sesli meram 569 -- քվոտա

kay(ıp)bedenler k/lan+-dereasonable (vv)arp presents
sesli_meram_569_/////քվոտա

20 temmuz 2026 pazartesi günü kaydedilmiş programın parça dizinidir.

/////sesli meram muhteviyatı\\\\\
01. Afex - Ember (Fragrance)
02. Afex - Nights Out (Fragrance)
03. Maykors & Indigomind - Everyday Worries (DNBB Records)
04. Maykors & Indigomind - All I Have (DNBB Records)
05. Protula - Burn Me (Liquid Brilliants)
06. Protula - Atmoflow (Liquid Brilliants)
07. Pathman - CDMX (Soul Trader Records)
08. Pathman - Los Vidrios (Soul Trader Records)

/////arz-i-hal
"Dünyanın çivisi çıkartılmaya devam olunuyor. Alışılageldik, insani vasıflar ve değerlerin birer hiçe yazıldığı, her şeyin üstünde tepinilen, ezilen, biçilen bir zaman diliminde erkanı muktedirin suna geldiği perspektif bütün o dünya imgesini tarumar ediyor. Zaman o kadar arak arak kullanılıp, devamlılığı sağlama alınmış bir biçimde çürümenin kılınıyor ki artık kimseler bu çıkan çivinin farkına varamıyor. Varsa da düzenleme, düzeltme ve gerisin de geriye kazanımları muhafaza etme imkansız kılınıyor. Paldır küldür var edilenlerle geçeni yeniden var ederek, tahakküm, tehdit ve boyunduruk altına alınanı hiç kılarak / görerek ol akıl tutulmaları arasında dümdüz ediliyor gündelik yaşam pratikleri. Hiç kimsenin umudu yarına çıkartılmıyor misal. Herkesi birbirine düşman kılarken, diğer mahallenin de yaşam tahayyülleri un ufak olunuyor. Dediğim dedik çaldığım düdük denilirken, kah oraya küt buralara, ansızın çıkagelen hamlelerle birlikte mutlak doğrular, yepyeni yanlışlar kılınıyor hiç kimsenin en ufak bir düzeltme çabasına zemin konulmuyor. Gereksinim duyulması en elzem olagelen sağduyu artık lafın kendisi bildiriliyor. Atıldı mı mangalda kül bırakılmaz iken sonuç her defasında hüsrana uğruyor. Kesin bilgi.

Cerahat sahibi erkanın, yol verdikleri kendi bekalarının derdinde ilerlerken, muktedirlerin suna geldiği rol dağılımında kendilerine uygun figüranlık hallerle hayatın güzelliklerinin altı çiziliyor. Simsiyah kılınmış, kapkaranlık bir çağın ortasında, güvenlik politikalarından sosyal yaşam düzenlemelerine, mutlak kati müştereklerin istimlak olunmasından, yepyeni icat edilmiş sabah akşam var edilen düşmanlaştırma çabalarına hep birlikte, hep birden ol yargılar başkalarının boyunduruğu kılınıyor. Sicim artık can sıkıyor, nefessiz koyuyor. En kolay / kullanışlı addedilen hamlelerle birlikte yaşamda var olma / ötekisi kalarak kendini bildirme ve imleme hallerine sınırlar çekiliyor. Dünyanın çivisi çıkartılırken ya o kampın, ya da bu kampın üyesi olunduğu / olunması gerektiği muştulanıyor. Sürekli güncellenen yapıların var ettiği şok doktrinleri arasında hayatın esamesi artık okunmuyor. Buna da hiç gerek duyulmuyor. Nasılsa karışan eden yok, nasılsa sorgulayan kalmadı denilirken tüm o gündem dolgularının refakatinde başkaca bir ülke / dünya imgesi var ediliyor. Yapılamaz denileni yaptıran, olunamaz denileni olduran, bitmiştir denileni yeniden var eden bir habis döngü gerçekliğini yaşıyoruz, ne eksik ne fazla. Tümüyle insanlık adına utanç verici.

Ekranlardan taşa duran cerahatin yanında sıradan insanların hayat haklarının dümdüz açık bir biçimde katledildiği Gazze Şeridinden çıkagelen her imgelem bunu kanıtlıyor misal en açığından. Müzakereler, barış görüşmeleri, ön alma çabaları, bütün dünyanın baş belası ol Trump efendinin kurumsallaştırmaya çalıştığı sulh projelerinin dımdızlak bir kenara terki diyar edildiği zaman aralığında İsrail devletinin var ettiği yok etme tahayyülü misal kolay bir biçimde soykırım teriminin altını doldurur. Sokaklarında hayatın imkansıza yakın kılındığı, çadırlara sığınılan yerleşkelerin dahi hedef kılındığı, köşeye kıstırılmış insanları bir de böylesi sınayan kıyım hallerine denek eylendiği bir zaman aralığında o çivinin hali, varlığı hiç söz konusu edilebilir mi? Sadece Cumartesi günü ateşkes göz ardı edilerek en az iki mahallede var edilen saldırılarda sekiz insanın hayatı çalınır. Dur durak bilmeyen bir hınçla bir kez daha kentten artakalanlar vurulur. İnsanların yaşamsal idelerinin alenen çalınmasının dibi de bucağı da yoktur nasılsa. Ekim 2023'ten bu yana bilinen en az yetmiş üç bin Filistinli hayatını kaybeder. Dümdüz bir kördüğüm kılınmış olagelen hayat memat mücadelesi masa başlarındaki yaşamsal idenin tarumar edilmesi, İsrail'e verilmiş olagelen sınırsız tahakküm hakkının bir soykırım direncine dönüşümüyle beraberce mutlak afaki bir cehennem platosuna dönüştürülür Gazze Şeridi. Budur çivisi çıkan dünyadan görünen. Suriye ve Lübnan'da geri çekilmesi bildirilen / güvenli bölgeler olarak ilan ettiği işgalinin tam teşekküllü var edildiği sahalarda operasyonlarını sonlandırması talep edilen İsrail'in o kötülük dolu tahakkümü yineleyebilme cüreti zaten başlı başına neyle karşıya olunduğunu da bildirir. Cerahat her yerdedir." sesli meram

*akla düşenler, yola çıkıldıktan sonra derinleşen açmazlar ve sorun yumaklarının bireyi neredeyse dakika sekmeksizin nefessiz bırakışı karşısında hala "akil" olanı aramaya devam ediyoruz. akil olanın belirli kural ve kıstaslarla belirlenmiş zümreler için özel bir armağan olmadığına inatla inanmak istiyoruz. derdimiz meramın görünür kılınabilmesi. bahis açtıklarımız ana akımın yüz göz olmaya tenezzül etmedikleri. etmekten bir özenle koşar adım kaçındığı şeyler olmaya devam ediyor günahıyla sevabıyla ve yazabildiğimiz kadarıyla fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya sesli meram // deuss ex machina ile devam...iyi haftalar...

allame-i ulul arz’dan ara nağmeler 
okuma parçası

sesli meram // deuss ex machina [ex.] genel geçer disiplinlerden uzak, deneysel ögeler ihtiva eden müzik türlerine kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. ambient’dan - folk’a uzanan ses şeceresinden alıntıları iliştirmeye devam ediyoruz. aralıksız yirmi iki yıldır... bir direniş hali içinde... yayındayız!...

her türlü eleştiri ve öneri için iletişim kanallarımız;
---------------------------------------------------------

/////poemé
Տխուր Խրոնիկա -- Վարդան ՀԱԿՈԲՅԱՆ

Ո՞վ է, դահուկներ է հագել, վերցրել հենաձողեր,
շորերը հագին՝ մի լավ լողացել բենզինով (ասում են՝ լավ
կռվող էր), լուցկու պստիկ բոցն առել իր վրա եւ, Քիրսից,
մնացեք բարով, շեշտակի իջնող լանջերն ի վար
գահավիժում է։ Ոչ ոք չի իմանում՝ ինչու է
այդպես վարվել։ Եվ ասում են՝ ինքն էլ չէր իմանում։

Բոզունց Բարիշկան, որպես բողոքի խիստ տարածված ցույց՝
հարյուր տարվա ամուսնուն չսիրելու (գիշերները հարբած է տուն գալիս),
հինգերորդ հարկի պատուհանից՝ որտեղ մի քանի աչք ապակի ջարդված էր,
իրեն նետել է (Հաղթանակի կամուրջը մոդայից ընկել է)։ Հիմա ամեն ինչ արդեն
խաղաղվել է, եւ հարեւանի կատուն, որ միշտ էլ փաղաքշական էր,
տիկին մեռյալի մայթին թողած արյան վերջին հետքերն է լիզում։

Իսկ, ահա, Ենոքը, քանի որ պարանը կարճ էր,
չկախվեց, կանգնել է ծառի տակ ու տխուր հետեւում է անցնող
կանանց ասես հանկարծակի ընդգծված մանրամասներին,
որոնք մինչ այդ երբեք, զարմանալի է, չէր նկատել,

եւ ինքն իր աչքերին ազատություն է նվիրել՝
մահապարտին տրվող վերջին ծխախոտի իրավունքով։

«Հա՛, հա՛, հա՛, Գարուշ, Գարուշ, քո չունեցած խելքը իմը լիներ»։
«Գարուշ, արի ինձ մի լավ ուզիր»։ «Ե՞րբ ես պսակվելու, Գարուշ»։

Մինչդեռ Գարուշը՝ կարմիր պղպեղների շարանուկը պարանոցից կախ,
ծտի ձեն չլսած պատգամներ է արձակում չորս կողմի վրա՝
ժողովուրդ, ինչ մի չհասկանալու բան է, որ ոչ ոք չի իմանում,
ինքնասպանության ամենաքաղաքակիրթ ձեւը, դա ապրելն է։

Comments