Sunday, August 22, 2010

Deuss Ex Machina # 313 - Methu Dod O Hyd Ffordd At Hafan

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_313_--_Methu Dod O Hyd Ffordd At Hafan

16 Ağustos 2010 Pazartesi gecesi "canlı" gerçekleştirilmiş programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-Bas Van Huizen-Passievetriest (Self Released)
>2<-Sadece Bu Yeterli Değil-Potasyum Siyanid (Music For Non Musicians)
>3<-Sadece Bu Yeterli Değil-Engizisyon (Türkçe) (Music For Non Musicians)
>4<-Eleven Tigers-Open Mirror (Soul Motive)
>5<-Eleven Tigers-With A Little Patience (Soul Motive)
>6<-aKido-Carrousel (Nordique Records)
>7<-aKido-Paper Chase (Nordique Records)
>8<-iTAL tEK-Moment In Blue VIP (Planet µ)
>9<-iTAL tEK-Infinity (Planet µ)
>10<-Timonkey-Open Road (Muti Music)
>11<-Timonkey-The Day Fungus Took Over (Muti Music)
>12<-Clubroot-Remember Me (Lo Dubs)

Methu Dod O Hyd Ffordd At Hafan (#313)
Sözcükler Sonsuz Bir Boşlukta Kendi Titreşimlerini Katmerleyerek Gelişmeye! Yankılanmaya Devam Ediyor. İş Bu Ahvalin Dahilinde Nicesinden Ayrıştırmayıp, Hepi Topu Dört Köşe Suntalamdan Mürekkep Yontulmaz, Biçimlendirilemez, Düzeltilemez Yargılar Seslendiriliyor. Tiz Çığlıkları Kamufle Edebilmekse Ancak Ve Kat'a Daha Yüksek Perdeden Laf Ebeliği Yapmaktan Geçiyor. Doğru Çizgisini Çoktan Kaybetmişken, Şimdi Kât Ettiğimizi Sandığımız Yoldan Geriye De Dönemiyoruz. Ne Bir Teşebbüs, Ne Bir Eylem Varsa Yoksa Olduğumuz Yerde Birbirimize Laf Yetiştirme Telaşlarındayız, Tam Mutlak Doğruların Olmayacağını Bilmemize Karşın Üstünkörü İşittiğimiz Yalanlarla Avunmaya Alıştırılıyoruz. Bağışıklık Kazanıyoruz, Yaşamın Her Şeyden, Her Olgudan Daha Mukaddes Olduğunu Unutarak Allah Ne Verdiyse Birbirlerine Sille Tokat Giydirenlerin, Şarlayanların, Ellerinde Cetvel Boy, Pos, Ellerinde Kalem Soy, Secere, Zihniyet Dökümlerine Kilitleniyoruz. İzlenceliğin Bilgilendiriciliğinden Arsızca Kopartılan Küçük Kıyametlerimizin, Hikmeti Anlaşılmaz Kör Dövüşlerinin Şaşkınlığına Katılıyoruz.. Midemizde Yanma Hissi Uyandıran, Düşündükçe Daha Ne Kadar Alçalacaklar Acaba Diye Düşündüklerimiz Henüz Alt Sınır Eşiğine Yaklaşıp Burası Artık Bir Son Diyemeyeceğimizi Yanıklandırıyor. Çoğaltılan Argümanlar Kişilikler Değişse De Hep Aynı Vurgulara, Varolan Düşmanlara, Bitmeyen Efsanelerin Kurgusuna Zemin Oluşturan Dayanaksız Öfkelenmelere, Pir-U-Pak Olmasalar Da Lekesiz Olduklarını İlan Ederek, Her Birinin Taşı Atmak İçin Birbirlerine Yüklenmesine Kadar Uzanıp Giden Çetrefilli Bir Hale Ulaşılıyor. Bangır Bangır Yumruğunu Masalara Vura Vura, O, Diğeri, Öteki, İşte Şu, Ha Bu, Yok Yok Onun Yanındaki Esas Kötülediğimizdir Diyerek Bir Orta Oyunu İcra Ediliyor. Dün Payımıza Dağıtılan Yaftalama Kartlarının Bugün Hiçbir Geçerliliğinin Olmadığı Acı Bir Buruklukla Beraber Dimağlara Kazınıyor. Ne Menem Bir Şeydir Ki Durmadan Sığınılan Ötekisinin Kimliği Bir Türlü Değişmese De İstikamet Hep Aynı Belaltını İşaret Ediyor. Aynı Şark Kurnazlığı İle Yüzü Bir Yerlere Dönük Olsa Da Alenen Yalan Söyleyebilen Çiçek Gibi Siyasetçilerimiz Mevcudiyetlerini Korumayı Israrla Sürdürüyorlar. İletişim Çağının Gereği Olan Konuşabilmenin Yerini Cazgırlığın Arsızlığına Terki Diyar Ediyoruz. Biçimlendirmeler, Aynı Tornada Kesilmiş Klişe, İyi Niyet Kisvesi Kaplamalı Cümleler Bile Bu Biteviye Kinlemenin Yaratmış Olduğu Paslanmayı Silmeye Yetmiyor. Yetmeyecek. Dahası Daha Önceden El Birliğiyle, Sırayla Silinmişler Gibi Bir Gün Yeniden Sıranın Kalanlara Gelebileceğinin Korkusu Her Şeyi Daha Da Ürkütücü Bir Eşiğe Çiviliyor. Kaydedilen Her Anektot, Yaşanılanların Üzerine Bina Edilen Her Kindarlık Yeni Bir Felaketin Dört Bir Yanımızı Yokladığını, Vakit Kolladığını Alenen İfşaa Ediyor: Kırılacak, Ayrışacak, Dövüşecek, Yitirilecek Ve Silinecek Son Bir Zerre Kalmayana Kadar Sindirmenin İnatla Sürdürülme Gayesidir Asıl Tehditkar Olan. Kopan Küçük Çaplı, İşittiklerini Doğru Bile Olsa Engellenemez Bir Biçimde Israrla Savunmaya Devam Edebilenlerin Yeri, Yurdunda Kıyamın Oluşturacağı Esas Tehlikenin Farkında Mısınız?

>>>>>Bildirgeç
İnsanlar Özgürlük İstiyor Mu? / İnsanların Özgür Olmalarını İstiyor Muyuz? - Wendy BROWN*

Halkın kendi kendini yönetmesine inananlar için son fakat belki hepsinden daha ciddi bir engel daha var. Yukarıda belirttiğimiz gibi, demokrasinin iyi bir şey olduğu varsayımı, insanların kendi kendilerine yasa koymak istedikleri ve demos'un yönetmesinin hesap vermeyen ve temerküz etmiş siyasal iktidarın sunduğu tehlikeleri dengelediği varsayımına dayanır. Fakat bugün için hangi tarihsel kanıt veya felsefi düstur, Dostoyevski'nin dediği gibi, insanların "ekmek yerine özgürlük" istediğini öne sürmemize imkan tanıyor ki? Geride bıraktığımız yüzyılın bütün göstergeleri, piyasaların baştan çıkarmaları, disipliner iktidar ile gitgide daha sınırsız ve düzensiz olan insan coğrafyasının ürettiği güvensizlikler arasında Batılıların çoğunun ahlakçı, tüketimci, uyuşmacı, lüks düşkünü olmayı, ne olması, hayatlarını şekillendirme görevi konusunda ne düşünmesi ve yapması gerektiğini bir başkasından duymayı tercih ettiğine işaret ediyor. Geçtiğimiz yüzyılın ortasında Herbert Marcuse'nin kurtuluşun geleceği adına çözülmesi gerektiğini öngördüğü bilmece buydu.** Şayet insanlar özgürlüğün sorumluluğunu istemiyorsa, siyasal özgürlük projesine uygun eğitim almamış ve cesaretlendirilmemişse, bu arzu ve yönetimi üstlenen siyasal düzenlemeler bakımından ne anlama gelir bu? Toplumsal ve ekonomik iktidarın yanı sıra muktedirlerin istismar edebileceği hangi zaaflara yol açar bu durum? Platon, kendi siyasal varoluşunun sorumluluğunu almış ama uygun biçimde hazırlanmamış ruhların çöküşe ve denetimsiz ahlaksızlığa yol açacağından endişe etmişti, ama bugün daha bariz ve kaygı verici bir tehlike söz konusu: halkın faili olduğu faşizm. Demokrasinin kabukları içinde demokrat olmayanlar barındırılırken, gitgide daha ufuksuz ve baskıcı bir küresel peyzaj içinde kaygı ve korkularıyla kıvranırken ve kendilerini tokatlayan güçlerin yapıp ettiklerinden habersizken, başkalarının özgürlük veya eşitliklerinin peşinden gitmek için oy kullanıp mücadele etmeleri nasıl beklenebilir ki?

Öyleyse, bir yandan, demokratik özgürlüğe pek de can atmayan halklar sorunuyla, bir yandan da arzu etmediğimiz türden demokrasilerin -yani teokrasileri, imparatorlukları, terör veya nefret dolu etnik temizlik, birbirinden kopuk topluluklar etnisite veya göçmenlik durumuna göre katmanlara ayrılan yuttaşlık, acımasız neoliberal ulus-sonrası yapılanmalar veya demokratik süreçler ve kurumları sınırlandırarak toplumsal sorunları çözmeyi vaat eden rejimleri iktidara getiren "özgür" toplumların -bulunması gibi bir sorunla karşı karşıyayız. Sürdürülebilir bir gezegenden ziyade kısa vadeli mutluluklara, barıştan ziyade sahte güvenlik önlemlerine yönelmiş, ortak gelecekleri için zevklerinden veya nefretlerinden fedakârlıkta bulunmaya istekli olmayan halkların bulunması sorunu bu iki olasılığın çizgilerini çizmektir.

Rousseau bozulmuş bir halkı kamusal hayata yönlendirmenin güçlüğünü öylesine derinden anlamıştı ki, kendisinin demokrasiye bağlılığının genelde böylesi bir halkı demokratlaştırma projesine dayandığı görülür. "Birisini özgür olmaya zorlama" fikri pek çok biçimde anlaşılabilir, ama bu biçimlerin hepsi taahhüdü gerçekleştirmek için özneyi özgürleştirme taahhüdünü askıya alma noktasında buluşmaktadır. Ayrıca günümüzde insanları kendi kendilerini yönetmeye veya kendilerine hükmeden iktidarlara başarıyla kafa tutmaya zorlayacak bir şey hayal etmek pek kolay değil.

* Metis Defterleri Dizininde Yayınlanmış Olan Demokrasi Ne Alemde Başlıklı Derlemeden; Wendy BROWN'ın "Artık Hepimiz Demokratız..." Başlıklı Makalesinin "İnsanlar Özgürlük İstiyor Mu? / İnsanların Özgür Olmalarını İstiyor Muyuz?" adlı kısmından alıntılanmıştır. Sayfalar 62-64 (Metis Defterleri-1 / Demokrasi Ne Alemde? İstanbul 2010 Orjinali Démocratie, Dans Quel État? / La Fabrique Éditions 2009)
** Herbert MARCUSE; One Dimensional Man, New York, Beacon, 1964; Türkçesi: Tek Boyutlu İnsan, Çev. Aziz YARDIMLI, İstanbul, İdea

...Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Okuma Parçası
Cemil ÇİÇEK: Sünnetsiz Terörsitler Var - Internet Haber
Cemil Çicek'in İnsanlığı Tamamen İflas Etti! - Kronik Muhalif / Atılım
Cemil Çiçek Irkçılığa Devam Ediyor - Sendika.org
Karamanın Koyunu Ele Verir Soyunu!. - Umur TALU - Habertürk
Kafatası Kulesi - Gündüz VASSAF - Radikal
Ahmet DAVUTOĞLU: Mysterium ÷ Ministerium - Emrah GÖKER - Birgün
Bu Neonazi, Hrant'a Değil Ama Bazılarına Çok Benziyor - Selami İNCE - Birgün Pazar
Devlet Kendine Yakışanı Yapmıştır - Arat DİNK - Taraf
AİHM Savunması Üstüne - Rober KOPTAŞ - Agos / Bianet
Hrant Konusunda Alternatif Savunma - Ümit KIVANÇ - Taraf
Hrant Dink Yaylası! - Ece TEMELKURAN - Habertürk
Utanmayı Becerebilmek - Erkan GOLOĞLU - Radikal
‘Bazı Ermeniler’ Ve Akp’nin ‘Nefret’i - Emre DURSUN - Kronik Muhalif
Barışa Evet - Mithat SANCAR - Taraf
Kürtler ve Tabiat: “Dağ Kavmi”nin Dağlanmış “Doğa”sından Bakmak - Ramazan KAYA - Birikim / Davetsiz Misafir
“Ne İstiyoruz” Meselesi (3) - Mıgırdiç MARGOSYAN - Evrensel
Her Yer Asker... - Kemal ULUSALER - Birgün
Rusya Ve Ermenistan'ın Askeri İlişkileri Derinleştirme Kararı - Murat BAYKARA - BBC Türkçe
Ey Siz Sahipsizler... - Ahmet ALTAN - Taraf
Ben Referandumda Evet Demeyeceğim - Sırrı Süreyya ÖNDER - Bianet
Grev Güncesi – Ankara Tekel Direnişi
Grev Güncesi - Sabah / ATV Emekçileri
“İtaat Et Veya Yok Ol” - Korkut BORATAV - Sol.org.tr
Faust ve Mephistopheles'le Rıhtımda Karşılaştım - Aysel SAĞIR - BiaMag
Beyaz Türklerin Korkuları Ve Ergün POYRAZ Vakası - Mehmet Hayri ZAN - Mehmet Hayri'nin Defteri
Foucault’nun Ölümü - Jean Baudrillard – Siyah ‘An’lar - Anagram

Bas Van Huizen At Myspace
Bas Van Huizen At Etherkreet
Bas Van Huizen At Bandcamp
Bas Van Huizen - Plooibaars Album Review - Richard ALLEN - The Silent Ballet
Sadece Bu Yeterli Değil Bandcamp Sayfası
Sadece Bu Yeterli Değil Last.FM Sayfası
Music For Non Musicians Myspace Sayfası
I'mpty Myspace Sayfası
Armonycoma Myspace Sayfası
Ağaçkakan Myspace Sayfası
Eleven Tigers Official
Eleven Tigers At Bandcamp
Eleven Tigers - Cloud Are Mountains Album Review - David STUBBS - The Quietus
aKido Official
aKido At Twitter
aKido - Gamechanger Informative - Monoeits - Beautiful Noise
iTAL tEK At Myspace
iTAL tEK At Soundcloud
iTAL tEK At Planet µ
Timonkey Official
Timonkey At Myspace
Timonkey At Muti Music
Clubroot At Myspace
Clubroot - II - MMX Album Review - Dominic UMILE - Pop Matters
Clubroot Interview - Sonic Router

Deuss Ex Machina genelgeçer disiplinlerden uzakta kalarak, deneysel öğeler ihtiva eden tüm müzik turlerine sonuna kadar kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. Bu bağlamda Ambient’dan - Weird Folk’a uzanan ses seceresinden alıntıları her Pazartesi akşamı 21.00-22.00 saatleri (GMT +2) arasında canli olarak Dinamo FM’den iliştirmeye devam ediyoruz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
Dinamo – misak[nospam]dinamo[dot]fm – Makina
Her Pazartesi Gecesi 21:00 -22:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel
Loosing My Mind - Erin Marie HALL
Erin Marie Hall's Flickr Page

>>>>>Poemé
Yokluğun İklimi - Odisseus ELİTİS

I
Dünyanın bütün bulutları günah çıkardı
Yerlerini tasam doldurdu

Ve saçlarımın içinde üzgün düşüverince
Pişmanlık duymayan elim

Bir acının düğümüne bağlandım.

II
Saat unuttu kendini akşam olurken
Anıdan yoksun
Ağacı sessiz
Denize doğru
Unuttu kendini akşam olurken
Kanat çırpmalardan yoksun
Yüzü kımıltısız
Denize doğru
Akşam olurken
Sevgiden yoksun
Ağzı kararlı
Denize doğru

Ve ben içinde, kendime çektiğim durgunluğun.

III
Öğle sonrası
Ve onun imparator yalnızlığı
Ve rüzgârların sevecenliği
Ve atılgan çekiciliği
Hiçbir şey gelmiyor. Hiçbir şey
gitmiyor.

Bütün alınlar çıplak

Ve duygu yerine bir duru cam.

Çeviri: Herkül MİLLAS
Kaynakça: Şiir.gen.tr

No comments: