Tuesday, July 03, 2007

Radar Live - Günce #3 - Ezberler Bozuldu

Groove Armada @ Radar Live

Kısa süreler dahilinde pek çok farklı grubu dinleme, merak uyandırabilecek yeni isimler hakkında ufak da olsa bir fikir elde edebilme imkanı sağlayan festivaller dizininde bizim de kuvvetli ve kudretini daha (geçen seneki prova’yı saymazsak) ilk büyük organizasyonunda sağlayan Radar Live Festivali hakkında izlenimlerimize devam edelim.

Birinci günün gerçekten yorucu ama bir o kadar da keyifli geçen konser ve dinleti seçeneklerinin ardından kısa dinlenme imkanımızı yeni başlayan günde kullanmak üzere bünyelerimizi şarj ederek geçirdik. Festivalin yoğun programı içerisinde öylesine bir seçki izlemek yerine merak ettiklerimizi teyit edebilmek, sıcak ama bunaltmayan bir hava içerisinde görme ve dinleme deneyimlerimiz ikinci gün içinde de devam etti.

Piano Magic @ Radar Live

Ana Sahne’ye çok yakışan ve nedense İngiltere’den çıkmak yerine başka diyarlardan geldiği izlenimine sahip bulunduğumuz derinlikli proje Piano Magic konseri ile akşamı selamlıyoruz. Gezginlik ruhu içerisinde muğlakta kalmış, yad edilmesi gerekli bulunan detayları barındıran, kimi zaman aşk, kimi zaman da hüsran sözleri ile müziklerini kuvvetlendirmeye çabalayan topluluk izlence içerisinde post-rock nağmeleri ile masallarını anlatmayı başardılar. Grubun “This Mortal Coil” gibi nadide gruplardan etkilenimleri neticesinde biraz daha duygu yoğunluklu işler ortaya çıkartmaları ise müzikalitenin tesadüf olmadığını, emek sarf edilen ama dinlerken de çaba gerektiren,dinledikçe sevilen bir müzik ortaya çıkartmanın mümkün olabileceğinin delilini teşkil etti. 29 Mayıs tarihinde yayınlanmış bulunan son çalışmaları Part Monster albümün de tanıtım turnesi kapsamında gerçekleştirilen konser içerisinde daha önce Deuss Ex Machina içerisinde de yer vermeye çabaladığımız Halfway Through ve Incurable parçalarını özellikle bir kenara not etmenizi ani duygu değişimlerinde tavizsiz bir başucu kaynağı olarak değerlendirmenizi de bu satırların yazarı olarak temenni ederiz.

Post punk ve nu-wave’in 2000’lerdeki kurgusu olarak ortaya çıkan pek çok topluluktan biri olarak değerlendirebileceğimiz The Rakes topluluğu’da ana sahnede İstanbul dinleyicisine samimi bir rock’n roll dinletisi yaşatmayı başardı. Capture/Release albümlerinde yer alan ve türün otantik geçişlerini hatim eden tınıları barındıran ekip, “Ten New Messages” albümlerinden şarkılara da performanslarında yer vererek bir major star olarak artık resmen ilan edebileceğimiz Juliette Lewis & The Licks için ısınma turumuzu atmamızı sağladı.

Juliette Lewis ve şürekasının curcuna dolu, gerçek bir müzik ziyafeti olarak gerçekleşen konserine geçmeden alternatif sahneden de bir grubu sizlerle paylaşalım. Türk alternatif sahnesi içerisinde müziklerindeki değişik kurgulamalar ve doğaçlama bölütler ile Gevende topluluğu Radar Live’ın belki de en olumlu yanı olarak değerlendirilebilecek Türk sanatçı/grup dinleme olanağımızın neticesi olarak ekip can’a can katan melodik bir dinlence gerçekleştirdi. Topluluğun sahne uyumu ve müziğin içerisindeki ezgi bereketi açısından ve hepimizin aslında ilgilendiği ama nedense sakladığı 9/8’lik aksak ritim düzeneği ile hem dans edebilmeyi hem de bugüne kadar niye dinleyemedik diyerek hayıflanmayı bir arada yaşadık.

Juliette Lewis @ Radar Live

Ve Ana Sahneye tekrar dönüş. Bilindik tümceler yerine gerçekten ketum dinleyicilerin bile yerlerinden etmeyi başaran Juliette Lewis & The Licks’e geçelim. Medya maymunluğu gibi biraz ortadan ele alınan ve “Katil Doğanlar” filmindeki hırçın bir tiplemeden öte (roller farklı gerçekler apayrı) seyirciyle iletişim kuran, hiç durmadan kendilerine verilen süre boyunca sahnede adım atılmadık yer bırakmayan bir ekip başı Lewis. Topluğun geri kalanı da bu sözlerimizin benzeşinde uyumlu, keskin bağlaçlar ile heyecanlı ve sadece seyretmesi bile gerçekten keyif veren bir rock’n’roll ziyafeti yaşattılar.

Bu yoğun tempo içerisinde görmek bir yana Türkiye’ye geleceklerini ilk öğrendiğimiz andan bu yana, sahnede görmek için sabırsızlandığımız Tom Findley ve Andy Cato ikilisinin elektronik müzik için bir cevheri teşkil eden Groove Armada konseri hakkındaki notlarımıza geçelim.

Konserin, bilimum aktivitenin yanı sıra iyi müziği dinlemek için bir adres olmasını, ve umarız uzunca bir süre daha devam edecek olan Radar Live Festivali’nin çıtasının nerelere ulaştığının kaliteli örneklerinden biri olduğunu hemen belirtelim. Sahne üzerinde hemen hemen müziklerini üretirken kullandıkları tüm enstrümanları canlı “performer”lar tarafından icra edilmesi bile elektronik müziğin organik olabileceğinin, sadece düz bir kurgu ile duygusuz bir disiplin olmadığını da dosta düşmana göstermiş oldu.

Sahne deneyimlenmesi açısından da seyirciyi nasıl hissetmesi gerektiği konusunda ustaca düşünen ekibin, parçaları çalarken biz dinleyenleri yükseltip melodiler arasında seyyahlık eylememizi, eski parçaların canlı versiyonlarında türlü çeşit deneysellikler ile müziğin sadece tek bir tarafta üretilen ve tüketilen bir olgu olmadığını aksine karşılıklı bir iletişim ile müzikten zevk alınabileceğini ortaya koydular.

Bir festival ana teması olan Final parçaları “Superstylin’” coşkun melodik düzenlemesi ve eskilerin unutulmazlarından birisi olarak “Love Box”, “Easy”, “I See You Baby” gibi parçalar da set içerisinde yer aldı. Grubun son çalışması olan ve Equinox Müzik etiketi ile ülkemizde de yayınlanan Soundboy Rock albümünden de “ustalık” derecelerini sertifikalatan 14 şarkıdan gözdemiz olanları bizlerle paylaştılar. Türler arası geçişleri ile birbirine bağlatılanmış ve müzikal bir konsept albümü olarak değerlendirilen “curcuna” kayıttan “Stush” ın vokalleri ile beraber elektro-house “Get Down”, Old Skool Dub “Lightsonic” ve belki de albümün en ön planına çıkan çalışmalarından “reaggeaton” “Soundboy Rock” alternatif çeşitliliğin nelere kadir olabileceğinin, müzikal anlamda önemli bir referans topluluk olarak “Groove Armada”yı bir kere daha görebilmek istediğimizi belirterek Alternatif Sahnede Ellen Allien ve Apparat’a yollanıyoruz.

İkili olarak ayrı ayrı seyrettiğimiz ve her seferinde elektronik müzik için bir kazanım olduğunu beyan ettiğimiz Ellen Allien & Apparat Miller Arena içerisinde Groove Armada’nın az buçuk gölgesinde kalsa da geçtiğimiz sene boyunca en çok dinlediğimiz “Orchestra Of Bubbles” albümünü nihayet kanlı canlı olarak seyretmek/dinlemek bizlere de nasip oldu. Can alıcı olduğu kadar melodik aksamların genişliğine ve her halukarda yaratıcılık şiarını benimsemiş bulunan Herr Ring (Sascha) sesleri oynatarak epik bir yolculuk yaşatmayı başardı. Projenin diğer tarafında yer alan ve Way Out parçasında vokalin sahibesi M’soille Allien tamamlayıcı bir öğe olarak elektronik müzikte kurgulanan vokal geleneğini aşan denemelere girişti. Dediğimiz gibi biraz buruk da olsa ikisini de sahnede canlı olarak seyredebilmek güzeldi. Zorlanan ayaklarımız tınılara ayak uydurmaya çalışırken, eğlenmiş olmanın vermiş olduğu tebessüm ve huzur bizleri Radar Live’ın son gününe taşıyordu.

Festival’in 4. ve son günü hakkındaki izlenimlerimiz ile yazımızı bağlayalım. Müziğin cezbedeci özelliklerinden biri olarak ses yelpazesinden yeni bir şeyler dinlediğinizde farklı tınılara kulak kabarıtılabilmesi, algıda da seçkiçiliği beraberinde getirir. Kurgusu ana akım seslerin dışından seçkiler ile kimi zaman Türkiye’nin gizli cevherlerini, kimi zaman Klezmer geleneğinin farklı destinasyonlarını, eski ile yeni’yi muntazam ses kolajları ile harman eden Undomondo ekibi Mehmet ve Elif’in “Groovy” bir plaj dinletisi gerçekleştirdiler. Seleksiyon içinde alternatif akımlardan parçalar ile modern müziğin dinlence haritasını ara sesler ile göstermeyi başardılar.Kendilerini dinlemek isterseniz eğer Her Cumartesi sabahı saat 11.00 sularında Dinamo FM’de Undomondo Radio Show’u takip edebilirsiniz. Jimpster’ın aynı sahnede gerçekleştirmiş olduğu sette 2007 yılının bir özeti niteliğini taşıyan, melodik kurgusu ile dans ettirmeyi başaran leziz bir dinlence olarak elektronik müzik dinleyicisini tatmin etmeyi başardı.

The Long Blondes @ Radar Live

Akşam seansında ise bu satırların yazarı olarak belki de en çok beklediğimiz gruplardan biri olarak değerlendirebileceğimiz The Long Blondes topluluğuna değinelim. Kate Jackson (ele başı), Dorian Cox, Reenie Delaney, Emma Chaplin ve Screech Louder'dan oluşan "art-rock"topluluğu. etkileşim içerisinde oldukları janrları post punk, new wave,60's pop olarak isimlerden de The Ramones, Blondie, The au Pairs olarak sayıyorlar, demiştik. Sahnede de bu türler arası bağlaçlığı, dinleyicileri akşamın headliner’ı olan Marilyn Manson’a hazırlamak için ellerinden geleni yapmaları ilk başta söylenmeden geçilmemesi gereken ayrıntılar olarak belirtelim. İngiliz Alternatif/Indie müzik sahnesi üzerinde benzeş formatlara tutunmak yerine kendi özgünlüğünü misal Kate Jackson’ın vokallerindeki hafif isli tınlaması, ekibin geri kalanın ana temayı (eğlence)’yi ortaya koyma çabasında tevazuları, seyirci iletişimleri ile festival’de geçer notu almayı başaran ekiplerden bir diğeri olmayı başardılar.

Debut, Someone To Drive You Home albümünden glamish pop disko “Giddy Stratospheres”, çıkış parçaları olan “Once And Never Again”, konuşulmayanı konuşan hafta sonu seremoni parçası, eleştirel “Weekend Without Makeup” ve “Only Lovers Left Alive” performansları NME dergisinin neden bu kadar çok grubun üzerinde durduğunu, seslerini sadece iki sene içerisinde nasıl iyi yayabildiklerini teyit etmesi açısından da biz dinleyicileri fazlası ile tatmin ettiğinin altını bir kere daha çizelim. Gecenin ve Radar Live festivalinin kapanışında ise herkesin merakla beklediği Marilyn Manson sahne aldı. Müziği hakkında yorum yapabilecek kadar bilgidar olmadığımız için işi bir bilenlere emanet ederek, seyrettiğimiz ve kulaklarımıza taşınan “show” ile Marilyn Manson’ın teatral bir gösteri olarak bambaşka yerlere ulaşmış olduğunu, takipçisi olan pek çok ismi yeterince mutlu kılacak kadar diyalog gerçekleştiren bir isim olduğunu belirtelim...

Netice olarak, Radar Live ikinci senesinde bir yıl önce gerçekleştirilmiş bulunan “tek günlük” etkinliğin üzerine sağlam yeni ilerlemeler kaydetmeyi başardı. Müzikal yoğunluğun ve türlerin birbirleri ile alışverişine dikkat edilen line-up’lar ile merak edilebilecek tüm sesleri duymamız sağlandı.Organizasyon içerisinde emek harcayan herkese minettarlıklarımızı sunarak...ezberleri bozdukları için teşekkürlerimizle...Çok Yaşasın Radar Live...

Radar Live Videoları- Resmi Basın Sponsoru - MTV Türkiye'nin Sitesi için Tıklayınız.

No comments: