Deuss Ex Machina # 157 Mea Mihi Conscientia Pluris Est Quam Omium Sermo

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_157_--_Mea Mihi Conscientia Pluris Est Quam Omium Sermo

22 Ocak 2007 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Seyit Hüseyin Nasr & Süleyman Ergüner-The Cry Of The Reed (Asır)
>2<-Soliman Gamil-Sufi Dialogue (Touch)
>3<-Djivan Gasparyan-Djangyuloum (Traditional Crossroads)
>4<-Arto Tunçboyacıyan & Ara Dinkçiyan-Heru Katsir (Libra Music)
>5<-Sabahat Akkiraz & Orient Expressions-Eridi Kalmadı Dağların Karı (Doublemoon)
>6<-Aynur Doğan-Ahmedo (Kalan Müzik)
>7<-Orhan Gencebay-Hatasız Kul Olmaz (Kervan Plakçılık)
>8<-Sezen Aksu-Ne Ağlarsın (SN Müzik)
>9<-Baba Zula-Cecom (Doublemoon)
>10<-Djivan Gasparyan & Hossein Alizadeh-Sari Galin (World Village/Harmonia Mundi)

Mea Mihi Conscientia Pluris Est Quam Omium Sermo
-Bölüm(157)-Vicdanım ve Bilincim, Dünya Öğretilerinden Daha Değerlidir.

>>>>>Bildirgeç
Kelimeler Anlamsız Kalıyor.Kendini tekrardan var eden cümleler kuramıyorum.
Daha önce bir başka sitede yazmaya çabaladığım bir kaç ayrıntıyı sizlerle paylaşmak istiyorum:
22 Ocak 2007
Hepimizin Umudu (Hrant Dink Bana Ne İfade Ediyordu?)
"Yapo'ya ve tüm kardeşlerimize
Biliyorum, sevinçlerimiz çok azaldı
Biliyorum, acılarımız bizi sizi onu diye ayırmaya çalıştı
Biliyorum, kimsesizliğimiz -sessiz sessiz başkalaşmamız- modernizmin kahredici ayrıntısı.
Biliyorum, sizler,bizler değil hepimiz olduğumuzu algılatmak istemeyenler çoğaldı.
Hrant , bizim gibi toplum ile entegrasyon çerçevesinde, hemen hemen her konuda konuşmak isteyen, beni ayırmayın ben de kardeşinizim demek için sadece bir kıvılcıma ihtiyaç duyanlar için bir başlangıçtı.
Bir önderdi, kimsenin üzerinde durmaya tenezzül etmediği ayrıntıları, Ermeni olmanın "e" halini, buraya mâl olmanın verdiği asıl zenginliği ayrıntıladı.
Sesimizdi
Soluğumuzdu.
Okumasını Bilene, Kızmasını Bilene, Tartışmasını Bilene Sevdiceği yurdunun (Türkiyemin) birliğini, bizim de bir parçası olduğumuz vurgusunu yaptı.
Az buz değil hep doğrusunu savundu, evet bazen bize de kızdı. Ama lamı cimi yok Dostluğumuzun ilerlemesinde en güzel paydalardan birisi olan Agos'u hepimize miras bıraktı.
Buradan gitmeyeceğimizi bize inandırdı....
Sözler Sözler o kadar çok ki Kardeşim Yapo,
Yarın 11.00 den öğlen sonlarına kadar bizlere yine yol gösterecek
Kıymetini bilmemiz, birbirimize daha sıkı sahip çıkmamızı önerecek
Sessizliğin içerisinde Sesimizi temsil edecek
Bugün programımda da düğümlenen zihnimden arta kalanlardı.
İyilik ve Esenlik Her Bir KARDEŞİMİN üzerinde olsun."
23 Ocak 2007
...
"Sakindik,yürümek,dindirilemeyecek bir acıya ortak olma çabasıydı. Buralarda onlar bunlar şunlar değil Biz olgusu yerleşikti. Hepimizin yüreği sızım sızım sızlıyordu. Yitirdiklerimizin ardinda hala değerlerimize sahip çıktığımız bir gündü. ÜLKEM sevgimiz artıyordu. Mehmetler, Sühanlar, Elifler, Besteler, Duygular,Krisler, Aliler, Minaslar, Cihanlar,Boranlar kısacası halkım çabaların boşa gitmediğini buraya ait olduğumuzun altını birer birer sayıklıyordu. Evet mutluyum, Gözyaşlarımızın renklerinin aynı olduğunu bildiğim için, Su Satıcısı bir amcanın bozuk paranız yoksa helalimdir diyerek paylaşımını gördüğüm için, oluk oluk caddeleri doldurabildiğimiz için, dış dünya ne derse desin aslolan bizlerin kararının baskın olacağını bildiğim için....ÜLKEMden ayrılmayacağıma ant içtiğim için... HEPİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN"

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - Dinamo - misak[at]dinamo.fm
http://deuss-makina.blogspot.com

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info gör/sel Sema_Ses_Hû
Photo Kapuxino's FlickR website © 2007 Kapuxino
Kapuxino

>>>>>Poemé
Vurulduk Ey Halkım, Unutma Bizi Uğur MUMCU
Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık,
Babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken
bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı
kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini,
yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
Ecelsiz öldürüldük
Dövüldük, vurulduk, asıldık...
Vurulduk ey halkım, unutma bizi
Yoksullugun bükemedigi bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı.
İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez,
İsteseydik, diplomalarımızı mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık.
Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık.
Yazlık kışlık katlarimiz, arabalarımız olurdu.
Yüreğimiz işçiyle birlikte attı, köylüyle birlikte attı.
Yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma.
Bizleri yok etmek istediler hep.

Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Fidan gibi genç kızlardık; hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı göz bebeklerimizden.
Yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında iskencecilerin acimasiz ellerine terkedildik.
Direndik küçücük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla.
Tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi,
taptaze inançlarimizi fırlattık boş birer eldiven gibi.
Utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden.
Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi.
Ölümcül hastaydık.
Bağırsaklarımız düğümlenmişti.
Hipokrat yemini etmis doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın. Gelinliklerimizin
ütüsü bozulmamıştı daha.
Cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk.
Vicdan sustu.
Hukuk sustu.
İnsanlık sustu.
Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Kanserdik; ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
Uydurma davalarla kapattılar hücrelere.
Hastaydık.
Yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki.
Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
Önce kolumuzu, omuz başından keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attik
önlerine.
Sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz.

Öldürüldük ey halkım, unutma bizi.

Giresun'daki yoksul köylüler, sizin için öldük.
Ege'deki tütün işçileri, sizin için öldük.
Doğu'daki topraksız köylüler, sizin için öldük.
İstanbul'daki, Ankara'daki işçiler, sizin için öldük.
Adana'da, paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler, sizin için öldük.
Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Bağımsızlık, Mustafa Kemal'den armağandı bize.
Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara.
Mezar taşlarımıza basa basa, devleri yönetenler gizli emellerle,
başlarımızı ezmek
kanlarımızı emmek istediler.
Amerikan üsleri kaldırılsın dedik, sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.
Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi.
Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk, komünist dediler.
Ülkemiz bağımsız değil dedik, kelepçeyle geldiler üstümüze.
Kurtuluş Savaşı'nda emperyalizme karşı dalgalandırdığımız
bayrağımızı daha da dik tutabilmekti çabamız.
Bir kez dinlemediler bizi.
Bir kez anlamak istemediler.

Vurulduk ey halkım, unutma bizi.

Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık.
Bir kadın eline değmemişti ellerimiz.
Bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha
Bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına.
Herkes tanıktır ki korkmadık. İçimiz titremedi hiç.
Mezar toprağı gibi taptaze,
mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.

Asıldık ey halkım, unutma bizi.

Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar,
ağabeyimiz, babamız yaşındaydılar.
Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı, ya da susmuşlardı bütün olan bitenlere.

Öfkelerini bir gün bile karşısındakilere
Bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük.

Hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına.
Batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler.
Korkmadan öldürüldük ey halkım, unutma bizi.
Bir gün mezarlarımızda güller açacak
Ey halkım, unutma bizi.
Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak
Ey halkim unutma bizi.
Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz
Şimdi hep birlikteyiz

Ey Halkım, Unutma Bizi.

Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Abdi İpekçi, Ahmet Taner Kışlalı, Turan Dursun, İzzet Keser, Metin Göktepe, Hrant Dink'in Anılarının Önünde Saygıyla.......

Comments

Anonymous said…
misak bu ne kadar güzel,ne kadar benim hayalim olan bir çalma listesidir böyle =) süper !
dediklerimiz, gonlumuzden gecenler bir zaten her daim aynılıgımıza damga vurmayı basarmış şarkıları derlemeye cabalamıstım. tesekkur ederim begendigin icin.
m.

Popular posts from this blog

benim söylemek için çırpındığım gecelerde, siz yoktunuz...

Deuss Ex Machina # 280 - Ancient History Of Nothingness Echoed Louder

sesli meram 138 -- միամորիկ