kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_487_////վերահսկող
02 aralık 2024 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.
/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Rotate - Unstable Minds (Incurzion Audio)
02. Rotate - Krooks & Kings (Incurzion Audio)
03. Blocklab - Motto (White Peach)
04. Blocklab - Smoog (White Peach)
05. Frost - Casper (feat. Pholo) (White Peach)
06. Frost - Solid Snake (White Peach)
07. Hebbe - Industry Standard Dub (M1XT4P-O)
08. Criso - Knowledge (M1XT4P-O)
/////arz-i-hal
"Bir aralıkta sıkışıp kaldık. Dönüp dolaşıp batıp çıkıp hep aynı yere, her gün benzeşen belli bir zemine gerisin geriye yollanıyoruz. Mütemadiyen şevkle, aralıksız bir biçimde ataletin bir kenara terk edildiği dakiklik içerisinde şıpın işi, dakikası dakikasına bir hazır olma hal ve isteminde bir cerahate esir ediliyor ülke. Donanımını, yönelimini, aklını fikrini sadece, belirgin bir biçimde teslimiyet üstünden kuran, bedene / akla yönelik tehditlerini bariz bir terör ekseninden güncelleyen, her yurttaşını da denek addeden bir akılla birlikte o döngü, devinim var ediliyor. Kısır döngü içerisinde benzer ezberlerle birlikte mütemadiyen zikre devam olunan hamlelerin yekununda çürümeye yüz tutan bir ülke hakikatinden bir kuple var ediliyor. Her taşın altından apayrı irin çıkıyor. Eşitlik derken esaret, hürriyet derken o istibdat, demokrasi derken otokrat bir düzlemin, despotizmin sınırları belirginleştiriliyor iyice. Bir karabasan sarmalın ta kendisi yeni ülke diye yutturulmaya çabalanıyor. Ne ki her şey o ezber söylemlerin kıyısında can yakıcı yeni sonuçları, küçük kıyametleri arasız var ediyor.
Bir aralıkta sıkışıp kalakaldık. Çürümüşlüğün bendine sığmadan taşarak duran bir aklın her türden hezeyanlarına yem eylendik. Dün Ermeni, Rum, Süryani meseldi, bugün onlar ile birlikte Alevi, Kürdün sorun kılınmasının, mültecilerin handiyse hepsinin tek atımlık bir nefrete kurban görülüp / bilindiği bir düzlemin yaşayanı, tanığıyız. Baş efendi ile o baş faşistin direktifleri doğrultusunda bir gün önce kötü kılınanın, bir gün sonra ehven olarak ilan edilebildiği bir belirsizliğin esirleri ilan edileniz. Cerahat sahibi, bir kötülük temsilini, yesinler birbirlerini de biz iktidarımızı muhafaza edelim derken öne çeken, memleketin en öncül isimleri arasında anan bir tahayyülün yolunun açılabildiği bir zemindeyiz, her halde, hemen her şekilde cürmün insafına terk edilen insanlarız. İstanbul’un orta yerinde, 2007 19 Ocak günü katlettiği Ermeni’nin ardından kimileri için kahraman kılınmış bariz, belirgin bir maşanın, bugün o kötünün sofrasında, mahpus arkadaşı olarak tavsiyeler alıp, akıl bellediği, kendisine yol haritası çıkartabildiği bir garabetlik zamanlardayız. Katillerin insan olduğunun altının çizildiği, kendi yandaşları tarafından mesajların paylaşılabildiği bir dehşetin tanığıyız. Her şey aleni bir biçimde, Ermeni! Hrant Dink katledildikten sonra söylenmiş olagelen “karanlık dehlizlere” terk edilmiş adaleti bildirir bir kere daha, daima. Çürümüşlüğün sahasına demirlemiş olagelen ülkenin, hakkı da hukuku da lağveden bir yere dönüşümün korkunç sureti de cabası.
Bir aralıklara maile sıkıştırıldık. Ajanstan aktaralım: “Mardin Kıllıt Köyü'ndeki Mor Yuhanon Dilimiyo Süryani Kilisesi'nde bir grup toplu meditasyon seansı yaptı. Yoga eğitmeni Seda Deliormanlı'nın düzenlediği seansa Süryani cemaati üyeleri tepki gösterdi. Tepkiler sonrası açıklama yapan Deliorman, “Mor Yuhanon kilisesi ve incittiğim herkesten özür dilerim. Tüm izinleri aldıktan sonra gerçekleştirdiğimiz kısa yoga çalışmasının bir kişiyi dahi rahatsız edeceğini tahmin etseydim asla yapmazdım.” dedi.” Tümüyle kendilerinin tapulu malı olarak gördükleri gayrimüslimin haklarını talan edip, üstünde tepinen bir ülkede olması muhtemel ilericilik ancak böyle bir acizlikle çıkagelir, gelmiştir de. Aşağı yukarı on sekizinci yüzyıldan bu yana ayakta kalmayı başarabilen bir tarihsel / bellek mekanı, daha sonrasında da Süryaniler nezdinde, tüm Hristiyanlar için belirli bir kutsallığı barındıran, tıpkı ol Müslüman komşuların yaşattıkları camiler gibi bir Allah’ın evi kılınmış mekanlardan birisi böyle meditasyon, yoga etkinliğine sahne kılınır. Gerisi zaten hep bildik hikayedir. Biz sizlerin rencide olabileceğinizi ne bilelim bahisleri. Kilise kalıtı, çevresinde görevli olanı kandırmakla çıkagelen bir şarlatanlık, sosyal medya üstünden verilen tepkiler olmasa ne Vakıflar genel müdürlüğü, ne Kültür ve Turizm bakanlığından bir karşı hamle, soruşturma hali. İçler acısı olan bir biçimde topraklarından öz yurtlarından silinmek istenen insanların yaşamlarına dair hiçbir bilgiye sahip olmayan bir toplumun var edilebilmiş olmasıdır mesele. Deliorman nam sosyal medya şaklabanı bir zatın dahi kendi isteği doğrultusunda kurabildiği denklemlerle, bir dini mabedin ortasında bir seans meditasyon yapma hakkını kendisinde görebilmesidir mesele. İçler acısı olan azınlık olarak bildirilmeyen Süryani (Asuri, Keldani, Arami) halkının var ettiği, ayakta tutmaya çalıştığı belleğine de büyük bir saygısızlık ancak sosyal medya tepkilerinin birilerinin kulaklarına çalınmasıyla mümkün olur. Dönüp dolaşıp, demokrasiden, eşitlikten, hakkaniyetten bahsederken, medeniyetlerin buluşmasından dem vurulurken ortaya çıkan ucuz tahakkümün, kötülükle hemhal Türklük imgesinin var ettiği o her yerler bizim anlayışının (istediğimizi yaparız!) ifşası dışında elde kalan şey koca bir hiç olur. Kim verecektir ki hesabını!" sesli meram
*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...
allame-i ulul arz’dan ara nağmeler
okuma parçası
Af Örgütü: İsrail'in Gazze'deki Eylemlerinin Soykırım Olduğuna İnanmak İçin Yeterli Kanıt Var - Agos
sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...
her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------
/////görsel///// illustration:::dadara
/////poemé
Մոլոր, Շվար, Հոգեմրմուռ -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ
Մոլոր, շվար, հոգեմրմուռ
Գլորվում են իմ օրերը։
Սրտիս վրա՝ սեւ է, սարսուռ,
Էլ չեն բացվում իմ թեւերը։
Մութ, մառախուղ թանձրացել են,
Ո՞ւր մնացին երազները.
Ճամփաներս դառնացել են,
Ծանրացել են վայրկյանները։
Չկա աստղ, երկինք չկա՝
Անհուններում սավառնելու.
Եվ թռիչքը հետաձգված,
Ասում են՝ չի կայանալու։
Խաբված, խփված ես ո՞ւր գնամ,
Երբ ետ կանչող անգամ չունեմ.
Իմ ցավի հետ մենակ մնամ,
Գլուխս չոր քարին՝ քնեմ։
Մոլոր, շվար, հոգեմրմուռ
Անց են կացնում ինձ օրերը։
Սրտիս վրա՝ սեւ է, սարսուռ,
Էլ չեն բացվում իմ թեւերը։
11.02.97թ.
Comments