Thursday, June 26, 2008

Deuss Ex Machina # 216 - E'thing Went Black

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents Deuss_Ex_Machina_216_--_Everything Went Black

23 Haziran 2008 Pazartesi gecesi “canlı” olarak gerçekleştirilmiş programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
Album Of The Week-iTAL tEK-Cyclical (Planet µ)
>1<-Caspa-Noise Disorganiser (Pitch Black)
>2<-Silkie-I Sed (Deep Medi Musik)
>3<-iTAL tEK-Wind Tunnel (Planet µ)
>4<-Pinch-E.Motiv (Planet µ)
>5<-Kode 9 & The Spaceape-Victims (Hyperdub)
>6<-Cult Of The 13.th Hour-Way Of The Gun (Planet µ)
>7<-Emalkay-My Story (Boka Records)
>8<-Quest-The Seafront (Deep Medi Musik)
>9<-Ripperman-Subway (Mixing Records)
>10<-2562-Enforcers (Tectonic)
>11<-Cut-Tec (Producer Network Recordings)


Everything Went Black Bölüm (216) – Rayından Çıkan Hayat İmgelemi Mi? Devamlı Simsiyah Manzarası İle Günü Daha Da Dar Eden, Eyleyen, Erittiren

>>>>>Bildirgeç
Bu hafta prensiplerin birbirlerine yekün olarak bağlantılandırıldığı, ortaya çıkartılan veya meydana getirilen bileşkenin deneyselliğini de tam olarak yansıtan bir tanıma odaklanmak istiyoruz. Bir veya birden daha çok katmanla birbirlerine sırt sırta verilen düşünselliğin, icazete ihtiyaç duymadan hayatımızda yeniliklere enikonu kapıyı açtığı, eşik atlattırdığı bir tanıma; « sentez ». Çok daha öncesinde sufle edilen yönelişimlerin, tasnif edilmemiş kulvarlarda yenilenip düzenlenme çalışmasını kapsayan güzellemeye. Biçimlerin hali hazırda tüketilen, kitabına uydurulmuş yönelimlerinden ayrışarak daha alternatif alanların da kullanıma dahil edildiği kurgulardan da beslenen bir yapılandırış olan. Sentez, genel kabul gören ve dilden dile yayıldıkça halk arasında inanışı daha da kuvvetlenen mutlak doğruların ilerisinde bizleri neler beklemektedir sorunsalına da yanıtları barındıran bir oluşumu da simgeler aynı zamanda. Sorgulamaların daha nadir bir seyreklikle zihinlere düştüğü günümüz yaşantısında, atfedilenlerin yanlışlarını ortaya çıkartabilmemiz için bir vesile teşkil eder. Kendi içerisinde kısır bir döngü halini alagelen yöntemler, uygulamalar, davranışları enikonu çekidüzen verilerek daha uygun şekillerde hayatımıza ortak etmemize olanak sağlar.

Düzlemler arası geçişlerin çoğu zaman düşüncelerin (şimdilerde daha bağnazca) bağlı kaldırdığı kuralcılık ile imtihan etmek, en azından onu geçmek zorunda olduğu 21inci yüzyıl Dünyası dahilinde farklı okumalar ile de sentez kavramı irdelenebilir. Halihazırda kullanmakta olduğumuz bütünleyici tanımlarda bir nev-i mavi ekran teşkil eden, çelişik açılımlar, öneriler, çözümlemelerin hatalarını daha erken fark edebilmek için bir vesile teşkil eder. Olumlandıralım veya tersi bir tavır sergileyelim, hayat akışı içerisinde muhakkak ki taraf olacağımız, altına imzamızı atabileceğimiz yapılandırmalarda belirli bir süre sonra gelişmelere paralel olarak tasnif veya düzenleme kaçınılmaz olmakta, /oluyor. Bölümlendirilen paylaşımların sınırlarında belirli bir akıma kanalize olmuş kabulgörü hoşnutsuz bir biçimde üzerine her biriktirilecek adımlama, öneri, yorum ve değişim karşısında (kodlandığı) hasıl olduğu üzere koruma kalkanlarını devreye sokar. Genel resime baktığımızda ortaya çıkan değişim ve sentezlerin beraberinde getireceği artıların o an içerisinde pek bir öneminin kalmaması da biraz da bu hoşnutsuzluğun otomatik bir biçimde devreye girmesinden kaynaklandığı gözlemlenebilir. Çağdaş felsefenin yapılandırılmasında, oluşmasında adı en çok anılan Alman filozof, Georg Wihelm Friedric Hegel'in Mantık Bilimi adlı eserinde, karşıtlıkların gücünü çok daha anlaşılabilir bir biçimde irdeler, paylaşalım: “Bilgide ilerlemeyi gerçekleştirmek için gereken tek şey mantık yasalarını kavramaktır. Bu mantık yasasına göre, olumsuz aynı zamanda olumludur ya da karşı durulan her neyse yoklukta sıfır olamaz, sadece özünün yadsınmasında sıfır olur. Sonuç şudur ki, yadsıma, belli bir yadsıma olmakla aynı zamanda belli bir içerik taşır. Bu içerik, yeni bir anlayıştır, yeni bir kavramdır; ama öncekinden daha yüksek, daha zengin bir kavram. Çünkü yadsımayla, yani karşıtıyla zenginleştirilmiştir: onu içermektedir, hem de kendisinden fazla olarak. fazlalaşmıştır, çünkü hem kendisini hem de karşıtını içermektedir.” (İdea Yayınevi 2000, a.g.e.)

Yüzeysel bir gelişim ve ilerlemenin tersi istikamette yapılanan, bir önceki alıntımızda değindiğimiz üzere, ayrıkısılıklardan ortak paydalar türetme yolunda ilerleyen sentez kurgulamaların tümevarımına daha sağlıklı bir biçimde ulaşabilmemizi de sağlar. Teker teker ilerlemek yerine, çoğunluğun da anlayıp benimseyebileceği bir bütünlüğü genel kriterlerin arasına dahil eder. Sessiz kalmanın yıpratıcı bilincinde, muhakkak farz olan daha çok ses türetebilmek için iki kere daha fazla çabayı temsil eder. Bütün şevk kırıcılığa karşın olumlandırmaların hala hayatta yeri olduğuna dair önemli bir eşiği de sağlar. Sözü yeniden Hegel'e bırakalım: « Genel metodolojik ve bilimsel olarak ele alınan sentez kavramı, mantıkta, diyalektik sürecin üçüncü aşaması olarak da kabul edilmiştir. Tez ile antitez ikiliğinin (düalite-sinin) veya çatışmasının zorunlu bir sonucu olarak görülen sentez, en belirgin ve açık yorumunu Hegel (1770-1831)'de bulmaktadır. Hegel, evrenin yorumunda diyalektik bir işleyişin mevcudiyetine inanmaktadır. Ancak onu, daha sonraki diyalektikçilerden ve özellikle diyalekik-materyalistlerden ayıran önemli ve özgün yön, Hegel'in saf olarak tez ve antitezin varlığını kabul etmemesidir. O, sentezlerin var olduğunu söyler. Her sentez, kendi içinde mevcut olan bir tez-antitez ikiliğine ve bunlar arasındaki mevcut bir çatışmaya sahiptir. Bir şey, aynı zamanda karşıtını da içermektedir. Ancak, her şey kendilerinde mevcut bulunan karşıtlarını reddetmektedir. Bu red veya inkar sonucunda kendilerinden çıkan yeni bir şey bu ilk reddi de reddeder. Böylece bir sentez ortaya çıkar. Görüldüğü gibi, Hegel, sentezi, bir reddetmenin reddetmesi anlamında ele almaktadır. » (Kaynakça)

Bütün bu tanımlandırmalar ile « sentez » kendi içinde de süreklilik arz eden bir döngüsel yapılandırmayı da taşımaya, geliştirmeye devam ediyor. Modernitenin soru ve sorunları arasında belirli bir ayrıştırma imkanı sağlayarak,doğru gözlem yapabilme şansı tanıyor. Keza ana konumuz olarak bu sayfalarda sizlerle paylaştığımız « müzik » de, türlerin bağlı kaldığı disiplinsel özlerinin yanısıra deneyselliğe de kapısını aralık bırakan türetimlerle sentezlenmeye, harman edildiği ses yığınları ile « alternatif »in geliştirilmesine olanak sağlıyor. Deuss Ex Machina'nın seyrüseferinin ilk bölümünden bu yana tanımlamaya, kapsamaya, ulaştırmaya çalıştığı « müzik » de bu noktaya tekabül ediyor. Kurgusal, ön tanımlı öneriler yerine, bütün alamet-i farikası ürettikleri müzikler olan deneysel sentezlere girişen projeler, üreteçler programın kapsamı dahilinde sizlerin beğenisine sunuluyor. Ayrıntılar ile donanmış, ses yüzeyleri arasında, zaman zaman keskin ve kendinden emin geçiş partisyonları ile varedilen kurgularla çerçeveyi daha geniş bir perspektiften biz dinleyicilerin sınırlarına ulaştıran, üreteçlerden Brighton’lı Alan Myson aka iTAL tEK’i “debut” uzun çaları olan Cyclical aracılığıyla sizlerle buluşturuyoruz.Belirsiz bir hattın üzerinde, görece alelade bir konumlandırma ile yerleştirilmiş (imge) ses kümelerinin birbiri peşi sıra, alternatif ses kesitleri ile besleyerek, sentezlenen müziğe nasıl bir tanım uygun görürsünüz? Ya da kulağa çalındıkça parçalar, kimimiz için özlem duyulan eski tınılara nasıl bu kadar benzeştiğine, örtüştüğüne, üretim noktasında yaşanan nasıl bir vak’anın böylesi bir ses eriminine ulaştığı konusunda derin düşüncelere daldırdığı hasıl olur mu? Senelerin birbirlerini kovalayıp geçtiği bu hızlı müzikal süreçte, hemen hemen her sene yeni bir müzikal janrın müzikal soy ağacına dahil olduğu elektronik müzik sahnesinde fark etmeden, eski tınılarla daha mutlu olduğunuzu hissettiğiniz anlar olur mu? Bütün bu sorular ve onlara verilebilecek cevaplar birbirleriyle sentezlenebilir, alternatif açılımlar getirilebilir. iTAL tEK’i 2008 yılının elektronik müziğinde tüm bu soruları / cevapları kapsayabilecek nitelikte çalışmalardan birisinin altında imzası bulunan bir üreteç olduğunu ilk elden iletebiliriz. 90’lı yılların handiyse tamamında elektronik müzik algısında değişime uğratan, ortaya çıkartılan “leftfield” seslerden beslenen bir prodüktör, iTAL tEK. Deneysel bileşkeleri ile akıllı dans müziğinin sularında dolaşırken, partisyonlar arasına yerleştirilmiş “bass” kümeleri, “dub” öğeleri, “filmlerden derlenen ses kesitleri” gibi nükteli, çoğul katmanlar müziğini ifadelendirecektir. Breakcore mucitlerinden Ebola ile sertleştirilmiş bir Aphex Twin “soundunu” benimseyen, Breakcore, Jungle kayıtları ile tanıdığımız Shitmat’ın alternatif bir kanal oluşturmak, yeni üreticilerin çalışmalarını yayınlamak için kurdukları “Net Lab” etiketinden 2006 yılında yayınlanan “Terminator 2” kısa çaları ile müzikal siftahını gerçekleştirir. “Akıllı Dans Müziği” formunda “Schwarzenegger Serisi” kapsamında yayınlanan çalışma dörtlemenin de sacayaklarından birisini oluşturur.

Ürettiği müzikte deyim yerindeyse “hissiyat” figürünü yerleştirdiği “Cyclical” albümü öncesinde iTAL tEK’in müzikal çehresini, debut’a çıkan yolları işleyen kayıt olarak addedebileceğimiz “Snippets” çalışması, deneysel elektronik müzik ile dubstep disiplini arasındaki geçiş sürecini de son derece kararında sentezler ile dengeleyen bir yapıyla dinleyicilerle buluşur. Hiçbir bedel ödenmeden yüklenebilen “Snippets”ın açılışında ambient ile karaltılı bir elektronika’nın harman edildiği “Stems”, mat bir yüzeye serpiştirilmiş endüstriyel tını kolajı ile zamanının “Rephlex” müziğine selam gönderen “Patter”, kesik ve keskin formların birbirleriyle zıtlaşarak ilerlediği, deneysel kurguyla beraber maksimumda bir müzikal çeşni ortaya çıkartan “Blank Page” bu tınının açtığı kulvardan devam eden, iz süren bir kurguyla seyreltilmiş endüstriyelliğe ulaşılan “10.15.11.02”, Breakcore ile Drone arasında bir köprülemeyi işlevsel bir dinlencelik haline dönüştüren “Logueex” ve bu tadımlık kaydın finalinde devamlılığı olacak işaretini taşıyan “Creek” parçasıyla beraber iTAL tEK sadece tek bir türden beslenen üretimlerden imtina ederek, çoğaltımında daha deneysel sesleri kullanarak gelişen bir müziğin icracısı olduğunun tescilini gerçekleştirir.Elektronik müziğin tüm alt türleri ile harman edilebilen, kollektif yapımların yayınlarının çoğalması ve yaygınlaşması ile beraber belirli bir standarta da kavuşmuş bulunan yeni alternatif Dubstep'in, 'Grime' eğrisinden kalan 4X4 bas yapılandırmasına muhalif bir sentezi oluşturan kanadında yerini sağlamlaştıran iTAL tEK'in kayıtları birbiri ardılınca yayınlanır. Mike Paradinas'ın kurucusu olduğu Planet µ etiketiyle anlaşması ile beraber 2007 yılı Haziran ayı içerisinde « Blood Line » kısa çaları ilk piyasaya sürülen çalışma olur. Akıllı Dans Müziği muhteviyatından, Dubstep'e atmosferik yansılar ile dengeli bir geçiş sağlayan, kuvvetli bass kümelerinden ağırlaşmış neo-endüstriyel pasajlarla birleştirilen düzenekte, tıpkı Jamie Teasdale ve Roly Porter ikilsinin Vex'd projesine paralel bir tını kompozisyonu kulaklarımıza çalınır. Square Records etiketiyle yayınlanan « Deep Pools » kısa çaları ise Dubstep ile Ambient'ın birleştirildiği nispeten deneysel « Snippets » çalışmasından daha naif, ilk kez dinleyecekler için ise kolaylıkla adapte olunacak aranjmanları barındırır. Gecenin pusuna çok uygun biçimde, yönünü belirlediği kasvet dalgasını duyumsatan 'Deep Pools', doğaçlama melodikanın eğrilip büküldüğü son tahlilde, Selected Ambient Works serisinde Aphex Twin'den duymaya alıştığımız mutat ses formuyla benzeşen 'Shallow Sun' ,Brighton'lı Anneka'nın vokalde yer aldığı, sitar kullanımı ile daha öncesinde sizlerle paylaştığımız 'Geiom'da olduğu gibi deneyselliği sonuna kadar deneyimleyen, mekanik aletlerle de duygusal müzikler icrasının pek ala gerçekleştirilir tezini kuvvetendiren bir önerme olarak 'Weave' parçası salt Dubstep dinleyicisi için değil, elektronik müziğe meraklı olan her dinleyicinin arşivine katması gereken kayıtlardan birisi olduğunu da belirtmeliyiz.

Yukarıda kısaca değinmeye çalıştığımız kayıt dizininin sağlaması olan 'debut' albüm, 'Cyclical'a dair notlarımıza geçelim. ITAL tEK'in oluşturmaya çabaladığı ses aralığı, bir veya birden çok daha alt tanımlı bir müziği barındıran bir kolaj. Dubstep'in özellikle son iki sene içerisindeki yükselişinde ve bu minvalde salt dans kurgusundan bağımsız işlerin de yerinin / payının olduğunu da belirtmeliyiz. Bu sene içerisinde yayınlanan 'Benga'nın 'Diary Of An Afro Warrior' kaydı elektro ile kırık ritimlerin, vokallerdeki MC'liğin, kullanılan melodik yapıların yer altında yükselen enerjiyi kontrol altına aldığı ortaya çıkıyorsa, 'Geiom'un Berkane Sol etiketli 'Island Noise' albümünde kullanılan enstrümanlar ile Doğu motiflerinden Batı'ya dair modern masallar ortaya çıkartılıyorsa ya da 2562'nin Aerials kaydında minimal-techno ile dubstep'i bütünleyen kayıtların matematiği ortaya çıkartılmaya, mat yüzeylerde ses karşılaşmaları gerçeleştiriliyorsa, 'Cyclical'da da deneyselliği her daim ön planda tutan, ambient, illbient, post breakcore gibi alt disiplinlerden yansımalardan beslenen bir albüm olarak, iddialı bir bağlaç görevini üstleniyor.Saydamlaşan aksak ritmlerin, melankolik kavislerle beraber şekillendiği, albümle aynı adı taşıyan 'Cyclical' parçasıyla albüm açılıyor. Endüstriyele meyil eden ses harmanına alt kanallardan yüklemlenen ses kesitlerinindoğaçlama bir döngünün kapısını araladığı 'Pins', Planet Mu etiketinden yayınlanan ilk kısa çalar olan « Deep Pools »da da yer almış olan, albümün 'Ambient' potansiyelini sunumlandıran, delişmen bir rüya müziği 'White Mark', çözümsüz bir bass kroşesinin sentetik yuvarlamalar ile doksanlı yıllara dinleyeni geri döndürdüğü, tripstep 'Tokyo Freeze' Remix, elektroakustiğe öykünen ses kalıtının, çekimsiz bir ortamda filizlenip yeniden hayata karışmasını betimleyen 'Still Shores', Dubstep'in 4X4 formunun gerekliliklerini yerine getiren, öncülü olarak da Grime, Bass, Breakcore neşriyatlarından feyz alan 'Versus', Duayen tanımını fazlasıyla hakeden Pete Kuhlmann'ın Fax etiketi altında yayınladığı benzeşsiz kayıtları ile birlikte tüketilebilecek kadar detaylar üzerinde çalışılmış izlenimi ve hayranlığı uyandıran 'Red Sky', Dubstep'in prodüksiyonel anlamda en cilalanmış görüngüsüne kavuştuğu, derine yüklemlenmiş bass kümeleri ile halet-i ruhiyenize göre çeşitlenebilecek detayları keşif aracı olarak kullanlabilecek 'Insomniac', Techno'nun merkeze konumlandırıldığı harici yönlerden dahil edilmiş ses partisyonları ile 'Bass' çıkarsamalarının yapıldığı 'Wind Tunnel' ile finale ulaşıyoruz. ITAL tEK kararlı, egzantrik ses alaşımlarını son derece, yaratıcı bir biçimde sentezleyebilen bir prodüktör olarak Dubstep ile Elektronika'yı birbirleriyle bağlantılamayı başarıyor. Sentezlenen melodik akışlar ile güncel müzikte ferah feza noktaların henüz tükenmediğine işaret ediyor. Keşfedin!

Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
iTAL tEK At Planet µ
iTAL tEK At Net Lab
iTAL tEK At Myspace
iTAL tEK At Electronic Explorations
Caspa At Myspace
Silkie At Myspace
Pinch At Myspace
Kode 9 Official
Kode 9 At Blogger
Kode 9 At Myspace
Emalkay At Myspace
Quest At Myspace
2562 At Myspace
2562 At Electronic Explorations
2562 Aerials Review At Experimusic
Cut At Myspace
Producer Network Recordings
Producer Network Recordings At Myspace

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[nospam]dinamo[dot]fm - www.dinamo.fm -
misak[nospam]dinamo[dot]fm - Makina
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8

---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel Shut Out - By Herbs1
© Herbert Fernandes
iTAK tEK’s Photos Courtesy From Belowed Sites; i T t

>>>>>Poemé
İnsan Resmi – Can YÜCEL

Yeraltı günleri bunlar
Kör yılı köstebek ayı

Siyah önlüklü bir güneş
Ayazda okula gidiyor
Dizilmiş danaburunları iki keçe
Islıklıyorlar bebeyi
Çepeçevre boynumda sıçandişi bir bahçe
Oynuyorlar iki Roma bir Paris bir Peking
Karım en çok soğuk harbi seviyor
Çocuklarımızdan

Yaşamların kapısında kuyruk olmuşuz
Önde emirerleri memede piçler sütsüz analar
Akşam oldu memur çıktı kapıya
Mal gelmedi bugün dedi kapatıyoruz

Dilekçeyim masalar odalar arasında
Yürek değil, sol yanımda on altı kuruluk pul
Usulsuzüm yolsuzum

Bir uçak geçti üstümden kıçında yakamozu
Çakılmıştır yere çoktan toprakta bir çelik bitki
Fala mı baksam koparıp çiçeklerini
Düştü mü düşüyor mu düşecek mi

Yeşiller içre bir insandın önceleri
Sağda bir dağ solda bir çay çamaşır yıkayan kadınlar
Dolaş şimdi çevresini yitirmiş insan resimleri gibi

No comments: