Thursday, September 21, 2006

8bit Musiki ile Vektörel Danslar-Durum Değerlendirmesi


Elektronik müzik deyyu dururum şu güncenin her bildirgeçi içerisinde. Varsıl olarak edinilmiş ve kullanım dahilinde her materyal’in bir şekilde bir sesi bulunduğuna göre müziğin üretimin de binlerce farklı,yönlü,yanlı veyahut yansız organze şekillerde üretimi olasılıklar içerisinde. Her daim karşımıza çıkmasa da ara sıra başvurduğumuz müzikler olur bazen.Kafamızın içerisinde birikintileri yok etmeye veya etmemeye (artık nasıl arzu buyurursanız) line outlarımızla entegre çalışan melodik seriler, serüvenler. Kiminde dans etmek için tek bir ton değişimini beklendiğimiz. Bilginin ağ üzerinde onca çabuk ulaşması neticesinde artık pek çok müziği neredeyse pek çok Batı’lı (Doğu’lu siz karar verirsiniz) akranımızdan daha önce ve ziyadesiyle dinliyoruz.Dinlemeye; en azından edindiklerinin hakkını vermeye çaba sarf edenlerimiz çok (indir o parmağı biliyorum dinlediğini). Farklı mevzularda bu kadar tümce’nin elbette bir nedeni var. Alternatif olmayı sadece moda kavramı olarak algılayanlara inat bir trend olmak yerine daha zor olanı seçmiş olan bir avuç insanın Çarşamba akşamları Papillion’da gerçekleştirdikleri az ve öz tanınmış yerli isim/projelerin de çalışmalarını paylaştıkları Blackbeat İstanbul gecelerinden bahsetmek istiyorum naçizane bir kaç tümce ile.

Geçen hafta içerisinde Dataline (UK), Xnand ve Dj S.M.Art’ın katılımlarıyla deneysel elektronik namına ne ararsanız dinleyiciye sunulduğu bir gece ile İstanbul sahnesinde alternatif işlerin paylaşım noktalarından birisi olmaya çabalayan bir çalışma. Tanınması için dinlenmesi gerekli olan, sadece dar bir çevre içerisinde kalmaması gerektiğine inanılan isimlere, sahnede performansları ile merak uyandırabilecek herkese kapıları açık bir toparlanma silkelenme keşif geceleri diyelim en kısasından. Her hafta için bir tema etrafında projelendirmelerin sunulmasına için ortak çabaların bütünü Blackbeat İstanbul. İstanbul’un ses yelpazesini, o kadar modernize ettiğimizden artık içinden çıkmaya çabaladığımızda hamsterlar gibi yönümüz, simamızın, bellek kartlarımızın limitlerini zorladığımız kaotizmi içerisinde buranın, buralılarca eleştirilerini kestirmeden müzikle meramı anlatabilme olgusu olarak da adlandırabilirim sanırım bu etkinliği. İstanbul içerisinde oluşturulmaya çabalanan elektronik müzik sahnesi üzerinde az da olsa bir ilerlemenin hissedildiği şu günlerde bir doksana şut denemesi.Kısmetse orada performans gösterenlerin gollerini (pardon albümlerini) görmek de nasip olur.

Dün akşam düzenli hale dönüştürülmesi için çabalanan etkinlik dizisinin ikincisini izleme şansına sahip oldum. Serbestlik kelamından bahsetmiştim daha önceleri.Dün akşam gerçekleştirilen performanslar içerisinde de bu olgu fazlasıyla mevcuttu. 1980’lerin unutulmaz klişeleri arasında adını koskocaman yazdırmayı başarmış biricik oyun platformumuz Commodore 64’ün canlandırılması neticesinde elektronik tını üretme çabasıyla ve hevesiyle tanımlandırılmış olan 8 bit müzikler bu haftanın teması olarak belirlenmiş. Yurtdışında bayağı gelişmiş olan bir scene tarafından etkinlikleri düzenlenen sadece Commodore 64 ile sınırlı kalmayıp Amiga 500’lerden, Nintendo Gameboy’lara kadar uzanan bir çeşitlilik içerisinde tamamlayıcı olarak us’un sınırları ile betimlenen elektronik ses üreticisi olan alet edevat ile meşakkat ve huş-u içerisinde ortaya dinlenesi, eğlenilesi ses sentezleri ortaya koyan bir çaba bütünü. 8 bit müzikler gecesinin açılışından Ekşi Sözlük camiası içerisinde sıkça adı geçmiş bir isim olan Zalambodont açılışı gerçekleştirdi. Dans tonları ile örülmüş olan heyecanlı ses sampleları ile tamamlanmış bir kolajın betimlendiği görseller ile desteklendiğinde de artık değmeyin keyfime denilen halet-i ruhiye içerisine girizgahınızı yaptığınız tadı damakta kalan bir performans gerçekleştirdi.

Zalambodont’un ardından sahnede idm,deneysel kulvarında işleriyle adını duyurmaya çabalayan ten.tür.diod sahnede yerini aldı. İkili olarak sahnede yer alan ekip, endüstriyel kıvrımları ile donatılmış olan çalışmaları ile geçen hafta gerçekleştirilmiş performansları kaçırmış olan bizler için bir hatırlatma vazifesi gerçekleştirdi. Verileri sıraladığımızda ortaya daha nitelikli işlerin de çıkmaya başladığını İstanbul sahnesi üzerindeki çabalamaların da artık belirli seviyelerde dinleyiciye ulaştığında onların da tepkisiz kalmadığını en son sahneden inmeden gerçekleştirilen ufak çaplı noize ekspozisyonunun da ayrı bir tat kattığını izlence listelerimize dahil edilmesi gereken isimlerde bir diğeri olarak not düşüldü.

Gecenin üçüncü performansı uzunca bir süredir takipçisi olmaya çabaladığım Onor Bumbum’un Onur’u ile Fırat’ın (sanırım ilk kez) sundukları Kafa Ayari projesi vardı. Deuss Ex Machina içerisinde de olabildiğnce çalışmalarından örnekleri duyurmaya çabaladığım isimlerden birisiydi Onur. Performans gösteren isim/gruplar içerisinde de tecrübe açısından mesafe almaya çabalayan bir emektar olduğunu bildiğimden yeni çalışmayı izlemeye koyuldum. İkili olarak çıktıkları performans içerisinde Onor Bumbum’dan farklı olarak Barbarian, Miami Vice bir de şu anda hatırımda olmayan bir araba oyununun simültane temcit görüntüleri bağlantısı ile konulandırılmış efektörler ile de desteklenen elektro katkısının da yoğunluklu olduğu bir parçalar geçidine şahit oldum. Açıkçası son bir kaç gün içerisinde hazırlandık demelerine rağmen orada ortaya konan performans ile olduğum yerde dans etmemi sağladılar. Beyoncé’nin Crazy In Love ve Moby’nin Lift Me Up parçalarından vokalleri de dijital oyuncak konsolu edasıyla yoğurdukları bölümler özellikle takdire şayandı. Önümüzdeki günler içerisinde Roxy’de de bir performans gerçekleştirecek olan Onor Bumbum’u kaçırmamanızı salık veririm.

Kafa Ayarı’nın yanı sıra gece içerisinde Boorch ve Latife Teke de sahne aldılar. Onları da önümüzdeki günlerde seyredebilmeyi ümid ederek mekanı gece yarısı vakti bal kabağı’na dönüşmeden terk eyledim. Olabildiğince çoklu anlam çıkarılabilecek ve her ne şekilde olursa olsun üretim çabasının arkasında durmaya çabalayan Papillion ve Blackbeat İstanbul’a alternatif bir kanal oluşturma çabalarına bu günceyi takip eden bütün okurlardan desteklerini esirgememesini rica ediyorum. Elektronik müzik paylaşıldıkça merak ettikçe güzeldir, keyiflidir. Aşağıdaki ağ bağlantılarında da ulaşabildiğim isimleri takip edebilirsiniz. Esen Kalın

Allame-i Ulül Arz'den Ara Nağmeler
Zalambodont
Ten.tür.diod
Onor Bumbum
8bit Peoples
Little Computer People
Wired
Papillion

No comments: