Sunday, July 11, 2010

Deuss Ex Machina # 307 - Llythyr Agored O Kafka

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_307_--_Llythyr Agored O Kafka

05 Temmuz 2010 Pazartesi gecesi "canlı" yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-Keith Fullerton Whitman-Variations For Oud And Synthesizer 2 (No Label)
>2<-PQ-The Cairo Truth (Expanding Records)
>3<-PQ-Louise On Earth (Expanding Records)
>4<-I'mpty-Invisible Station (Music For Non-Musicians-MP3 / Bağımsız Yayın)
>5<-I'mpty-Rails On Our Way Or People (Music For Non-Musicians-MP3 / Bağımsız Yayın)
>6<-Fjernlys-Beyond The North (Loki Foundation)
>7<-Fjernlys-Constellation (Loki Foundation)
>8<-The American Dollar-Circuits (Yesh Music)
>9<-The American Dollar-A Few Words (Yesh Music)
>10<-Trentemøller-Neverglade (In My Room)
>11<-Trentemøller-Metamorphosis (In My Room)
>12<-Deepchord Presents Echospace-In Echospace (Modern Love)
>13<-Deepchord Presents Echospace-Symbolism In Transition (Modern Love)
>14<-Andy Stott-Love Nothing (Modern Love)

Llythyr Agored O Kafka (307) – "Önceleri Sorularıma Neden Cevap Alamadığımı Anlamıyordum, Şimdiyse Soru Sorabileceğime Nasıl İnanabildiğimi Anlamıyorum. Ama Gerçekte İnanmıyordum Ki, Soruyordum Sadece" Der Aforizmalarının Arasında Franz Kafka. Görünür Hataların Zincirleme Cümbür Cinnetinde, Aymazlıkların, Çetefilli Dolambaçlı Bol Yalanlı Kinlenmelerin, Kusmaların Ne Kadarının Bizleri Bağladığına Gerçekten Kafa Patlatmadığımız İçin Olabilir Mi Bu İkilem? Yokuşa Sürmeye Doyamadığımız, Kulak Arkası Etmekten, El Âlemin Decade Dediği Süre (10 Yıl) Boyunca Rafa Kaldırmaktan Yılmadığımız, Usanmadığımız İçin Olabilir Mi? Pusmuş, Yılgın Hallerimizde Tâkatimizin Tükendiğini Sandığımız İçin Olabilir Mi? Oysa Vakit Dediğimiz Çoktan Elimizden Kayıp Gidiyor, Bir Sonraki Buluşmaya Kadar Harekete Geçebilmek İçin Vaktimiz Daralıyor. Anlamsız Garabetlikleri Anlamlı Çözümlerle Lâv Edebilmek Kararlılıkla Hakikat Olabilecektir. Bunun Bilinciyle Sormaktan Kaçınmadığımızı Yeniden Beyan Etmek İse En Büyük Boyun Borcumuz. Ötekileştirilenlerin Sadece Sıfatlarının Değiştirildiği, Sıranın Sadece Diğerine Gelmesini Beklediğimizin Beyan Edildiği Bir Dünya İstemediğimizi Yüksek Sesle İfade Etmeliyiz. Kinlenmelerin, Öc Almaların Sonunun Gelmeyeceğini, Kaptırıp Gidilen Girdabın An Gelip Hepimizi, Hepimizi İçine Çekeceğini Hatırlatmaktan Geri Durmamalıyız. İnanmadığımız İçin Değil Artık Adil Olanın Ne Olduğunu, Lütfedip Tarafımıza İade Edilenlerin, Tahsis Edilenlerin Ne Kadar Makus Kederimizi Arttırdığını Görünür Kılmalıyız. Muktedir Olmayı Değil Muhalif Olmayı Ağlamaklı Tonlarla Beslenen Bir Güfte Olmasından Kurtarabileceğimizi Yaygınlaştırmalıyız. Unutulmayanın, Gününü Gün Edip Heba Edenlerin Saflarında Olmadığımızı Aklımızdan Çıkartmamalıyız. Öyle Ya Da Böyle Bu Yaşam Ancak, Sorumluluk Sahiplerinin Gerçekten Sorduğumuz Sorulara, Dosdoğru Yanıt Verebilecekleri (Tabii Yüzleri Olursa), Kıvırmayacakları Bir Eşiğe Ulaşıncaya Kadar Mücadeleyi Gerektiyor. İmin Güfteleri Arasında Denildiği Gibi Unutulmasın, Unutulmasın Hiç Değilse Bu Yaz Artık Unutulmasın - Harekete Geçilsin! [Solgun Ruhlu, Beti Benzi Atmış, Yaralarından Kan Damlayanların, Damarlarını Tedavi Etmenin, İyi Etmenin Yolu Sözlerimizde Saklıdır - Birimiz Değiliz Bu Hücrede Hepimiziz Hepimiz!]

>>>>>Bildirgeç
Hakikat Fikri - Giorgio AGAMBEN*

Scholem bir keresinde, üstün bilincin nesnesi olmadığı şeklindeki doktrinde - Zohar'ın ilk sayfalarında ortaya konan bu fikir her türden mistik düşüncenin nihai derslerindendir.- son derece üzücü bir şeyler olduğunu yazmıştı. Zohar'ın bu sayfalarında soru zamiri Ne? (Mah), bilginin en üst sınırında durur; bu sınırın ötesinde başka hiçbir cevap mümkün değildir: "İnsan soru sorduğunda, sonuna kadar her şeyi açık bir biçimde görmeye ve adım adım anlamaya çalıştığında Ne?'ye varır: Ne anladın? Ne gördün? Ne aradın? Ama her şey başta olduğu gibi sırrına erilmez kalır." Ancak Zohar'a göre cennetin en üst sınırını belirleyen çok daha içe dönük ve karanlık bir başka soru zamiri daha vardır: Kim? (Mi). Eğer Ne? şeyin kendisini (ortaçağ felsefesinin başlıca uğraşı) soran soruysa, Kim? de ismi soran sorudur: "İçine girilmez olan bu soruyu antikler yarattı. Kim o? O, Kim?... O hem sorunun nesnesi hem de saklı olan olduğu için, ona Kim? denir. Bunun ötesinde başka soru yoktur ... Mevcut ve namevcut olanın, içine girilemez ve kendi adına kapanmış olanın Kim?'den başka adı yoktur - ortaya çıkarılmaya, ismiyle çağrılmaya hasrettir."

Açık ki, Kim?'in sınırına varıldığında düşüncenin artık bir nesnesi yoktur; düşünce nihai nesnenin yokluğunu tecrübe eder. Ancak bu üzücü değildir; tersine bu sadece, iki soruyu birbirine karıştırıp, Ne? diye sormaya devam eden soruşturma için elzemdir. Orada yalnızca cevaplar değil sorular da yoktur. Esas üzücü şey, nihai bilginin hâlâ bir nesne formuna sahip olması olurdu. Tam da bilginin nihai bir nesnesinin olmayışı, bizi şeylerin çaresiz üzüntüsünden kurtarır. Nesnelleştirici bir söylem içine yerleştirilebilecek her nihai hakikat, tatminkâr görünse de, zorunlu olarak hakikate mahkûm olacaktır. Hakikatin kati biçimde kapanması yönündeki bu temayül, hem felsefenin hem de şiirin inatla karşı çıktığı tüm tarihi dillerin temayülüdür; öte yandan, gerek beşeri dillerin imleyici gücü, gerekse bu dillerin kaçınılmaz ölümü buradan beslenir. Hakikat, yani Platoncu oros'a göre ruha uygun olan açıklık, nihai, değişmez bir şekil alır, kadere dönüşür.

Nietzsche'nin, bengi dönüş fikriyle, hakikatin sonsuza dek şeylerin dünyasına kapanacak gibi göründüğü o en kötü anda ağızdan çıkan "evet"le, kendini kurtarmaya çalıştığı şey tam da bu düşüncedir. Aslında bengi dönüş nihai bir şeydir, ama aynı zamanda nihai bir şeyin imkânsızlığıdır. Kendini belirli bir duruma kapatan hakikatin bengi dönüşü, bir dönüş olduğu için, böylesi bir kapanmanın imkânsızlığıdır aynı zamanda. Nietzsche'nin o harikulade formülasyonuyla ifade edersek: amor fati, kaderini sev.

Kaderle hafıza arasındaki bu korkunç uzlaşı - burada hafızanın yalnızca nesnesi olabilecek şey (aynı olanın geri dönüşü) her seferinde kader telakki edilir - zamanımızın yüzleşemediği hakikatin çarpık imgesidir. Çünkü ruhun açıklığı -hakikat- ne sonsuz bir kedere açılır ne de kendini şeylerin bengi dönüşünde kapatır; kendini bir isimde açarak sadece şeyi aydınlatır, kendini şeyde kapatarak kendi görünümüne tutunur ve ismi hatırlar. Armağanla hafıza arasındaki, nesnesiz bir açıklıkla sadece nesne olabilecek bir açıklık arasındaki bu güç kesişim, Zohar'ın yazarına göre, içinde adil insanın ikamet ettiği hakikattir: "Kim? cennetin en üst mertebesidir; Ne? ise en alt. Yakup her ikisinin de varisidir: Bir sınırdan diğerine, Kim?'in başlangıç sınırından Ne?'nin varış sınırına kaçar ve kendisini ortada tutar."

* Giorgio AGAMBEN - Nesir Fikri (Metis Yayınları-2009) kitabının I. bölümünde yer alan Hakikat Fikri başlıklı metnin Fırat Genç'in tercümesiyle Deuss Ex Machina'ya (Sayfalar 47-49) alıntılanmıştır.

...Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Okuma Parçası
Yalın Bir Mektup - Aslı ERDOĞAN - Radikal
Hepsi İçin Doktor Olacak - Aysel KILIÇ - Birgün
Açılımın En Anlamlı Adımı - Güldal KIZILDEMİR - Radikal 2
Savaş ve Vesayet - Vedat İLBEYOĞLU - Evrensel
Ara Renklerin Gücü Ya Da Suruç - Ferhat KENTEL - Taraf
Demokratik Açılımı Yerli Yerine Oturtmak - Hatem ETE - Radikal 2
Diyarbakır Vuvuzela'sı!- Senar ATAMAN - BiaMag
Barış Çağrıları, STK ve Sendikalar - Faysal ÖZÇİFT - Köxüz.org
‘Türk kanı’ Taşımayanlar - Tarihin Defteri - Ayşe HÜR - Taraf
12 Temmuz Pazartesi Saat 10.00′da Beşiktaş’a... - Nor Zartonk
Fethiye ÇETİN: "Hrant Dink Davası Açıldığı Gibi Bitiyor" - Erol ÖNDEROĞLU - Bianet
Erasmus'un Delileri - İlyas BAŞSOY - Birgün
Dünya Değişirken Türkiye - Soli ÖZEL - Habertürk
Mevsimlik İşçilerin Kimlik Bilgileri - Nihal KEMALOĞLU - Akşam
Türkiye Ekonomisinin Yüksek Büyüme Evresinden "Uzun İşsizliğe Doğru" - Mehmet Rauf KESİCİ - Birikim
Disk-Ar: Asgari Ücretten Vergiyi Kaldırın! - Bianet
Orhan Saraç: "Ben De İşçilerle Beraber Sokakta Oturacağım! - Sendika.org
Grev Güncesi – Ankara Tekel Direnişi
Grev Güncesi - Sabah / ATV Emekçileri
Entelektüel Gecekondulaşma - Ece TEMELKURAN - Habertürk
İstanbul Ne Yapıyorsun Sen? - Adnan TÖNEL - Birgün
Temmuz Ürpermesi - Karin KARAKAŞLI - Kronik Muhalif
Ulan yoksulluk! Ulan kapitalizm! Ulan... - Eleştirel Günlük - Eleştirel Medya Günlüğü
Adam Adamdır - Cüneyt UZUNLAR - Açık Koyu
Masuniyyet - Kristensenn - Kristensenn
Panzehir - Dream Endless - Limbo Pillow

Keith Fullerton Whitman Official
Keith Fullerton Whitman At Myspace
Keith Fullerton Whitman - Variations For Oud & Synthesizer Informative On Experimedia
Keith Fullerton Whitman Live At Non-Event In Goethe Institut Boston On Vimeo
PQ At Myspace
PQ At Expanding Records
PQ Informative On The Sirenssound
I'mpty At Myspace
I'mpty At Bandcamp
I'mpty - Last Noise In All Bright Songs Pt.1 - Değerlendirmesi - Brandon - Amme-Hizmeti
Fjernlys At Myspace
Fjernlys At Blogspot
Fjernlys At Loki Foundation
The American Dollar Official
The American Dollar At Myspace
The American Dollar Yazınsalları - Dream Endless - Limbo Pillow
Trentemøller Official
Trentemøller At Myspace
Trentemøller - Sycamore Feeling Video By Jesper JUST On Myspace
Trentemøller - Into The Great Wide Yonder Album Review - William GRANT - Drowned In Sound
Deepchord Presents Echospace Official
Deepchord Presents Echospace / Echospace(Detroit)
Deepchord Presents Echospace Page On Resident Advisor
Deepchord Presents Echospace - Limuin Album Review - Todd HUTLOCK - Little White Earbuds
Andy Stott At Myspace
Andy Stott At Last.FM
Andy Stott - Tell Me Anything EP Review - Boomkat

Deuss Ex Machina genelgeçer disiplinlerden uzakta kalarak, deneysel öğeler ihtiva eden tüm müzik turlerine sonuna kadar kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. Bu bağlamda Ambient’dan - Weird Folk’a uzanan ses seceresinden alıntıları her Pazartesi akşamı 21.00-22.00 saatleri (GMT +2) arasında canli olarak Dinamo FM’den iliştirmeye devam ediyoruz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
Dinamo – misak[nospam]dinamo[dot]fm – Makina
Her Pazartesi Gecesi 21:00 -22:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel
Dünya Bir Bütündür - Serpil ODABAŞI
Serpil Odabaşı - Resimleri İçin

>>>>>Poemé
Uy Havar! - Ahmet ARİF

Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim - leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişem ben seni...

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım...
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni...

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamanı
Yarının çocukları, gülleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan - ter içinde asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni...

Kaynakça: Şiir.gen.tr

2 comments:

Onlyindie said...

teşekkür etmek istedim yer yön yöntem mail aradım bulamadım.buraya geldim sonunda.her çalışmadan sonra bu desteği hissetmek güzel.Teşekkürler.

I'mpty-M4NM

Deuss Ex Machina said...

@Onlyindie

Kübbeyi Sesle Doldurmaya Devam Ettiğiniz Müddetçe, Elimden Tek Gelebilen Şey Olan Paylaşım Sürecek. Elektronik Deneysel Müziği Tazelediğiniz İçin Teşekkürler.