ Աչքերս ընդառաջ են գնում։
Ճանապարհները կանգ են առնում։ Ես սիրում եմ այնքան,
որքան չեմ սիրում (պատկերացնո՞ւմ եք, թե որքան եմ սիրում)։
Մթան հետ հաշտ էր մոմը՝ քանի դեռ չէր վառվում։
Օրը չեմ հիշում, բայց այդ պահին ամբողջ երկնքում մի
թռչուն կար միայն։ Մեծ քարից վեր։ Ու թե վանականը, աղոթքից-աղոթք,
թաքուն չվազեր աղջկա մոտ, չէի հավատա, թե նա մարդն է Աստծո։
Անսպառելի հայացք՝ Աթալի։ Անօդ անուն։ Թեեւ
քո քույրն է, բայց քո քույրը չէ։ Մեսսալին։ Դյուբարրի։
Մատա Խարին։ Աչքերդ։ Աչքերդ։ Մոլեգին լույս՝ ջուրը երեսին։
Հավքը իջել, մագիլները սիրով մխրճել է աղջկա կրծքի մեջ,
վիզը երկարել եւ, կտուցը՝ նրա տաք շուրթերին, նվաղել է։ Այսքանը
երեւաց, երբ հանկարծահաս կայծակը պատռեց երկինքը։
Մի մարդ գնում է ինքն իր համար։ Բայց ինքն իր համար չի
գնում, իրենով նա լրացնում է (սիզիֆյան աշխատանք)
Աստծո ստեղծած աշխարհը, որ երբեք չի լրանալու։
Հայացքդ - տխուր երազ։ Ծաղիկները հանդերում շրջում են
շարունակ՝ թափառական աստղերի նման։ Աչքերդ։
Աչքերդ։ Մինչեւ այսօր չեկած անձրեւներ են գալիս անվերջ։

Comments