
>>>>>Musique
Kelimeler biriktirildikçe anlamı pekişir. Destekleyici tanımlamalar ile anlatmaya çalıştığınız öz kuvvetlenir. Dimağın içerisinde sıkışıp kalmış bir kaç kelimenin tamamlayıcı öğelerle kullanımı zihinsel kazanımları da beraberinde bizlere bahşeder. Düşünsel izah, anlama gayreti ve en nihayetinde okunan materyallerin özütleri bu kazanımı daha kolaycıl kılar. Belirtmek istenen ile hatrâ düşse de tam çıkarılamayan kelimeler, söz öbekleri gelir de bir an zihnimize takılır. Çözüm oradadır, zihin buradadır.
Kasvet ile yorulmuş zihin ancak böylesi bir idmanlar tümlemesi ile kendine az da olsa gelebilir / geliştirebilir. Çeşitli kaynaşmalar ile toplu iğne başı kadar önemsiz addedilen her hangi bir konuda ufak bir kıvılcımlama dahi onu öylesine büyütür ki ;problem olmaya başladığını ancak çok sonra fark ettiğimizde müdahale etmemizin de önü kesilmiş olur. Bireysel açılımlar ön koşulsuz atılımlar, yerine kendi sesinden bile korkutan iki kelimeden birinde hık gık dedirtip düşünme payı isteyen bir görüngüye sokuşturabilir. Olabilir. Farkına varmak istemesek de geliştirmeye çabaladığınız bir önermenin önüne set de çekilebilir, duvar da dikilebilir. (meşhur ayı-taş hikayesi) Kelam edebilmek, kelimelerin içinde dolaşıp manidar yüklemler ortaya çıkartabilmek metropol güncesinde, hülasası ütopya halini alması da biraz bundan dolayı ileri gelmektedir. Korktuğumuz için kelamımızı esirgiyoruz, eleştirilp hakir kılınır diye sesimizi kısıyoruz.
Anlamını korumak isteyenleri, kelimelerin gerçek yüzlerini ulaştırmak isteyenleri de kendimizden uzak tutmamız biraz da mimlenecek olmamızdan çekindiğimiz için olabilir mi ? değerli okur. Konuşmaya geldi mi mangalda kül bırakmayan bir ahvalin evlatları olarak iş ki doğru bir çıkarsama için zihinsel açılımlara geldi mi sessiz kalmamız biraz da böylesi bir « etiket » den korunma güdüsü olarak değerlendirilebilir mi ?. Kelimelerin oluşturduğu bilgi haznesinden kaçışımız, soyutlamaya çalışımız, çeşitliliği göz ardı edip, tekdüzeliğe yüklenişimiz gibi birbileriyle ilintili onlarca farklı formüle bu çıkarsamaların önemle eğinilmesi gerektiğini bizlere bir kere daha hatırlatıyor.
İçine çekilmeye çalışılan daraltılmış yolları birbirine bağlandığı keşmekeş labirenti içerisinde kobaylık yapmaya devam ediyoruz. Çokça karşımıza çıkan bir diğer deyim ile ısrarla sürçü lisan ediyoruz. Kelimelerin anlamları arasında dolaşıp en uygunundan bir örnek çıkarmaya çalışıyoruz. Veyahutta uğraşıyoruz. Dönüşüm sesleri arasında kendi yontulmamışlığına isyan edenleri oynuyoruz, o sahnede sufleyi bekleyen aktörün terlemesi gibi boncuk boncuk terler atarak ; ulaşılabilir en iyi açılımlara kıyısına varmaya çalışıyoruz. Hayır bu alıntılar « Secret » kitabından değil, şimdilerin karmaşıklığında yol çizmeye çalışan bir ara nokta bulmayı ümit edenlerin zihinleri arasında gezinen hain tilkilerden bir kaçı.
Ve ümit ediyoruz ki bu çabalamamız bir iki dakikalığına da olsa sizlere bu günce, bu program vd. Ile bazı paylaşımların gerekliliğini, müziğin salt bir fon olmadığını betimlemeye yardımcı olur. İkonların, medarı iftiharların listesinde yer almasak da tali yolları kullanmaya devam edenler için bir başlangıç vesilesi gösterebilmek tek gailemiz. Tek ve yek çıkarsamalar ile derinden yüzeylere ulaşabilecek onlarca farklı kademeden kelimeleri tamamlayacak müziklerin rehberliğinde bir çizinti çalışması olarak da değerlendirebilirsiniz bu bildirgeçleri. Deuss Ex Machina’nın geçtiğimiz Pazartesi akşamı yayınlanmış olan 196. bölümünde de kulağımızda yer etmiş seslerin yankıları ile kelimeleri harman etmeye çalıştık. Bir yılın ardından bir özetin özetini, Proodos güncesinden Sühan Gürer’in (Dinler-Yazar) konukluğunda çıkartmaya çalıştık. Uzun çabalar sonucunda 14 farklı dinleyici, yazar, dj ve prodüktör’ün kişisel listelerini iletmesi neticesinde harman edilenlerin neticesini bir saat içerisinde paylaşmaya gayret ettik. Geçtiğimiz hafta içerisinde sizlerle paylaştığımız Yıl Sonu değerlendirmesinde listelemeye çalıştığımız isimlerin / projelerin / kayıtların yanısıra ortak bir tümleme ile fark edemediğimiz işleri de bu vesile ile yayına taşıma imkanına haiz olduk. Söz konusu müzikse gerisi teferruattır vechesini de bir parça irdeleme şansımız da oldu.
Birbiri ardına yayınlanmış olan listelerin ardından, müziğin kazanımlarından, söz konusu çalışmaların izledikleri değişik rotaları ile bizlere neler sunduğunu çeşitli kereler söz etmeye çalıştık. Müziğin albenili bir ambalajlanma ile sunulan halinden çok yalın halleri ile olduğu gibi üretmeye gayret gösteren çalışmalar, bizlere daha yakın tınıları sunan çalışmalar listeyi incelediğinizde de ortak bir beğeninin neleri kapsayabileceğini ortaya çıkartıyor. Dinletmeye çalıştıklarımızın arta kalanlarını da bu satırlar vasıtasıyla iletebilmeye devam edelim. 2008’in ilk Deuss Ex Machina program bildirgeçindeki önerimiz olan Battles’a ve son albümleri olan « Mirrored » ile ilgili notlarımıza geçelim.
Battles, silme bir tanımlama ile ifade etmenin zor kılındığı bir müziğin icracısı ekiplerden. Verilerin birbirleri ardına sunulduğu, ara geçişlerden içeriğine eklemlendiği partisyonları çeşitliliği ile canlı ve nefes alan bir müziği paylaştıklarını söylemek ilk elden olası bir açılım sağlayabilir. Hayatın akışı içerisinde, nefesi her daim kesilmeye yüz tutan, sözel anlamlandırmalara çokça ihtiyaç duyan bünyeler için bir terapi onların üretimi olan müzik. Deneyselliği alabildiğince geniş bir perspektif ile irdeleyerek, müziklerinin ana omurgasına eklemledikleri virtüöziteliklerini de yansıtan çalışların ekibi Battles. 2002 yılında New York merkezli olarak post hardcore ile alternatif kesişimi Helmut’un davulcusu John Stainer, noise ile enstrümantalizmi bir potada kaynaştıran Sonic Youth türdaşı gruplardan Don Caballero’nun gitaristi ; Ian Williams, math-rock’un ilk örnekleri arasında hali hazırda anılan Lynx’den Dave Konopka ve vokallere aynı bir anlam yüklememizi sağlayan ; Prefuse 73’den, Sonic Youth’a, Black Dice’dan Oval’a kadar alternatif mottonun sesçileriyle performanslar gerçekleştirmiş gizli yetenek Tyondai Braxton’dan müteşekkil olarak temelleri atılır.

Ortaya karışık şekillendirilmiş, modern olacağım derken iyice içinden çıkılamayacak kadar detaylara boğulmuş, boğdurulmuş işleyişlerin aksine Battles’ın formüllerinde bir kademe daha ötesinde karşınıza çıkacak süprizler ile keşfetmesi ve dinlemesi keyifli bir yapılandırma bütünü, olabildiğince yalın sunumlar ile beraber sunumlandırılmakta. Çağdaş elektronik müziğin gelişimdeki katkısı yadsınamayacak olan Warp Records etiketinin son bir kaç yıldır yapmış olduğu hamleler (Jackson & His Computer Band, Maxïmo Park, Chk Chk Chk, Gravenhurst, Jamie Lidell vd.) ile deneysel kurgulara da kapısını daha fazla aralaması neticesinde Battles’ın da aynı çatı altında, daha geniş kitlelere müziğini ulaştırmasını sağladı. Keza, « Mirrored » albümü öncesinde grubun yukarıda kısaca değindiğimiz EP B ve C EP’leri ikili disk olarak yayınlanmmasıyla beraber müzik basında da görece olarak daha fazla yer almayı başardılar.

Her biri bir « ex-member » olsa da Battles altında çıkarsamaları eskilerin çok uzağındaki noktaları işaret ediyor. Kimi zaman dans ettiriyor, kimi zaman hüzünlendiriyor, yeri geldi mi deneyselin köklerine seyrüsefer eyliyor veya bariz bir kaç riff’in nasıl bu kadar formüle edilememişlik içinde kendini duyurabilmesinin engin sevincini paylaşıyor. Tonlamaların yükseldiği anlardan, en basitinden birilerinin izlerini takip etmeden de orjinalitenin yakalanabileceğini gösteriyorlar. Ki bu da kesinlikle 2000’li yılların müzik sahnesinde nadiren karşımıza çıkabilen örneklerden olduğu için ayrı bir önem arz ediyor.

Türlerin harmanında seyrüsefer eyleyen grubun albümde bir sonraki durağı ‘Leyendecker’ oluyor. Sakinlik ile kotarılmış, dubstep alt yapılarını da özümsemiş bir dur kalk, dur ilerle trafiğine sahip, süresinin kısalığına rağmen ilgiyi üzerinde toparlamayı başaran bir deneysel kurguyu barındırıyor. Bu çalışmaların yanısıra iki dakikalık bir bilmece olan ‘Snare Hanger’, elektronik alter ego’nun punk duvarlarına çarpmasını işleyen, işedikçe sesler arasında kaybolmanızı olası kılan, bir kaç dinlencenin ardından ise kendine sıkı sıkıya bağlayan bir kompozisyon haline dönüşen ‘Tij’ türler arası kompleksleri olmayanlar için sıkı bir denemelik olarak albümde yerini alıyor.
İşin özüne değinirsek « Battles » müziğini yalın bir biçimde paylaşmaya çalışan önemli topluluklardan. Teknolojik gelişmişliğe paralel olarak basmakalıp bir yoldan ilerleyen müzisyenlerin aksine, icra eyledikleri makineleri insansıllaştıran, onlara titr veren, resmen konuşturan bir müziğin altında imzalarını görüyoruz. Seslerin hayattaki akislerine ayna tutarak yineledikleri kelimelerle kendi müziğinizi şekillendirmenize aracı oluyorlar. Mutlu bir azınlığın sahip olabileceğinden daha fazlasını herkesin hakkettiğinin de altına basa basa. Kuvvetli ritimlerle, matematiksel argümanlarla, sapasağlam duruşlarıyla.Kelimelerin onlarca sayfada anlatamayacağı şeyleri, çok kısa sürelerde müzikleriyle anlatabilmeleri de cabası ve bonusu olarak değelendirilebilir. Keşfedin….
Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...
Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Best Of 2007 At Proodos
Battles At Myspace
Battles Review At Pitchforkmedia
Battles Tonto Official Video
Dave Gahan Official Site
Dave Gahan At Myspace
Chk Chk Chk
Chk Chk Chk At Myspace
Rufus Wainwright
Rufus Wainwright At Myspace
Arcade Fire
Deadbeat At ~scape
Deadbeat At Myspace
Radiohead
Guts
Guts At Myspace
Justice At Myspace
Burial At Myspace
Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.
Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ - misak [at]dinamo[dot]fm
http://deuss-makina.blogspot.com/
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8 ---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel Cracked Stone - By Smwarnke4 http://www.flickr.com/photos/comrade_s/61873157/
© Comrade_S http://www.flickr.com/photos/comrade_s/
>>>>>Poemé
Susamak Özgürlüğe – Philip LARKIN
Artık ayrılmak gerek, sevdiğim; ne yıkıcı,
Ne de acı gelsin bu bize. Eskiden
Pek çok ay ışığı vardı, pek çok kendimize acıma;
Bitirelim bunu burda; çünkü gün
Hiç böyle yiğitçe dolaşmadı gökyüzünde,
Yürekler hiç böyle susamadı özgürlüğe,
Dünyaları yıkmaya, ormanları yakmaya.
Tutamayız bunları, biz şimdi kabuklar gibiyiz
Tohumların büyüdüğünü gören bir başka iyiliğe.
Böyle olmasaydı, diyeceğiz; böyle söylenir hep.
Ama çözülsün daha iyi yaşamlarımız birbirinden,
Kendini rüzgârlara bırakmış, ışıklarla ıslak,
Rotaları çizili iki koca gemi, nasıl kopup
Uzaklaşırlarsa el sallayıp bir limandan,
El sallayıp nasıl kaybolurlarsa gözden.
Cevat ÇAPAN’ın Çevirisiyle
Comments