Sunday, December 19, 2010

Deuss Ex Machina # 329 - Verta Käsissään / Viha Silti / Heidän Sydämissään

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_329_--_Verta Käsissään / Viha Silti / Heidän Sydämissään

13 Aralık 2010 Pazartesi gecesi "canlı" olarak yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-Shackleton-International Times (Fabric London)
>2<-Shackleton vs. Kasai Allstars-Mukuba Special (Congotronics)
>3<-Muslimgauze-Full Metal Yashmak (Staalplaat)
>4<-Muslimgauze-Straps Sticks Of Dynamite Around Her Body (Staalplaat)
>5<-Badawi-Ocean Of Tears (For Rav Carlebach) (ROIR / Reachout International Records)
>6<-Badawi-Yashar (ROIR / Reachout International Records)
>7<-Grup Ses-Kurtalan (Bağımsız Müzik / MP3)
>8<-Grup Ses-1 Artı 1 (Bağımsız Müzik / MP3)
>9<-Cengâver-Afrodizyak Etkisi (Music For Non-Musicians)
>10<-Cengâver-Make It! (Music For Non-Musicians)
>11<-Melodica Deathship-Bang Out! Cannonxs (Self Released)
>12<-Melodica Deathship-Blaxck Shjip Coming Prt 2 (Self Released)
>13<-Da Crime Posse-Der Weg Den Du Ghest (Mercury / Universal)
>14<-Karakan-Kan Kardeşler (Mercury / Universal)

Verta Käsissään / Viha Silti / Heidän Sydämissään
(329)
Bir anlık değil bu toplumsal devinimin, çabalanımın tünelin ucunda ortaya çıkarttığı düşünsellik betimlemesi. Dur yolcu hele bir soluklan tersine giden bunca şey dahilinde senin de bizzat payına bir şeyler düşmüyor mu ezcümlesi okunmakta o aralığın yansıttıklarında. Düşüncelerini çok zaman öncesinden tektipleştirmiş olanların karşısında durmaksızın geliştirilerek, sözcükleri sınırlandırılmış, düşünselliği engellerle tarumar edilerek enikonu, nasıl olsa iyice köşeye sıkışıtırırız şiarından ötesini görmeyenlerin gözlerine inen perdelerin aralanmasına sebep olacak savaşımı. Aralıktan yansıyanlar bir hadisenin içerisinde diğerinden çok farklı bir noktada konumlandırılmış gibi görünüyor olsa da tüm yeterlilikleri, kullanım imkanlarına karşın muktedirliğin nasıl da kolay yoldan hakir görmeyi beraberinde sürdürdüğünü okuyabilmemize vesile teşkil eden süreçlerin içerisinde yaşıyoruz. Sesini çıkarttın mı hizaya geçirilmen için birilerinin devreye girmesinin, ilk önce bennn ayar vereceğim koşturmacasının başka bir açıklaması var mıdır? Ehveni şer diye umulanların dahi nasıl da fırsat bu fırsat diyerek suyu kaynatmaya eskisinden de cevval bir biçimde soyundukları, düzeneği takip ettiklerini görmek düşündürücüdür. Ayrısız, gayrısız hepimizin el birliğine! ihtiyaç duyduğumuz sahnelerde pat diye ortadan el ayak çekmelerin, yalnızlaştırmaların dikâlasına şahitlik ediyor olmak da mı kimsenin zoruna gitmemektedir? Senin fikrin sana, benim fikrim bana faydalıdır zehirinden yaşadığımız bu topraklar ne zaman kurtulacaktır? Ne zaman görünürlüğü bu kadar arttırılarak, belirginleştirilmiş olanların tümü inatlarından zerre vazgeçmeyenlerin kendilerini kandırdıkları ayaklar baş olduğunda kıyamet kopacaktır yanılgısından pekala uzaklaşabilmemizin mümkünatlar dahilinde olduğu gerçekliğidir iş bu satıhın dahilinde irdelemeye çalışadurduğumuz. İnsanı nefessiz, düşüncesiz, fikirsiz bırakabilmek söz konusu olduğunda kindarlıklarla yarışılmaya devam edildikçe muhalifliğin bütün cepheleri için, şirazesinden çıkarak limitlerini aşmış ayak takımları, hangi fikirlerin uğruna ne işler gerçekleştirdiklerini bilmeyenler, keyiflerinden yaz kış dinlemeden e(k)mek mücadelelerine sahip çıkar görünen sözde! işçiler, yıllar yılı aymazlıklarla dozu arttırılan şiddeti, yoğunluğu fazlasıyla çoğaltılarak eziyetlerin bini bir paraya, haklarından mahrum bırakılarak, neredeyse tanımlandırılamayan bir kavim haline dönüştürülmeye çalışılan yaşayışlar, bütün bunlara ilave olarak kullandıkları dillerine "bilinmeyen bir dil" ibaresinin yakıştırdıklarının en küçük fikir tespitlerine karşı aba altından sallanan nice sopaların yürek burkuculuğuna kayıtsız kalmamız değil midir bizlerden istenen. Tüm bu noktalar birleştirildiğinde ortaya çıkan kargacık burgacık görüngünün tüm sathında. Müesses nizamın yekpareliği, mermerliğinde hizalarını istiflerini bozmadan olan biteni görmezden gelenlere inat muhalifliğin, kendilerini bulunmaz hint kumaşı sanan müktedirlerin dimağları dahilinde, acı bir aydınlanmayı sağlamasına çabalamalar lazım olandır. Her kazanım kimileri için çoktan kolay lokma olarak sınıflandırılıp, susturulacağına neredeyse dünden daha emin konuşulan halkın müesses nizamdakilere kendileriyle aynı topraklarda yaşayan halk üzerine indirilmeye bir türlü doyulmayan copların, kalkan yumrukların, atılan biber gazlarının, kıstırılıp karanlığa teslim ettirilen canların, yığıntılanan dağ gibi iftiraların ve tenkitlerin anlaşılırlığı, açtığı yaralardan nasıl da sistemle uyumlu olrak insanlığı çiğnediklerini gözlerin önüne serecektir. Sermelidir de yıllar yılıdır gıdım gıdım bahşedilmiş hakların da nasıl birdenbire size bu hak tanımlandırılmamıştır kördüğümüne, başlama noktasına gerisin geriye teslim edildiğini bir an olsun hatırdan çıkartmadan. Unutmadan, utanmadan. Reva olarak lütfedilmişlerin! hemen tümünün aslında statükonun sabitliğini daha çok semirten bir sonuca ulaştırmaktan başkasına hizmet etmediğinin okumasını mümkün kılacaktır. Çekirdek ailenizde konuştuğunuz dilin bir günlüğüne de olsa adının yükseltilmesi!! ehmemmiyet gösterilmesi muktedirin anadilinin kıyısında, yanında anılmasının yol açtığı asabımızı bozmayın, daha fazla kendinize zulüm ettirmeyin!! sonucudan başka bir sonucu olmadığını idrak ettirecektir belki birilerinin kıt zihinlerinde heveskar bir biçimde şekillendirmeye doyamadıkları, oradan oraya sürdükleri, yollarını kesmeye nizamsız bir bütünlükte el birliğiyle koştukları asıl yaşanılır yaşatılabilir demokrasi mücadelesinin kuru sözle değil eylemle olabileceği gerçeğini hatırlatacak umursamaz göründükleri haklarından sadece bir günlüğüne feragat ettiklerinde kendilerini nasıl da köşeye sinmiş hissedebileceklerini fark ettirmektir bu bahis dahilindeki nihai aynalama, yüzleşme evresinde. Keza halkın temsilcisi olarak seçilmiş olmasına karşı muhalifliğini de korumaya devam eden!!! sesini çıkartan milletvekiline karşı devlet eliyle uygulanmış şiddetin unutkanlığını meclis kürsüsünde yüzümüze gösterdiği değneklerle birilerinin zihinlerine kazıyarak yeniden belirginleştiren kadın vekilin sözlerinin arasında duran "kusur, panzerden su sıkan değil, burada o tazyiki yaratan anlayıştır." cümlesinin gerçekliği üzerinde az biraz zihinlerini yormalarının gerekliliğini işaret etmektir. Edebilmektir. Her muhaliflik eden bir gün o can yakıcı, acı verici, tedirgin edici yıkımları yaşayacaktır gazlamasının neticesinde insanlığın tam da yerlerde süründürüldüğü Hayata Dönüş (operasyonu) ve Kahramanmaraş katliamlarının yıllar sonra bile neden bu kadar önem arz ettiklerini, nasıl eskisinden de beter halde cepheleşmelerin, şiddetin ivmesi arttırılırken insanların devekuşları gibi görmezden gelmelerinin sağlandığının ortaya serilmesi, o hep yakaladığımızı sandığımız muasır medeniyet seviyesine ulaşabilmek için önce bu boynumuza geçirilmiş ilmiklerin tümünden ciddi ciddi hesap sorulması gerekliliğinden geçtiğini bir kere daha ikrar etmeliyiz. Dahası yıllar yılları kovaladıktan sonra anma etkinliklerini bile, şirinlik muskası olarak uluorta kullanılmaya başlayan "reyiz" kalıbının aslına rücusu, şerliklerle dolu yüzünü bir kere daha Kahramanmaraş'ta gösteren elleri kanlıların! şiddetinin, tahammülsüzlüklerinin göründüğünü fark ettirmek, paylaştıkları muktedirliğin sorumsuzluklarında kendi paylarını da hissedilir kılacaktır. Yüzü olanlarının yüzlerinin kızaracağı ise muhakkaktır. İncitmekten, yakıp yıkmaktan, sindirmek için her yolu mübah sayanlar arasındaki ortaklıktan daha gerçekçil bir çıkarsama bizleri beklemektedir. Ucunun kendimize dokunmasını beklemeden yeterince söze, sese karışmak; hizya sokulduğumuz sınırların dışında olan bitenlerin tümü için daha çok ses vermek. Uyumadan, uyutulmadan...

>>>>>Bildirgeç
Demokrasi Korkusu... - Mithat Fabian SÖZMEN*

İstisnasız herkesin kendini demokrat olarak tanımladığı ve demokrasi sınırlarının piyasa bayraktarları tarafından çizildiği bir dünyada gerçek demokratın da demokrasinin de tanımını yapmak güç. Ben Immanuel Wallerstein’den ilhamla şu tanımı benimsedim: “Demokrat, sınıfsal ve kimliksel olarak eşitsiz konumdaki insanların kolektif kararlara katılma konusundaki kaçınılmaz dezavantajlarını gidermeye çalışır.”

Malum, öğrenci eylemleri gündemin tepesinde uzun süre yer aldı. Ortada öyle aman aman bir öğrenci hareketi olduğu söylenemez. Fakat iktidarın demokrasi algısı o kadar sığ ki yetersizliğini teşhir eden irili ufaklı her türlü harekete karşı orantısız bir tepki gösteriyor. Kimin demokrasi tahayyülünün ne kadar olduğunu da bu “Resmi” tepkilere verilen reaksiyonları gözlemleyerek görebiliriz.

DEMOKRATİK, PARASIZ,ANADİLDE EĞİTİM’İN YANKILARI

Taleplerini YÖK’ün kaldırılması ve “Parasız, bilimsel, anadilde eğitim” olarak formüle eden öğrenci gruplarına karşı hükümetin ve polisin tepkisi medyada farklı biçimlerde yer aldı. Polis şiddetinin doğmamış bir bebeğin canını alması sadece 2 gazeteye (Evrensel ve BirGün) manşet olabiliyormuş, onu gördük mesela. Doğan medyası ve ulusalcı basından birkaç gazete de tek dertleri AKP olduğu için hadiselere küçük de olsa ilk sayfadan yer verdi.

Holding gazeteleri kurumsal yapılar dolayısıyla onların hangi olaya nasıl tepki vereceğini biliyoruz. Ben dikkatimi kendini solda konumlayan yazarlara çevirdim. Murat Belge’nin bu isimler içerisinde her zaman ayrı bir yerde olduğunu düşünürüm. Fakat övgülerim 10 Aralıkta Taraf gazetesinde yayınlanan ‘27 Mayıs Arifesinde’ başlıklı yazısıyla birlikte sona eriyor. Belge özetle, öğrenci eylemlerinin AKP’yi gerekirse bir darbeyle alaşağı etmeyi planlayan klik tarafından örgütlendiği, öğrenci gruplarının bu amaçla kullanıldığı düşüncesini dillendiriyor ve bugünü 27 Mayıs öncesine benzetiyor.

Zaten biliyorsunuz bu ülkede herkes derin ilişkiler içerisindedir! Bu sebepten memleket Sherlock Holmes’tan geçilmez! Bir eylem yapılıyorsa arkasında mutlaka derin güçler vardır (Eskiden iç-dış mihraktı, artık yeni joker Ergenekon). Çünkü çok demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Muhalif olunacak herhangi bir durum yok, her şey süper!

Hrant Dink’e Nazi benzetmesi yapan, “Anadilde eğitim olamaz” diye höyküren, seçim barajını indirmeyen, 12 Eylül kurumlarını olduğu gibi devam ettiren, kentsel dönüşüm projeleriyle emekçilerin yaşam alanlarına tecavüz eden, tarihin en büyük işçi düşmanı partisi AKP sayesinde ‘Demokratikleşiyoruz’ ya o yüzden bu ‘İstikrara’ ket vuranlar ancak hainler olabilir.

VAKİT KARİKATÜRİSTİYLE AYNI ÇİZGİDE OLMAK…

Bu ülkede “Parasız Eğitim İstiyoruz” pankartı açtığı için aylarca hapis yatan, anayasal hakkını kullanırken polis şiddetine maruz kalarak karnındaki çocuğu yitiren arkadaşlarımız var. Bu ülkede anadilinde eğitim göremeyen milyonlarca insan var. Bu ülkenin üniversiteleri polislerle, “ideolojik takıntılı akademisyenleri barındırmayacağım” diyen rektörlerle dolu (Düşünsenize David Harvey Türk olsa hocalık yapamayacak).

Ve böylesi bir ortamda, bu yapının sorumlularını protesto ve teşhir edenleri darbecilerin yedekçisi olmakla itham edebilen aydınlar var. Kısaca şunu demek istiyorlar: “Bu ülkenin tek demokratikleştirici unsuru AKP’dir ve AKP’ye muhalefet eden her odak derin güçlerin maşasıdır. AKP’ye muhalefet yapılacaksa onu da biz, sınırlarını kendi belirlediğimiz çerçeve içinde yaparız.”

Ehven-i şer olduğu gerekçesiyle AKP’ye demokrasi havarisi muamelesi yapanların anlamadıkları şey şu: Demokratik hak ve özgürlükler iktidarlar tarafından bahşedilmez. Halkın, özgürlüğü, hakları için mücadele etmesi gerekir. “10 yıl önce Kürt diyemiyorduk, artık diyoruz, AKP ah sen ne güzelsin” diyenler, bu AKP’nin başarısı değil, Kürt hareketi ve Türkiye solunun 40 yıllık mücadelesinin eseridir. Hiçbir iktidar, örgütlü sınıf ya da halk mücadelesi neticesinde mecbur bırakılmadıkça ayrıcalıklarından ödün vermez. Belirleyici olan iktidarın adı değil halkın örgütlü mücadelesinin tıynetidir.

Aydınlarımızdan beklediğimiz de muhaliflere karşı iktidarı savunmaları değil, muhalefetin varsa eksik yanları onları düzelterek bizle beraber antidemokratik yapılara karşı mücadele etmeleridir. (Burada iktidardan kastım AKP’sinden CHP’sine, TSK’sından TÜSİAD’ına tüm sömürgen bloklardır) Yönetici, sömürücü iktidar bloğuna değil halkın öz örgütlülüğüne bel bağlayan, baştaki demokrasi tanımına dönersek, sınıfsal ve kimliksel olarak eşitsiz konumdaki halkın kolektif kararlara katılımını sağlayan, hatta o yapılanmayı bizzat örgütleyen aydın benim için gerçek demokrattır.

Vakit gazetesi karikatüristiyle M.Belge’yi aynı çizgide görmek üzücü, fakat Başbakanla aynı hatta olduklarını görmek daha üzücü çünkü adam bayağı dövlet! Belge, en fazla ima eder. Erdoğan soruşturmalardan suçlamalardan söz ediyor. Baksanıza Öğrenci Kolektiflerinin yasadışı örgüt üyesi olduğuna dair ‘Belge’ varmış ellerinde. YASADIŞI ÖRGÜT ÜYELİĞİNİN BELGESİ! Evet, yanlış duymadınız. İllegalite tarihinde bir ilk!

Gevezeliği bırakıp açık konuşalım. Ya “Aslında özgürlüğü, haklara saygıyı severim demokrasiyi değil. Yığınlardan korkarım.” diyen Tocqueville kadar açık sözlü olun ya da yeni anayasaya “Ülke devrim sürecindedir. Bundan mütevellit AKP’yi eleştiren herkes haindir” diye bir madde ekletin, herkes rahat etsin! Öğrencilerin talepleri, ülkenin sorunları, üniversitelerin hali ortadadır. YÖK’ün kapatılması ve parasız, anadilde eğitim gibi şu anki iktidarın tahayyül dahi edemeyeceği demokratlıktaki talepleri için sokaklara dökülen, protestolar düzenleyen öğrencilere darbeci, darbeci yamağı diyecekseniz de şunun adını koyalım: Sizdeki darbe falan değil düpedüz demokrasi korkusudur!

* Kısa meramımızın tamamlayıcısı olarak Evrensel gazetesinin 19 Aralık 2010 tarihinde Mithat Fabian SÖZMEN imzasıyla yayınlanmış makaleyi, yazarın ve gazetenin anlayışlarına sığınarak sizlerle paylaşıyoruz...

...Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Okuma Parçası
Özgürlük İstiyoruz!
Savaşma Konuş! - 500binradikal.com
Demokrasi Korkusu... - Mithat Fabian SÖZMEN - Evrensel
Düzenin Yeni Bekçileri: Polis Şiddeti ve Medyadan İki Portre - Ahmet BEKMEN - Sosyalist Demokrasi İçin Yeniyol
Yumurta! - Yıldırım TÜRKER - Radikal
‘Malum Çocuklar’, ‘Malum Siyaset' - Emre DAŞAR - Kronik Muhalif
Yumurta Adresini Bilir! - Şeyhmus DİKEN - Birgün
Velev Ki Öğrenciler İdeolojik - Emre ÖZTÜRK - Radikal 2
“Demokratikleşme Yalnızca İktidar ve Yandaşı İdeolojiler İçin..” - Haber Fabrikası
Her Sertlik Mertlik Değildir! - Umur TALU - Habertürk
Örnek Ülke Türkiye - Özgür MUMCU - Radikal
Özgürlük İstiyoruz! Kimliğimiz ve Emeğimiz Ayrı Değildir! - Evren Barış YAVUZ - Demokrasi ve Özgürlük
Şiddetin Dili - Oya BAYDAR - T24
Hamdolsun - İlyas BAŞSOY - Birgün
Nereye Kadar? 60’larda Darağacı, 80’lerde İşkence Vardı, Bugün Sözde Demokrasi! - Merve TUNCAY - Kronik Muhalif
Reilly: Diyaloğa Girmemek Barışı Zorlaştırır - Çiçek TAHAOĞLU - Bianet
Haklısın Kardeşim - İbrahim ÇİÇEK - Atılım
'İleri Demokrasi'nin Tehdidi: Partiniz Kapanır! - Kronik Muhalif
Kürtçe ve Tankla Korunan Put!.. - Tuncel FİKRET - Haber Ötesi
Genelkurmay Becerememiş Bir De Ben Yazayım - Sarphan UZUNOĞLU - Jiyan
AKP ve CHP’nin Muhtıra İle Sınavı - Aydın ENGİN - T24
Sevahir BAYINDIR: "İşte T.C. Kimlik Numaram" - Ntvmsnbc
BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır, Koltuk Değnekleriyle Çıktığı Kürsüde Bakan Kavaf'ı İstifaya Çağırdı - Internet Haber
Fiili Durumlar - Mehveş EVİN - Milliyet Cadde
Anadilde Yasak Sürüyor: Kürtçe Yabancı Dilden Bilinmeyen Dile Dönüştü - Sait ÇETİNOĞLU - Köxüz
Xwedê Çwa Rzî Be? - Sırrı Süreyya ÖNDER - Radikal
Ez Zimane Gele Kurd İm / Ben Kürt Halkının Diliyim - Sosyalist Demokrasi
İki Dil Bir Postal - Tuğçe DEVECİOĞLU - Jiyan
Yüksekova: Tek Kurşun, Tek Kurşun - Nazım ALPMAN - Birgün
Kardeştik Biz... - Ömer YILDIZ - Sol Defter
Bir Sabah Bir Halkı Astılar - Alınteri.net
"Alevilik Okutulsa Dahi Din Dersi Zorunlu Olamaz" - Berivan TAPAN - Bianet
Medya Kürt İllerindeki Katliam Haberlerini Karartıyor - Sendika.org
Maraş Katliami Unutturulanlar - Belgesel
Tarihte Bir Sayfa: KA(h)RA(man) MARAŞ - Erdal YILDIRIM - Jiyan
Alevi Bir Grup, Maraş Olaylarının Yıldönümünde Olayları Kınıyordu... Bozkurt İşareti Yapan Grup Harekete Geçince! - Radikal
İşte 'Normalleşen Türkiye'nin Fotoğrafı: Ökkeş Şendiller Yine Maraş'taydı! - Sol.org.tr
Hiç Kimse Yatağında Rahat Uyumasın - Ayça SÖYLEMEZ - Başka Haber
Hayata Dönenler - Ertuğrul ÜNLÜTÜRK - Evrensel
Diri Diri Yakanlar Cezalandırılsın - Atılım
19 Aralık Ve Hafızasızlık - Halil SAVDA - Köxüz
Katliamlar Günü 19 Aralık - Kaan Doğan URBARLI - Yeşil Gazete
Yol Arkadaşım - Leyla ALP - Emek Dünyası
"Hayata Dönüş'ün Gerçek Bilânçosu; 122 Ölümdür" - Alper TURGUT - BiaMag
Hayat Geri Gelir... - Ece TEMELKURAN - Habertürk
Nefesim Yok, Sesim Ol! - Alınteri.net
Bakan: "İşçi Gerekirse 16-18 Saat Çalışacak!" - Adil Medya
İşçiler Akp'nin Torba Yasasını İstemiyor - Dilem TAŞTAN / Pelin ÖZKAPTAN - Birgün
TEKEL İşçileri Bir Yıl Sonra Yeniden Ankara’da - Sol Defter
Grev Güncesi - İkinci Tekel Direnişi
Grev Güncesi - Ankara Tekel Direnişi
Grev Güncesi - Sabah / ATV Emekçileri
Gençlere İnsana Yaraşır İş Kapısı Kapalı - F.Serkan ÖNGEL - Mesele / Sol Defter
Soru Asgari Ücretse Cevap Geçim Sıkıntısı - Asena AKARSU - Evrensel
Yoksulluğu Tartışmalı Mıyız? - Immanuel WALLERSTEIN - Binghamton.edu / Sendika.org
Orta Sınıfın Temel Motivasyonu “Asr-ı Saadet” Özlemi - Süleyman ARIOĞLU - Başka Haber
Ertuğrul KÜRKÇÜ: Keşke Türkiye'nin Başına 68 Gibi Bir Hareket Gelse - Serbay MANSUROĞLU - Birgün
Bu Dünyada Yerleri Yok, Günleri Var - Erkan ERSÖZ - BiaMag


Shackleton Official
Shackleton At Myspace
Shackleton Artist Profile - Fabric London
Shackleton - International Times via The Fader
Kasai Allstars At Myspace
Kasai Allstars via Crammed Discs
Mukuba Special / Rubaczech Release Info via Boomkat
Muslimgauze Official
Muslimgauze Informative via Wikipedia
Muslimgauze - Mersenne - Undomondo
Muslimgauze - Elektronik Müziğin İslami Yüzü - Sühan GÜRER - Proodos
Muslimgauze - Sulaymaniyah Album Review - Henry SMITH - Brainwashed
Badawi Official
Badawi Informative On ROIR
Badawi The Index Showcase Prt. 1 - Dubwar Podcast
Grup Ses At Myspace
Grup Ses At Mixcloud
Grup Ses - Mersenne - Undomondo
Cengâver Myspace Sayfası
Cengâver Bandcamp Sayfası
Music For Non-Musicians Röportajı - Eylül AKINCI - Gönenç GÖÇMENGİL - Reset!
Melodica Deathship At Myspace
Melodica Deathship At Blogger
Melodica Deathship - Doom Your Cities, Doom Your Towns Album Review - Conor MCCAFFREY - State
Da Crime Posse - Ekşi Sözlük
Karakan - Ekşi Sözlük
Cartel - Dökümanter Haber - Dailymotion

Deuss Ex Machina genelgeçer disiplinlerden uzakta kalarak, deneysel öğeler ihtiva eden tüm müzik turlerine sonuna kadar kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. Bu bağlamda Ambient’dan - Weird Folk’a uzanan ses seceresinden alıntıları her Pazartesi akşamı 21.00-22.00 saatleri (GMT +2) arasında canli olarak Dinamo FM’den iliştirmeye devam ediyoruz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
Dinamo – misak[nospam]dinamo[dot]fm – Makina
Her Pazartesi Gecesi 21:00 -22:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel
Democracy - Sheevey
Sheevy' Flickr Page

>>>>>Poemé
Rüzgarı Acıtan Doğu - Bejan MATUR

Geldim
Suskun ve kederli
Bıraktım kendimi toprağına
Kalbim bekle diyordu
Bir tapınak bu geç olmadan
Ama geciktim
Gölgesi kalmış duvarların
Kendileri gitmiş uzaklara

Doğu diyorum bazan
Rüzgarı acıtan doğu
Yeter mi anlamama
Avunmak için
Dörtlükler ve haritalar
Topladım çantama
Taşlar biriktirdim
Saçlarımı uzattım kahırla

Senden konuşan
O tuhaf kalabalığın ortasında
Baktım dağ göllerinin derin uykusuna
Görünen tüm yollara baktım
Gücüm yok
Acıyan yaralarını sormaya

Orada
Tanrının biliniyor kuşlar
Kadınlar tanrının biliyor kuşları
Ve soruyorlar ona
Tanrım ne yaptık sana
Kuşlarının kanatlarını mı kırdık
Ne yaptık sana

Tanrı sessiz
Annem kadar sessiz
Bakarak
Neden bekliyorsunuz burada
Diyordu kalanlara

Ah sevgili ten
Neden bekliyorsun burada
Alıp kokunu git
Git
O acı rüzgarın ardından

Kaynakça: Toplumdusmanı.net

No comments: