sesli meram 467 -- ջախջախել

kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_467_////ջախջախել

15 temmuz 2024 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.

/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Microfunk Crew - Microfunk (Microfunk)
02. Microfunk Crew - Future Myth (Microfunk)
03. Onacide - Window Woman (Asionyta)
04. Onacide - Greek Mythology (Asionyta)
05. Roxanne & John Tejada - No Further (Palette Recordings)
06. Roxanne & John Tejada - Overthinking (Palette Recordings)
07. Calibre - Makes Me Wonder (2024 Remaster) (Signature Records)
08. Calibre - Got To Have You (2024 Remaster) (Signature Records)

/////arz-i-hal
"Katran karanlığının orta yerine demirlemiş bir ülke gerçek kılınıyor. Bir gerekçe bildirme zorunluğu hissetmeden, herhangi bir tespite başvurmadan, buna gerek dahi duymadan her an yepyeni bir karanlık seyrüsefer güncelleniyor. Cerahat sahibi, erkanı muktedirin ortaya serdiği her hamlede, en başından bugüne kadar yirmi üç yıllık bir serüvenin taşıdığı izleği görmek mümkündür. Her gün atalete başvurularak, duraksamadan bir düşman yaratıp onu ve onlarla birlikte bir çepere dahil edilmiş olandan nefretle bahsederek katran karanlığının güncelliği sağlama alınır. Bir toprak parçasının ev olmaktan alıkoyan her hamle, muktedir ile siyasete yanlamış olagelen fikriyat ve matbuatın eş zamanlı oyunlarıyla birlikte güncel bir mefhuma dönüşür. Siyaset erkanının dilinden dökülenlerin peyderpey anbean onandığı bir ekran temsilinden, köşelerinden emir demiri keser yollu nice şarlatanın olumlama hal ve çabalarına o karanlığın bir suret değil hakikatin ta kendisi olduğu aralıksız güncellenir.

Katran karanlığı görece bir kavram olmaktan öteye taşınıp gündelik yıkımın başat taşıyıcı yapısı olarak imal olunur. Herkesin bir ötekisine kırdırıldığı bir zemin buna örnektir misal en kestirmeden. Toplumsal katmanların, gündelik yaşam olgusu ve eylemselliğinin bariz bir hiçe dönüştürüldüğü zeminde en küçük katmanın ülkenin yüzde ellisinin hakkını vur patlasın çal oynasın sömürdüğü bir düzendir misal katran karanlığına rehin edilmiş olan o ülke. Ayda 5 milyon lira harcayan sekiz yüz insan tespit edilir, hazine ve maliye bakanlığı tarafından. Ne tek bir kuruş vergi, ne tek satır nereden buldun sorgusuna haiz olagelen ve handiyse ak parti ile iltisaklı olagelmiş tüm seçilmişlerden mülhem olduğunu anlamak için alim olmaya gerek kalmayan bir şaklaban sürüsünün varlığı birinci elden kabul edilir. Öylesine bir çürümüşlük, o kadar afaki bir sömürü düzeneğinin yüzde biri muhafazasının ta kendisidir karanlık misal. Soruşturmalar, aklamalar, soruşturmalar ve yeniden örtbaslar arasında bir gıdım emeğinin karşılığını dahi vermekten imtina edilen asgari ücretlinin hakkı ve hukuku derdest edilir. İtibardan tasarruf edilmez bildirilirken, tabağı gündelik bir mesai ücreti, dört kişilik bir menünün bir asgari ücretten çok olduğu yerlerin reklamlarına yer ayrılan bir menzilin hakikatidir karanlığa rehin kılınmak. Demirlenen sahne kimseleri kapsamadığı bildirilirken, esasen halkı ve o birbirine kırdırılmaya her zamankinde de açık bir biçimde devam olunan yoksunlar için var edilmiş özenli bir çaba olduğu artık muhakkaktır. İyi de yol nereye?

Cerahatin maddi imkanları sömürerek, sürekli muhtaç kılarak geniş kesimleri kuşatmasını buna ilave ettiğimizde yolun çıkmazlara denk geldiğini de fark ederiz. Asgari ücretin hala 17bin iki lira otuz iki kuruş kılındığı, bırakalım iyileştirme çabasını lafzının dahi geçmediği bir zeminde yukarıda okuduğunuz gibi seçilmişlerin har vurup harman savura geldikleri herkesin ortak paydasından birer parça olduğu meydandadır. Sömürüyü var eden sistem, onun kısıtlayıcı / gözetleyicisi olagelen sermaye, her şeye olur veren devletli ve kurumlarının gözleri önünde bir cürüm sahası, katran karanlığına esir edilmiş menzil gerçekliği var edilir. Toplumsal teamülleri, tepkime vermesi artık unutturulmuş olagelen bir menzilde yaşamın çarçur olunmasına devam olunur. Bir yanda suçun batağına düşen, kendince bir yaşam aksiyonunu parayla sadece parayla hesapsızca var ettiğini sananlar, bir yanda ihale kovalamaktan, aldığı işleri yapmak bir yana vergi ödememek için en olmaz hamlelere girişip, devletinden teşvik kapanlar, imtiyazlılar, öte yanda devletlinin ta kendisi ve yamacında birikenler. Bütün bu kümeleme karşısında yoksunluk / yoksulluk ve olası sefaletle mücadele etmesi, vatan, millet, bayrak diye geçiştirilmek istenen milyonlar, milyonlar. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonunun şu açıklaması var edilene dair bir ufak okumayı sağlayacaktır. Ekonomik okur yazarlığa gerek kalmadan." sesli meram 

*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...

allame-i ulul arz’dan ara nağmeler 
okuma parçası

sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...

her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------

/////poemé
Քանդակ -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ

Ինչ-որ տեղ կյանքում քարհատ է մեզնից յուրաքանչյուրը,
Մեկն իր հավատի ճամփան է բացում քարը հարթելով,
Մեկը մի սրտից քար է վերցնում, վառվում՝ հատնելով,
Մեկն էլ ապրում է՝ նախշն իր ձեռքի քարերին տալով.
Ինչ-որ տեղ կյանքում քարհատ է մեզնից յուրաքանչյուրը։

Ինձ համար լույսի համ ու հոտ ունի քարերի բույրը,
Քարը զոհվածի հուշարձան դառնում, մեզ հետ խոսում է
Եվ մայր է քարը, որ զինվոր որդուն դեռ սպասում է,
Սուրբ Գանձասար է, տաճար է ու վեմ, կոթող ու սյուն է.
Ինչ-որ տեղ կյանքում քարհատ է մեզնից յուրաքանչյուրը։

Ականջ դիր խոսքին... Ոնց է վրխկում այս Քարաղբյուրը,
Մատներով շոյիր ջրերը նրա, կնճիռը հարթիր,
Քարն էլ ուզում է լինել պատի քար եւ ոչ թե՝ սրտի,
Լինել օջախի, զարդի՛ քար լինել, երբեք՝ բախտի.
Ինչ-որ տեղ կյանքում քարհատ է մեզնից յուրաքանչյուրը։

Ապրում են մեր մեջ այս հողն ու քարը, այս հուրն ու ջուրը,
Թե մենք գնանք էլ, մեր անունից են նրանք մնալու,
Մեր ափից առած ջերմությամբ արծիվ դարձած՝ թեւելու,
Մեր պղնձաջիղ ձեռքի հնարքով հարատեւելու.
Ինչ-որ տեղ կյանքում քարհատ է մեզնից յուրաքանչյուրը։

Comments