sesli meram 540 -- կորցրել

kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_540_////կորցրել

15 aralık 2025 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.

/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Rufige Kru - Goldikus (feat. Cleveland Watkiss) (Phase Remix) (London Records)
02. Rufige Kru - Still The Same (feat. Casisdead) (Submotive Remix) (London Records)
03. Zero T - Can't Style Me (Computer Integrated Audio)
04. Zero T - Breathe (feat. Aaliyah Esprit) (Computer Integrated Audio)
05. Seba & Paradox - In The Air (Seba & Paradox)
06. Seba & Paradox - Come With Me (Seba & Paradox)
07. Technical Itch - Closer (Tech Itch Recordings)
08. Technical Itch - Thick Air (Tech Itch Recordings)

/////arz-i-hal
"Bir bendin ortasında bir o yana bir bu yana savruluyoruz. İnsani olanın değeri / kıymetini bildiren vecizler, siyasetin pragmatist sahnesinden çıkagelirken gerçeklikte olan bitenin ol değer / itimat mefhumu çoktan çöpü boyluyor. İnsani yazgı, insan eliyle şekillendirilmiş bir yıldırma ekseninde, aleni tahayyüller ve eylemlerle çürümeye yüz tutuyor. Şahlanarak yürüyen ülke titri zikredilirken ortaya çıkan yarım, harap viranelik menzil gerçekliğindeki gibi insan hak ve hukukunun evrensel normlarında da yerlere çalınan bir ömrü hayatın ta kendisi var ediliyor. Her şey talan ediliyor. Gündelik bir rutin haline dönüştürülen yalanla imal edilmiş yeni gerçeklikler içerisinde, ehven olanın ömrü hayatı çürütülüyor. Gerekli olanın imha edildiği, gereksiz olanın el üstünde tutulduğu, her şeyin toz pembe bildirildiği ya da addedildiği bir yapı bina ediliyor. Solumuz, sağımız, dört bir yanımız tuzaklara esir. Ne gam durmak yok yola devam!

Kahrı perişan eylenen hayatlara mavralar okunuyor. Cebine giren para, lütfedilip de pay edilenin dünya standartlarında olduğuna dair rivayetler seslendiriliyor. Sesli meram’a ait güncenin ortasında onlarca yazıda bahsedildiği gibi bir bolluk bereket ülkesindeyken hiç ama hiçbir bolluğa ulaşamayan ülkenin gerçekliği icraatmış gibi aksettiriliyor. Bacasız ol savaş / savunma sanayine yığılan yüz milyarlarca liranın yanında gündelik yaşamı bina edip, hayatta kalmaya çalışanlara masalların aksettirildiği yerin meselesidir anlatmak istediğimiz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin aylık harcaması 1 milyar 80 milyon TL’yi bulduğu bütçeden taşa dururken, apayrı harcama kalemlerinde birbiri peşi sıra memleketi var eden sıradan insanların üç kuruşluk yaşam hakları ellerinden çalınır. Neyinize yetmez asgari ücret, nasıl kafi gelmez bir emekli maaşı gibi nicesinden, 25-27 yıl arasında primlerini ödemeleriyle kazanılmış bir hak olan emekliliği, önce eskiler sonrasında da ol emeklilikte yaşa takılanlar arasından çıkartılan ibretlik temsillerle gücümüz yetmiyor bu kadar insana maaş vermeye lafzının ortasında çürümüş bir ülke kalakalır. Bir yanda yağma edilen milyarlarca lira, öte yanda zırnık verirken dahi binbir dereden su getirilen insanlar.

Geçtiğimiz hafta içinde Mine Şenocaklı imzasıyla Gazete Oksijen’de yayınlanmış olan bir haber bütün bu teferruatlarla anlatmaya çalıştığımız meseli de özetler. Hayatın ehven olanının tüketildiği, günbegün daha dibi, en dibi bulmaya çalışan bir menzilde olmakta olan o hazin felaketin her nasıl biçimlendirildiğini anlatan bir tanıklık var edilir. Yoksul, yoksun kılınan insanların, emeklilerden bir kesim için son durak haline dönüştürülen yıllar evvel Trt Belgesel’de dahi konu edilegelmiş bir yaşam pratiği, tek göz odalardaki o hayatlardan bir perspektif paylaşılır. Haberden bir kısa değiniyi buradan da aktaralım bir yandan da: “Ankara Ulus’taki ucuz otellerin hemen hepsi yaşlı emeklilerle dolu. Odaların günlüğü 200 ila 400 lira arasında, aylık 6 bin lira ödeyen de var, 12 bin lira ödeyen de… 6 bin lira ödeyenlerin odalarında tuvalet ve banyo yok… Bir otel köşesinde yalnız başlarına yaşıyorlar. Çoğunun maaşı en düşüğünden 16 bin 881 lira, başka çareleri yok. Ne ev var, ne çoluk çocuk onlara bakacak. En az 25 yıl çalışıp çabalamışlar ve karşılığı bu olmuş, bir otel köşesi…" sesli meram

*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...

allame-i ulul arz’dan ara nağmeler 
okuma parçası

sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi iki yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...

her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------

/////poemé
Պարանոյա -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ

Հիշողություններս
նախապատրաստում են իմ
ապագան,
հոգալով եւ այն օրերի մասին,
որ անցնելու են առանց ինձ։

Սաղարթների միջով սողոսկած շողը
կտցահարում է
մութը։ Եվ գեղեցկությունը
փորձում է փրկել
աշխարհը, առաջին հերթին՝ իրենից։

Իմ ներկայության շարունակությունն է
բացակայությունս։ Ճանապարհը
հերքումն է ճանապարհի։ Եվ ինձ
գլխարկ պետք չէ ամենեւին, երբ
երկինք կա գլխավերեւում։

(Քամու մեջ բնակվող տերեւներ, որ
ճանապարհ եք ընկել
երազի կացարանը հասնելու համար,
մի՞թե ոչինչ չունեք ասելու ինձ)։

Տխրել են Փարվանայի թիթեռները։
Ուղին քայլ առ քայլ
ոչնչացնում է ուղեւորներին, եւ
արեւի ու սիրո թույնը
կործանում է ամեն, ամեն ինչ։

Ո՞ւմ էր պետք խաղաղությունը՝ երբ
պատերազմ չկար։ Աշխարհում ամենքը
միանման են սիրում, դրա
համար էլ ամենքն իրար սպանում են

միանման։ Ձայն` խոնարհեցեք բոլոր
դրոշները՝ մոտենում է կինը։

Լույսը, որ արթնացել է
դեմքիս վրա, շատացնում է
ստվերները մտքերի շուրջ, որոնք
առավել վարակիչ են, քան
Էզրա Փաունդի հոգեկան
հիվանդությունը։ Իսկ մարդ
ապրում է այնքան ժամանակ,
քանի դեռ չի մեռել ճանապարհը։

Comments