sesli meram 552 -- կերպարանափոխություն

kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_552_/////կերպարանափոխություն

16 mart 2026 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.

/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Polska - Absence (Omni Music)
02. Polska - Cognitive Dissonance (Omni Music)
03. Adred - Jungle 2 Jungle (feat. Shaper) (Metalheadz)
04. Adred - Wildwood (Metalheadz)
05. Andy Odysee - The Moving Finger 2026 (Odysee Records)
06. Cloaking Device - Defabricate (2026 Remix) (Odysee Records)
07. Suburban Architecture - Focus (Suburban Architecture)
08. Suburban Architecture - Stairways (Suburban Architecture)

/////arz-i-hal
"Sadece bir güne sığdırılanlar zaten olan bitenin vahametini bildirmesi açısından yeterince özetleyicidir. “İsrail ve ABD güçlerinin İran'a karşı başlattığı savaş 14 Mart Cumartesi günü de hız kesmeden devam etti.

İran'ın petrol merkezi Harg adasına ABD tarafından saldırı yapıldı. Ada üzerinde 15'ten fazla patlama meydana geldiği bildirildi. İranlı yetkililer ve yerel medya kaynakları, saldırılarda askeri hedeflerin vurulduğunu ancak adadaki kritik petrol altyapısının zarar görmediğini savunuyor.

Bugün erken saatlerde BAE'nin Fujairah limanındaki önemli bir petrol merkezinde, İHA enkazının düşmesi sonucu yangın çıktı. Olay, İran ordusunun, ABD'nin İran'ın kritik petrol ihracat merkezi Harg Adası'na düzenlediği saldırıya misilleme olarak BAE limanlarını ve rıhtımlarını hedef alabileceği uyarısında bulunduğu sırada meydana geldi.

Irak'ın Bağdat kentindeki ABD Büyükelçiliği'nin iki insansız hava aracı tarafından vurulduğu bildirildi. Hasarın boyutu henüz bilinmiyor. Büyükelçilik yerleşkesinin yakınındaki bir binadan duman ve alevlerin yükseldiği söyleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump, “birkaç gün önce” Suudi Arabistan'daki bir havaalanında beş ABD tanker uçağının vurulduğunu açıkladı. Ancak Trump'a göre uçaklar “minimal hasar” gördü ve dördü halihazırda tekrar hizmete girdi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, İsrail'e insansız hava aracı (İHA) desteği veren Ukrayna'nın İran'a karşı “fiilen savaşa dahil olarak meşru hedef haline geldiğini” söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD ve müttefik ülkelerin Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasını sağlamak için savaş gemileri konuşlandırabileceğini ve gerekirse ABD güçlerinin İran gemilerini hedef alacağını söyledi. ABD'nin “kıyı şeridini yerle bir edeceğine” söz veren Trump, boğazı “bir şekilde” açacağını sözlerine ekledi.”

Dile pelesenk edilmiş olagelen insan hakları tahayyülünün hiçe yazılmasına her gün bir son ek var ediliyor. Bu satırları yazdığımız vakit, Hark Adasının işgal edilmesinden bahisler açılıyordu. İsfahan’a bombaların düştüğü son dakikası kenardan bildirimlere dönüşürken, evvelsi gece Tel-Aviv ve yöresinde isabet ettirilmiş roket-füzelerin var ettiği yıkımlara dair görseller basit birer oyun / kurguymuş gibi dolaşıma çıkıyordu. Altın fiyatı, dolar fiyatı, petrol fiyatı diyerek büyük cümleler kurulurken savaşta dahil olmadığını her fırsatta zikreden bir ülke olan Türkiye’de salatalık 150 lira, domates yüz lira, bir kilogram peynir 500 liradan satışa düştüğü, geçici / fırsatçılığın halen iş başında aslında ne şekillerle var edildiğini bildiriyordu. Bombalar, füzeler, insanlı / insansız hava silahlarının dronlar ya da bilumum mühimmatın adları değişse de var ettikleri çağrışımlar, ortalıklarda o dolaşıma sokulan gebersinler, ölsünler çıkışlarının insanlığın yekunu için ol bir türlü fark edilmeyen ortaklığı, ortak yaşam idesini, insan hak ve özgürlüklerini toptan, topyekun infilak ettirdiği mevzu kılınmıyor.

Cümbür cemaat, yaygın medyanın utanç verici teslimiyetçilik oyunları, daha önce Karabağ, Rojava ve Suriye’nin kalanına yönelik doğrudan ordumuz ne güzel işler yaptı / yaptırdı sayıklamalarının bir başka benzerini İran ve İsrail medyasından görebilmek de söz konusuyken, halen insanlık sınavlarını vermez, veremeyecek hale dönüşen toplumlar / society / hakkında tek bir sual olunmaz. Bu işin sonu / arkası nereye varacaktır düşünülmez. İnsan hak ve hukukunun evrensel standardını alt üst ederek, her gün bir başka düşman yaratarak, eksiksiz harp ederek bir zafere değil olsa olsa kalıcı bir çürümeye imza atılacağını on beş gündür görüyoruz. Görünene alışıyor musunuz, itiraz ediyor musunuz, mesele buradan başlıyor. Bu günlerden sonrasında en çok sorulacak / en büyük muhayyile galiba bu bahistir. Demokrasi, adalet, hürriyet için ol insan haklarının ne kadarını muhafaza edebilecek insanlık, meselemizdir. Bombaların gürültüsü, borsa endekslerinin sayısal uğultusu ve manşetlerin bütün o ‘zafer’ çığırtkanlığı arasında; Minab’da yarım kalan bir ders kitabının sayfalarının rüzgarda hışırtısını, İsfahan’da akşam yemeği beklerken sönen bir ocağın sessizliğini, Tel Aviv’de ya da Beyrut’ta bir sığınak köşesinde sımsıkı kenetlenen ellerin yaşadığı korkuyu sahiden hissedebiliyor musunuz? Savaş, sadece devletlerin kibrinden ibaret değildir; savaş, bir babanın evladının okul çantasını molozlar arasından çekip almasıdır. Savaş, mutfaktaki tencerenin boşalması, yarının 'belki’ olmaktan çıkıp bir 'asla'ya dönüşmesidir. Kesintisiz bir eksiltmedir. Alışmak, bu yıkımın en sadık suç ortaklığıdır. Görmek yetmez; o yıkılan duvarın bizim evimizin duvarı, o sönen hayatın bizim nefesimiz olduğunu hatırlamak zorundayız. Çünkü demokrasi de, adalet de, hürriyet de ancak biz birbirimizin yaşam hakkına sımsıkı sarıldığımızda 'hakikat’ olur. İnsan eliyle kurulmuş cehennemin sessiz birer seyircisi olarak mı kalacağız? Meselemiz, sadece hayatta kalmak değildir; insan kalarak yaşayabilmektir. Eminiz biliyoruz, duyuyor musunuz…" sesli meram

*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...

allame-i ulul arz’dan ara nağmeler 
okuma parçası

sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi iki yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...

her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------

/////poemé
Անապստան Թիթեռներ -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ
Ես չեմ քայլում բոլորի մեջ, թեեւ դա չի խանգարում, որ
ամեն մեկն իր պահը խնայելով, իմ օրվա ժամը սպառի։ Եվ
քանի դեռ չես հրկիզվում տարածության մեջ, այն մշտապես
մնում է փակ։
Սաստիկ փակ։

Արեւի ճախրանքում տոհմակցվում են քար ու ծաղիկ։
Դուռը երբ ներսից են բախում,
դրսից ո՞վ է բացելու։ Եվ
ընկնելը երանություն է՝ երբ դու չես քո հենարանը։

Պահը տխրեցվում է
անապաստան թիթեռով։
Անքարության մեջ չաճող
ծաղիկ։ Արագընթաց սար։

Իմ բանաստեղծության առաջին բնորդուհին
մեր Մեծ ձորի գետակն էր, թիկնել էր՝ գլուխը
Լվացքատեղի քարերի վրա, մասրենու մի քանի
փուշ ու հուլունք՝
լուսափրփուր լանջին առած։

(Առագաստի նման բացվել է Չարենցի բառը, եւ սպասում եմ
ափին, ծով ելած Անահիտը մինչեւ հիմա չի վերադարձել։)

Երբ սենյակիս ծաղիկները սկսում են ավելի անզուսպ
բուրել, զգում եմ, որ քո գալու ժամանակը մոտենում է։

Ես քայլում եմ բոլորից դուրս։ Բայց եթե լինում է որձաքար,
ապա որն է ծաղկի էգը, կամ՝ արուն խոտի, կամ՝ մեռնելը
մութի, կամ՝ հարությունը լույսի...
                               Այստեղ խոսքս ընդհատվում է,

դառնում է ենթատեքստային մեղեդի,
վրան անսովոր մի ցուցանակ.
«Կողմնակի բառերին մուտքը խստիվ արգելվում է»։

Ես չեմ քայլում բոլորի մեջ, ես բոլորից դուրս եմ քայլում։

Comments