Sunday, July 20, 2008

Elektronmaşina---Serial-6

ELEKTRONMAŞİNA-------------------------------dR.Warp Bildiriyor.

Fark edilebilirlik. Bahsi her açtığımızda bu sayfalarda karşınıza çıkanlar için en önemli seçki nedeni. Melodik aksamlardan, akıllara düşüpte anlatılamayanları icrâ eden, yadsınamaz coşkularla kısa sürelerde tüm sözcükleri sığdırabilenler. Farklılığını tescil edenler. Sözel gelişimlere paralel olarak müzikal doygunluğun zirvelerine çoktan ulaşmış emektarların izlerini sürerek ayrıştırıcı / dönüştürücü / yenileştirici olabilmek. Elektronmaşina kendi halinde seyyahlığı içerisinde sizlere yardımıcı olma gayesi ile selam eder.

Var edilebilir her formda ve disiplinde olduğu gibi “müzik” içinde de ayrıntıların önemi, yeni yayınlanan çalışmalar içerisinde de geçerliliğini koruyor. Düz hatlarla örülmüş olan ve maalesef özellikle yurdumuzda esnetilip üzerinde bir de halay’a durulmuş olan elektronik aksamlı müzikler, kendi alt kültürü içerisine geri dönerek, tazelenmeye çabalıyor. Alternatif örgüler ile panoramik ses dizilimlerinden, kurgusu içerisinde farklı alaşımları barındıran epik çalışmalara bir süre daha umudumuzu korumamızı olanaklı kılan üretimler. Sözel inceleme kısımlarının yanı sıra, listeleme metodu ile de merak uyandırabilecek parçalar için küçük bir takip listesi sizlerle olacak. Elektronmaşina, müziği var edilir, yaşanılır bir forma kavuşturmaya devam edecek. Her daim desturumuz olan söz öbeği ile sizleri yazıların içeriğine bırakalım. İyi Okumalar

“Elektronik müziğin asallığında, aslında her daim bizlerle olmuş müzikal disiplinlerden seçkiler, derleme listeler, farklılığın sadece albüm kapaklarının renklerinde olmadığına biat etmiş müziğin gerçek emektarlarından bir kaç örnek, isabet ettirebildiğimiz gerçekliğimizin yansımaları... sözü fazla uzatmadan...notalar sizlerle olsun. Müzik sadece Play, Pause, Stop değildir....Müziğinize sahip çıkın...”

Maşina Ayın Albümü
Deadbeat – Journeyman’s Annual (~scape)

Kanada, alternatif elektronik müziğin geniş dinleyici kitlelerine ulaşmasında, gelişim ve üretim potansiyeli bakımından bir adım önde olan bir ülke. Kıta Avrupa’sı ile Amerika’nın birbilerini kollayıp kozlarını paylaşan prodüktörlerine nazire yaparcasına, fersah fersah ileriyi düşünen, kurgulayan ve üreten emektarların ses verdiği Kanada’nın ismini duyurmasında önemli katkıları olmuş isimlerden Scott Monteith’in Deadbeat projesi Maşina’da ayın albümü olarak sizlerin ilgisine sunuluyor.

1998 yılından bu yana sesler ile haşır neşir olmuş bir isim Deadbeat. Ses yelpazesini oluşturan ve minimal techno ile harman edilmiş “dub” tınılar müziğini kısaca tarif edilmesi istenildiğinde en kolay açılım olarak betimlenebilir.2001 yılında yayınladığı ile uzun çaları olan Primordia’dan bu yana vuruculuğu kademe kademe arttırıldığı işlerin altında imzasını görüyoruz. 2002 tarihli “Wild Life Documentarties”, estetize etmiş olduğu tür harmanı ile dub-techno’nun öncüllerinden Basic Channel’ın izlerini takip eden, Akufen, Stephen Beaupreé gibi benzeş disiplin üyelerinin katkıları ile şekillenmiş “future-dub” kaydı olarak tescillenmişti. Keza albümlerinin içerisinde politik duruşunu da sergilemekten geri kalmayan bir isim olan Deadbeat’in çalışmalarında kimi zaman Filistin’i, İsrail’i, kimi zaman yoksulluğun eziciliğine müzikle yanıt veren emekçileri (Jamaika’yı), kimi zaman da sosyalleşemenin genlerimizde yarattığı değişimlerin yaralayıcılığını ustace sözler ile müziğinde duyurmayı başarır. 2004 yılında yayınlanmış olan “Something Borrowed, Something Blue” ve 2005 tarihli ana akım medyanın yer vermediği kayıp ruhlara ithaf edilmiş bir ağıt olarak da değerlendirilebilecek “New World Observer” kayıtları modern elektronik müziğin aslında hiçte sanıldığı gibi etliye sütlüye karışmayan bir yapıda olmadığının, gerektiğinide sesini çokça yükseltebildiğinin önemli kanıtlarından.

Bütün bu albüm çalışmalarının yanısıra Deadbeat’i, Stephen Beaupreé ile Crackhause projesinde house dozu çok iyi ayarlanmış dans müzikleri icra ederken, ağ yapılandırması ile birbirlerinden farklı noktalarda ortak ses performanslarını gerçekleştirmelerine olanak sağlayan Atlantic Waves projesinde Monolake (Robert Henke) ile elektronika’nın sınırlarında dolanırken keşfedebilirsiniz.

Bu kadar verimli ve düzenli aralıklar ile birbirlerini tamamlayan işleri ortaya çıkartmayı başarmış olan Deadbeat’in merakla beklenen dördüncü stüdyo kaydı “Journeyman’s Annual” ~scape etiketi ile 26 Haziran tarihinde piyasaya sürüldü. Gelişme ve geliştirilme konusunda nelere kâdir olunabileceğini betimleyen sanatçı, seyyahlığı süresince derlediği sesleri paralel bağlaçlar ile birbirlerine eklemleyerek alternatif hikayelendirmelerine olanca hızıyla devam etmekte.

Albümün açılışında karşımıza çıkan A Silver Mt.Zion’dan Sophie Trudeau destekli “Lost Luggage” akıllı dans müziğinin karaltılı sularını, dingileşmiş bir ağıt haline dönüşümünü belgeliyor. Bristol’lü Bubbz, Montreal’li Jah Cutta gibi yer altı müziğinin saygın neferlerinden vokal destekleri ile dönüştürülen şarkılar anlaşılabilirliği daha da arttırmayı başarıyor. Eksikliği giderilmiş tek unsur olarak değelendirilen bu ayrıntı popüler olunmadan da kaliteli işler gerçekleştirlebileceğini ispat ediyor. Saul Williams’ın “Black Stacey” parçasının eklektik dub & bass düzenlemesi özel olduğu kadar sözlerinin keskinliği ile Deadbeat’in politik duraklarından bir diğerini dinleyicilerle paylaşıyor. Dub ses örgüsünün 2000’li yıllardaki dönüşümlerine (grime, dubstep, tech-dub) aşinalığınız varsa eğer “Journeyman’s Annual” kesinlikle sizler için yeni sınırları keşfettirebilecek bir çalışma. “Jah Bless Deadbeat”...
Maşina Ayın Kırkbeşliği
Social System – Besides I Rest Now (Archipel)

Sesler arasında benzeşsiz kurguları derleyen ustaların, henüz yeni başlamış olan pek çok prodüktör yamaklarının merkezi konumundaki Archipel etiketi ile Kanada’nın müzikal sahnesinde gezinmeye devam ediyoruz. Alternatif açılımları ile minimal ses örgüsünde, deneysel, yaralayıcı, kaotik, dans edilebilir açılımların irdelendiği bir platform; Archipel.

Internet üzerinden dağıtımı gerçekleştirilen ve tamamıyle bedava olarak sunumlandırılan çalışma dizini ile bugüne kadar, Jesse Somfay, Ryan Crosson, Kabale & Liebe, Tom Ellis, Marc Neyen ve birazdan değineceğimiz Social System projesinin arkasında yer alan ikili Offthesky aka Jason Coroder ve etiketin kurucusu olan Jean-Patrice Remillard aka Pheek’i dinleme imkanına ulaştık. Archipel’in sunduğu çalışmalar türlerin birbirleri arasında harman edilerek kotarılması neticesinde artık iyice “flu” bir görünüm arz eden müzikal disiplinler arası ayrıştırmanın olanaksız kılındığı bir müzikal izleği ortaya koyuyor.

Social System’in “Besides I Rest Now” kırkbeşliği de bu minvalde değerlendirilebilecek bir alameti farika ürünü. Jason Coroder’in ağırlıklı olarak ezcümle Ambient tonlu müziklerin icrasını gerçekleştiren bir prodüktör olarak katıldığı Epsilonlab’ın Amerika turnesi içerisinde Jean-Patrice ile tanışması neticesinde Social System’in temelleri atılır. Kolajları üzerinde daha hareketli “layer” lar kurgulamak arzusunda olan Coroder için Pheek çalışma ortağı olarak önemli bir çözüm ortağı olur. Birbirini takip eden süreç içerisinde farklı noktalardan, sadece internet üzerinde haberleşerek kotardıkları Autumn>Spring albümü ile geniş bir ses yelpazesini dinleyiciler ile paylaşırlar. Seslerin örgülendiği yapılar içerisinde ani dönüşümler varsayımsal hikayeler barındıran es’ler, kimi zaman hızlı hızlı akan melodik yığılımlar elektronik müziğin şekillendirilmesindeki sınırsızlığı da ortaya koymayı başarır.

Besides I Rest Now’da bu beraberliğin bir devamı olarak algılanması gereken tamamlayıcı çalışmalardan. Archipel’in müzikal seyyahlığı ile de örtüşen çalışma, micro-house alaşımlı “Tried And True” ile açılıyor. Ambient ses altyapısı ile Coroder’in müzikal geçmişine geri dönüşün ardılında Pheek’in egzantrik dans melodilerinin bütünlendiği “Oh Slow Crickets”, Hawtin’in mekanik ama düşünsel, yalıtılmış ama organik ses çizgisini kurcalayan Detroit tekno “Therefore I Say I Rest” melodik yansıtmaları ile başarılı bir geri dönüşümü gerçekeleştiriyor. Elektronik müziğin ayrıntılama merkezi Archipel turnayı 12’den vurmayı başarıyor.

Maşina Ayın Günce Sitesi

Ana akım medya’nın gözden ırak tutmasına karşın alternatif stieler, günceler ve müziği irdeleme çabası içerisindeki oluşumlar her geçen gün artarak, sevindirici bir biçimde bizleri ağ içerisinde yeni rotalar keşfetmemize olanak sağlıyor. Müzikal disiplinleri “Türkçe” kaynaklardan destekli tanıtımlar, ilginç anektodlar ile beraber bir bütün halinde, grup / sanatçı / prodüktör cephesinden son gelişmeleri takip için de önümüzdeki günlerde artması bu sütunun devamlılığı için de en büyük temennimiz.

Şubat ayından bu yana “online” olan bir çalışma olan “Deniz’in Kulağı” Elektronmaşina’da ayın güncesi olarak sizlerin beğenisine sunuluyor. Sözü bu noktada güncenin sahibi Deniz Ural’a bırakalım: “Deniz'in Kulağı, sadece Deniz'in zaten/şu ara/yepyeni kulak faaliyetlerini anlatır. Aynı kulak türüne malik diğer insanları da bilgilendirmeye gayret eder. Anlatırken hiçbir şeyi kafadan sallamaz ama yorumunu katar. Kendisi komiklik yapmayı sever. Bazen baysa da elinde değildir, mazur görülmelidir. Sadece kullandığı kaynakları değil, bu gruba nereden ulaştığını da bağlantılarla vermeye özen gösterir. Bilgileri henüz Türkçe'ye çevrilmemiş grupların bilgilerini bizzat anadiline çevirir. Bu kulağın sahibi Deniz, de'leri da'ları ki'leri ayrı yazar, yazım kurallarının efendisidir. Siteye girip, bir süre kaldığı halde yorumlarını esirgeyenlerin adreslerini alır, gider döver. Yeni grup/şarkıcı keşiflerini paylaşanları hiç affetmez, alnının ortasından öper.”

Bu şekilde tanıtımı gerçekleştirilen günce içerisinde hali hazırda türler arası füzyon grubu “Afro Celt Soundsytem”, Türkçe sözlü alternatif müziğe yayınlamış oldukları “Ev” albümleri ile Gevende topluluğu, Portecho, Halou ve uzunca bir derleme/makale ile Trent Reznor’un Nine Inch Nails’i, geri dönüşlerine sevindiğimiz Nekropsi ve geçtiğimiz günlerde Radar Live’da çalmış bulunan Beirut gibi türler arasında açık bir seyyahlık sizlere vaat ediliyor. Okuması keyifli çabuk çözümlemeleri ile kendinizi kaptırabileceğiniz bilgileri barındıran bir günce. Deniz Ural’ın aynı zamanda Papara Dergi başta olmak üzere pek çok güncede de katkısı olduğunu belirtelim. İyi Keşifler...

Maşina TamPUAN
Aylık olarak Elektron Maşina’nın gözde isimleri, takipçisi olunan dj’lerden seçkiler.. en çok dinlediklerimizden örnekler

Radio Slave aka Matt Edwards (Rekids) Chart For Earplug

1.) Radio Slave-Bell Clap Dance (CD-R)
2.) UNKLE-Burn My Shadow (Radio Slave Remix) (Surrender)
3.) Rune & Michael-Unknown (Arti Farti)
4.) Canvas-The Cat (Rebel One)
5.) Azzido Da Bass-Doom’s Night (Radio Slave Remix) (CD-R)
6.) Dennis Ferrer-Son Of A Raw (Loco Dice Remix) (Objektivity)
7.) Radio Slave-Screaming Hands (Josh Wink Remix) (Rekids)
8.) Sebo K & Metro-Transit (Get Physical Music)
9.) Mr.G-U Asking ? (Marcel Dettmann Remix) (Rekids)
10.) Tiefschwarz-Ghost Track (Radio Slave Remix) (Souvenir)

Elektron Maşina TamPuan

1.) Deadbeat-Melbourne Round Midnight (~scape)
2.) Matthew Dear-Deserter (Ghostly International)
3.) Apparat-Holdon (Chris De Luca vs Phon.o Remix) (Shitkatapult)
4.) Social System-Oh Slow Crickets (Archipel)
5.) Battles-Atlas (DJ Koze Remix) (Warp Records)
6.) SCSI:9-Vega (Dirty Noise Records)
7.) Move D-Flop (Workshop)
8.) Björk-Earth Intruders (Lexx Remix) (One Little Indian)
9.) UNKLE-Chemistry (Surrender)
10.) DJ Kentaro-One Hand Blizzard (Ninja Tune)

Elektronmaşina daha önce Trendsetter Dergisi Temmuz 2007 tarihli nüshasında yayınlanmıştır. Yayınlanmış makale dizisi içerisinde okuyamamış takipçilerimiz için şimdi Deuss Makina'da...

2 comments:

deniz ural said...

Bir yıldan fazla zamandır elimi süremediğim (kapsamlı yazılar oldukça fazla vakit ve emek gerektiriyor, keza iş hayatı da öyle; malesef:/) bloğumu burada, böyle güzel sözlerle tanıtmış olman beni nasıl gaza getirdi anlatamam. Çok teşekkürler!

Deuss Ex Machina said...

@deniz
Öncelikle ben teşekkür ederim,ortaya çıkardığın nitelikli yazılar için. Detaylardan hareket ile müziğe objektif bir yorum ilavesi getiren blog, site sayısı ancak bir elin parmaklarından biraz daha fazla olduğu ülkemizde, senin oluşturduğun gibi tahliller emin ol sadece benim değil, herkesin de başvurduğu bir kaynak haline zamanla dönüşecektir. Tekrardan ses verdiğin, destek verdiğin, müziği anlamlandırma çabası içerisindeki diğer çalışmalarla beraber öncülüğe devam etmekteki ısrarın için teşekkür ederim.