Sunday, March 20, 2011

Deuss Ex Machina # 342 - Lo Spazio È Solo Rumore, Se Tu Potessi Vedere Rilevarlo

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_342_--_Lo Spazio È Solo Rumore, Se Tu Potessi Vedere Rilevarlo!

14 Mart 2010 Pazartesi gecesi "canlı" olarak yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-Dntel-A Day Without Rain (Dying Songs / Self Released / MP3)
>2<-Dntel-Afer Ventus (Dying Songs / Self Released / MP3)
>3<-Halls-Cave Days (Self Released / MP3)
>4<-Halls-Kaleidoscope (Self Released / MP3)
>5<-Nicolas Jaar-Too Many Kids Finding Rain In The Dust (Circus Company)
>6<-Nicolas Jaar-Balance Her In Between Your Eyes (Circus Company)
>7<-Bibio-Saint Christopher (Warp Records)
>8<-Bibio-Artists Valley (Warp Records)
>9<-Vector Lovers-Nightwalking Your Memory (Soma Quality Recordings)
>10<-Vector Lovers-Metrolux Forever (Soma Quality Recordings)
>11<-Anders Ilar-Unfold (Yard Rec)
>12<-Anders Ilar-Unconditional Surrender (Maschine Remix By Yard) (Yard Rec)

Lo Spazio È Solo Rumore, Se Tu Potessi Vedere Rilevarlo!
(342)
Duvarlar, setüstü briketler, betonarme yığıntılar, birbirlerine çimentoyla bağdışık hale getirilmiş, tekilleştirilmiş izolasyon imgesinin belki de en bilindik karşılığını oluşturan kelime. Nedensiz, nasılsız hayat akışının tam da ortalık yerine aniden konduruluveren hacimsel kütle. Kapsanarak içeriğine hapsedilen sesi çıkartılmayacaklar olarak tasnif edilenler için pekala bir çeşit mezar. İdenin, sözcüklerin, kulağa anlamlı gelebilecek her türlü önermenin birbirlerinden ayrıştırılmasını mümkün kılan cinsinden bir mezar. Yanlış hasıl olur doğru bulunur belki diye zamanla modernleştirilerek sanal aleme, ateş duvarı olarak taşınan yapı. İnsan iradesini hiçe sayarak toptan fiştekleyici, ayrıştırıcı haline dönüştüren bir imgelem olan duvarlar. Karar aldık enn hayırlısı buyumuşa, hedefi başlangıçta düşünülüp taşınılarak, ince elenip sık dokunularak ve sonuçta istenen netice için 12'ye denk düşürülüveren duvarlar zamanımızın yalın okumasını, demokrasi dediğimiz çoğul tanımlarla şekillendiren yapının önüne çekilen setleri analiz etmeye imkan sağlıyor. Kulağın dört açılarak işitilmesi gerekli olanların önünün nasıl alındığını hatırlatıyor. Belki çoğunda istememiş bile olsak da ayrılmaktansa bir ömrü beraber geçireceğimiz bir yarenliğinin katarı düzülüyor. Her sıvayla tutulu brikette, her dimağı derdest eden, düşüncelerden düşünce beğendirten ayrıştırmanın merkezinde. Ve bu toz duman içerisinde ötekisine karşı linç, söz söyletmemezlik, direnç gösterip köşeye kıstırma kararlılığını bozguna uğratacak yegane şey yeni söylemler gerçekleştirebilmektir. Haklardan feragat edilmesini topyekün vazgeçilmesini dayatan statükonun içerisinde sözcüklerle gördüklerimizi daha yüksek perdeden işitilir kılmalıyız. O duvarların kalınlaştılıralarak hayatlarımızı iyice dar etmesinden önce hiç değilse bunu becerebilmeliyiz. Görünen köy kılavuz hiç istemez. Her şey afaki bir biçimde meydandayken, bu kadar aleni bir biçimde nefret söylemi şekillendirilip, yeni etaplar taltif / tertip edilirken durup neler oluyor sorusunun tam da vaktidir. Belaltı çalışılan muktedirlerin sosyo politiğinin gündelik yaşamda yansımalarının asıl sorun ve nüvelerden uzakta tutmayı amaç edindiğini de buna ilave edebiliriz. İliştirebiliriz. Vakit ne kadar yakınımızda, elimizde avucumuzda bulunduğunu varsayıyor olsak da, bu hudutta hepimizin geleceğinin ağır ipotek ve alıkonuşlar altına aldığını söylemenin vaktidir. Boşluğun içerisinde yankılanan bir adalet talebinden, talep edilen adalete karşı susturmaların arsız bir biçimde sunumlandırıldığı bir zamanda ödenecek bedellerin kalmadığını, ödetmenin peşisıra nice kural kaidesizliğin olur adledildiğini gördüğümüz nettir. İlaveten ayar yapmaya gereksinim duyulmaksızın. Kökleştirilmiş sorunlarımızın açılımlarla düzenlenebilir, iyileştirilebilir olduğu yanılgısına bir kere tuzaklanmışken, tuzun artık kesifleşip koktuğunu, yaranın kanırtılacak bir tarafının kalmadığını resmen kangrene tam hızla ilerlediğini hissediyoruz. İyileştirme, kollektif belleğin ötesinde berisinde açılmış nice gediğin, yapılandırılmış duvarların tasfiyesinin mümkünatının azalarak tükenmesine sebebiyet vereceklerin resmi geçitlerine tanıklık ediyoruz. Vuslattan daha fazla, yaslara denk tutulabilecek bir çabalanmanın ortak paydasında. Neşter vurularak, düzenlemeye tabii tutularak şifa sağlanacak enikonu iyileştirilecek bir demokrasinin, ülkenin varlığından, varsıllığından giderek uzaklaşıyoruz. Muktedirlerin içeriği boş demokrasilerinin, demokrasiye sahip çıkmayacaklara fikslenip uzak durun telkinlerinin, sopa sallamalarının kaale alınacak tarafı kalmamıştır. Daha fazlasına ne derman ne de kelimeler yeterli gelmekte çözümsüzlüğün girdabında bir seviye daha aşılmaktadır. Kadınların bireysel hak, hukuğundan, emek mücadelesinin türlü farklı alanlarındaki giderek çoğaltılan dayatmalara, sade suya tirit yargılarla bağnazlıklarla işini yapmaya gayret eden gazetecileri bugüne kadar verdikleri emeklerinin, söz söyleyebilmelerinin karşılığı olarak, mükafat kabilinden zindanlara tıkmanın dönüşümü değil tam aksine, olduğumuz yerde saymayı olağanlaştırdığını, düze çıkarttığının farkındayız. Altı çizilesi metinlerin dizgicilerinin üzerlerini kırmızı kalemle çizmek, sadece fikrini ifade etmeye yanıt olarak türlü çeşit tehditlere bel bağlatmanın kapı aralatmanın, zemin sağlatmanın içinde yaşadığımız griliğin ötesindeki barış dilini, ifade özgürlüğünü, tartışabilirliği, demokratik ülke özlemini ayağımıza servis etmeyeceği muhakkaktır. Üzerlerini kapatmaya, daimi olduğu şekil ile tam tekmil hazır kıta bekleyenlerin 'Dersim 38' katliamı üzerine gidememiş olması, adalet talebi karşısında zaman aşımı gibi bir öne sürüşe bu kadar ivedilikle sarılıyor olması bile son kertede düşündürücüdür. Verilen mücadele o bile isteye tozlandırılmış olanın akibetine uğramamak için bir tecrübedir. Yıllar geçmiş olsa bile. Muktedirliğin el değiştiriyor olması bir yana, gelenin gidenin izlerinde kendince yeniden 'duvar inşaasına giriştiğinin vesikasıdır. Bu bağlamda Türkiye İnsan Hakları Vakfının 20. kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında Depo'da tertiplenen "Ateşin Düştüğü Yer" başlıklı sergi de iş bu satır aralarında epey adlarını andığımız amma velakin unutuşların mezarlığına terk edilmesine çabalanan nice hayasızlığı, hak tanımazlığı manidar bir biçimde görünür kılmaktadır. Beyaz, grimsi duvarların ardılında olup biten, karanlığa teslim edilen insanların portreleriyle yüzleşmenin bir başka alanıdır. Kelimelerin izin verdiği doğaçlamaların ötesinde gerçeğin yalın ve çırılçıplak, hedefsiz, endişesiz paylaşıldığı bir görünüm icrasıdır. Yinelemekte fayda var görünen, memleket sathında fayların artık içiçe geçtiği kırılmaların çoğaldığı şimdilerde kay(ıp)bedenler olmamak için direnç göstermemizin hepimizin ödevlerini şekillendirdiğidir. Bir kere daha..

>>>>>Bildirgeç
Ateşin Düştüğü Yer - Şuursuz Kabalak*

Cumartesi günü fırsat yaratıp Depo’daki Ateşin Düştüğü Yer sergisini gezme şansı buldum. Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın 20. kuruluş yıldönümü vesilesiyle açılan sergi, farklı sanatçıları ve sanatçı gruplarını insan hakları çerçevesinde Depo’nun çatısında topluyor.

Depo’ya adımınızı attığınızda avaz avaz İstiklal Marşı’nı okuyan bir çocuk sesi karşılıyor sizi. O sesi takip edip üst kata yöneliyorsunuz, yerlerde krılmış kalemler, cezaevinden yazılan mektuplar, duvarlarda gazete küpürleri var. Birden tam karşınıza kocaman bir yazı çıkıyor; “Kızımın parçalarını eteğimde taşıdım”. Kışladan atılan havan mermisiyle hayatını kaybeden 14 yaşındaki Ceylan’ın annesi Saliha Önkol’un sözleri bunlar. Ardından çeşitli, sanatçıların resimleri, yerleştirmeleri, kolajları ve videoları sarıyor etrafınızı. Türkiye’nin insan hakları ihlalleri tarihinin tam göbeğindesiniz artık. Tek tek hatırlıyorsunuz, öldürülen gazetecileri, yakılan köyleri, işkenceleri, katliamları…

TİHV, hala ateşin düştüğü yedeyiz diyor bu sergiyle, nasıl 20 yıldır olduysak hala burdayız. Sergi, hem ziyadesiyle zayıf olan toplumsal belleğimizi canlandırıyor, hem de ağır bir tokat gibi oturuyor yüreğimize. Hakikatle yüzleşmek her zaman zor olmamış mıdır zaten.

20 Nisan’a kadar sürecek olan sergide Türkiye’de yaşanan her türlü hak ihlaline karşı yapılan çalışmalar sergileniyor. 131 sanatçının videodan enstelasyona, resimden kolaja çok çeşitli işleriyle katılşdığı sergi, Türkiye’nin son 30 yıllık insan hakkı ihlalleri sürecine dair oldukça geniş bir panaroma sunuyor.

Küratörlük veya sponsorluklardan bağımsız, tamamen gönüllülük temelinde kollektif katkılarla oluşturulan sergiye bu kadar çok sanatçının çalışmalarıyla katılması ise insana umut veriyor. Hele de bunca iyi çalışmayı birarada görme frsatı kaçırılmaya gelmez.

* Meram kısmında denkeştirmeye çalıştığımız sözcüklerimizin devamında okunması elzem bir okuma parçası olarak Şuursuz Kabalak'ın Deliler Evinden Anılar başlıklı güncesinde yayınlanmış olan "Ateşin Düştüğü Yer" başlıklı makalesini, yazarın anlayışına binaen sizlerin beğenisine sunuyoruz....

...Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Okuma Parçası
Titreşim / Deuss Ex Machina #341 (28.02.2011)
Özgürlük İstiyoruz!
Savaşma Konuş! - 500binradikal.com
Bloguma Dokunma!
Blogların Dünyasına - Doç. Dr. Aslı TUNÇ - Birgün Pazar
Açık Radyo Dinleyici Destek Projesi 2011
Ateşin Düştüğü Yer - Şuursuz Kabalak - Deliler Evinden Anılar
"Ceza Adaleti Olmadan Toplumsal Travma Aşılamaz" - Ayça SÖYLEMEZ - Bianet
Sancılı Bir Hafıza Oyunu - Pınar ÖĞÜNÇ - Radikal Hayat
Biraz Vicdan, Biraz Da Hakkaniyet Duygusu - Okay GÖNENSİN - Vatan
Hapis Analar, Hapis Çocuklar - Serdar M.DEĞİRMENCİOĞLU - Evrensel Pazar
Demokratlığın Pusulası Şaştığında - Ahmet İNSEL - Radikal
Savcılık ve Mahkeme Huzurunda Geçen Her Anın Dolaysız, Doğrudan Tanığıyım - Akın ATALAY - Birdirbir.org
Orhan Dink: “Daha Çok Konuşmalıyız” - Gökhan TAN - Habervesaire
Şener-Şık Skandalında İktidarın Yeri - Süreyyya EVREN - Birgün Pazar
Ahmet Şık - Eren KESKİN - Günlük
Türkiye'yi Kurtarır Mıydın? - Ece TEMELKURAN - Habertürk
Dokuz Adım Atın Suikast Aydınlansın - Funda TOSUN - Agos / Nor Zartonk
Nedim, Ahmet ve Ötekiler! - Merdan YANARDAĞ - Sol.org.tr
Arınç, Azadiya Welat ve Atılım'ı Hedef Gösterdi - Sendika.org
Yazıyoooor! Gazeteciler “Yazamıyoruz” Diye Yazıyor! - Melih PEKDEMİR - Birgün
Gazeteciler Özgürlük İçin Ankara’da Yürüdü - Yeşil Gazete
DİSK – KESK – TMMOB – TTB: Şimdi Sesimizi Büyütme Zamanıdır! - N.CEMAL - Sol Defter
'Savaskarsitleri.org' Sitesine Dava - ANF
Okuma Parçaları - Umur TALU - Habertürk
Darbe Günlükleri: Tepkiler…- Alper GÖRMÜŞ - Habervesaire
Medeniyetin O Tek Dişi Neremize Saplanmış - Cüneyt UZUNLAR - Açık Koyu
Sağlam Kazığa Oturmak - Kaan SEZYUM - Radikal Hayat
Korku ve Çıkar - Gülnaz DUMAN BİLGE - Günlük
İklim Hanım’dan Film Çıkar Mı? - Mehveş EVİN - Milliyet Cadde
Utanç Raporu’nu Okumak - Kürşad KAHRAMANOĞLU - Birgün
Mor Gabriyel - Cengiz AKTAR - Dur De!
Tsunamiden Diledim! - Sarphan UZUNOĞLU - Evrensel
Wikileaks'den Çıkanlar - Soli ÖZEL - Habertürk
Amerikalı Gözüyle Ergenekon - İsmet BERKAN - Hürriyet
Paşa’nın Sağ Yumruğu - Oya BAYDAR - T24
CHP'nin Dizaynında Demirel Mi Var? - Erdem CAN - ANF
Tükürür Gibi Siyaset - Emre DURSUN - Kronik Muhalif
Barışı Görmeden Ölmek İstemiyoruz! - Hasan CEMAL - Milliyet
Demirtaş: En Büyük Güç Olmaya Talibiz - ETHA
An Azadî An Azadî! - Evrensel
Kürtçe Ağlamak - Ayşe KADIOĞLU - Radikal 2
Tuğluk: Adaylığımızın Reddi Adaletsizlik - Ekin KARACA - Bianet
Kürdocul İşler - Eleştirel Günlük - Eleştirel Medya Günlüğü
Xadım: Arafta Kalmış Bir Kürt - Koray ÇALIŞKAN - Radikal
Press Filmi Hakkında - LermontovL - Jiyan
Muhtar'ın Billosuyla Üzülmesi - Sırrı Süreyya ÖNDER - Radikal Pazar
Atasözlerine Güvenin - Sennur SEZER - Evrensel Pazar
Uygarlığın Sonunda Gezintiler… - Ergin YILDIZOĞLU - Sendika.org
Nükleersiz Dünya... - Mustafa SÖNMEZ - BiaMag
Nükle-er - M. Şehmus GÜZEL - Günlük
Nükleerde Mavi Hapı Seçmek - Durukan DUDU - Yeşil Gazete
Göm Zehir Saçan Ateş Toplarını Ki Bir Daha Kalbin Ağrımasın - Mehmet BOZKURT - Sol.org.tr
Paket Paket GDO'lu Ürün Raflarımızda! - Nihal KEMALOĞLU - Akşam
Hayat Çalma - Karin KARAKAŞLI - Kronik Muhalif
Türkiye'nin Eşitsizlik Karnesi, Dördüncü Kez "0" - Başka Haber
Patronun Komplosuna Uğradılar, Direnişe Geçtiler - Sol.org.tr
Gerçek İşsiz Sayısı 6 Milyon - Evrensel
Casper Günlüğü 27: Direnişin Videosu (BİÇDA) - Sol Defter
Grev Güncesi - İkinci Tekel Direnişi
Grev Güncesi - Ankara Tekel Direnişi
Grev Güncesi - Sabah / ATV Emekçileri
Sözlerimi Geri Alamam - Mehmet UHRİ - Radikal 2
Sağlık Haktır, Satılamaz! - Özge Başak TANELİ - Birgün Pazar
Taşeron Öldü Gözümüz Aydın - Alınteri.net
100 Gündür Direniyorlar - Evrensel
'İlçe Emniyet Müdürü İşçileri Kandırdı' - ETHA
Gerçekçi Ol - Flagg - Etlien Zine
“Yeni Medya Düzeni” Hakkında Bir Öngörü - Özgür UÇKAN - Gennaration
Yazık, Bunu 42 Yıl Önce Akıl Edemedik - Robert FISK - The Independent / ANF
Allah-Free Revolution - Meram - Post-Express
Libya, Türkiye Dış Politikasının 'Akorunu Bozdu' - BBC Türkçe
Gerger: Uluslararası Haydutluk - ETHA
Kapitalistler Kimi Sever? - Ömer YILDIZ - Sol Defter
Filistin, Tikellik, Evrensellik - Fırat MOLLAER - BiaMag
Liberalizmin Sessiz Çoğunluğu - Akın SARI - Sendika.org
Kendi Hayâllerinin Kurbanları Olarak Slavoj Zizek’in Film Karakterleri - Cengiz ERDEM - Blog
Madde ve Mana - Rasyonalitenin Kökeni - Saffet Murat TURA - Metis Yayınları


Dntel At Myspace
Dntel / Jimmy Tamborello's Blog - Dying Songs
Dntel / Enya Mixes Informative & Download via Dublab
Halls Official
Halls At Facebook
Halls / Introducing: Halls via Pop Headwound
Nicolas Jaar Official
Nicolas Jaar / Interview "Ghosts That Appear Inside The Silence." By Tamara EL ESSAWI via Dummy Mag
Nicolas Jaar / Space Is Only Noise Album Review By Andrew GAERIG via Pitchfork
Nicolas Jaar On XLR8R Podcast #184
Bibio At Myspace
Bibio Artist Page On Warp Records
Bibio / Mind Bokeh Album Review By Andy WHITAKER via Igloo Magazine
Vector Lovers Official
Vector Lovers Artist Page On Soma Quality Recordings
Vector Lovers / Electrospective Album Review By David POLLOCK via The List
Anders Ilar At Myspace
Anders Ilar / Live At Supynes 2010 via Yard Rec Soundcloud Page
Anders Ilar / Stories Of Old Album Review By Chris DOWNTON via Cyclic Defrost

Deuss Ex Machina genelgeçer disiplinlerden uzakta kalarak, deneysel öğeler ihtiva eden tüm müzik turlerine sonuna kadar kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. Bu bağlamda Ambient’dan - Weird Folk’a uzanan ses seceresinden alıntıları her Pazartesi akşamı 21.00-22.00 saatleri (GMT +2) arasında canli olarak Dinamo FM’den iliştirmeye devam ediyoruz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
Dinamo – Send Promos: misak[æ]dinamo[dot]fm – Makina
Her Pazartesi Gecesi 21:00 -22:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel
Tryin To Recreate..............................The Old Space. By Marcus HENRY
Marcus HENRY' Flickr Page


>>>>>Poemé
Ruh Söküğü - Özge DİRİK

ruhlar incinir.
sürekli incinirler.
onları yaşatmak için günboyu çalışır bahaneler.
çok zayıf hafızaları vardır
güçlü doğarlar
yaşlandıkça daha unutkan olmak zorundadırlar, bu ölümlerini geciktirir.
Evet, evet
ruhlar ölürler.
o kadar hızlı ölürler ki
hiç yanmaz canları.
ruhların canları vardır,
bir değil, beş değil
milyon tane canları vardır.
hepsini birden bir kadında da bırakabilirler
sakat bir köpeğin bacağına da sarabilirler yüzlercesini.
bir bakarsanız hain bir masada kirli ellere bacaklarını sunup ölen ruhçuklar
görürsünüz.

ruhlar düşünmezler

her ruh iyi bir bedende ruh konağı bulmak ister,
iki üç gün refakat ederler değişik bedenlere,
olmadı mı olmaz
bedensiz ölen ruhlar vardır

bazı ruhlar bedenlerle valse kalkarlar
bu uyum diğer ruhları acıtır.
ruhlar acırlar.
birbirlerine, kendilerine, bedenlerine

güzellik ruhta değil, ruh güzellikte konaklar.
iyi bir ruh için iyi bir beden mükemmel olmak demektir.
bunu hep inkârda da olsalar
ruhların sırrı güzel bedenlerdir,
buna ulaşanı kıskanırlar.

bu yüzden bendeki ruhu,
hep dışladılar.

[12 kasım 2003]

Kaynakça: Kuzey Yıldızı Edebiyat Dergisi

No comments: