Monday, September 21, 2009

Myspace ve Last FM'in Engellenmesi - Sanat Mal Mıdır?

Last FM ve Myspace sitelerinin başına gelenler ilk olarak karşılarındakileri bir türlü muhatap alamamaktan mustarip siyasetçilerimizde olduğu gibi güncel hayattaki kurumlar ve kişilerde de kendini yavaştan göstermeye başlayan uyarmadan, anlamadan, dinlemeden yargılama, ses kestirme, kılıfını bulup, kendi bağnazlıklarını haklı çıkartacak bir şeyler bulduklarını hissettikleri anlarda, alelacele sansüre teşne hazır olda duranları, bir adet mahkeme kararı çıkarttırarak çemkire çemkire sitelerin kapatılması için Türk Telekom'un kapısında bekleyenlerin varlıklarını bir kere daha hatırlatan engellemelerdir.

Başımıza neleri gelmedi ki, 2.5 yıldan bu yana sürmekte olan Youtube’un engellenmesini en yakın örnek olarak gösterebiliriz. Kılı kırk yaran! yargımızın bizlerin yerine düşündüğü ve internetde edilgen kalmamızın yolunu açtığı ilk örnek olarak atfedebiliriz. Koskocaman sitedeki bir kaç hakaretamiz video ile kendi başınıza başedemezsiniz sizden, bugün alttan alta iyice kendini göstermiş telif hakları mevzusuna da bağlantılı olarak inceden bir kurban seçildiği dip not olarak geçebiliriz. Yani tek başına bir vehametten zincirleme bir içinden çıkılmaz sorun yumağına ulaştırılmakta engellemelerin her yanı açık tutulmakta olan kapsamı. Sansür, engellemeler Internet çağındayız diyen büyüklerimizin sözlerini çürütürcesine her yeni gün karşımıza farklı bir engelleme ile bu devranın devamlılığını yaşatmakta. (Ha evet onlar giriyorlar bize de sizde girin diye akıl veriyorlar – Tezatların Ülkesinde)

Konumuza dönersek müziğin yasadışı paylaşımından çok yasalar dahilinde sunulması ve tanıtılması söz konusu olduğunda Myspace ve Last.FM gibi kimimizin ikisini, kimimizin de seçimlerine göre herhangi birisini kullandığı yapıların karşısında yassah hemşerimcilikle çıkmanın nasıl bir mantığa sığdırıldığını cidden merak etmekteyim? Kararların nasıl bu kadar basit bir biçimde yargılama yolunu tercih ettiklerini ve neticelerini düşündürücü bulmaktayım. Müzik Yapımcıları Derneği gibi kurumların! Dünya’nın hemen hiçbir yerinde karşılaşamayacağınız kör kör parmağım gözüne uygulamalarının, nasıl oluyor da oluyor ucu bir tek kendilerinin ulvi çıkarlarına dokunduğunda veryansın ettiklerini izah edebilmek ise şu raddede hafzalamın alabileceği bir şey değil. Genel anlamıyla özgürlüklerden giderek içine daha çok kapalı bir toplum olma yolunda hızlıca ilerleyen, kendilerine güven verici sınırlar çizip ötesine karışılmayan ayrışımların makul kılındığı bir zamanda hala ve ısrarla yasaklara tutunmak adı ve konusu ne olursa olsun düşündürücü.

Sorumluluk olarak tanımlandıklarının gereği olarak internetteki yasal platformları kışkışlamak, köşeye sıkıştırmak için sürekli peşinde dolaşacaklarına, (ellerinde tuttukları telif hakları mecrasının nasıl işlediğine dair doğru düzgün bir bilanço ve şeffaflık taşınılmamasına karşın gizli kapaklı olarak) kurumların sanatçıların dinleyicilerle buluşmasında aranıp da bulunulmaz bir nimet olarak destekleyeceklerine, şu memlekette hala doğru düzgün bir işleyişle dinleyicilerle buluşma imkanına sahip olmayan alternatif üretimleri destekleyeceklerine varsa yoksa ayak bağı olmaya devam ediyorlar. Tercihlerin kişileri bağladığı, özgürlük kavramının karşısında yerini batıda (evet o kavramların pek çoğunu almayacağımızın tembih edildiği batı) çoktan almış internet denilen sahada kendi bildiklerini okuyamayacaklarını ve zamanlarının artık geçtiğini fark ettirmemiz lazım. Elzem. Lazım, artık at gözlükleriyle baktıkları gibi bir durumun söz konusu olmadığının buralarda belki aidat topladıkları Kavun.net, Ttnetmuzik, Cokenmusic, Fizy.net gibi yerli firmaları cenderlerine, boyunduruklarına aldıkları gibi Rupert Murdoch’in News Corporation’ına ait Myspace’ini, CBS’in Last FM’ini tırtıklayamayacaklarını bilmelerinin gerekliliğini paylaşmalıyız.

O mecralar hali hazırda zaten uluslararası yasalar dahilinde ve müziği en az ana akımlara olduğu kadar özünde yeni isimlerin alternatiflerini de sunan bir paylaşıma ve ön plana çıkartma merkezleri. (Müyap’ın bir yerde yapması gerekli olan ama hırgür çıkartmaktan sıra geliyor mu elbette gelmez?) Kendilerinin alikıran başkesenliliklerini iplemeyeceklerini, sadece kullanıcı tarafında olan ülkemiz vatandaşlarının haklarını gasp ettiklerini işittirmeliyiz. Tutturduklarına döşendikleri bedellerle topladıklarının karşısında ne yapmışlar Allah için ulusal müziğimizin hayrına diye sorabilmeliyiz? Ada Müzik-Kitabevinin müzik sunmaktan 180 derece tornistan Restoran Kafeterya olark hizmet vermesindeki tutarsızlığın müziği savunuyoruz demekten ne kadar uzak insanların bu engellemelere giriştiğini de hatırlattığını bir kere daha belirtmek isterim. Hayatımın hiçbir döneminde bu kadar aleni bir biçimde masum olmayan ama masum ayaklarına yatıp sinsice sansüre sığınan başka bir müzik kurumu! görmedim.Kurumsal çehrelerinin bu ülkenin geleceğine olumlu anlamda katkılar sağlayacağına daha fazla o zamanında Forta Beylerin bizzat eleştirmiş oldukları statükoyu çağrıştırdığını, o kadar yaşanmışlığa karşın bugün aynı acımasızlıkla o bakışımı tekrar ettirdiklerini ilave edeyim teessürlerimle. Mehmet Tez’in bugün Milliyet gazetesinde yayınlanan Hafif Müzik köşesinde Bülent Forta Beyin yasaklara karşıyım ama teliflerimin de peşinden koşmalıyım açmazını çözümleyebilmek en başından bu yana internet denilegeleni bir para makinesi olarak algıladıklarını çağrıştırmakta. Makalede değinildiği gibi kendilerine bağlı sanatçıların kendi özgür! iradeleriyle açtıkları tanıtım sayfalarından telif ücreti talep etmek bizahati emek vereni yerin dibine sokmaya çıkmakta. Senin yaptığın müzik değil bir para kaynağı bizim için demenin usturuplucasıdır. Söğüşlemeyedoyamıyorum.com.tr Hakkıyla doğru düzgün işlevsellik kazandırılmış bir müzik piyasasının tesis edilmesi için çaba sarf edileceğine, sadece kanunsuzlukları yakalıyoruz diyerek döndolaş aynı yerlerde at koşturmaktan, internetteki sitelere kepenk vurdurmaktan bir türlü sizlerle ilgilenemiyoruz değerli sanatçılarımızın yanıtlanmasıdır. Ne de olsa cukka daha önemli asri zamanımızda.

Kısıtlı imkanlarımla da olsa ayda üç-beş yerli cd, bir kaç yabancı lp-cd ve çoğunlukla buraların alternatifini derleyip, işleyen dergileri takip etmeye, satın almaya gayret eden bir dinleyici olarak bunları talep etmekten, verdiğim onca paranın kim veya hangi kurumlar tarafından nerelerde kullanıldığından, istediğim müziği Last FM ve Myspace’de dinlemekten neden alıkonuluyor olmam gerektiğini açık ve seçik olarak ifadelendirilmesini talep ediyorum. Pertegò, aAirial, Jam’s, Asaf Avidan & The Mojos, Ducktails, Metavari, Dub FX, Mountaintops In Caves, Windsor For The Derby, Bandista, Bajar, Karmate, Fairuz Derin Bulut, Replikas, Gevende, I Create Soundscapes, Havantepe, DDR, Kırık Çizgi, Grangulez vd. gibi uzayıp giden alternatif türetimleri kendilerinin sağlayabilecekleri sınırlı imkanlardan çok daha fazlasını sunabilen bu iki sitenin dışında nerelerde bulabilirdim acaba? Müziğin farklı örneklerine kulak kabartabilirdim, Deuss Ex Machina’da yer verebilirdim.

Kamusal alanda inciler dizmekten, herkesleri hakir görmekten ve sansürcü zihniyetin alenen aynı sopasını sallayıp durmaktan, hep birşeylerden esirgenmek, taviz verdirilmek zorunda bıraktırılmış bir internette, bir ülkede hangi MÜZİK’ten bahsettiklerini, hangi haklar üzerinde kendilerine çıkarım yaptıklarının anlamlandırılmasının hakiki gerekçelerini öğrenmek istiyorum. Adı var kendi yok kurumların gölgelemeleri ile beraber MÜZİK nasıl gelişim gösterecektir? Evet daha oralara gelemeyeceğiz çünkü, algıda sınırlandırılmışlığın zirvelerinde yaptıklarını halkı bilinçlendirmek olarak algılayan yediklerini varsaydıkları küfürleri nimet olarak sayan bir hüvviyet var karşımızda. Sansür asla sorunların çözümünü beraberinde getirmedi. Bugün yarın Last FM ve Myspace’in açılacağı üzerine Mehmet Tez’in kısa notu olmasına karşın bu kaçıncı olduğunu artık hatırlamadığım engellemelerin tümüyle beraber esaslı bir fikri tartışmanın sürdürülmesi gerekliliğini düşünüyorum. MÜZİK her zaman savunduğum gibi sadece play, pause ve stop’tan ibaret değildir. Gerektiğinde yasakların karşısında duruşlar için, gerektiğinde en anlamlı sözleri sarf edebilmek için ve gerektiğinde özgürlük tanımının ne olduğunu ve HERŞEYİN PARA olmadığının zikredilmesine vesile teşkil edendir.

Bu Konu İle Bağlantılı Olarak Internetteki Sitelerden Yansılar;
‘İnsanlar Biraz Bilinçlendiyse Biz Yediğimiz Küfürlere Razıyız’ Bülent FORTA ile gerçekleştirilen görüşmenin makalesi – Mehmet TEZ – Milliyet – Hafif Müzik
Para İnsanın Gözünü Kör Eder – Mü-Yap – Sühan GÜRER – Dinleme Parkı
Last FM ve Myspace’in Kına Gecesi – Sühan GÜRER – Dinleme Parkı
Mü-Yap Haydutluk Yapmaya Devam Ediyor – Tolga – Çöpkuşağı
Dijital Kuşağa Bayram Haram – M.Serdar KUZULOĞLU – Radikal
Myspace, Last FM, Sansür, Kültür ve ‘Bir Avuç İnsan’... – Özgür UÇKAN – Sansüre Sansür Blog
Korsan Partisiiiii! – Cüneyt UZUNLAR – Serbest Yazarlar
"Üç Site Dinozorlar Çağından Kalma Yöntemle Kapatıldı" – Doç. Dr. Yaman AKDENİZ – Erol ÖNDEROĞLU- Bianet.org
Last FM’i Yasaklayan Ülke Olma Sıkıntısı – Kanat ATKAYA – Hürriyet
Myspace.com'u Kapatmak Müzisyenlere Haksızlık – Aylin Aslım Resmi Facebook Sayfası
Bu Siteye Erişim Engellenmemiştir – Demirhan BAYLAN Resmi Sitesi

1 comment:

hasan said...

bu haberde benden olsun millet. veeee myspace açıldı. hadi orada buluşmak üzere.