Sunday, February 20, 2011

Deuss Ex Machina # 338 - Mynd Okkur Î Grátt Ský

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_338_--_Mynd Okkur Î Grátt Ský

14 Şubat 2010 Pazartesi gecesi "canlı" olarak yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-Conquering Animal Sound-Crawl (Gizeh Records / Mini50 Records)
>2<-Conquering Animal Sound-Bear (Gizeh Records / Mini50 Records)
>3<-Klaustro-Yayanada (Bağımsız Müzik / MP3)
>4<-Klaustro-Neoplan (Bağımsız Müzik / MP3)
>5<-Tymphony-Mutsuzluklar (Bağımsız Müzik / MP3)
>6<-Tymphony-Fiery II (Bağımsız Müzik / MP3)
>7<-Near The Parenthesis-The Listening Surround (n5MD)
>8<-Near The Parenthesis-Voice And Radio Bureau (n5MD)
>9<-Baths-Lovesick Synthetic (Self Released / CD-R)
>10<-Baths-The Vapors (Self Released / CD-R)
>11<-How To Dress Well-Ready For The World (Lefse Records)
>12<-How To Dress Well-Endless Rain (Lefse Records)
>13<-James Blake-Unluck (Atlas Recordings)
>14<-James Blake-Limit To Your Love (Atlas Recordings)
>15<-Jamie Woon-Night Air (Candent Songs)

Mynd Okkur Î Grátt Ský
(338)
Hüzün hayatın inme geçirmesi halidir. Danışıklı bir randevulaşmanın neticesinde değil aniden yanıbaşımızda bitiverendir. Anı sıklıkla yoklayıp duran, çoğunluğunda nefesin, şevkin, sevincin koyu girdapta kaybedilmesi halidir. Işıksız kalmaların en sahicisindendir. Pekala yorumlanabilir bir biçimde nekahat dönemi olmayan, tedavisini çoğunlukla düşe kalka bulmak dışında başkaca bir seçeneğimizin olmadığı grilik dolu bir tertibattır. Yoksunlukla taltif edilen bünyede her zorunlulukta yeniden terbiye edilmeye muhtaç kılınandır. Bir mutluluğa bir hüzüne dolambaçlı yolların birbirine kesiştiği odaktır hayat. Hayatlarımız. Özen gösterilmesi lazım gelendir. Dikkatlice kulak ardı edilmeden uyarılarının işitilmesi, vicdan muhakemesinin ivedilikle, arada kalmışlığın bir an evvelinden aşılabilmesi için uyanık kalabilmenin, gördüğünü okuyabilme işittiğini hayra yorabilmenin gerekliliğini hatırlatandır hüzün. Boş boş bakmaktansa payımıza biçilmiş olanların açtığı yaraları onarabilmek için elele verilmesi gerektiğini yadsınamaz bir biçimde ortaya çıkartır bu aralıkta hüzün. Ben ben diye bitiveren cümlelerin sonuna eklenen nokta gibi varlığı kaçınılmaz, yokluğu mümkün olmayan bir durumdur. Teferruatlar adledilen hüzünle karşılaşmalarımız içerisinde artarak çoğalan kayıtsızlıklarımız yeni yokoluşları beraberinde getirmektedir. Yetişemiyoruz bu kadar hızlılığına hayatın. Kederin hacmen yoğunluğu tüm dipsiz kıyı boyunca arsız bir cehennemi çağrıştırıyor. Ateşi, neredeyse hiç sönmeyen, harı istikrarlı bir biçimde yüksekte tutulan. Sallanılıp yuvarlanılan bir başında bir sonunda karşılaşılabilecek bir durum olmadığından inmeye kadar uzanan bu çetrefilli hayat aracının yakınlarımızda ne kadar derinlerimizde olduğunu anlamlandırabilmek de mümkündür. Amma velakin ne meramın kendisi bu kadar derinliği kaldırabilir, ne de ifadelerimiz kifayetli, manidar bir sağaltımı beraberinde getirir. Her şey kendi döngüsü içerisinde yapılandırılmaya devam ederken, dönüştürülürken bu rahlede bizlere düşen kayıtsızlık dolu hallerimizden uzaklaşabilmektir. Teferruatlardan gocunmadan beslenen, öğrenen olmayı artık kabullenebilmektir. Yılmadan, süngüyü kafamıza gözümüze bir kez daha sertçe yemeden. Sallan yuvarlan diye dile gelir esamesi çoktan unutulmuş hafızanın derinlerine saklı bırakılmış nağme. Yığıntılanıp kısacık sürelere indirgenmiş olan bir hayat akışının ardılında saklı bırakılanlar özetlenir o kurgulamalarda. Her ne kadar, üstünkörü geçiştirilmişse de aslında tüm paylaştığımız yukarıdaki endişeleri barındırandır. Sallanıp yuvarlandıkça tıpkı şimdi ötelemeye, anlamazdan gelmeye, sağırlığımızı fark etmeyip uyduruyorlar ya diye topu taca atıp tutmaya inatla gayret ettiklerimizin yankıları gün yüzü bulmaktadır. Kimileri bunu eğlenceli bulur, kimileri ne o üç dakikada sorguya mı çekiliyoruz hemencecik diyerek çirkefleşir. Hadsizliği ile had bildirmelere girişir. Neticede sallanılıp yuvarlanılırken bile mücadele devam etmektedir. İyi ve kötülüğün arasında bitmeyecek olan. Dertlerin o toprağın insanlarının ortak bileşkesi, kaderi olduğu görmezden gelinir. Yanıtsız bırakılır. E peki ne yapılır. Sallanılıp yuvarlanılır. Emme basma tulumba gibi aynı köhneleşmiş lügatlar o odak dahilinde ezberlenir. Sıraları bile bozulmadan tekrar edilir. Taa ki bir sonraki mecburi karşılaşmadaki vuslata kadar. Emekçinin mücadele edip de kazanabildiği hemen tüm haklar bir gece ansızın torbalanır. Küflenen sistemsizlik içerisinde iyice derdest edilen hallere mecbur bırakılınır. Emek dediğinin karşılığı patronunun iki dudağı arasında vicdanı ile cüzdanının yanında kanunların hiç de tekin olmayacak yasalarıyla başbaşa bıraktırılır. Sallanılır yuvarlanılır. Oraya hak, buraya hukuk iliştiştirilir daha beteri bizim başımızda mütemadiyen sergilenir. Gazetecinin varsıllığı olan olayları farklı pencelerden, bir o kadar da farklı perspektif ve algılardan yorumlamak, kendice sunumlandırmak olduğunun unutulması istenir. Kimisi çetecilikle suçlanır, kimisi gerillaya hedef. Sözün üzeri bir güzel çizilir, hedeflere yeni hedefler eklenerek, katar yoluna devam eder. Burası da ifade özgürlüğünün mümtaz bir biçimde yaşandığı, gazetecenin hakkını, sözünü ve yüklendiklerini sonuna kadar savunabildiği özgürlükler ülkesi olur. Yiyerek sindirebilirseniz. Sallanılır yuvarlanılır. Yetmez yavru vatana dil uzatılır. Pabuçlar başa, ödenen bedelleri yıllar yılıdır sırtlanan, zorunlu uyumluluklarının karşılığında kardeşlerimize lokmaları haram olarak sayılır. Beslemelikten çok daha derinlerde bir yerde hüznün kanırtılığını idrak edebilecek kurgulamalar hasıl olur. Her kafadan bir ayar, her modelden bir muktedir dile pelesenk olanı tekrar edip durur. Had bildirir, yordam diyerekten de sopanın meşesini sallamaya devam eder. Sallanılır yuvarlanılır. Başkalarına model olunur ama buralarda yetmeyen, diriltmeyen, şifâ yerine hasta eyleyen bir darboğaz içine tıkandığımız yüksek sesle ifşaa olunur, gel gelelim bahse konu parçanın suçu olmasa bile sallanılır yuvarlanılır. Suzan Zengin, Nevin Berktaş, Vedat Kurşun adlarını sayamadığımız niceleri mahpuslukla yüzyüze kalır. İfade özgürlüğünün, sakat sürümü derme çatma versiyonu ile günlük güllistanlık bir ülkede yaşadığımız ahz-ü kabz olunur. Ödeşmek bitmez tükenmez hicranda açılan yaralar olur. Öte yandan zembereğinden boşalırcasına arsızca had bildirmeye girişmekten çekinmeyenlerden bir demet tosuncuk kitabevi basarak kimin ekmeğini yemektesiniz, hainlerle işbiriliği içerisindesiz diyerek kendi ölçülerinde milliyetçiliğin aslında nefret söyleminin en yalın örneğini oluşturan bir had bildirmeye girişir. Bütün olan biteni kameraya çekerek ifşaa etmekte beis görmezler. Bunun esamesi bildin bir bilemedin iki gün içerisinde unutulur. Ne de olsa çizgilerini aştın mı sana da haddi bildirecek birileri bulunur mesajı mealen değil hakkaniyetle zihinlere işlenir. Sallanılır yuvarlanılır. Doğa tarumar edildikçe doğa ananın varlığı bu hoyratlığa ses eder. İşitilen bir avuç duvara söylenmiş dört duvarın arasında kıstırılan laf olur. Santraller, inşaatlar hançer olur doğanın gövdesine saplanır. Tarih suların altına terk edilir. Unutuşlar dizgisinde bitmeyecek hüzün bulutlarına bir yeni daha eklentilenir. Sallanılır hiç bir yorgunluk gözlenmeksizin yuvarlanılır. Kısacası nitelik bozulur, kural kaide alt olur, biçim heba, demokrasi ise zulüm olur. Cennet vatanın dört köşesinde hangi muktedir baştacı edilmelidir bu konuşulur, durulur. 301'le daha önce yüzleşmekten kaçınanların, lafını saklamadan ihanetle suçlayıcı tavır belirleyenlerin de bir gün karşılarında o aşılmaz duvarı, toz kondurulmaz değerleri bulabileceği ilan olunur. Ah etmekten bir yerinden yanında durabilmek için çaba sarf edilmesi gerektiği işitmezden gelenlere rağmen tekrar iktibas olunur. Toz kondurmayanlar sallanır yuvarlanır. Bütüne baktığımızda bu kadar ağır hoyratlığa karşın daha sert ayak vurulur, el çırpılır nafile sallanılır yuvarlanılır. Plak çizik içerisinde, bellek delik deşik olur. Bitmez tükenmez sallanılır... yuvarlanılır... çok şükür!...

>>>>>Bildirgeç
Alınan Geniş Güvenlik Önlemleri!.. - Veli BAYRAK*

Yaşadığımız bütün deneyimler göstermiştir ki ülke insanı ne çektiyse alınan geniş güvenlik önlemleri yüzünden çekmiştir! Geniş güvenlik önlemleri altında futbol maçı oynanır yüzlerce taraftar birbirine girer! Yılbaşı kutlamalarında insanlar geniş güvenlik önlemleri altında taciz ve yankesici olaylarına tanıklık ederler! Deprem olur, alınan geniş güvenlik önlemleri altında yağma yapılır! Sel olur, geniş güvenlik önlemleri altında evleri su basar, insanlar sele kapılır! Geniş güvenlik önlemleri altında seçimler yapılır sandıkta ya da oy sayımında onlarca olay yaşanır! Geniş güvenlik önlemleri alınır yoksulun gecekondusu başına yıkılır! Doğa katledilir geniş güvenlik önlemleri altında, çevre yok edilir, ormanlar yakılır, hayvanlar öldürülür!

Gazeteciyim, yazarım dersin, tehdit ediliyor, ağır hakaretler işitiyorum dersin, geniş önlemler alınır yolun ortasında vurulursun! Koca dayağı yiyorum, devlet bana sahip çıksın dersin, geniş önlemler alınır, söz konusu koca tarafında onlarca bıçak darbesi ile insanların gözü önünde bıçaklanarak öldürülürsün! Yeni bir hastalık çıkar, yeni bir virüs! Geniş güvenlik önlemleri alınır onlarca kişi hastalığa kapılır, virüse bulaşır canından olur!

Aslında bu durum bu güne ait bir şey de değildir yurdum topraklarında. Çok uzaklara gitmeye de gerek yoktur! Bu ülkede 1979 da Maraş katliamı yapılmıştır alınan geniş güvenlik önlemleri altında! Çorum olaylarına bakın yetkililerin geniş güvenlik önlemleri altında olaya nasıl seyirci kaldıklarını görürsünüz! Sivas’ta, Madımak Otelinde, alınan geniş güvenlik önlemleri altında 37 insan yakılmıştır bu ülkede. Bu ülkede Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde yüzlerce insan alınan geniş güvenlik önlemleri altında sözde faili meçhul cinayetlere kurban gitmiştir. Alınan geniş güvenlik önlemleri altında yakınlarına bile haber edilmeden toprağın altına gömülen bölge insanları yıllar sonra yine alınan geniş güvenlik önlemleri altında çıkartılmıştır!

Bu ülkede bir olay, bir eylem, bir etkinlik yetkililer tarafından “Alınan geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirildi” diye açıklanmaya çalışılıyorsa bilin ki olay anlatıldığı gibi değildir! Siz bakmayın birilerinin “Havada kuş uçurtulmuyor” türünden demeçler vermesine! Havada kuş uçurtulmuyor denilen bu topraklarda 1977 1 Mayısında, alınan geniş güvenlik önlemlerine rağmen 34 kişi katledildi!

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da, yorba yasasına karşı Meclise yürümek isteyen emekçiler, yukarıdaki örneklerde olduğu gibi alınan geniş güvenlik önlemleri altında biber gazına ve coplara maruz kaldılar! Kişi başına milli gelirin en düşük olduğu ülkelerden biri olan yurdum toprağının başkentinde, kişi başına düşen polis sayısının birden fazlayı bulduğu bir gündü o gün! Alınan geniş güvenlik önlemleri altında yüzlerce emekçi dört koldan sarıldı Kızılay ve Sakarya Meydanı’nda! Yüzlercesi alınan geniş güvenlik önlemleri altında tartaklanıp coplandı. Alınan geniş güvenlik önlemleri ve ileri demokrasinin nimetlerinden olsa gerek Temizlik İşçisi Serap Tuğral başına isabet eden gaz bombası nedeniyle beyin kanaması şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.

Alınan geniş güvenlik önlemlerine rağmen Türkiye’nin en büyük sanayi bölgelerinden OSTİM’de 17 kişi hayatını kaybetti. 2007’de Ankara’da Kurtuluş semtinde bulunan çok katlı otoparkta bir kamyon dolusu bomba, alınan geniş güvenlik önlemleri altında imha edilmiş ve yetkililerin söylediğine göre alınan geniş güvenlik önlemleri sayesinde Ankara o günlerde büyük bir patlamadan kurtarılmıştı! Oysa neredeyse şehrin ortasında kalan kocaman bir sanayi bölgesi canlı bomba olarak duruyordu orada! Otoparkta bulunan ve etkisiz hale getirilen bombanın Meclise olan uzaklığını gündeme getirerek ne kadar önemli bir işi başardıklarını anlatmaya çalışan yetkililer, neredeyse şehrin ortasında kalan ve ilçe büyüklüğünde ki Batıkent ve Macunköy arasına sıkıştırılan OSTİM sanayi bölgesinin insanlar için ne kadar büyük bir tehlike oluşturduğunu hesaba katmayı düşünmemişlerdi! Ya da düşünmüşlerdi de alınan geniş güvenlik önlemleri sayesinde bunun da üstesinden geleceklerini hesaplıyorlardı!

Bana gelince, bu yazıyı aile fertleri tarafından alınan geniş güvenlik sayesinde odamda yazıyorum! Yazıyı yazarken alınan geniş güvenlik önlemlerine rağmen bir kere elektrikler gitti, 2 kere de bilgisayarımı reset etmek zorunda kaldım! Siz siz olun alınan geniş güvenlik önlemlerine güvenerek kendinizi güvende hissetmeyin! Kendi önleminizi kendiniz alın, önleminizi kimseye aldırmayın!..

* Meram kabilinden uç uca getirmeye gayret ettiğimiz cümlelerimizin tamamlayıcısı olarak değerlendirebileceğimiz, Veli BAYRAK'ın kaleminden 20 Şubat 2011 tarihli Evrensel Gazetesi, Hayat sayfalarında yayınlanan Alınan Geniş Güvenlik Önlemleri!... başlıklı makalesini, kurumun ve yazarın anlayışlarına sığınarak sayfamıza iliştiriyoruz. İyi okumalar...

...Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Okuma Parçası
Özgürlük İstiyoruz!
Savaşma Konuş! - 500binradikal.com
Alınan Geniş Güvenlik Önlemleri!..- Veli BAYRAK - Evrensel
Adalet Hakikatten, Hakikat Adaletten Doğar - A. Hicri İZGÖREN - Günlük
Dünyalıyız Hepimiz! - Gündüz VASSAF - Radikal Hayat
Özge Mumcu: "Basın Hem Siyasi İktidar Kıskacında Hem De Medya Tekelleşmesinin Baskısı Altındadır" - İlker Cihan BİNER - Jiyan
Yazar Nevin Berktaş Türkiye'de Hapiste; AİHM'de Haklı! - Erol ÖNDEROĞLU - Bianet
Gazeteci-Çevirmen Suzan Zengin Serbest Kalmalı - Ragıp ZARAKOLU - Evrensel
Göz Göre Göre - Ragıp DURAN - Dicle Haber Ajansı / Apoletli Medya
Birimize Bakan Hepimizi Görür - Sırrı Süreyya ÖNDER - Radikal
Soner Yalçın ve Mehmet Metiner - Fikri SAĞLAR - Birgün
Korku, Korkumuz... - Ece TEMELKURAN - Habertürk
Erdoğan’a İki Konuda Eleştiri... - Hasan CEMAL - Milliyet
Nereye Kadar? - Okay GÖNENSİN - Vatan
İki Yol, İki Ülke - Özge MUMCU - T24
Haftanın Tortusu - Koray Doğan URBARLI - Yeşil Gazete
İçmeden De Sarhoş Olunabiliyormuş! - Evrensel
Elçi Anlamıyor, Ben Anlıyorum - Ömer YILDIZ - Sol Defter
Ergenekon Davası'nın Türkiye İçin Önemi - Mithat SANCAR / Ömer MADRA - Açık Radyo
Dün, Bugün, Yarın - Umur TALU - Habertürk
"Hem Rumlara, Hem Türkiye'ye Yenildik" - Şener LEVENT - Afrika / Birgün
Faşizmin ‘Öz’ Dili ve Özgür Kıbrıs! – Sarphan UZUNOĞLU - Jiyan
"Ayşe'nin Yavru Vatanı" - Birgün Pazar
Irkçı Hepar, Nezih'in Nefret Bayrağını Devraldı - Kronik Muhalif
Hepar'lı Gençlerden Kabalcı'ya İhtar - Kollektif - Ekşi Sözlük
Kepçeyle Mezar Kazılmaz, Gerçeklerin Üzeri Örtülür! - Elif GENÇKAL - Bianet
Bir Toplu Mezar Da Çaldıran’dan Ortaya Çıktı - Rawin STERK - ANF
Hakikat Komisyonu İçin Kanun Teklifi - ETHA
'Paslı Hançer Duygusu Yaşatacaklar' - Atılım
Sevdikleri Mezarsız Kadınlar Ülkesi - Balçiçek İLTER - Habertürk
Onların Ölümü "İstatistik" Değil - Ayça SÖYLEMEZ - Başka Haber / Bianet
Yavaş Yavaş Öldürüyorlar - Günlük
Bütün Bu Bayraklar, Ölü Çocukların Unutulmuş Bedenleri Üstünde Dalgalanır - Fatih YÜCEDİL - Jiyan
Kâtilin Robot Resmi - Cüneyt UZUNLAR - Açık Koyu
Nereye Gidiyoruz? - L. Doğan TILIÇ - Birgün
Anadili Yaralarına Kitaplar - Elvan KISMET - BiaMag
Süryaniler: AKP'nin Farklı İnanç ve Kültürlere Saygısı Yok! - ANF
Teyze Doğulu, Dili Yok - İrfan AKTAN - Başka Haber
Belediyeden Sosyal Ayrımcılık - Nihal KEMALOĞLU - Akşam
Şirince ve Mor Gabriel - Dilek KURBAN - Radikal
Şirince / Sevan Nişanyan - Nadya UYGUN - Jiyan
“İnsanlık”ta Sona Doğru - Yeşil Gazete
Ermenistan'dan Ragıp Zarakolu'na Onur Madalyası - Bianet
"Unutulan" Adam - Sarkis HATSPANIAN - Köxüz
Büyüsü Bozul(may)an Dünya - Ali SARIKAYA - Birikim
!f İstanbul'a: O Duyarlılığı Yemiyoruz! - !But Madi Götkuşakları - Birdirbir.org
Bu Defa Erkekler 'Artık Yeter' Dedi - Atılım
Erkekler Ocakta 17 Kadın Öldürdü - Burçin BELGE - Bianet
"Denizimizi Aldınız Derelerimizi Asla" - Rüya Arzu KÖKSAL Röportajı - Uğur BİRYOL - BiaMag
G20'ye 'Gıda Fiyatlarında Spekülasyonu Durdur' Çağrısı - BBC Türkçe
Küreselleşmeye Karşı Küresel Direniş - Nuray SANCAR - Evrensel Hayat
Yaşasın Sınıf Dayanışması! - Alınteri.net
Yeni Vesayet ve Karakter Aşınması - Aziz ÇELİK - Sol Defter
Umut Ol! - Samut KARABULUT - Sendika.org
İçe Kapanma Arttıkça İşsizlik Düşmüş Görünüyor - Mustafa SÖNMEZ - Cumhuriyet
İşsiz Sayısı 6 Milyona Dayandı - ETHA
Torba Yasa Nedir? - İşçilerin Sesi - Sol Defter
Grev Güncesi - İkinci Tekel Direnişi
Grev Güncesi - Ankara Tekel Direnişi
Grev Güncesi - Sabah / ATV Emekçileri
Dijital Aktivizm Sokakla Buluşur Mu? - Özgür UÇKAN Röportajı - Hayriye MENGÜÇ - Hürriyet Kampüs
Defne Devrimi'nin İstikbali - Pınar ÖĞÜNÇ - Radikal Hayat
Perwer'den Tunus'a - Süreyyya EVREN - Birgün Pazar
Bir Modelin İflasına Tanıklık Ediyoruz!.. - Alınteri.net
Mısır Sana Ne Diyor? - Emre DURSUN - Kronik Muhalif
Devrim Günlüğü - Marksist.org
İsyanlar Devrimlere Gebedir - Oya BAYDAR - T24
Diktatörler Katliam Yapıyor - HRW - Evrensel
Libya'da Ölü Sayısı 104'ü Aştı - BBC Türkçe
The False Anxiety Of Influence - Hamid DABASHI - Al Jazeera
Arap Diktatörleri ve Küresel Sermaye Arasında İttifak - Global Research - Gerçeğin Günlüğü


Conquering Animal Sound Official
Conquering Animal Sound At Myspace
Conquering Animal Sound - Kammerspiel Album Review - Chris TAPLEY - The Line Of Best Fit Klaustro Myspace Sayfası
Klaustro Last.FM Sayfası
Klaustro / Klaustrofobikleştirebildiklerimizden Misiniz? - Boran GÜNEY - Etrafta.com
Tymphony Resmi Sayfası
Tymphony / Selim Yörük Kişisel Sayfası
Tymphony - Mucizevi Tınılar - Merush Hanım
Near The Parenthesis Official
Near The Parenthesis Informative via n5MD
Near The Parenthesis - Japanese For Beginners Stream via Spotify
Baths At Myspace
Baths Informative via Anticon
Baths-Pop Music / False B-Sides - Review via Aerial Noise
How To Dress Well At Blogger
Rising: How To Dress Well - Ryan DOMBAL - Pitchfork
How To Dress Well - Love Remains Album Review - Calum MARSH - Coke Machine Glow
James Blake At Myspace
James Blake - James Blake Album Review - Alexis PETRIDIS - The Guardian
James Blake On BBC Sound Of 2011
Jamie Woon Official
Jamie Woon At Twitter
Jamie Woon Reveals New Single Lady Luck - Robin MURRAY - Clash!

Deuss Ex Machina genelgeçer disiplinlerden uzakta kalarak, deneysel öğeler ihtiva eden tüm müzik turlerine sonuna kadar kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder.

Bu bağlamda Ambient’dan - Weird Folk’a uzanan ses seceresinden alıntıları her Pazartesi akşamı 21.00-22.00 saatleri (GMT +2) arasında canli olarak Dinamo FM’den iliştirmeye devam ediyoruz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
Dinamo – Send Promos / Kaydınız Var Dinletmek İstediğiniz: misak[æ]dinamo[dot]fm – Makina Her Pazartesi Gecesi 21:00 -22:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel
Peace Panda By Nina0307 Nina0307 Flickr Page

>>>>>Poemé
Biz Kaybettik Aşk Da Kazanmadı - Mahmoud Darwish (*Mahmud Derviş)

Bir Filistinli Yaranın Güncesi

1
Anılardan muafız biz
El- Kermil içimizde
Celile’nin otları kirpiklerimizde
Bir nehir gibi ona uzanaydık deme bana
Öyle deme!
Memleketin etindeyiz biz… Memleket de içimizde!

2
Yavru güvercinler gibi değildik haziran öncesi
Aşkımızın prangalar arasında parçalanmayışının
budur sebebi
Biz yirmi yıldır ey bacım
şiir yazmıyoruz ama
savaşmaktayız savaşmakta

3
Gözlerine düşen o gölge
haziran ayından
alınları güneşle kuşatmaya gelen
bir ilahi şeytan!
Bir şehit rengidir o
bir dua tadı
O ki öldürür ya da yaşatır
Her iki durumda da ah ki ah!

4
Gözlerinde gecenin başlangıcı
O uzun gecenin sonundan bir damlaydı yüreğimde
Bizi şu saatte bu mekânda birleştiren
dönüş yoludur
çöküntü çağından

5
Bu gece o sesin
bir bıçak, bir yara, bir sargı
kurbanların sessizliğinden gelen bir uyku
Nerede benim ailem
Sürgün çadırından çıktılar
ve yeniden tutsak oldular

6
Aşk sözcükleri paslanmadı ama sevgilim
esarete düştü benim-Ey aşk, ey aşkım benim
Rüzgârın silip süpürdüğü balkonları
evlerin eşiklerini
günahları bana yükleyen aşk!
Günlerden bir gün
kalbim sadece gözlerini alabilmişti senin
Ve şimdi vatanla zenginleşti kalbim!

7
Tarlakuşunun sesini
işgalcilerin cehresinde
parıldayan bir hançere dönüştüren nedir, biliriz
Kabristan sessizliğini
bir festivale, hayat bahçelerine
dönüştüren nedir biliriz

8
Sen şarkı söylerken
balkonların koptuğunu gördüm duvarlardan
dağın yamaçlarına kadar uzanmaktaydı alan
Dinlediğimiz müzik değildi
Göremiyorduk sözcüklerin rengini
Odadaydı bir milyon kahraman!

9
Kanımda, onun çehresinden bir yaz
ve müstear bir nabız
Eve döndüm utana utana
yığılıp kaldı yaramın üstünde şehit
Doğum gecesinin sığınağıydı
İntizardı
Ve ben bir bayram devşiriyorum onun anısından!

10
Çiğ ve ateş, gözleridir onun
Kendisine fazla yaklaştığımda şarkılar söyler
Sessizlik ve dua an’ı, buharlaşır kucağında
Ah, dilersen şehit diye adlandır onu
Genç mi gençti barakadan ayrıldığında
Geri geldi sonra
Geri geldi
bir ilahi çehre!

11
Bu toprak emer şehitlerinin derisini
buğday ve yıldız vaat eder yaza
Tapın bu toprağa!
Tuz ve suyuz biz onun bağırsaklarında
savaşan bir yarayız bağrında

12
Kanın boğazımda ey bacı
Gözlerimde ateş
Kurtuldum halife kapısında şikâyetten
Tüm ölenler
ve gündüz eşiğinde ölecek olanlar
kucakladılar beni, bir bomba yaptılar benden!

13
Ahbapların evi metruk
İliklerine kadar çevrilmiş Yafa
Beni aramaya koyulan
sadece kendi alnını bulabildi benden
Bu ölümü bana bırak ey bacı
bu yitip gitmişliği bana bırak
ki bozgunun üstüne bir yıldız öreyim ondan

14
Ey mağrur yaram
Ne benim vatanım bir bavul
ne de ben bir yolcu!
Ben âşık, toprak maşuk!

15
Anılara daldığımda
nedamet otları yeşerir alnımda
hasretini çekerim uzak bir şeyin
Özleme teslim olduğunda
benimserin efsanelerini kölelerin
Sesimden çakıl taşları
kayadan nağmeler yapmayı yeğlerim ben!

16
Alnım gölge taşımaz
Göremem gölgemi
Tükürürüm ben
geceleri alınları aydınlatmayan yaraya!
Gözyaşını bayrama sakla
sevinçten ağlayacağız sadece
Alanda
düğün ve hayat koyalım adını ölümün!

17
Yarayla büyüdüm ben
Geceleri nasıl çadıra dönüştüğünü
asla söyleyemedim anneme
Ne kaynağımı yitirdim, ne adresimi, ne de ismimi
Onun eski püskü giysilerinde
bir milyon yıldız görmemin budur sebebi!

18
Sancağım siyah
Liman bir tabut
Sırtım bir köprü
Ey içimize yıkılan dünyanın sonbaharı
Ey içimize doğan dünyanın ilkbaharı
Çiçeğim kırmızı
Liman açık
Kalbim bir ağaç!

19
Lisanım bir su şırıltısı
kasırgalar ırmağında
Güneşin aynaları ve buğday
savaş alanında
Belki yanlış ifade ettim kimi zaman
ama-tevazu bir yana – harikaydım
kalbimi sözlükle değiştirdiğim an!

20
İkiz olduğumuzu anlamamız için
düşman lazımdı mutlaka
Meşe kökünde oturmamız için
rüzgâr lazımdı mutlaka
Çarmıha gerilen efendi
yarasını yitirmiş, ödlek bir çocuk olurdu
çarmıh tahtında büyümeseydi!

21
Bir sözüm daha var sana
henüz söylemedim
Ay’ı işgal ediyor balkondaki gölge
Memleketim bir destan
Ben çalgıcıydım orada
oldum bir çalgı teli!

22
Arkeolog taşları inceleme derdinde
kendi gözlerini arıyor efsane harabelerinde
Kendi kendini kanıtlama derdinde:
Gözleri olmayan basit bir yolcuymuşum ben!
Bana ilişkin tek bir harf dahi yokmuş medeniyet kitabında!
Ama ben usul usul dikiyorum ağaçlarımı
Ve de söylüyorum aşk şarkımı!

23
Hezimetin sırtında taşıdığı yaz bulutu
Serabın ipine seriverdi
Sultanlar neslini
Cinayet gecesinde öldürülen ve dirilen ben
İşte iyice yapıştım toprağa!

24
Sözü eyleme dönüştürme vaktim geldi benim
Toprak ve tarlakuşu aşkımı kanıtlama vaktim geldi
Bu zamanda gitarı parçalar sopa
Ben, bir ağaç peyda oldu olalı ardımda
Sararıp durmaktayım aynada!

Çeviri: Lütfullah GÖKTAŞ
Kaynakça: Antoloji.com

No comments: