sesli meram 550 -- դժոխք

kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_550_/////դժոխք

02 mart 2026 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.

/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Mourne - Maybe (SubSpace Birmingham)
02. Mourne - Ledger (SubSpace Birmingham)
03. Ankou - Moon Presence (Inspected)
04. Ankou - Synapse (Inspected)
05. 7th Sense - Aftermath (Warlock Audio)
06. 7th Sense - Cold Cut (Warlock Audio)
07. Minor Forms & Crystal Clear - Acid
08. Minor Forms - Do It Different

/////arz-i-hal
"Binbir türlü ceberut oyunun sahnesi artık mavi küre, şu taşı toprağı cerahat fışkıran sahne, her yer. Biçimsizleştirilen, eksiksiz kılınan bir şiddet mefhumunun hayatı baskılamak için kullanışlı addedildiği, bırak aklı fikri, en ufak bir doğru imgesinin geriye konulmadığı bir sahnenin binasına devam olunuyor. Dünyanın kalanının durumunun hezeyanlarla, derinlik barındıran bir mahvetme döngüsünün bambaşka suretlerinde ilerleyen bir karanlığı imler. Biyopolitik cerahatli kök kurutmaların, birbirilerini duyabilen değil, birbirilerini sonuna kadar itip çeken, o çukurlaştırılmış düzlemlerin dibine çekmeye devam diyen bir akımın her türden sıradan insanı aşağıladığı bir yer / küre / sahne var edilendir. Hiçbirimiz adına, hiç birimiz için en ufak bir gelecek tahayyülünün konulmadığı zemin gerçekliği artık laf değil hakikatin kendisidir. Onca tantanayla çıkagelen dönüşüm / dönüştürme iyilik namı, tahayyülüne göre değil ol katran karanlığını sürekli savunanlar elinde bir yemlemenin ta kendisine dönüştürülür. Havucu kapan ayvayı yer, zokayı yutan için gelecek şu andan ve şimdiden başlayarak tıpkı dün gibi mahvın koynuna yollanır.

Her şey kurulu düzenlerin o şatafatlı gösterinin devamlılığı içindir, adınadır. Düzen denile gelenin var ettiği yegane şey karın tokluğundan ötesi değilken, onu da artık çok bilenlerin eliyle kurumsallaştırılan cerahatli bir mahvetme tahayyülü, her yerden eksiltilerek sınırlar bina ederek yaşama eylemini tam ortasından vurup, imkansızın kıyısına öteler. Güncelliği muhtaç kılmak, medet ummak için el avuç açtırmalara kadar götüren bir düzlemin binası kesintisizdir. Gücü elinde tuttuğunu iddia edenlerin sızıntılardan, ortalıklara saçılan bütün o akçalı işlerden neler neler elde ettiklerinin detayları sökün ettikçe, baskılamalar kesinti, engelleme görmeden var edilir. Nasılsa köşeye kıstırılacak milyonlar vardır. Bir yerlerden haklarına girilecek olanlar. Bir biçimde hizada tutulmaları için din, iman nasıl kullanılıyor ise o kadar doğrudan emek sömürüsünün, tüketin tüketin dibine kadar tüketin ritüellerinin gaz vermelerine, sonsuz bir girdap halinde tahayyül olunan modern insanın kuyusu kazılır durur. İnsanı halen hayrete düşüren bir yarım yamalak halin içinde dehşeti var edenlerin o koltuklarında kaykıla kaykıla var ettikleri şiddet pratikleri, eksiltme çabaları, yoksulluğun ta kendisini müdanasız bir sonuca dönüştüren tahayyülleri hayatı da mavi küreyi de açıkta zehirler. Halin perişanlığı zaten ortadadır, ya sonrası?

Aralıksız bir şiddet mefhumunun dört bir yanı kuşattığı ve yoksulların başka yoksullara tam olarak kırdırıldığı bir düzlem binasında, dünyanın geri kalanından bağımsız bir biçim ve izlek dahilinde Türkiye’de payına düşen çürümeden nasibini alır. Öylesine laf / kelime değil doğrudan eylemsellik bütününde cerahatle, bunca açıktan aşağılama ve kuşatmanın tam da orta yerinde bir başka objeye dönüşür Türkiye. Erdoğan ve yönetim kadrosunun o ekonomi kurmaylarından, dış işleri bakanlığından, adalet ve içişleri bakanlığına kadar var ettiği yöneticiler eliyle kurgudan ötede gerçek bir cürüm hemhal sahnenin varlığı sabit kılınır. Asgari yaşam hakkının delik deşik kılındığı yerde hamasetle karın doyurulabilir mi? Düpedüz dünyaya barış havariliği / taşeronluğu yapılırken daha sınırının hemen dibi, az ötesinde bulunan hayatlara karşı onulmaz yaraları açma hevesini savunurken bir ülke, hangi savaş barıştan ala kılınabilir ki? Genel geçer günü birlik tedbirler bağlamında hep masal, hep yalanlarla donatılmış, az biraz değil bol kepçe riya ile süslenmiş olagelen bir barışıyoruz tiradı şimdilerde sınırın içinde var edilirken, ya da öylesi bildirilirken yarınlar ne getirecektir? Daha bu satırları yazdığımız vakit Amerika ve İsrail’in ortak olarak İran’a var ettiği yıkıcı / yok edici operasyon, isimsiz savaş / sataşma tezgahta işlenirken, başlar iken cerahatle yolu kesiştirmekten ne zaman vazgeçilecektir, ne ara, hangi an?" sesli meram

*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...

allame-i ulul arz’dan ara nağmeler 
okuma parçası

sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi iki yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...

her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------

/////poemé
Ինչ էր Երգում Թռչունը -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ

Պատահած քար եղանակավորում է տարածությունը, որը
սկսվում-տարածվում-տարրալուծվում է
                                         իմ տխրության մեջ։ Իսկ
հայացքս բաղկացած է
հեռացածների թիկունքից։

Կինը, որի մի աչքն աղավնի է, մյուսը՝ ագռավ,
                                        բախտագուշակ
գնչուի շորեր հագած, շրջում է կատաղած ամբոխի ներսում,
որը մեղավորներ է փնտրում՝
իր իսկ մեղքերի համար։

Ինքնաթիռների վթարներից սեւումուր հագած լվացքաշորերի
անժամանակ ծերություն, փորձանքն
                                   ուզում է քերել ինքն իրեն
անմաքուր պահերից.
անխնա ծերանում ենք։

Ես սխալ ցուցումներ եմ տվել, ես չգիտեմ՝
                                        ով էր կրակողը, բայց
աղջիկը, որի ձեռքում ատրճանակ եմ դրել ու
                                        ստիպել, որ սեղմի ձգանը՝
ուղիղ իմ դեմքին, գոյություն
չունի, իմ ձին կարող է վկայել։

Եվ համոզված եմ՝ վերադարձ չի լինում,
                                       որովհետեւ կետը, որից
մենք հեռանում ենք, մեզ լքում է նախքան մեր շարժվելը։
Երբ փոքր էի՝ մի թռչուն միշտ
երգում էր ինձ համար։

Comments