kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_466_////ծիածան
08 temmuz 2024 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.
/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. T.R.A.C. & Stamina MC & LSB-All My Life (Footnotes)
02. T.R.A.C. & Stamina MC & LSB-Vibe (Footnotes)
03. Alexvnder - Spring Rains (Glitch Audio)
04. Alexvnder - Nebula (Glitch Audio)
05. Calibre - Peso (2024 Remaster) (Signature Records)
06. Calibre - My Chances (2024 Remaster) (Signature Records)
07. Grey Code - Aches Anthem (Metalheadz)
08. Grey Code - Plume (Metalheadz)
/////arz-i-hal
"Düzen cürmün kılınıyor. Cürüm bir biçimde bu hayattaki duruş / yönelim olarak onanıyor her şekilde. Mutlak doğruları hep / her dem yanlışlardan seçen bir memleketin olumlanan değil olumsuzluğun istikametinde cürmü öncelemesinin yıkıcı halidir misal mesele. Açık, aleni bir halde her türlü yozluğun, insanlık dışı halin, eziyet ve terörün gerçek kılındığı ol hak, bu hürriyet, şu hukuk mesellerinin mecazen dahi hakikatte yer kalmadığı bir zeminde düzen cürmü bir açılım kılıyor. Yol verdikleriyle birlikte bir cerahat temsili güncelliğinde hayat ayaklar altına alınıyor. Ulu orta sunulanlar, birbiri ardına hakikat kılınan hamlelerle birlikte bir sarmal inşa ediliyor. Makus kader denilerek geçiştirilen şeyin, -coğrafya keder benzetmesinin hakikate evrimi o sarmal içerisinde imal edilenlerin yekununda cürmün ta kendisiyle var ediliyor. Nereye bakarsanız, nasıl ederseniz edin her anlamda bir çürümeyi gerçekliğe ulaştıran ülkede yaşam ediminin / eyleminin kapsamı daraltılıyor.
Uçuyoruz, kaçıyoruz, yükseliş ya da şahlanışın tam da ortasındayız derken kuru gürültü gündem dolgularının arasında cürmün varlığı kalıcı kılınıyor. Ondan el alarak yinelenen her hamleyle gündelik delik deşik bir arbedeye dönüşüyor. Bütünüyle arbedeler sarmalını gerçek kılan bir erkanı muktedir eliyle ne yaralar konuşulabiliyor, ne de en ufak bir yarayı iyi etmek söz konusu kılınıyor. Bir biçimde ekonomik çökertmenin tam da ortasına terk-i diyar olunmuş hayatların, dibe en dibe çekilmiş olagelenlerin birbirilerine kırdırılmalarına devam olunan bir düzlem var ediliyor, ne eksik ne mübalağa. Cerahati, kötülüğü, bet ve en fecisi de cürmü önceleyen her ne varsa buna sahip çıkılan bir yerin binasında yıkıcılığı rehber edinenlerin önünü açan bir iklim hakikatimiz kılınıyor. Ekonomik cendereden belli başlı tüm sorunların ana odağı kılınan, kimi kaynakların da ısrarla nefretle işaretlemelere doymadığı mülteci sorunu genel geçer değil, can yakıcı bir cürmün ta kendisiyle yeniden bu ülkenin asal gündemi kılınır.
Bir pogrom 30 Haziran – 1 Temmuz arasında Kayseri başta olmak üzere, Antep, Adana, Antakya, İstanbul ve çeperindeki illerde var edilir. Yaşamsal olanın muhafazası bir yana çoktandır terk edilmiş bir düzlemde, sebep aramaya hacet kalmaksızın bir çocuğun tacize uğradığı iddiasından sonra çıkagelen ol yıkıcılık / cürüm ekseni zaten halihazırda varlığı tescil olunmuş cürmün de istikametini görünür kılar. Amasız, fakatsız bir kötülüğün var edilmesine dair muallak hal korunurken, yıldırıyı / terörün ta kendisiyle ötekilerden hesap sorma çabasının birleştiği bir zeminde adalet mefhumu da sizlere ömür kılınır. Biteviye ol çocuğun hakkının savunulması değildir artık mesele, adaletin tecelli etmesi için bir baskı oluşturmak değildir gaile. Binlerce yıldır bir göçerler yurdu olagelen, buralı olan pek çok halkın köklerinin kazıldığı bir zemini yeniden var edebilmek, bunu modern zamanların tam da ortasında imal etmek adına sürgit yinelenen bir cerahat nükseder. Sonrası komple yıkımındır. Tacize uğrayan çocuğun akıbetine dair tek satır bir resmi açıklama yoktur ya da ne olmuştur mefhumuna dair en ufak bir açıklama gailesi. Çocuğu taciz ettiği bildirilen şahsın tutuklanmasının ardı muallak konulur. Kent çeperleri karışmış, insanlar birbirine saldırır olmuş, dert bilinmeyendir. Böyledir cürmün güncellenmesi. Bir hayatın hakkını savunuyor görünürken, başka pek çoklarının hakkını ezmeye çalışmak cürüm değilse her nedir ki?" sesli meram
*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...
allame-i ulul arz’dan ara nağmeler
okuma parçası
sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...
her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------
/////poemé
Թռավ-Գնաց Ծաղիկը -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ
***
Թռավ-գնաց ծաղիկը՝ թիթեռնակին գտնելու,
Եվ հարսնացավ մի երազ Աստվածամոր աչքերում,
Եվ մի կարոտ մոռացված մի խաչքարի մոմ վառեց,
Եվ ճամփեքի թռիչքում երկինք ու ձոր մերվեցին,
Եվ աչքերս աստղերից կրակ էին դեռ քաղում։
Սլացքի մեջ երանիկ ծառը հավքին գտել է, -
Եվ անձրեւը հեռացած բուրում է թեժ խոտերում,
Եվ գարունքվա հայացքից բռնկվել է մի տաք հուշ,
Եվ խենթացած մի բողբոջ գլխից տարավ արեւին,
Եվ լցվում է օրը լույս մոմաթերթի պես վայրի։
Զանգակատան գմբեթին կապույտը հույս է մանում, -
Եվ Տրտուի ափերով վեր են ելնում բյուր ջահեր,
Եվ մի մրջյուն խոտն ի վեր մոտենում անհունին,
Եվ առաքյալ մի վերին դեմքի փոշին է սրբում,
Եվ աղմուկում ամբոխաց լողում է մի ոսկե զանգ։
Վռազում է ջրիկը՝ որ մերձենա ակունքին, -
Եվ ծլում է աչքի մեջ հորիզոնը երկնաբույր,
Եվ մի նիզակ վերքի մեջ դեռ ճոճում է ցողունը,
Եվ Նեմրութա սարը պերճ ընտրել է իմ տան ուղին,
Եվ իմ սրտին թոնրաթեժ ցող է ցանում մի սուրբ սեր։
Սարը հանկարծ վերհիշեց ֆիդայական հին մի երգ, -
Եվ ձեն-ձենի արթնացան կածան ու քար քնեցված,
Եվ ալիքը գետերում կրկին դարձավ երեխա,
Եվ կտուցին տատրակի երգը նորից թռվռաց,
Եվ Արաբոն տուն եկավ՝ ձիու ոտքին ճերմակ նախշ։
Comments