Thursday, November 15, 2007

Deuss Ex Machina # 190 - Eu Não Posso Descrever Meu Innocent


Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_190_--_Eu Não Posso Descrever Meu Innocent, Mim Vontade Perdida Totalmente

12 Kasım 2007 Pazartesi gecesi “canlı” olarak gerçekleştirilmiş programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
Guest: Annem Bana Kız Bul Evlen Dedi (Sourberry)
>1<-Deportee-Undercover Bad Bwoy (Ten Pound Sound)
>2<-Pieter K-Under The Radar (Breakbeat Science Recordings)
>3<-Kryptic Minds & Leon Switch-Road Less Travelled (Defcom Records)
>4<-Photek vs Björk-I Miss You (One Little Indian)
>5<-Rawthang-Scorned (Black Sun Empire)
>6<-Facs & B-Key-Immeasurable Minds (Re-Edit) (Biotic)
>7<-Ray Keith-Terror Wars (Blade Runner VIP) (UFO)
>8<-Stranjah-Red Lantern (Synaptic Plastic)
Eu Não Posso Descrever Meu Innocent, Mim Vontade Perdida Totalmente Bölüm (190) – B Tipi Tüketim Filmleri Gibi, Bir Ötekinden Bir Berikinden Sekanslar Titreşip Duruyor. AhvalıŞerr Tanımlarda (NeOKr)
>>>>>Bildirgeç
Teorik olarak algılarımızın sınırları genişliyor. Her bir saniye içerisinde bilgi ile olan haşır neşirliğimiz daha bir çok daha bir gürbüz biçimde artıyor. Öğrenmek istediklerimiz bir kaç tıklama mesafesinde, ağın derinlerinde çokta kaybolmadan bizlerin keşfetmesini bekliyor. Bu kadar genişletilmiş bir bilgi dağarcığı içerisinde bazen aradıklarımızı, bazen unuttuklarımızı yeniden yeniden gözden geçiriyoruz. Beşeri hafızalarımızın cigabaytlar ile tanımlandırılamamasından dolayı da çoğu zaman tekrar ediyoruz bütün bu ritüeli. Bildiğimiz, sandığımız nice şeyde aslen yerinde sek sek oynadığımızı. Öngörüler ve yargılayıcı kararlar ile kendi kendimize örüp durduğumuz sınırlı bilgi kırıntıları ile nasıl önümüzü ilerimizi berimizi kapalı bir kutuya çevirdiğimizi anımsamıyoruz. Genel geçerliliğin hüküm sürdüğü boyalı medyalamalarımzın da biraz da istediği rol modelliğinde hızlıca ilerliyoruz.

Azı karar çok bildin mi gerçekten zarar ziyan menteşelemesi ile birbirleri içerisinde sağlamca tutturulmuş bir yumak denizi. Anlık sirayetlerde bucaksız kara dehlizi. Sinirin stresin gır gır geçtiği modern insanlar olarak bellediklerimiz bizlere yardımcı olmasını ummaktan başka bir hal ve çaremiz kalmıyor. 9-17 mesaileri içerisinde dizginlerin çoktan başkalarının ellerine geçtiği asri zamanlarda birer robotikler olarak öğrenmenin veyahutta basitinden bir bilgi kırıntısı edinebilmenin bile mâli zararları hakkında raporlar sunumlar gerçekleştiriliyor. Oysa bilinmezlikten bilgiyi kavradığımız ve gerçekten bize lazım olan bir çemberi tamamladığımızda o kesişim içerisinde muhakkak ki edinilenler bu kaybedilen pesetalardan (malum dolares kimsenin ilerici planlarında yeri olmayan bir üçüncü dünya parası :) ) daha değerli olacaktır. Olmuştur. Öylesine değil gerçek bir merak yüceltilen mâddiliği çoktan egale eden onu tanımsız ve aperatif bir yan unsur haline dönüştüren bir bağlaç haline dönüşür.

Alişler ve Veliler Harikalar diyarlarında, serisinin imdi versiyonlarının temel kılavuzu : Ne o öyle herşeyi bileceksin küçük tavşan… En temel distur olan bligiye ulaşımın türlü çeşit yöntemlerle daraltıldığı tek bir hazneden geçildikten sonra iki kere distille edildiği bir türün önermesi oluyor bu tümce. Gelişmişliğin durduk yerde vahiy gelir gibi veya kişisel bir bakışım ile lotomotodan tutturulan ikramiye cinsinden ani ; birden karşı köşeden çıkıp hafızalarımıza yerleşmediği muhakkak ve açık. Sözel gelişimin ve medeni yanlış olmasın madeni değil ilerleyiciliğin temelinde de gelişmiş bilgilendirmeler, toplu paylaşımlar ve gerçekten birazcık okumaya meraklıysanız hevesinizi enikonu tatmin edecek, bireye gerçek kazanımlar sağlayacak sufleler ile sağlanıyor. Medeni medeni, korkuya maharet bırakmadan enikonu dümdüz edilmiş orjinal halleriyle. Pür-i pak.

İlerleyiciliğin de geçmiş ile yüzleşerek, katılaşmış bir örnekliği, lâv edip yeni önermeler ile o eskiyi modernize, revize adını siz koyun eylemi ile dönüştürerek sağlanan bir düzenleme olduğuna sanırım hepimiz hemfikiriz. Fikri sabitliğin çemberini yarmak için alabildiğince çok farklı enstrümanı bilgisel donanımlamalar ile ısrarla yeniden yorumlamak olduğumuz sabitlikten de bizleri ileriye yöneltecek sağaltımları da beraberinde getirecek. Söz konusu sanatsal bir bakış açısı ile belirli başlı olana karşı, korkutula korkutula elimizi ayağımızı çektiğimiz sahalardan ses vermeleri ile Hafriyat Karaköy’ün başına gelenleri geçen hafta sizlerle paylaşmıştık. Önerme ve başlıkların ötesinde korktuğumuz şeylerin karşıtlığını, karışıklığını, yönergeler arasındaki kopukluklara karşı bir faaliyet yürüten ekibin sergisi bir tabu olmaya doğru ilerliyor. İlerletiliyor. İcazet alınmadan ötekileştirilmiş olanın savunmasını dinlemeden tabii ki sabit sabit yargılar üstlerine çörekleniyor. Bize de sanrılarımızdan tabiri caizse “tırsarak” yaşamak kalıyor.
Bunlar yetmezse sizlere Avrupa Parlementosu ile özel bir görüşme gerçekleştirmiş olan Nicolas Sarkozy’nin açılımını iletelim: “100 Milyon nüfuslu Türkiye Avrupa’da değil, Küçük Asya’da. Fransız öğrencilere Avrupa’nın nasıl olup da Suriye’yle sınırı bulunduğunu açıklayacak kişi ben olmam. Ben varken, Türklere AB üyeliği vaat edemezsiniz.” AP’deki Sosyalist Grubun başkanı Martin Schultz’un aktarıclığı olmazsa idi, kaçımız bildiğimiz de bilemediğimiz bu AB hikayesinde bize daha baştan çok başından set konulduğundan haberdar olacaktı. İstemek ve üyesi olmak için tüm toplumsal kesimler ile beraber ortakca hareket edilmiş bir üyelik inancının başına daha kötü olarak ne gelebilirdi ki: „Akdeniz Birliği“... Rivayet edilmişliğin değil gerçekliğin konuştuğu ve konuşturulduğu (elzem bazı derecelendirmeler ile bazen dozu yüksek, bazen doz minimal) bir bilgi kırıntısı. Deyip te geçebiliriz veyahutta üzerinde saatlerce düşünebiliriz. Niye böyle bir ön yargı neden bu kadar ağır bir tanımlama. Bilginin nasıl kullanılabildiğinin ve ne gibi yönlendirmeler ile nasıl yeni anlamlar katılabildiğinin, bir arpa boyu yol bile almamızın şimdilik uzak kaldığı bir politik gerçeklik. Realist bakış programına hoş geldiniz...

Bu iki kısa haber bile bilgiye nasıl ulaştığınız ile öğrendiklerimizin nerelerde kaldığının göstergesi gibi duran iki muhasebe kaydı. terennüm. Üstünkörü gelebilecek bir bakışın ırağına düşen bilginin doğruluğuna doğru bir seyyahlık amaç edinen, gerek müzikler ile gerek de ara bağlantılarda verilen bilgiler ışığında sadece „iyi“ bir program ortaya çıkartmaya çabalayan Deuss Ex Machina konuklu program dizileri ile de yetemediği, eremediği müzikal sekanslar hakkında doyurucu önermeleri sizlerle paylaşmaya çalışıyor. Geçtiğimiz Pazartesi akşamı gerçekleştirdiğimiz Jah Dread @ Dinamo programında da Sourberry radyosundan „Annem Bana Kız Bul Evlen Dedi“ bir saat boyunca drum & bass’in haşin yüzeyleri arasından geniş bir kolajı bizlerle paylaştı. (Nöbetlerini kendisinden devr-alan davetimize ikinci kere icabet etmiş „Jamession“ın da ko-hostluğunda)

Acid House’un yükselişine tanıklık ettiği Britanya’da eklektik, aksak kimi zaman naif bir biçimlendirme ile reggae’nin orjinalitesinden beslenen bir müzikal disiplin şekilleniyordu. Bugünkü manasının çok daha ötesinde „rave“ kültürünün alt okumalarında karşımıza çıkacak olan dayanışmalı bir mozaik sentezi, hatta mermeri. House müziğin giderek „acid“ kültürünün etkileşimine karşılık, örneklendiği ses kayıtları ile kendi başına bir manifestoya sahip olan bir disiplin olarak 1991-1992 yılları arasında bağımsızlığını ilan eden bir tür olur „Jungle“ ya da bugünün drum & bass’in atası.

Etiketlemelerin aynı „acid“ müziğe olduğu gibi „jungle“ın da başına çorap örmesi, çoktan seçmeli şıklarda şimdiden mimlenmiş bir disiplin olması nedeniyle bir dönüşümün başlangıcında pek çok prodüktörün yönünü ve tarzını „drum & bass“ diye adlandırması ile rave sahnelerinden, alternatif kent müziği formuna doğru bir evrilme ve gelişim süreci başladı. Tarzlar birbiri içerisinde gelişirken, eski sınıf düzeneklerini kollayan Blame, Omni Trio,Valve Soundsytem, Alex Reece, Renegade Hardware, Aphrodite, Ray Keith gibi isim / prodüktörlerin yanı sıra, Goldie gibi türün vitrininde en çok kalmış isimlerden, Adam F, Grooverider, Fabio, LTJ Bukem gibi uzayıp giden bir listleme ile pek çok prodüktör kendi imzalarını, müzikal yönelişimlerini ortaya çıkartmaya başladılar. Modernize edilmiş bir bütünsellik barındıran, öfkeyi ve sevinci hala birbirine paralel bir biçimde işleyen kurgular hem kendi yer altını besledi,hem de bugün belki de Dünya’da hiç popüler olmadığı kadar İngiltere’deki hegemonyasını ve kabul görürlüğünü, dahası atası olan jungle’ın başına gelmiş olan yozlaştırıcı koşulları alt etmeyi başaran bir disiplin olarak müzik tarihi içerisindeki kuvvetli çıkışlardan birisine imzasını attı.

Her durumda olduğu gibi ana akımın da içerisine dahil edilmiş örnekleri bulunsa da drum & bass bugün, techstep, darkstep, drumfunk, futurestep, hardstep, intelligent, atmosferic, jazz & bass, liquid, neurofunk, sambass, trance’nbass gibi pek çok alt türe bir önceki dizilim kadar olmasa da nispeten yakınlaşan ses elementleri ile Breakcore, Darkcore, Ragga Jungle, Illbient, Clownstep ve hatta Breakbeat türleri ile de bağdaşık ve hazneyi arzu ettiğiniz kadar çoğaltabileceğiniz müzikal türler ile harman edilmeye devam ediyor. Müziğin salt öznelliği haline dönüşmüş bulunan bass kümeleri ve pek çoklarımız için başta dinlenme nedeni olmuş „amen breaks“ ritimler ile tasvire imkan bırakmayan, dinlendiğinde hissedilen bir müzikal form haline dönüşmeyi başarması bile bugün tartışılmakta olan elektronik müzikte hissiyat kuramına önemli göndermeleri barındırmaktadır.

Sourberry radyosunda Cumartesi geceleri „Jah Dread“ programında da „Annem Bana Kız Bul Evlen Dedi“ yukarıda kısaca değinmeye çabaladığımız türler arasındaki bağlantıları ile en eskisinden, en yenisine bir drum & bass kronolojisi ortaya çıkartmaya çalışıyor. Müziğin sadece müzikten ibaret olmadığının, dinlendikçe alt okumalarına göz attıkça, keşfettikçe kısacası merak ettikçe ne gibi farklı yönelişimlere ulaştığının tezlerini sunuyor. Bir saat gibi bir süre içerisinde tarzlar arasındaki geçişlerden dominat ses çıkışlarına, tarzın mühürlerinden olmuş özel „label“ programlarına „drum & bass“in estetize edilmesine ve biraz daha anlaşılması çabasına ortak oluyor; yeni önermeler sunuyor. Naki, Da Frogg (Milano’da), RuggKutz (Tosun Gülle ile Aç Karnına Pazar Öğlen 12-13 Dinamo) , Golem (Golem Salı Akşamı 22-23 Dinamo) ve dahası burada yer veremediğimiz onlarca öncülünün izlerinden giderek, kurgunun daha iyi anlaşılması için çaba sarf ediyor. Parça dizinine de göz attığınızda son beş senelik süreç içerisinde disiplinin içselleştirdiği açılımlara dair önemli kayıtları sizlerle paylaşmaya çalıştık. Programın „podcast“ini önümüzdeki hafta bu sayfalarda bulabilirsiniz. Durağan ve tekdüzeliğin dışına çıkmak için, alternatif yollar aramaya, bilgiyi taramaya ve keşfetmeye devam...

Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Drum & Bass At Wikipedia
Breakbeat.co.uk
Pieter K At Myspace
Kryptic Minds At Myspace
Leon Switch At Myspace
Defcom Records
Photek
Photek At Myspace
Ray Keith At Myspace
Stranjah
Jah Dread At Sourberry
Da Frogg At Myspace
Flatliners At Myspace

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.
Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ - misak[at]dinamo.fm
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel
Induhvidual – Kemikleşmiş bedende Bir keskin bakış
© http://flickr.com/photos/deano/89253703/

>>>>>Poemé
Ölmemekten Ölmek – Paul ELUARD

Gözkapaklarımın üzerinde ayakta duruyor
Ve saçları saçlarımın içinde
Biçimi ellerimin biçiminde
Gözlerinin rengi gözlerimin renginde
Gölgemde yitip gidiyor
Tıpkı bir taş gibi gökyüzünde.

Gözleri var her zaman açık
Ve bir an olsun uyutmaz beni.
Düşeri var apaydınlık
Güneşler buharlaştıran
Güldürür, ağlatır beni ve güldürür
Konuşturur beni söyletmeksizin tek bir söz.
(Türkçesi: Özdemir İNCE)

1 comment:

tumtur said...

Başarılı günce kutlarım.