Saturday, June 21, 2008

Deuss Ex Machina # 215 - Ay Tutulması: In A Distant Forest Somewhere

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_215_--_Ay Tutulması: In A Distant Forest Somewhere

16 Haziran 2008 Pazartesi gecesi “canlı” olarak gerçekleştirilmiş programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
Guest: Sühan Gürer (http://proodos.blogspot.com/)
Album Of The Week-Flica-Windvane & Window (Mü Nest)
>1<-DeVotchKa-Head Honcho (Anti-)
>2<-Gnarls Barkley-Charity Case (Atlantic/Warner)
>3<-The Helio Sequence-The Captive Mind (Sub Pop)
>4<-Downliners Sekt-School Daze (Self Released)
>5<-Nick Cave & The Bad Seeds-We Call Upon The Author (Mute Records Ltd.)
>6<-Portishead-Nylon Smile (Island Records)
>7<-Flica-F (Mü-Nest)
>8<-Booka Shade-Dusty Boots (Get Physical Music)
>9<-Pendulum-Showdown (Warner Music UK)
>Fon Müziği<
>0<-Renfro-Broken Little Pieces (Meltwater Records)

Ay Tutulması: In A Distant Forest Somewhere Bölüm (215) – Uzağa Düşen Bir Gölge, Tasvirsiz Geçişlerle Donanmış Geçkinlik, Sayıklanan Melodiler Şimdi Çok Uzaklarda Tınlıyor. Esbjörn Svensson (R.I.P.)

>>>>>Bildirgeç
Kısa bir mola. Çarpıcı bir gelişimle giderek daha hızlı biçimlerde tüketmeye çalıştığımız olağan devrimizin, yaşam gücümüzün rotasından şaşıp, şaşırtılıp takadden düştüğü anlarda hatra gelen söz öbeği. Durum tespiti. Giderek tıpkı şehirlerimizin hali pür meali gibi daha da grileşmiş (beton orman) olsa da (çıkışı bir türlü bulamadığımızdan olsa gerek) içinde kalmaya devam ettiğimiz olağanlığımızın saflarında nefes nefese kalmamıza yol açan, birbirimizi anlamak yerine daha da hırçınlaşan bir biçimlendirme ile mücadelelerin, kavga gürültünün önü alınamaz bir şekilde çoğaldığı, iş bu hayat güncesinin sıklıkla karşımıza çıkartageldiği zamanlarda bir bağlaç haline dönüşen metafor: Kısa bir mola. (deja vû)

Hayatı deneyimleyebilme imkanının sıfıra yakın bir seviyeye indirgendiği modernist Dünya'da sığınılabilecek bir barınağa dönüşen tavır da ha keza. Koskocaman şehirlerde beyaz bayrak istilasına tekabül eden bir imgelem gözümüzün önünde beliriyor. Hızlıca tüket kumpanyasının ve beraberinde hediyesi olan tükenilişin daha da büyüyen bir çemberi kendine dahil etmesinin de bu kısa molalara daha da çok ihtiyaç duymamıza neden olduğu ise şüphe taşımaz bir gerçek. Temennilerimiz, dilek ağacına takılan kurdelelere dönüşüp, evrilip, elde kalan son hayallerimizin de heba olmamasına niyet edilmesi kadar dahilimize dönük bir ütopya.

Elde etmeye çabaladığımız oysa bu kadar karmaşıklaşan, girift bir çözümlemeden çok daha basite indirgenebilecek açılımlar. Kulakları duyamaz kılan kakafoninin, aniden kesildiği, belirsiz durağanlık zamanlarındaki sessizliğin ta kendisi. Kasvetin uykuya çekildiği ya da yakamızdan elini çektiği anların ferahlığı. Duyumsanan endişeler hala bâki kalsa da içte duyulan tanımsız huzurun bir kaç dakikada olsa yaşattığı ümit ve umut silsilesi. Genellemeler ve tanımlamalar değişse de kişiselleştirebileceğiniz kadar çok detayı içeriğinde taşıyan durum.
Yoktan var edemediğimiz sekanslar gibi tüm bu karaşın yüklemli anlarda çalıştırılması için us'un daimi bir özveri ile temkinli bi'biçimde komut satırına düşürdüğü yazılımında simgesi: Kısa bir mola. Kurgulanan yaşamsal geçişler ile uyumluluğu sadece bireysel dönüştürmeler ile sağlanabilen kısa bir mola, ânın değerini de daha iyi algılayabilmemizi sağlıyor. Elimizden kaçırılmaktaymışçasına bir süratle idame ettiğimiz hayat akışının rölantiye alınmasını sağlıyor. Geçip giden zamanı nasıl değerlendirebildiğimizi de kanıksanamayacak kadar aşikar bir biçimde afişe ediyor. Görmek isteyen gözlere.

Yönelişimler ile beraber görece ilerlemelerin yavaş yavaş olduğumuz yerde saymaya doğru evrildiği modernist kurgu, tanımlar arasında da bağlantıların zamanla karmaşık, çelişen yönlerini karşımıza çıkartmakta. Bir yıldız yağmurunun zamanen yoğunlaşıp, sonlarına doğru seyrelmesi gibi fikirler de bütünlüğü ve başlangıç anında öz bulan çıkarımlarından çok her yeni dönemeçte üzerine ilave edilen veya azaltılan yorumları ile beraber kurgulandığı halleri ile kullanılageliyor. Anlamsal bütünlükten çok daha fazlası, daha da çok kabul gördüğü üzere görsel ve işitsel çalışmalar ile tamamlanıyor şimdiki zamanda. Felsefeci / Teorisyen Gilles Deleuze'e göre bedenler ve olaylar her zaman şimdide (şimdiki-an'da) varolurlar ve bu nedenle Deleuze bir tür oluş felsefesi geliştirmeye çalışır. Her eylem sonsuz bir oluşun parçasıdır, asla dil yoluyla belli bir özneyle bağlantıladırılabilecek bir nitelik arz etmezler. (Vikipedi'de yer alan Deleuze başlığından alıntı) Resmin bütününe ulaşmak istediğinizde olasılıkları ve denenmiş yöntemleri gözden geçirmeyi sağlamak için daha çok çaba sarf etmenin zorluğunu yansıtan bir alıntı tümcelerimizi de özetliyor aslında. Anlık değerlendirmeler ile hatanın en uç noktasına gelindiğinde geri dönülmeye çalışılmasındaki nafilelik kadar sahici, üstünkörü çözümleri fark ettirecek kadar uyarıcı bir alıntı. Kısa bir molanın ardılında saklı duran gizli özneleri çarpıcı bir biçimde irdeleyebilmek için bir başlangıç vesilesi. Tahliller devam ediyor, göz kararı izlenimlerle beraber...

Deuss Ex Machina'nın Dinamo FM seyrüseferi içerisinde, programın sacayaklarından birisi olarak tanımlayabilme gayreti içerisinde olduğumuz ve Türkçe müzik eleştirisi konusunda elle tutulabilir bir süreklilik arzı / çabası sarfeden 'Proodos' güncesinin ardındaki isim olan Sühan Gürer ile beraber « Ay Tutulması » programını geçtiğimiz Pazartesi akşamı ‘canlı’ olarak gerçekleştirdik. Sadece müziğin birbiri peşisıra çalınıp geçilmesi yerine fikir teatrileri ile kimi zaman yorumlar ve anektodlar ile beraber daha verimli bir kurguyu sizlerle paylaşmaya çalıştık. Bağlantıları ile alternatif ses erimleri arasında paralel düzlemler « Deuss Ex Machina »nın genel çatısını oluşturuken, « Ay Tutulması » ile bu kavisler arasında deneyimlenmesi gerekli isimleri örneklemeye çalışıyoruz. Haftanın albüm önerisi olarak sizlerle paylaşacağımız Flica ve Windwane & Window « debut » kaydı da bu minvalde elektronik müzikte farklı nüanslar arayan dinleyicilerimizin beğeneceğini düşündüğümüz bir seçkiyi ortaya çıkartıyor.
Euseng Seto aka Flica, elektronik müziğin dinlencelik yönünde gelişime en uygun disiplini, bir nev-i açık kaynak türetim membaası olarak savlayabileceğimiz Akıllı Dans Müziği’nin sınırlarında dolaşan bir müziğin üreticisi. Formüle edilmiş örnekleri ile özellikle doksanlı yılların ortasından itibaren yaygın bir biçimde kulağımıza çalınmış olan müzikal derinliğin 2008’deki devamlılığını sağlayan projelerden birisi olduğunu ilk elde belirtebiliriz. Flica’nın müziğinde Apparat’ın Orchestra Of Bubbles öncesindeki uzunca bir dönemini kapsayan ses elementleri arasında dönüştürücülükten, Isan gibi İngiliz kökenli gitarı da geniş bir biçimde türetilen yapıya lehimleyen kurguya, My Bloody Valentine, Chapterhouse ve LFO gibi farklı müzikal akımlardan beslenerek oluşturulabilecek en uygun ses sentezini sürprizler ile beraber kulaklarımızla buluşturan Ulrich Schnauss gibi melodramatik, elektro akustik yansıların türeticilerinin kayıtlarının kesişiminden mülhem olduğu ise bu tabloyu biraz daha anlaşılabilir kılacaktır.

Bağlı bulunduğu Mü-Nest etiketinin sitesinde yer alan biyografisinden alınıtılarsak 1982 doğumlu Euseng Seto’nun müzikal kimliğini kazanması da deneyselliği kurgunun merkezine yerleştirdiği öznel çalışmalarının birbiri ardına bir süreklilik arz etmesinden kaynaklandığını görüyoruz. Huat Liang ile beraber 2005 yılında elektronik temelli ilk projesi olan Muxu’nun temellerini atar. Flica’ya dönüşümün de emeklemesini de bu devre içerisinde gerçekleştiren Seto’nun 2007 yılında başladığı Flica türetmesinin de ilk uzun çaları Ocak ayı içerisinde Malezya’da yayınlanır. Formülün hazır bir şekilde daha önceden var edilmiş ses erimlerinin dengelemesinden ziyadesiyle uzak, elektro akustik öğeleri ile dinlenceliği farklı noktalara taşımayı amaç edinen bir kayıt silsilesi « Windvane & Window » albümünün genel çatısını oluşturmakta. Duraksanan zamanı sinematografik öğelerle besleyen, melodik aksamlar ile vokal arasında dönüşerek ilerleyen, zaman zaman gerisin geriye sarılıyorumuş efektini de hissetiren bir döngü ile akustik piyano’ya kendini teslim eden ; « f » ile albüm açılışını gerçekleştiriyor. Bu mahmurluğu devam ettiren, Oren Ambarchi gibi gitarı tını çoğaltımında farklı bir mercekten gözlemleyen, yapı bozumu ile yıllar öncesinden « Julien Noquet »nin « gel : » olarak yayınladığı kayıtları duyumsatan, tevazuuya ihtiyaç duymadan derdini paylaşan « g », gitardan yayılan tının akustik içerisinde dağılması ile başlayan asıl baskın olan piyanodan yüklenen melodik akışta iyice pişen elektronika « h », gitarın sırasını yaylılara bıraktığı enstantane olarak da müzikal anlamda da deneyselliği iyice hisstemenizi sağlayan, Sigur Ros’un elektronik müzikteki ters köşesi « i », estetize edilmiş ses elementleri ile yapısallığını koruyup değişime uğrayan yüzeylerle karşılaşmamızı sağlayan « j » ile albümün derinlerine olarak müzikal seyyahlık devam ediyor.

Mike Paradinas’ın Planet Mu etiketinin ilk dönemlerinden itibaren aşina olduğumuz kuvvetli bas dizilimi ile aksak ritimlerin çarpışmasına « ağır çekim » bir izlenceliği sağlayan, sert hatlardan melankolik tasvirlere birdenbire geçebilen « k », albümün deneysel çıtasını oluşturan önemli parçalardan birisi olarak değerlendirebileceğimiz muhtelif ses kesiti ile alt yapıda yerini alan kurguyla bir nev-i ezel ile hem ahenk olan « l », Christian Fennesz’in gitarlı müziğindeki yükselen trafiği bir anda sadece gitara odaklı olarak dinlediğinizde hissedebileceğiniz yapıyı ustaca bir yorumlama ile beraber Seto’nun dizin içerisinde bütünleştirici bir öğe haline dönüştürdüğü « m », elektro akustik ile deneysel müzik arasında ismi çokça anılan, Schole etiketinin de kurucusu olan Akira Kosemura’nın düzenlemesiyle beraber « l » sinematografik bir çişelti haline bürünerek albümün finaline dinleyicileri ulaştırıyor. Finalde bir başka yeni prodüktör olan ve Ambient sahasında kayıtlar hazırlayan «Haruka Nakamura »nın elektronik ses yığını seri bir biçimde aktive ederek, downtempo sınırlarına ulaştırdığı « i » parçasının yorumu yer almakta. Flica ve debut kaydı « Windvane & Window » 2008 yılının deneysel-elektro akustik dinlenceliği içerisinde önemli bir çıkışı gerçekleştiriyor. Türler arasında keskin hatlar ile önyargılara boyun eğmeyen, kısa bir mola içerisinde muhtelif keşifler gerçekleştirilebilecek kadar muhtelif özneleri, tıpkı bir edebi metin gibi işleyen, yaşayan bir çalışmanın altına imzasını atıyor.

Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Flica At Mü Nest
Flica At Myspace
DeVotchKa Official
DeVotchKa At Myspace
DeVotchKa Live At KUT’s Studio 1a
Gnarls Barkley Official
Gnarls Barkley At Myspace
The Helio Sequence Official
The Helio Sequence At Myspace
Downliners Sekt Official
Downliners Sekt At Myspace
Nick Cave & The Bad Seeds Official
Nick Cave & The Bad Seeds At Myspace
Portishead Official
Portishead At Myspace
Booka Shade Official
Booka Shade At Myspace
Pendulum Official
Pendulum At Myspace
Renfro At Myspace
Meltwater Records At Myspace

Not. Parça dizininde yer alan bağlantılardan Proodos'da yayınlanmış olan incelemelere ulaşabilirsiniz.

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[nospam]dinamo[dot]fm - www.dinamo.fm - misak[nospam]dinamo[dot]fm
Makina
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel Noise - By Anniebee © Anniebee’s Photos
Flica’s Photos Courtesy From Belowed Sites; F & A

>>>>>Poemé
İçe Kapanış – Charles BAUDELAIRE

Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık;
Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam,
Siyah örtülere sardı şehri karanlık;
Kimine huzur iner gökten, kimine gam.

Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin,
Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte;
Toplasın acı meyvesini nedametin
Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle.

Bak göğün balkonlarından, geçmiş seneler
Eski zaman esvaplariyle eğilmişler;
Hüzün yükseliyor, güleryüzle, sulardan.

Seyret bir kemerde yorgun ölen güneşi
Ve uzun bir kefen gibi doğuyu saran
Geceyi dinle, yürüyen tatlı geceyi.

Çeviri: Sabahattin EYUBOĞLU
Kaynakça: Siir.Gen.Tr

No comments: