sesli meram 555 -- ասել

kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_555_/////ասել

06 nisan 2026 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.

/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Echomatics - Falling Back To You (Cygni)
02. Echomatics - Sun Through Grey (Cygni)
03. Wilkinson, Camo & Krooked, Mefjus - Lose Control (feat. Ilira) (Sleepless Music)
04. Kaskade, Wilkinson & Paige Cavell - Shine On (Sleepless Music)
05. Calyx - In Check (Critical Music)
06. Calyx - Triple Shot (Critical Music)
07. Philth - Blizzard (feat. Sense MC) (Trust Audio)
08. Philth - Dennis The Worm (Trust Audio)

/////arz-i-hal
"Dar alanda binbir türlü hilenin hurdanın gerçekliğine uyanıyoruz. Koca bir mavi küre, bir biçimde en olmadık, en umulmadık kötülüklerin bağrına terk ediliyor artık. Hile hurdanın oluşturulan tuzakların, gel gel bahislerinin altından bambaşka yaralara varıyoruz. Hiddeti, kötülüğü, nefret dilini ve bitimsiz siyasanın sunduğu gayri politik bir tahakküm ile delip geçme hallerinin yekununda hayatın un ufak edilmesini her gün bir cepheden bambaşka, değişik taarruzlarla görüyoruz. Yaşadığımızı var saydığımız güncelliğin ortası koca kara deliklerle donatılmış durumda. Ne yana dönersek, nasıl eylersek eyleyelim, ister muktedir ister sermaye ister büyük dünyanın koordine edicisi olarak anılanlar isterse de çalıştığımız iş yerlerinden birileri, üstler / üstünlük taslayanlar eliyle her hile hurda bambaşka ağrıları var ediyor. Hiçbir şekilde iyileşmeyi kafasına koymayanlar için, sıradan insanın denekliği daim kılınıyor. Her yıkıcı deneyim, binbir denetim, gözetim ve tahakküm emaresiyle asır, onca zamana sığdırılmış demokrasi istemini de çürütüyor. Demokratikleşme kime kadar o hürriyet kimi kapsar, eşitlik sahiden neye delalettir, hak ve hukuk neden elzemdir sorgusu hepten geçersiz kılınıyor. Katran karası bir çağın vaveyla değil doğrudan yaşatılan olduğu bir modern zamanlar kurgudan gerçeğe taşınıyor. Bir tek sabitimiz ilan ediliyor.

Gündelik yaşam koşulları malum savaşın sürgit devam edildiği bir coğrafyada yaşamsal olanın tarumar edilmesine zemin sağlıyor. Muktedirler birbirilerine diş bilerken en başta o sıradan insanın hakkını teslim edeceğiz diye çıkagelen tahayyülü ezen, onu da cenderenin tam ortasına terk eden bir karanlık güncelleniyor. İnsanmış, sorunmuş, adaletmiş ne gam! Kaybedilenin telafisi değil kaybın daimiliği üstünden binbir türlü hamleler var ediliyor. O İsrail’in Amerika ile kurduğu yok etme hattının bir başka benzeri beş koca yıla yakındır şu kapı komşumuz Ukrayna sathı mahallinde. On dört yılı aşkındır cerahatin / kötülüğün at başı gittiği Suriye’nin halen bataklığın hangi evresinde olduğunun nişaneleri mahallerin basıldığı, evlerin talan edilmeye çalışıldığı pogrom provalarından belirgin oluyor. Dahası, daha ötesinde birbirine benzemeyenlerin hayatlarının delik deşik kılınmasının zemheri hal ve istemleri doğrultusunda Afganistan ile Pakistan arasında cereyan edenler kimseyi hiç ama hiçbir biçimde diğerinden ayırmadıklarını muktedirlerin göstere geliyor. Can pazarı herkes için her yerde var ediliyor. Otuz yedi gündür İran sathında, belirsiz bir zamanın ol yıkıcılığına rehin edilen hayatların, bir bilgisayar oyunu değil tastamam hesaplı kitaplı bir tarumar etme olduğu göz ardı edilsin isteniyor. İnsan elli cehennem provalarında tuzaklar, eksiksiz hilelerle hayat tarumar edilmiş, ediliyor, edilecek.

Hürmüz Boğazı öne sürülürken gündelik yaşamın var edildiği her şeyin / ihtiyaç duyulanı topyekun sınırlandırmak kesintisizdir. Savaş bölgesinin kenarında, kıyısında sözüm ona bir barış adası olunduğundan dem vurulurken hazır fırsat savaş sanayine, demirden çelik ve benzerinden imal olunan ölüm kusan makinelere yatırımın, her anında apayrı güzelleme halleriyle takdim olunduğu bir güncelik hasıl olur. Bir gecede Tel-Aviv’in tam da savaşın merkezlerinden birisinin işgal edilebilirliğinden dem vurulurken insanların en temel yaşam haklarının pas geçilmesi, herkesin aynı kefede cellat ilan olunmasının yolu açılır. Oysa haftalardır cerahate isyan eden, işkencelere maruz bırakılacak raddede öteki olarak anılanların savaşa karşı isyana meramları çınlarken o sokaklarda dostluğu da eşit ve adil bir dünya özlemini de paralize etmek söz konusu olur. Hem herkesle eşit mi olunur değil mi? Az eşitler, hürriyet paylaşılacaklar, bedel diyet ödetilecek kesimler, bir biçimde yaşamlarına gölgeler düşürülecekler diye uzaya duran bir listede, Yahudi, Arap, Hristiyan tüm halkların birbirilerinin boynuna sicim geçirebilmesinin yan yolları arşınlanıp durur. Söz naçar kalıyor her dem tepkimelerin, tepkisizliklere dönüştürülmesi hadisesinden. Onca ucuz mavralar havalarda uçarken, daha basitçe bir yaşam isteminin dahi muhafaza olunamadığı, bunun dahi çok görüldüğü bir güncellik yaşanıyor. Bu mu şimdi modern zamanlar! Özlenen hayatlar…" sesli meram

*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...

allame-i ulul arz’dan ara nağmeler 
okuma parçası

sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi iki yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...

her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------

/////poemé
Ափով Ջուր Էր Մեկնել -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ

Քեզանից բացի ոչ ոք քեզ չի տեսնում այնպես, ինչպես
դու ես քեզ տեսնում, մինչդեռ
ոչ մեկին այդպես չի թվում։
Եվ կասկածելի է վայրկյանը, որը դեռ չի եկել։


Բերման ենթարկված անձրեւ. ծաղիկները այլեւս չեն ընդունում։ Ոչ
մի տեղ չէ ճշմարտությունը։ Եվ ծառը՝ ցատկատախտակին
կանգնած լողորդի նման, ձեռքերը երկարել, թեքվել է, որ նետվի
ջրի մեջ, բայց այդ դիրքով, քանի տարի է, կանգնած է ափին։

Եթե անում ես մի բան, ուրեմն՝
ամեն ինչ անում ես, բացի
այդ մի բանից։ Իսկ թե ինչու է սիբիրյան ագռավն ավելի սեւ
լինում, կարող եք հարցնել Գրիգոր Ներսիսյանին։
                                        (Մի մարդ է, էլի)։
Հոգի՝ հիշողություն ապագայի։
(Քաշվեիր, գոնե Սողոմոնից, իսկ ես՝
դեռ ոչինչ։ Ինձ հետ եմ խոսում, թե՞ ուրիշի)։ Այնպես եմ
                              քայլում անհայտ քաղաքում, ասես,
հատակագիծը մանրամասնում-կծկում եմ ոտքերիս մեջ՝ մի
այլ տարածքում նրա նմանակը կառուցելու մտադրությամբ։

Չէ՛, Սողոմոնը չէր հաստատ, Դալին էր Սալվադոր,
աղբյուրի մոտ կանգնել էր երեկ - բոլորովին մերկ -
ափով ջուր էր մեկնել իրենից առավել մերկ մի աղջկա։
                                                 Եվ մութը,
որի մեջ նրանք չէին երեւում, երբեւէ այդքան գեղեցիկ չէր եղել։

Ոչ ոքից չեմ քաշվում,
բացի ինձանից։ Դալու ծոծրակին եւս աչքեր կային։ Անխուճապ մի քամի՝ աշնան
մկրատը ձեռքին, թեպետ օգոստոս է դեռ, մտել է ծառերի մեջ։ Գիշեր-
ները, ասե՞լ եմ, թե՝ չէ, ես քնում եմ չվող կռունկների թեւին։

Չի կարող լինել մեր հոգին գերի Սերտած խոսքերի, կռտած մտքերի.
Չարենց Եղիշե։ Որձ։ «Հայ գրականության ամենաքաջ տղան».
             Մաթեւոսյան Հրանտ։ Եվ ես ուզում եմ գտնել,
կարդալ գիրքն այն, որը դեռ
չի գրվել, որը, կարծում եմ, երբեւէ չի գրվելու եւ ոչ մի լեզվով։

Եվ այսպես, չեմ մեռնում, որովհետեւ ապրելը բացարձակ խայտառակություն է։ Իսկ
ձին գայթում է իր անասելի
գեղեցիկ լինելուց։ Ոչ մի բառ։

Comments