kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_533_////գոյություն
27 ekim 2025 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.
/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Maykors & Duoscience - Equilibrium (Galacy Records)
02. Maykors & Parhelia - Limit Of Sorrow (Galacy Records)
03. After City - Panther (Celsius Recordings)
04. After City - Choice (Celsius Recordings)
05. Jacques Maya - Love (Will Take You Higher) (Fokuz Recordings)
06. Jacques Maya - Lonely (Fokuz Recordings)
07. Singular Minds - Stay With Me (Fokuz Recordings)
08. Singular Minds - Horizons (Fokuz Recordings)
/////arz-i-hal
"Gerçekliğin kaybında ivmenin arttığı, korkunç olanın ufaktan birer normatif haline tam ve eksiksiz dönüştürüldüğü bir zemindeyiz. Gerçeğin örtüldüğü, doğrunun yanlışlarla değişir kılındığı, hataların en makbul yola evrildiği, hatasız bir biçimde noksan kılma hallerinden her gün bir başka dönemecin aşıldığı bir yerin hazin sureti bina ediliyor. Erkanı muktedir, doğrudan çekilişsiz kurasız herkesin hayatını dönüştürmeye devam ediyor. Gündelik hak, hukuk mesellerinin, filler tepişirken çimenlerin ezilmesi gibi, duraksamaksızın yerildiği bir biçimde göz ardı olunduğu düzlemde, hakikatin ta kendisi haber bülteni görünümlü ol yayınlarda çürütülmüş, birbirine kıyan bir ülkenin tezahürünü barındırıyor. Baş Amirin ve şürekasının onca nutkuna, her şeyi tozpembe gösterme gayretine rağmen eksiltmelerin her nasıl / ne şekilde yeniden imal olunduğu o aralıkta kısacık görüntülerde var ediliyor anlık olarak. Cürmün, kötülüğün, cismani yıkıcılığın el üstünde tutulduğu, adam kayırmacılığın insan seçmelerinin her günkünden de apayrı bina edildiği bir garip hazana, hasada alışın artık buyruluyor. Ortalık kesif bir kokuşmaya rehin.
Söylemlerin ezberden okunduğu, dünya barışında pay sahibi olan ülke lafzından, ticarette hak sahipliliğine, görece aranan ülkeyiz, her masada varız her yerden çıkıyoruz denilirken içerinin toptan unutturulduğu, kendi kurdukları düzenin, öne çektiği insanlarını dahi yiyerek ilerlediği bir menzilin varlığı söz konusu oluyor. Cürmü önceleyen sermayenin hasını oluşturan aksiyonların başındaki isimlerden gelen para azaldığında, eksildiğinde ol mümtaz insanlar, parti neferleri birer düşmana dönüştürülüyor. Gel gelelim sadece o halin o makamla beraber gelen / var edilen servete değil düşmanlık, onlarda çalışan emek sarf eden herkesin de okka altına gittiği bir menzil hakikati bina ediliyor. Gerçekte patronajın, gerçekte iktidarın dümen suyunda ilerleyenlerin gözetimi, denetimi ve suçlarının hesabını sormak lafzı geçerken olan biten sıradanın işinden edilmesi, kovuşturmaların sulandırılıp, başkaca birer rant kapısına, beş on yirmi otuz milyon dolarlık rüşvet pazarlarının kurulup güncellenmesine vesile kılınıyor. Büyükler takılırken, kendi aralarında küçüğün, normatif yaşamını ayakta tutmaya çalışan emekçinin sektör her ne olursa olsun artık her şekilde bir imkansıza meyil ettiği yer var ediliyor. İçinden çık çıkabilirsen!
Her günün bir cehennemi deneyim haline dönüştürüldüğü zeminde hayatın eksiltilmesini var eden tüm etmenler birbiri ardına gerçek kılınır. Yalın ve doğrudan önemsenmeyen olarak addedilmiş hayatların un ufak edilmesinin, sermayenin devletle yaptığı sözüm ona kavgalarda unutturulmasının yolu ve zemini açılır. Sermayenin duraksamaksızın o iktidar pratiği / gösterdiği hedefler doğrultusunda cürmü öncelediği zeminde, akçeli işlerin biri bitmeden bir başkası var edilirken, arada mayına basanlar söz konusu kılınırken çanağın da çömleğin de kırılması sıradan insanların üstüne bindirilir. Genel geçer bir insanlık hakkı olagelen asgari yaşamı sağlayacak olan asgari bir ücretin dahi bırakılmadığı, hırsız, yolsuz, uğursuzların önünün açıldığı bir güncellikte, yıkım her ana tekabül eder. Her anın yegane demirbaşı kılınır. Sonrası hep kesif bir kokuşmanın, sonrası her dem birbirinin de aynısı görünen oysa her defasında daha kalıcı yaralara yol / mahal veren bir tecrübenin ta kendisi olur. Bu mudur yenilenmiş Türkiye, hep mi sil baştan." sesli meram
*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...
allame-i ulul arz’dan ara nağmeler
okuma parçası
sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi iki yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...
her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------
/////görsel///// illüstrasyon:::rick:::from adobestock
/////poemé
Օրագիր -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ
Այնքան անմիջական էր մեր ծանոթության վայրկյանը,
լռությունդ
այնքան անբռնազբոս էր ու համախոհ, պահը՝
անսպասելի,
որ ես ակամա սկսեցի ուրախությունից անզուսպ քրքջալ,
ինչպես ջրերի խտուտը կանխազգալով, դա անում էի
երեխա
ժամանակ՝ բոլորովին մերկ, Մեծ ձորագետի մեջ
ցատկելուց առաջ։
Հետո շատ երկինքներ հոսեցին կռունկի թեւի տակով։ Ինքն իր
լեզուն հատեց եւ
արյամբ ձիեր, աղջիկներ ու ծաղիկներ էր նկարում
Մատիսը, իսկ ես տառերին
շարունակեցի մոտենալ այնպես, ասես, ամեն բառ
գրելիս, Մաշտոցի հետ
մասնակցում եմ հայոց գրերի հայտնագործությանը՝
միանալով
անցյալի եւ գալիքի խոստովանության միայնակ
բանաստեղծներին։
Սակայն այս ամենի հետ ինչ կապ ունի հավքը, որն իջել է
մեզանից անպա-
կաս ջրհեղեղի մեջ, շրջապտույտում հայտնված
կոճղաբեկորին, եւ
մտածում է, թե ինչ որ մեկը, ավա՜ղ, ջրհեղեղը եւ Ծովից
ծով Հայաս-
տանը շփոթել է հաստատապես, մանավանդ որ՝
Մասիսներն էլ
իրենց տեղում չեն վաղուց։ Խորենացին դեռ
փետում է միրուքը։
Ես չեմ ուզում վրդովել լույսը, դրա համար (ի հեճուկս
թշնամիների) երգում եմ, եւ
տեսնում եմ, թե ինչպես է ձայնս հասնում երկինք՝ եթե
ոչ ավելի բարձր։
(Ինչ էր ուզում աշխարհակալ Նապոլեոնը, որ, ի վերջո,
չգրեց Գյոթեն)։ Երկրիս
տարածքներն իմ ներսից են սկսվում, իսկ ես սիրում եմ
անհատուկ ու
պարզ (Նոյից մինչեւ ինձ), ամենասովորական բառերը՝
բարեւ, ինչպե՞ս ես։

Comments