Sunday, May 24, 2009

Deuss Ex Machina # 254 - To Cure A Weakling Humanitarian A.D.

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_254_--_To Cure A Weakling Humanitarian A.D.

18 Mayıs 2009 Pazartesi gecesi "canlı" gerçekleştirilen programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
Album Of The Week: Wisp-The Shimmering Hour (Rephlex)
>1<-Efdemin-Acid Bells (Martyn's Bittersweet Mix) (Métisse)
>2<-Burial & Four Tet-Wolf Cub (Text Records)
>>>>>Myspace Keşifleri / Talents From Myspace<<<<<
>3<-Atomic Skunk-Chinabox (Self Released)
>4<-Atomic Skunk-Flying Spiders Of Babylon (Self Released)
>5<-Jon Hopkins-Wire (Domino Recording Company Ltd.)
>6<-i3i3-Redemption Style (8me)
>7<-Wisp-Picatrix (Rephlex)
>8<-Wisp-Teddy Oggie (Rephlex)
>9<-King Roc-The Beginning (Process Recordings)
>10<-The Field-The More That I Do (Foals XIII Remix) (Kompakt)

To Cure A Weakling Humanitarian A.D. (254) – Dosdoğru Karşılığını Bulabilseydi, İmdat Çığlıkları Ümitsizliğimizi Kapsamazdı. Yıkılmaz Sandığımız İnsanlığımız Temellerinden Sarsılıyor. Vakia Olanın Yadırgatıcılığından Seyirlikler Vizyonteleye Konuk Ediliyor, Şimdi Sansürsüz [Döngü 10|38]

>>>>>Bildirgeç
"Yalanlamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve her şeyi kabullenmek için de okuma! Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku!" Francis Bacon

İnin inim inleyen yağmurun gürültüsü yeryüzü parçasının iliklerine kadar işleyen acıtıcı bir gerçeklik ve sonu ne zaman geleceği kestirilemez bir hüzün dehlizinin kapısını açmakta idi. Durağanlaştırılmış , kanıksanmış, tüketile tüketile elle tutulur, gözle görülür, ruhta hissedilir yaraların günyüzü bulduğu doğanın, isyanının şekil bulması idi vuku bulan. Hasıl olan yaşadıklarımızı kısıtlı sürelerde, doğanın kendisine ve bizden sonra yaşayacaklara acımadan, tavizsiz bi'biçimde tüketmiş olmamızın, üst sınır limitlerimizi çoktan ezip geçmemizden kaynaklanması en birincil sebebiydi belki kim bilir, bütün bu olanların ? Nicesinde uzlaşımcı yol bulabilmeye çaba sarf edenlere etmediğimizi bırakmadığımızdan, düşüncelerini her daim ağızlarında tıkılı bırakmamızdan da kaynaklanıyor olabilir. Suskun kalmanın, sessizliğe gömülüp sıra savmak iyi bir şeymişçesine. En umulmadık anlarımızda, bizlerin sahipsizliği ve sorumsuzluğu ile üzerini örtmeye, görmemeye çaba sarf ettiklerimizin daha fazlasına müsammaha gösterilmemesinin getirilerinden birisidir kim bilir? Işıltılı bir çiseltinin ardından kopan gümbürtüyü neticeye bağlayabilmek, neticesinden okumalara girişebilmek zor, ama uzak da değildir. Çabalamak, olumsuz addedilenlerin üzerine çöreklenmiş olan umutsuzluğu yenebilmek için belki bir vesile teşkil eder. Yaraların görünür kılınması tükete tükete sıfır noktasına varmayı daha da çabuklaştıran modern beşeriliğimizin hatalarını fark edebilmemizi de sağlar. Kalabalıkların içerisindeki somut yalnızlıkları gözlemleyebilmemize neden teşkil eder. Belki hiç ummadığımız soruları artık sormanın nihayetinde vaktinin geldiğini duyumsatır. Hat'ra düşürür. Feylezofik açıklamalara gereksinim duyulmadan olup biteni anlayabilmek için hakikatli bir bağlantıyı oluşturur. Hüznün betimlemelere sığdırılamayacak kadar genişliğini kapsamını idrak etmeye fayda sağlar. Kapandıkça, grileşen havanın kendisinde, hiç olmadığımız, bir türlü tanımlandıramadığımız pek çok şeyin saklı kalması, açığa çıkması birazcık da bu yüzdendir, değerli okur. Aşılmaz duvarlala çevrelediğimiz, saklandıklarımız ile yüzleşme vaktinin habercisidir, yağmurun yeryüzünde canlandırdığı kakafoni yüklemli seslenişi, serzenişi. Çağrışımlar basiretsizliğin yutarcasına kapıp sindirmeye çalıştığı düşüncelerimiz için de kurtuluşu temsil edebilir kim bilir?

Yanıtlanmaya, yanıt bulmaya çaremiz de yolumuz da çok olmasına karşın teşebbüs etmediğimiz için hüzün ve acı yaşamımızın ayrışmaz bir parçası haline dönüşüyor, kabullenmekle. Tevekkül etmenin bambaşka anlamları mevcut iken tutup kendini zamanın dişlileri arasına hapsetmenin, giderek fazlası ile tükenmeye odaklanmanın getirisi nedir? Düşüncelerden düşünce beğendiren, çıkılmaz girdaplarla taşınmamıza neden teşkil eden bu yorumlama ve anlayış değil midir? Değiştirebileceklerimiz elbette kısıtlı, yapılabileceklerin pek çoğu çoktan seçmeli şıkları önceden işaretlenmiş, en doğrularla sabitlik kazandırılmış oldurulamazlarla taltif edilmiş, toplumsal bütünleştirmeden uzaklaşılmış olsa da, biraz üzerinde kafa yorulduğunda, düşünce ortaya çıkartıldığında, hüzünden ırayabilmek mümkün. Hemen teslimiyet bayrağına sarılmadan, bir nebze olsun hatalarımızdan dersler çıkartabilmek de ha keza. Bir kesinlikten, keskinlikten kurtulabildikten sonra da, günün getirdiklerini değerlendirebilmek, yağmuru ve ortaya çıkarttığı tılsımlı seslerin manalarının nasıl uyarıları beraberinde getirdiğini fark edebilmek mümkün kılınacaktır. Sadece belirli ayrıştırılmış kesimlerin değil, bu coğrafyada nefes alan, emeğini ortaya koyan, düşündüklerini dillendiren, teşebbüs ettikleriyle üzerimize yapışmış olan karanlıkların ötesine ulaşmaya çaba sarf edenlerin varlıklarıyla beraber, yukarıda sözcüklerin arasına dahil olanlar ile nihayetinde yüzleşebileceğiz. Söylenenler ile yapılabileceklerin birbirlerine kavuşmasına tanıklık edebileceğiz. Dimağ yoran, zorlaştırıcı ayrıntılar ile çetrefilleştirilen, öteki addedilenlerin dünyasında hakkı savunabileceğiz. Sözlerimizin arkasından başımıza gelecekler ile değil, süslenmemiş ifadelerle yapılandırılabilen ümitlerimizin kapısını çalabileceğiz. Yoksun bırakıldıklarımız için hayıflanmaktan ise sadece insan olduğumuzun kazanımlarının kıymetini de idrak edebileceğiz. Gidenlerin bu uğurda nelerden feragat edebildiklerini, irdelemeye, öne çıkartmaya çalıştıklarının bütünlüğünde açılımlarını anlamlandırmaya vakıf olacağız. Sözcükleri dizerken birbiri ardına, muğlaklıkların getirip ulaştırdığı son odak haline dönüştürülen, dar alanın merkezinde nefessiz kalınmasına olanak sağlayan 'habis ur' veya hüzünlerin etkisi eskisinden de az olacaktır.

Yüzleşmeye imkan tanıdıkça, yitirdiklerimizin ardından gırtlak gırtlağa artık gelmedikçe, söylenmişi muhafaza altına alarak korumayı sürdürür iken bi yandan da yeni sözleri bütünleme çabasında uzakta kalmadıkça , acıların karşısında daha sağlam durabileceğimiz afaki bir gerçek. Kendiliğinde düzelme ihtimali bulunmayan bu sistemsizlik ikliminde, kimin kimden daha fazla gürültü kopartıp, ötekisinde uyandırdığı hezeyanların, tepkimelerin de farkındalılığında işlevsel bir orta yol bulabilmek gereğimiz , gerçekliğimiz haline dönüşüyor. Hizalandığımız sıranın orta yerinde bir düşüncedir alıp gidiyor, ya hep ve ilelebet (öğretilerin şartsız kabullenilmesi yüzünden) çobanımızı bekleyeceğiz. Veya bireysel açılımlara çaba sarf edenlerin, önünü gerçekten görmek isteyenlerin, fikir beyan edebilenlerin engin yol göstericiliklerine, sığındıkları sözcüklere itimat edeceğiz. Seçim bizlerin. Kalemiyle ilettiklerinin pek çoğunda baskın olana karşın alternatif bir dili, bir duruşu yakalamayı başarmış, vicdanlı olmanın gereksinimlerini tereddütsüz bir biçimde işlemiş Yıldırım Türker'in geçtiğimiz Pazar günü Radikal 2 ekinde yayınlanan Putkırıcı Geldi Hanııım! Makalesinden iki bölümü son söz kabilinden paylaşalım.

“...Galileo Galiei, bir putkırıcıydı. Bilimi en bükülmez dönemini yaşayan din kurumlarının karşısına dikmiş, bambaşka bir dünya resmiyle insanların karşısına dikilmişti.
Edward Said, Filistinli çocuklarla birlikte taş atarken, büyük ihtimalle büyük bir tartışmaya yol açacağını, üniversite kurumu ve ‘şiddetin her türüne karşıyım’ orta sınıflığını taşa tuttuğunun farkında bir putkırıcıydı.
Ülkemizden de örnekler bulmak mümkün elbet. Ama konumuz bu değil.
Konumuz, cesur, müdanaasız, doğru bildiği konuda hayatını tehlikeye atabilecek aydın pozuna özenenlerin eğretiliği.
Eğretiler, çünkü daha birkaç yıl öncesine kadar varlıkları resmen kabul edilmeyen, adlarının telaffuz edilmesi bile yasak olan, daha yeni yeni köylerinin yüzlerce yıllık adlarının geri verilmesi tartışmaya açılmış, ana dillerini konuşan anaları gözlerinin önünde tekmelenen bir halka, üstelik gerçekçilik adına tükürmeyi putkırıcılık, aydın olma hali zannediyorlar.
Konu hassas olmasa gülüp geçeceğiz elbet.
Özkök diyor ki; “Gerçek acıtıcıdır. Kimse kusura bakmasın. Kürtleri inciteceğim diye, bu sorunun adını koymaktan vazgeçmem”.
Gerçek elbette acıtıcıdır. Kimsenin de sizin kusurunuza bakacağını zannetmeyin. Çünkü zaten şimdiye kadar Kürtleri incitmeyeyim diye bir çabaya girmişliğinize tanık olmadık. Kürtler de incinmek için yıllardır sizin bu cümlenizi beklemiyordu zaten...

Aç, kimsesiz, dilsiz bırakılmış, devletin suç ortağı aşiretler tarafından köle edilerek yaşayagelmiş, onlarca yıldır ölümün kıyısından bu yana bir adım atamamış Kürt halkın törelerle sakatlanmış barbarlar ilan etmek size hangi putkırıcılık ödülünü kazandıracak?
Devletin resmi dilini, utanmadan kullandığınızda açık sözlü ve cesur aydınlar mı oluyorsunuz?
Kürtlere küfretmek ne zamandan beri tabu idi de kolları sıvayıp işbaşı yaptınız?
Siyasi doğruculuk bu memleketin dilini ne zamandır lâl etti de sonunda zincirlerinizi kırıp isyanı başlattınız?
Diyarbakır hapishanesinde tarihin benzersiz cehennemlerinden biri fokur fokur kaynarken neredeydiniz? Bakanlarınız, olağanüstü valileriniz ‘Ermeni dölleri’ diye Kürtlere akılları sıra hakaret yağdırırken sesiniz neden çıkmıyordu?
Ordu mensupları oranın kadınlarına tecavüz ederken, buna karşı çıkanları ihbar etmek, onlara hayatı zehretmek dışında bir eyleminiz oldu mu?
İnsanlar öldürülüp toplu mezarlara gömülürken, ormanlar birer birer yakılıp yörenin direy bitey çeşitliliği tüketilirken neredeydiniz?
Pako’nun sayfasında göremedik Güneydoğu’da nesli asker müdahalesiyle tüketilen kuş, börtü-böcek üstüne tek bir satır.
Gerçekler acıtıcıdır elbet.
Kürtleri birbirine kırdırma politikası Kürtlerin kendi töreleri midir?
Kürtlerin bir ırk olduğu yeni kabul edilmişken ‘Kürtler de üstün bir ırk mı?’ diye efelenmenin delikanlılığına nasıl inandıracaksınız?
Sizden kimsenin putkırıcılık beklediği yok.
Yeter ki o çok korktuğunuz ırkçılık yaftasını hak etmeye böylesine can atmayın.”
(17 Mayıs 2009)


Sözcüklere itimat etmekte olduğumuz gibi bizim de bu günce aracılığıyla sunmaya, paylaşmaya yeri geldiği vakit sizlerle beraber öğrenmeye, keşfetmeye odaklandığımız müzik de aslolanı yansıtmakta, verimli bir sahayı bizlere sunmakta. Dinlediklerimiz ile ilintilemeye çabaladıklarımız birbirlerine de paralel güzergahlar ortaya çıkartmakta. Karaşınlığın esiri haline gelmiş tekdüzeliğin baskınlığına inat bi nebze olsun, farklı olana, meramını duyurmak isteyenlere yarenlik ve yaverlik etmekte. Düzensiz düşüncelerin derlenip toparlanabilmesini sağlamakta. Evelliyatın, ahir zamana ilintilenebilmesine de zemin teşkil etmekte. Onun içindir ki, 2003 Kasım'ından bu yana çarklarını çevirmeye çabaladığımız Deuss Ex Machina birgün nihayete erer ise, ürettiklerimiz ile başka gedikler açabilsin diyerek süresiz notlarımızı sizlerle paylaşıyoruz. Sözcüklerin sunabildikleri fark ettirebildikleri kadar müziğin de saf bir hayata fon olmasından, bizahati çelişkilerle çoğu zaman kendi kendimize sıkıştığımız, sıkıştırılıp kaldığımız dar bakışımlardan ötesini çıkarsayıp imleyebilmek en büyük gayemiz. Kurgu ve gerçeklik birbirleri ile neredeyse bütünleşmiş bir perspektifi ortaya çıkartığı zamanımızda, düşündüklerimiz ile tercihlerimizin de doğrusunu bulabilmekte müziğin konumunu sabitleyebilirsek ne âla. Güncenin izi üzerinden temellendirdiğimiz programımızın, Pazartesi akşamı canlı olarak sunduğumuz bölümünde yukarıda kısaca değindiğimiz çıkarsamaların üzerine müziğin düş sahalarında turlamaya devam ettik. Tınıların paylaşıma sunduğu notaların gölgelerinde, varedilebilir hayallere dair çıkarsamalardan dem vurduk, süremiz yettiğince dilimiz döndüğünce. Bu minvalde 2003 yılından bu yana gerek net etiket, ve platformlardan gerekse de şimdilerde kapanmış olan Sublight Records gibi mecralarda kayıtlarını yayınlamış New York'lu prodüktör Reid W.Dunn'ı sizlerin beğenisine sunuyoruz. Yıllardır süregelen istikrarlı braindance-elektronika projesi Wisp'in Rephlex çatısı altından yayınlanan The Shimmering Hour albümünün refakatinde, detaylarla beraber. İyi Dinlenceler.Türdeşi olduğu müzikal disiplinler arasında kendine haslığını, tanımı kazandığı 1991 yılında bu yana devam ettirmekte olagelmiş bir tür Braindance. Muhteviyatına dahil edilmiş ses kesitlerinin, kurguyu daha en başından tahribe açık hale getirmesi, yüzeysel geçişlerden ise sertleşmiş kasti vurgulamalara ev sahipliği yapan bir kolajlama, meydan okuma karşımıza çıkmakta, braindance janrında. Richard D James ve Grant Wilson-Claridge tarafından temelleri atılmış Rephlex plak şirketinin metinsel içeriği olarak kapsadığı bütün müzikal sesin belgeleyicisi, tanımlamayla öne sürülmüş bir kavram türetmesi. Tıpkı kaleme aldıkları manifestolarının satır aralarında değinildiği gibi, kıymeti harbiyesinin bir türlü anlaşılamadığı “Acid” müziğinin kökenlerinden ferahfeza, yenilikçi bakışlar yakalanmaya, dönemin yer altı House müziğinin alternatifini tanımlandırmaya, Techno'yu kapsayan öncül çalışmalara zemin sağlamaya ve gittikçe artan bi'biçimde hatlarının belirginleştirilmeye başlandığı Elektronik Dinlence Müziğini şekillendirmeye, belirli düzeyi sağlamaya odaklanmış bakışımın ideali olarak ilintilenebilir, braindance. Sadece kulağa aşina gelen seslerin de değil, dinlenildikçe keşfedilebilecek önermelerden hareketle kurgulanmış makine müziğinin hatlarını ortaya çıkartmaya gayret eden bir platform haline dönüşen “Rephlex Records” ile Reid W.Dunn aka Wisp'in müziğinin kesişim noktalarını irdelemeye çalışacağız, iş bu yazının dahilinde. Formüle edilmiş, hazır kurulmuş, önceden tanımlanmış seslerden ırakta, bileşenlerinin sürekli olarak yer değiştiği ses deryalarının mihmandarı olmaya çaba sarf etmiş bir prodüktör, Reid W.Dunn. Ürettiği, atfettiği disiplinin dahilinde sesin ötesini aramakta olan bütün bütün kurgulamaların altına imzasını atmakta olan bir birleştirici. Tam tanımı bu olsa gerek, müziğin dinlenildikten sonra hatr’a düşürdüğü ilk önemli detay olarak Wisp’in parçalarının. Projesinin ismini seçtiği J.R.R. Tolkien’ın Yüzüklerin Efendisi’nde geçmekte olan bir çeşit orman cininde olduğu gibi müziğin saydamlaştığı yüzeylerinde bir görünüp bir kaybolan ses kesitleriyle hem geçmişin müzikal odaklarını duyumsamanızı sağlıyor, hem de deneysel vurgulamalarla benzerini uzunca bir süredir de duyamadığımız önermelere girişmekten çekinmiyor.

Yeniyetmeliğinde konsol oyunlarının müziklerini ilgiyle takip etmeye başlar, Dunn. Skinny Puppy, Aphex Twin ve Meat Beat Manifesto gibi dinleyiciye daha aşina gelen seslerden beslenen prodüktör ve ekiplerin türetimleri ise, kendi sözleriyle üretmek istedikleriyle zihninde tasarladıklarının bileşimi olarak çizmek istediği müzikal kariyerinin de temellerini atmasına vesile teşkil eder. Aşinalığı olması ve dinlediklerinden çıkarımları gerçekleştirmesinin yanında, herhangi bir enstrümanı çalamamasının ve müzik eğitimi olmamasının zorluğunu çeşitli yazılımlar üzerinde kendini geliştirerek aşma yoluna gider, Dunn. 2000'in başından itibaren de denemelerinin neticesinde, kendisinden emin olarak bu hat üzerinde elektronik kurgulamalarının başlangıcını verecektir. Kullanmakta olduğu Fruity Loops gibi programların yapılarını ve işleyişini çözmesinin ardından da ilk kayıtlarını yayınlayabileceği bir eşiği yakalar. California'lı deneysellik üzerine elektronik çeşitlendirmeler etiketi 'TavCOM' etiketinden de 2003 yılında debut albüm çalışması olan About Things That Never Were yayınlanır. Vurgulamaların parçalar arasında belirginleştirilmeden ilerletildiği bir dinlencelik kotarılmaya çalışılır. Eski Kıta'dan uzanıp gelmiş olan alternatif aksamlı kudretli elektronik müziğinin yenilikçi disiplinleri dahilinde de farklı önermeler ihtiva eden, Amerika'nın techno ile yakaladığı öncüllüğün Braindance, Akıllı Dans Müziği vesair adlarla anılan alt disiplinlerde de anılmasına imkan sağlayacak bir dinlencelik gayreti, kayıt boyunca dinleyiciye ulaştırılır. Kah dingin bir melodika üzerinde şekillendirilmiş aksak öğeler, kah özgün hip-hop kayıtlarında duyumsadığımız isli ses döngülerinin modellemeleri, kah da enerjisi hiç kesilmeyen dans edilebilir pasajlarıyla, ilk elden yabancılık çekilmeyecek, her zevke uygun birer biçem barındıran bir yapılandırma 21 şarkılık siftah kaydın bileşenlerini oluşturur. Çalışmalarının da temel çıkış noktasını ve zeminini oluşturan Bilgisayar + Yazılım birlikteliğinde gerçeğe yakın sesleri duyumsatan, mercek altına aldığı ve detaylandırdığı formlar ile kendine yakıştırdığı lakabına da uyan bir biçimde geçmişin seslerinin üzerine yeni eklemeler gerçekleştirmeye gayret sarf eden bir türetme anlayışının müzikal yolunu da çizmeye başlar. Albümün ardından yine aynı etiketten sunulan Frozen Days kısaçaları da ifadelendirmeye çalıştıklarımızı somutlaştıran bir yapıdan mürekkeptir. Klavyenin tuşları arasından yükselen nağmelerin buğulu bir atmosferi duyumsattığı White Out, çiğ bir deneysel döngünün basite indirgenmiş partisyon dahilinde geçirdiği değişimleri ortaya çıkartan miko-ambient Reminder, ses kesidi olarak dahil edilmiş piyano tınısı üzerine bina edilen aksak aynalamalar, açıkça Rephlex ve Warp Records gibi İngiltere'nin modern elektronik müziğin gidebileceği noktaları serme konusunda gayretkeş odaklarının izlerini takip eden, öykünen ama tekrara düşmeyen önermelerin de söz sahipleri arasında olur, Wisp.Müziğini şekillendirir iken bağlantılandığı enstrümanı olarak savladığı Bilgisayar aynı zamanda, ağ üzerinde de müziğini iletebileceği, çıkar gözetmeksizin müziğini ücretsiz paylaşabileceği bir devam, sürdürülebilir bir zincirleme üretimin de tetikleyicisi bir bağlaç haline dönüştürülür, zamanla sanatçı tarafından. Binkcrsh ağ etiketi üzerinden yayınlanan Plepper kısaçaları zamansız kolajlardan mülhem bir sunuş olarak bu dizinde değerlendirilebilecek ilk kayıt olur. Alan/saha kayıtlarından tedarik edilip düzenlenmiş seslerin karşıladığı, kimi zaman elektronik ile akustiğin karşılaşmalarını düşündürecek kadar derinleşerek ilerleyen Flax Flew Far, keskin endüstriyel partisyonların drum and bass formuna zemin sağladığı Glowing Fungus, ortam müziğinin vasıflarını hakkıyla taşıyan bir ses dehlizi Plepper gibi çalışmalarla beraberinde, makine müziğinin de hissiyatı sonuna kadar elinde tutabileceğini kanıt ve ispata yeterliliği olan bir bütünlükte nakış edilir. 20 Şubat 2004'de Electrotards Records etiketiyle sunulan humpelndenBEATS albümü Wisp'in müziğinin dönemeç noktalarından birisini sağlar. Form ve yapıların tamamen oturduğu, sayısallaştırılmış hayatlar, yaşam sürülen platolar, akışın değişkenlik gösterdiği endüstriyel makamların birbirlerine lehimlendiği bir modern zaman tasviri kayıt dahilinde sunulur. Benzeş noktalar bulunmasına karşın Rephlex'in dönem içerisinde giderek saydamlaştırdığı, aksak ritmlerin sertlikle tecrübe edildiği breakcore, illbient gibi tanımlamalar ile anıldığı bir dönemin içerisinde, çizmeye çalıştığı kompozisyolar ile rahat uyum sağlanılabilir bir ses bütünlüğünü iletmeyi başarır. Müzikal kurgu giderek keskinleşirken, bir yanı dans edilebilir kılınan öte yanı deneysel akış ve alaşımlarla düşüncelere dalmaya imkan sağlayan bir manifesto haline dönüşür, kayıt. Biçimselliği müziğin belirlediği rotalarda farklı okumalara girişilebilir. Sıklıkla kullanımına karşın tekdüzeliği de boynunda bir pranga haline dönüştürüldüğü, aynı nokta ve imlere sabit kalınmışlığı sentezleyen birer form haline dönüşen Akıllı Dans Müziği türevleriyle Braindance'in birbirlerinden ayrıştırıldığı nokta ve sesleri duyumsamayı imkanlar dahilinde gerçekleştirir. Kendisine ilham edindiği Mike Paradinas ve Richard D. James gibi deli dahilerin müziklerinin tortularından hareketle oluşturulan bir bakışımı sabitleye çalıştığını belirtmek de bu noktada, pek de yanlış olmayacaktır. 2004 sonunda sınırlı sayıda yayınlanmış olan Aphex Twin'in Selected Ambient Works #2 Remixed yapılandırmasında önerilerin diri tutulduğu bir kolajlama tekniği geliştirilir, Wisp tarafından. Belirli bir noktanın ötesinde dinletiyi genişelten, boyut katan, sorular sorduran bir yapıya evrilmesinin ana fikriyle kotarılan bir deneysel-teoriler diziliminin de üyesi olarak sanatçının diskografisinde yerini alır.

Soğuk endüstriyel formlardan hareketle kotardığı, karanlık ve mekanik olduğu kadar da hissiyatların çarpıcı biçimlerde öne sürüldüğü benzeşsiz temas noktalarının, müziğine dahil ettiği, caz, funk, punk harmanıyla terbiye etmiş Aaron Funk ya da bilinen ismiyle Venetian Snares'in önerisiyle de Wisp'in bir sonraki durağı olan Kanada'lı Sublight Records çatısı altına dahil olduğu döneme ulaşırız. Zemin ve mecra değişmesine karşın, Wisp'in müziğinin değişkenliğinde bir durulmanın olmadığını ortalığa kuvvetli ses dalgalarıyla bütünleştiren Honor Beats ve NRTHNDR kayıtları birbiri peşisıra Sublight Records'dan yayınlanır. Braindance / Rephlex manifestosunda da değinilmiş olan ideleri savunmakta , yeni önermeler getirmeye gayret eden bir bütünleştirme projesi olarak değerlendirilebilecek çalışma dizini boyunca, Wisp seslerle yeni hikayeler ortaya çıkartmaya devam edecektir. NRTHNDR yaşam sürdüğü Niagara Şelalesi ve çevresinden derlenmiş ses kayıtlarından, yarıda bırakılmış hikayelerden, şehir imgesinden beslenen yorumlamalarla düzenlenmiş bir sinematografik kurgulama odağıdır. Bir yanıyla metropol insanının temassızlıklarından, eleştiriye tahammülsüzlüklerinden dem vuran dahası bunları dert edinmeyenlerin şarkıların içerisine serpiştirilmiş ses kesitleriyle beraberinde ironik dille eleştirildiği bir kayıt timsali ortaya çıkartır. Kayıt boyunca birbirinden ayrıştırılamayacak bir biçimde detaylar dinleyiciye iletilir. Zaman ve mekanlar farklılık taşısa da iletilenler ile dinleyicinin de olayın ve kurgunun bir parçası olmasına çaba sarf etmesi teşvik edilir. Giderek grileşen, mekanikleşen sesle unutulmaya yüz tutanları, derinlerde saklı bırakılmışları çözümlemeye girişen bir modern ağıt temsil edilir.2006 çıkışlı Honor Beats albümünde de bu yaklaşımın öne sürdüğü paslaşmalardan, fikirlerden türetilmiş bir devamlılık kaydı gerçekleştirilir, Wisp tarafından. Sürükleyici aksak melodilerle, çiğlik dozu kararında ayarlanmış öte-Akıllı Dans Müziği bileşenlerinin birleştirildiği, koyu vurgulamalarla zor beğenenleri bile kendisine hayran bıraktıracak, elektronik müziğin iyi kotarıldığında nasıl cazip, nasıl önemli kılınabileceği de (diğer tüm müzik dallarının iyi örneklerinde olduğu üzere) ispatlanır. Gayda'dan alıntılanan ses kesidinin, drill and bass kümeleriyle, doygun ritmik dans formuna evrildiği Beadumægen, elektronik döngünün etrafında yamanmış olan aksak ritmlerin coşkunluğuna kapısının sonuna kadar açıldığı bir düş imgelemi Lyftgeswenced, mikroskobik ambient temaşası halinde zuhur eyleyen kapanış çalışması Ealdgewyrht gibi parçalar burada sözcüklere sığınarak ilettiklerimizin de fazlasını takdim edecek, albümden öne çıkmayı başaran kayıtlar olarak not düşülebilir.Reid W.Dunn'ın müziğinde şimdilik son durak Rephlex etiketiyle yayınlanan The Shimmering Hour albümü olur. Deneyselliğin her daim ön planda tutulduğu, bağlantılandığı tüm müzikal izleklerin en olgunlaşmış yönlerinden beslenerek evrilen Braindance janrı dahilinde yeni önermelere girişilen bir kayıttır, The Shimmering Hour. Teknolojik gelişmişliğe paralel olarak, birbirinin tekrarından ibaret döngülerle adına elektronik müzik tanımının uygun bulunduğu kayıtların yanında bu çalışma, gerek kapsadığı ses dehlizleriyle gerekse de önermelerdeki yetkinliğiyle beraber müzikal bir mihenk taşını temsil etmekte. Olduğundan farklı rotasyonlarda ilerletilen döngülerin karşısına çıkartılan, detaylara eklemlenen müzikal farklılıklar ile dinlediklerimizin de değerinin daha iyi bir biçimde takdir edilesi olduğu gerçeğini karşımıza çıkartan bir bütündür çalışma, parça parça, saniye saniye. Elektronik ses nihayetinde hayat ile ilintilenebilen, gerçekliği teyit edilebilen bir müzikal tür. Hissiyat vurgusundan zerre değerini yitirmeden yıllarca örneklerini dinlediğimiz kayıtların izlerini takip ederek, kendisine has bir ses iklimi yaratmayı başaran bir prodüktör, Wisp. Albümün açılışında karşılaşılan 80'li yıllara dair elektro hüzmelerinin, drill and bass'le yeniden biçimlendirildiği Teddy Oggie parçasıyla beraber dinlencelik başlar. Temize çekilmiş bir elektronika nümayişinin sergilendiği, tılsımlı ambient kavisi ardından süregiden tınıların Tangerine Dream parçalarıyla paralel bir evreni sunduğu Picatrix parçası albüm boyunca içeriğe dahil edilmiş muhtelif sürprizlerden ilkini oluşturur. Karaltılı döngüsü ve pus yüklemli havasıyla, Güney Londra menşeili dubstep ses eriminin elementleriyle, techno ritmlerinin birlikteliğine fon olmuş Flat Rock, sinyallerin giderek sertleştiği drum and bass Seaway Trial parçası gibi detaylarda ayrıştırılabilecek, ama tüm albüm boyunca ortaya çıkan seslerin daha iyi bir biçimde anlamlandırılabilmesine imkan sağlayacak bir deneysel kurgulama metodu ele alınır. 8Bitlik oyunlar için yapılandırılan prodüksiyonlarla örtüşen, dimağda çağrışımlar bırakan Cultus Klatawa parçası da albümde ön plana çıkmayı başaran üst noktalarından bir diğeri olduğu belirtilebilir. Ezgisel geçişleri ile beraber, tıpkı oyunlarda atlanan seviyelerde olduğu gibi parça boyunca ilerleyen bir gerçek zaman değişkenliği kulakların beğenisine sunulur. Endüstriyel kavislerin,bütüncül bass öğeleriyle birleştiği ismiyle müsemma bir biçimde de, ardılına saklı kaldıklarımızın sesle izhatına girişilmiş Hidebehind dokusuna dahil edilenler ile beraber rahatlıkla pist fatihi olabilecek bir potansiyeli barındırır. Wisp'in geri dönüş kaydının finalinde ise seslerin minimalist bir kompozisyonda resmedildiği, kanıksananın, yadsınanın, insafsızca yargılananın duyumsatıldığı bir ambient güzellemesi ile kayıt nihayetlendirilir. Wisp ya da Reid W.Dunn formüllere sıkı sıkıya bağlı kalmaktan imtina eden, özenli seslerle kendine yeni müzikal doruklar keşfetmeye çalışan, prodüksiyonlarında kapsamını geniş tutan bir üretici. The Shimmering Hour albümü de bu minvalde elektronik müzik dinleyicisi için, tutarlılıkla kotarılmış bir tüm zamanların hızlandırılmış ön dinlenceliği vazifesini gösteriyor. Kesin ve net bir biçimde.

...Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Okuma Parçası
Putkırıcı Geldi Hanııım! - Yıldırım TÜRKER - Radikal 2
Gözbağı Büyüsü - Özgür Mumcu - Birgün
Hukuka Saygılıyız - Necmiye Alpay - Radikal
Gezegeni Kurtarmak İçin Zaman Azalıyor - Insurgente - Sendika.org
Türkçe Çevirisi: Atiye PARILYILDIZ

Grev Güncesi - Sabah / ATV Emekçileri


Wisp Official
Wisp At Myspace
Wisp Archive / A Place For All Things Wisp
Wisp Interview At Cuemix Magazine
Wisp The Shimmering Hour Review At Dusted
Rephlex Manifesto Declarated On Alt.Rave
Efdemin At Myspace
Efdemin At Resident Advisor
Martyn Official
Martyn At Myspace
Martyn Interview At Bodytronic
Burial At Myspace
Four Tet Official
Four Tet At Myspace
Burial & Four Tet Review By Philip Sherburne At Pitchfork
Atomic Skunk Official
Atomic Skunk At Myspace
Atomic Skunk At Bandcamp
Jon Hopkins Official
Jon Hopkins At Myspace
Jon Hopkins At RCRDLBL
i3i3 At Myspace
i3i3 At Dubstepforum
King Roc Official
King Roc At Myspace
The Field Official
The Field At Myspace
The Field Review At 13Melek

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-mal,Textart,Dubtronica,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
Dinamo – makina10.45[nospam]gmail[dot]com – Makina
Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel Glitch 221 – By Mikrosopht
© Mikrosopht Flickr Page
Wisp Images;
Courtesy From Wisp’s Official Myspace Site

>>>>>Poemé
Tarafsız Aydınlar – Otto René CASTILLO
I
Tarafsız aydınları
yurdumun
sorguya çekilecek
günün birinde
en basit insanları
tarafından
halkımızın.

Soracaklar onlara
ne yaptılar diye
ağır ağır ölürken
ulusları,
tatlı bir ateş gibi
ufacık, bir başına.

Kimse sormayacak onlara
giysilerini,
uzun öğle uykularını
yemek sonrasında,
bilmek istemeyecek kimse
anlamsız uğraşlarını,
hiçlik konusunda görüşlerini,
nasıl para kazandıklarını
felsefe yaparak.
Sorguya çekilmeyecekler
yunan mitolojisi konusunda,
nasıl iğrendikleri konusunda
kendi kendilerinden,
korkuyla ölürken içlerinde bir şeyler.

Sormayacaklar
nasıl vardıklarını
doğrulara
yalanın gölgesinde.

II
O gün
basit insanlar,
tarafsız aydınların
kitaplarında, şiirlerinde
yer almayanlar,
her gün ekmek getirenler onlara,
süt getirenler,
çörek ve yumurta getirenler,
giysilerini dikenler,
arabalarını sürenler,
köpeklerine, bahçelerine bakanlar,
onlar için çalışanlar,
gelip soracaklar:
"Ne yaptınız
acı çekerken yoksullar
içlerindeki sevgi
ve yaşam sönüp giderken?"

III
Tarafsız aydınları
güzel yurdumun,
cevap veremeyeceksiniz.

Yiyip bitirecek sizi
bir sessizlik kuzgunu.
Yüreğinizi kemirecek
zavallılığınız.
Susup kalacaksınız
kendi utancınızla.

Çeviri: Ülkü TAMER
Kaynakça: Şiir.gen.tr

2 comments:

kacakkova said...

siir, yazi, müzik, analiz, perspektif, yorum....gelip gidip okuyoruz...ses vermemek, bi sagolun demek olmaz artik...

kolay gele.

Deuss Ex Machina said...

vakit ayirip, blogu ziyaret ettigin icin ben tesekkur ederim. mutlak toz araciligiyla ilettikleriniz, dedikleriniz, yaziya dokdukleriniz rotami da, sozlerimi de tayin etmeye yardimci oluyor. her seferinde baska seylerden bahsediyor gorunsek de, aslolan insanligimiz ve geldigimiz noktada takili kaldiklarimiz. iletmek istediklerime mana kattiginiz, yalniz olmadigimi tevazunuz ile gosterdiginiz icin ben de size tesekkur ederim. hepimize kolay gele...