sesli meram 547 -- օտարություն

kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_547_/////օտարություն

09 şubat 2026 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.

/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Limnal - Spawn (Onset Audio)
02. Limnal - Better Angels (Onset Audio)
03. Initia - Traces (Stoic Music)
04. Viator - Losing Sight (Stoic Music)
05. ARPXP - Palm Trees (Hyperactivity Music)
06. ARPXP - Drive (Hyperactivity Music)
07. Simula & Kasra - Intuition (Critical Music)
08. Simula & Kasra - Axiom (Critical Music)

/////arz-i-hal
"Evrensel Gaztesinden aktarmaya devam edelim, bu haber de İzmir’den: “Patronun yüzde 28’lik düşük zam teklifine ve 49. madde gerekçe gösterilerek yapılan işten çıkarmalara karşı direniş başlatan Migros Depo işçileri, Torbalı Migros Deposu önünde direnişlerini sürdürüyor.

Çeşitli siyasi parti gruplarının da destek verdiği eylemde, DGD-Sen adına açıklama yapan Örgütlenme Uzmanı Umut Kocagöz, “Patron, Tez-Koop-İş Sendikası ile yürüttüğü toplu sözleşme görüşmeleri yerine işçilerin tercihine saygı duymalıdır” dedi.

“Haksız, hukuksuz bir şekilde işten atıldık”

Konuştuğumuz işçilerden Emre Can Özkaya, “İki yıllık Migros işçisiyim. Arkadaşlarımla birlikte haksız ve hukuksuz bir şekilde işten atıldım. Mücadelemizi burada sürdürürken, ailemin geçimini ben sağladığım için birkaç iş yerine iş başvurusunda bulundum. Ancak maddeden işten çıkarıldığımız için ret cevabı aldım. 49. maddenin kaldırılmasını ya da işe dönüşümüzün sağlanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

Konuştuğumuz bir diğer işçi Ali Şimşek ise, “Ailevi nedenlerle çalışmak zorundayız. Annem kanser hastası ve ona bakmak zorundayım. Dün 7-8 arkadaş iş başvurusu için gittik. Gittiğimiz iş yerlerindeki işverenler, 49. maddeden dolayı bizi işe almadılar. 49. Maddenin geri çekilmesini ve işe dönüşümüzün sağlanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Halaylar ve sloganlarla devam eden eylem, salı günü saat 14.00’te Şirinyer Migros önünde yapılacak eyleme çağrı ile sonlandırıldı.”

“49 Numaralı Kod – İşçinin, Kendisine Verilen İşleri Kasıtlı Olarak Yapmaması; İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi” bahsini ihtiva eder. Tümüyle her dem olduğundan da farklı biçimlerde hayatın en alakasız suretlere rehineliği var edilirken, bir de iyi kötü çalışmanın da imkansıza koşulup o köleliğin damıtıldığı / dayatıldığı bir güncellik hasıl olunur! O malum market şemasının da bir kartel olarak var ettiği cürüm / arzu ettiğine uygun gördüğü yakıştırma ile kaosun ta kendisinin nasıl var edildiği ortaya çıkar. Dur durak bilmeyen bir tirat halinde cehennemi olagelen yapımın, zorbalığın, gücü elinde tutanın bir başkasına var ettiği şiddetin ve ötesinin hep birlikte güncellendiği bir saha var edilir, ne eksik ne fazla. Bunca nobran bir o kadar da keskin bir yıldırı halinin güncellendiği sahnede hayatın ehveni nasıl muhafaza edilecektir. Kimsesizlerin, kimseleri olmayanların, kendi başlarına ayakta durmaya çaba sarf eden ötekilerin ekmeklerine kan doğranmasından, hayatın zehir zıkkım edilmesinden ötesini durdurabilecek bir irade / birliktelik hiç mevzu olunamayacak mıdır? Bu kadarlık mıdır insanlığımız. Modern zaman tiratları, büyüklere masallar anlatılırken ne olacak o katık, kuru ekmeğin hikayesi, nasıl düze çıkılacaktır… sorular… sessizce bekleşen onlarca soru. Yanıtlarını bulmaya çabalıyor musunuz. Soruyor musunuz?" sesli meram

*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...

allame-i ulul arz’dan ara nağmeler 
okuma parçası

sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi iki yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...

her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------
/////görsel///// ümit bektaş:::reuters

/////poemé
Հիշատակի Տրորված Ծաղիկներ -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ

Եզովպոսը՝ մի քանի կտոր քար մաղախի մեջ, որոնցով նա
        սնվում է, վերջերս հաճախ է իմ դուռը ծեծում։ Կան
        հասցեներ, որոնք, առանց հարցնելու,
                              բոլորն իմանում են։ Աչքի
        վերջին սահմանը, դա անվերջությունն է անսահմանի։

Չեմ սիրում ես «գայլերի պես ոռնալ
                                քաղաքական միտինգներում»,
        բայց հայրենիքում ամեն ինչ ինձ ստիպում է, որ լինեմ ոչ
        հայրենիքում։ Օտարություն են
                             ստեղծում հայրենիքում, որ մար-
        դիկ օտարությանը կարոտելիս, այլեւս չլքեն հայրենիքը։

Դեւերն արեւի վրա սիրաբանում են։ Հույսն
                              առանց հավատի խաբեբա է դառ-
        նում ի վերջո։ Եվ ես պատուհաններ եմ
                                պատվիրում պատերի
        համար, որ ձգվում են մարդկանց միջեւ,
                                 փակուղիների համար
        ելքի դռներ եմ սարքում։ Մոլեգնում է
                                 քաղաքական թռչնագրիպը։

Ես միշտ վերադառնում եմ այնտեղ, ուր վառած
                                 մոմս չի մարում։ Առուն
        հուշ է տանում հեռվին եւ դա կապ չունի
                        քաղաքականության հետ։ Ոչ մի զինվոր
        չէր ուզում հայրենիքի համար մեռնել,
                                բոլոր զինվորներն էլ ուզում էին
        հայրենիքի համար ապրել։ Բառը, ի վերջո, հիշատակի
                                հոգնած ծաղիկ է։

Ասում են՝ աղն է ծովի կանաչը փոխում կապույտի։
                                        Սերը հնչում է որպես
         զավեշտ։ Ընդառաջելով սեղանիս աքլորին,
                                        նրա փոխարեն
         մեկ-մեկ «ծուղրուղու» եմ կանչում,
                                        որովհետեւ ինքը թեեւ քա-
         րից է, բայց արեւածագի նկատմամբ
                                        խիստ գերզգայուն է։

Comments