Sunday, May 15, 2011

Deuss Ex Machina # 350 - aħna lkoll nafu dak li jindika b'mod ċar u turi, faqar.

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_350_--_aħna lkoll nafu dak li jindika b'mod ċar u turi, faqar.

09 Mayıs 2011 Pazartesi gecesi "canlı" olarak yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-Terje Gewelt-The Water Is Wide (Resonant Music)
>2<-Terje Gewelt-A Remark You Made (Resonant Music)
>3<-Tigran Hamasyan-Longing (Verve Records)
>4<-Tigran Hamasyan-The Spinners (Verve Records)
>5<-Kardeş Türküler-Sevdayla Uslandı Gönlüm (Kalan Müzik)
>6<-Kardeş Türküler-Güldaniyem (Kalan Müzik)
>7<-A Hawk And A Hacksaw-Espanola Kolo (LM Dupli-Cation)
>8<-A Hawk And A Hacksaw-Cervantine (LM Dupli-Cation)
>9<-Esma Redzepova-Devel Upral Dikhela (Network Medien)
>10<-Esma Redzepova-Javera Cumingan (Network Medien)
>11<-Koby Israelite-Band Of Gypsies (Green Queen Music)
>12<-Orkestra Del Sol-On Giants Shoulders (Green Queen Music)
>13<-Bandista-Selam Size (Oppa Tzuppa Sound System)
>14<-Bandista-Aşk Şarkısı (Oppa Tzuppa Sound System)

aħna lkoll nafu dak li jindika b'mod ċar u turi, faqar
(350)

Can alıcı, can yakıcı kumpasların cansiperane bir biçimde dönüştürülmesi kararlılığı, eylemi üzerinden korkularımıza her yeni gün bir tane daha ekleme devam ediyoruz. Korkulması gerçekten lazım olan kumpasperver, ajite etmekten, yaraya tuz basmaktan başkasına asla yaramayan muktedirin dilinde pelesenk hale dönüştürülmüş bıktırıcı tekrarların, biteviye sürekliliğinin öyle böyle bir şekilde sağlanıyor olması düşündürücüdür. Defaatle yinelemekte fayda var, sözsüzlüğe, aman canım sende karışma, konuşma, ilgilenme kolaycılığına kaptırılıp gidildikçe bu geminin azıya alınıp bir canavara dönüştürüldüğünü paylaşmak, hepimiz için bu karanlıkların bilindikliğini arttıracak bir saptama olacaktır. Dönüştürmek, anlamak, kulak vermek bir yana taş kesilmek, yerine göre yurduna göre fransız takılmak arasında bir tercih yapmayı söz sahiplerinin kendileri, milletin vekilleri, devletlunun kendisi bizahati gerçekleştirirken daha da can yakıcıdır. Görmek için çabalanmanıza, gözlüklerinizin camını silmenize gereksinim duymayacağınız kadar alenen, faş edilen bir durumdur oysa bütün bu korku katarının beraberinde getirdikleri. Yargıların, oldubittilerin birbiri peşisıra vizyona sokulduğu bu gündem hengamesi içinde hiçliğin resmini paylaşanlar arasındaki bir tercih müsabakası değildir biz sade vatandaşlara düşen. Her ne kadar ekranlarda yer verilmese de aslında dönüp dolaşıp geldiğimiz noktanın keskin bir fasitdairenin uç noktası olduğunu anlamlandıracaktır. Bir yanıyla da bütünleştirecektir. Gün baharın güzelliklerini göstermek için doğanın uyanışına ev sahipliği yapsa da, griliğin bitmeyen serüveninin bu merhalede korku dağlarıyla sürdürüldüğünü afişe etmektedir. Aleni yargılar, kural tanımaz arsız vecizler, üslup bir yana zıvanadan çıkarak hakir görmenin türlü çeşit yöntemleri, haklılığı umarsızca karalamak için orta oyunlarıyla dolu bu hengame, soruları zihinlerimize biriktirmeye devam etmektedir. Maraş'ta muktedirin dilinin altında sakladıklarıyla, seslendiği kitlesine bir mezhebi topluca yuhalatma gayretkeşliğinin düşündürücülüğüdür burada bahsetmek istediğimiz. Renklerin, yek ahenk uyumluluğundan zırt pırt dem vuranların karşısındaki rakibini müdanaasız linç ettirmek için fırsatı kovalamasının garabetliği bir yana, bir insanın ötekisine karşı söylemesini beklemeyeceğiniz, yapmasını da aslında ummayacağınız şeylerin birden olur hale dönüşmesidir korkunç olan. Yıllar öncesinde "insan" canının bedavaya teslim alındığı bir coğrafyada linçin adını bir daha koymak için, yangına körükle gitmek değilse bu menem bir şeydir adını varın siz koyun değerli okurlar. İnançların sorgulanabilirliğinin, neyin, kimin neye inanacağının hesabını kitabını geçtiğimizi varsayıyorken hala mı bu sığ suların garabetliği layığımızdır nedir? Şehitliği konusunda bile kurumlar arasında resmen tereddüt edilen o insana karşı takınılan yek vücut tavrın aşılmazlığıdır göz korkutucu olan. Birliğimizi dirliğimizi savunmasında öteki bile olsa yükümlülüğü olanı, vakti geldiğinde yapmakta olan bir erin yaşam hakkının korunmasında nelerin gözardı edildiğini bilmeyi talep etmek hala mı bölücülüktür? Nifak tohumculuğunun kendisidir? Birbirimizin vicdan aynasında gerçek çıplaklığa ulaşmak için didinmeden, anlamazdan gelmeye devam edeceksek bu solgun azalan renk çeşitliliğinden daha grisine ulaşacağımız kesin değil midir? Düşündüğümüzün kötüsüne vakıf olduğumuz karşılık olarak devletlunun enginliği, büyüklüğü masallarına inanmamızın beklendiği bu eşikte bir istatistik olmaktan öte can vermelerin, şehit merhalelerinin sonu gelmeyecek mi bütün bu korkular diyarının merkezi içinde şimdi sormaya heves ettiğimiz. Sormaya tebelleş olduğumuz. Bir duru, amasız, dolambaçsız yanıta hasret kaldığımız. Kasetlerden kaset beğenerek vurun abalıya, hücuuum seslerinin yankılandığı bir arenanın tam kıyısı da bu resme dahil edilebilir. Kişilerin özel hayatlarından arta kalanlardan mülhem birer kesidin, özel anların siyasete alet edilmesi mevzuya sos halinden eklentilenmeye çalışılması mahalle dedikoduculuğunu gündelik alanların içerisine taşımaya devam etmektedir. İş bu kısa notlar dahilinde seslendirmeye çalıştığımız korkunçluğun yarattığı bir başka utanç vesikasıdır. Müstakbel isimlerin faaliyetlerinden nemalanmayı, laf çakmayı kabullenerek yol kat edilebileceğine inanmaya devam eden muktedirliğin nefesinin de vicdanının da pas tuttuğunu anlaşılır kılmaktadır. Görebilenlere. Oturdukları yerden tüm sistemsizliğin yarasızlığı, denenmemişliğine karşın biteviye sarılmaya devam ettiği küspe şıkları işaretleyin gerisini koyverin saçmalığının kendisinden de dem vurabilmek lazımdır. Aylarca çalışıp, üzerine düşünüp taşınıp sonunda ucubeyi çağrıştıran bir denklem bütünlüğü, kitapçık karmaşasında nereye gidiyor bu maarif diye sormak gereklidir? Yoksa değil midir? Nereyi açacağını, daha toplum içerisinde bu internet denilen alemin nasıl bir kendi kendine otokontrol imkanı sağladığından bihaber kalmayı sürdüren etkisiz yetkililerin ortak çabalarıyla devreye sokmaya inat ettikleri #22 ağustos internet filitlenmesi uygulanmasının taslağı bile korku diyarında eksiksizliği tamamlayan bir parça değil midir? Kişilerin akıllarına fikirlerine hakaret edercesine, vatandaşının zekasına güvenmeyerek zokayı yutturmak için kolaycıl oyunlara haydarlara, christinelere, şunlara ve bunlara sarılmak konusunda heveskar olan sistemin tam adı sansür değil midir? Yıllar yılıdır kitapların yakılmak için hevesle kararların çıkartılmaya koşulduğu, seslendirilen ezgilerin neleri, kimleri, nasılları ortaya döker acaba diyerek istisnasız denetlendiği, yazmaya heveskar olduklarınızın başına gelenler gibi konuşmaya gayret ettiğinizde de mikrofonunuzun sesinin kısılmasının en hafif tabirle sağlandığı bir ülkenin, hangi özgürlükleri ne kadar sağlayabileceği tartışma konusu değil midir? İstanbul'da ve yurdun çeşitli illerinde gerçekleştirilen yürüyüşlerin ana ekseninde iş bu muktedir dilinin paslı temsilcileri akp+chp+mhp ortaklığı, 5651 sayılı yasanın geçerliliği üzerinden haydi bismillah denilerek oluşturulmaya çabalanan standart'dan, aile ve yurtiçi paketlerine kadar uzanan çeşitli filtrelemeler hangi ileri demokrasinin layığıdır? Birbirlerinin üzerine demediklerini bırakmayan vekillerin temsilcisi oldukları halkla aralarındaki kopukluğun keskinliği hiç mi acıtmamaktadır, değerli makam sahiplerini? 22 ağustos sonrasında son sürat internete sahiplensek bile bayağı belli bir sansürün kendisiyle neyi nereye taşıyabileceğiz? Neyi nasıl konuşabileceğiz hiç düşünüyor musunuz, bizim yerimize karar almakta beis görmeyen btk ve tib ve vekillerimiz. Abudik gubidikliği bir yana şaka değil bir gerçek haline dönüşecek gerçeklik sonunda tck ile bağlanabileceğimiz, imza verip site gezeceğimiz bir satıh mıdır muasır medeniyet seviyesinde bu halka reva görülen. Sorgu kifayetli bir mana arama çabasını berhavsa eden şamatanın ucunun bir cehennem olduğunun idrakı kimilerine bu kadar mı uzak ihtimaldir. Hala uzak bir algıdır. Nasıl bir algılama biçimsizliğine teslimiyettir ki, her sorunu üç dakikalık süreler dahilinde şöyle yaparız, böyle çözeriz sahtekarlıkları oy talep etmektedir bizlerden. Yıkılan, viran hale dönüştürülmesinde son sürat gaz verilen bu aymazlıklar ekseninde düz rotayı bulabilmek, en doğru rotaya kanalize olmak düşünerek, baskın çıkanın değil doğru olanın yanında taraf olarak, daha çok konuşarak ama korkmayarak söz konusu olacaktır. Yeterince korkutulanlar olarak artık bu ekşimiş hamlelerin gün gibi aşikar bir biçimde zamanınımızı elimizden, geleceğimizi önümüzden çekip (ç)aldığını bilelim bu bile bir başlangıç için vesile teşkil edecektir!!!

>>>>>Bildirgeç
15 Mayıs 2011 Deklarasyonu

Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez
1. İnternet kullanıcılarının ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.

Güvenli İnternet Filtreleme Uygulaması Kaldırılmalıdır
2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 22.02.2011 gün ve 2011/DK-10/91 sayılı
düzenleyici işlemi yasal dayanaktan yoksundur. Yasal dayanağı olmayan işlem BTK’ya
yasalarda öngörülmeyen bir yetki vermektedir. Aynı zamanda düzenleyici işlem Anayasa ve
Uluslararası Sözleşmelerle korunan temel hak ve özgürlükleri doğrudan kısıtlamaktadır.
Uluslararası kuruluşlar tarafından açık ve filtresiz İnternet erişimi temel bir insan hakkı olarak
görülmeye başlanırken, filtreli İnternet Türkiye’de “standartlaştırılmaya”
çalışılmaktadır.

3. BTK Başkanı’nın standart profilin mevcut profil olduğu, isteyenin filtrelemenin dışında
kalabileceğine ilişkin açıklamaları doğru değildir. Hali hazırda standart profil diye bir
kavram olmadığı gibi filtreleme de söz konusu değildir. Yeni gelen mekanizma ile
filtreleme sistemi dışında kalmak mümkün olmayacaktır. Yetkililer gerçekten samimi
iseler filtreleme olmayan bir alternatifi İnternet kullanıcılarına sunmak zorundadırlar.

4. Filtreleme sistemi ile izleme yapılmayacağına dair açıklamalar da güven vermekten
uzaktır. Şüphesiz filtreleme sistemi ile her bir kullanıcının tek tek izleneceği iddia
edilmemektedir. Ancak herkes filtreleme sistemine tabi olduğunda potansiyel olarak tüm
kullanıcıların idarenin uygun gördüğü zamanda izlenmesinin yolu açılmış olacaktır.
Devletin insanların evlerini izlemeye hakkı olmadığı gibi İnternetini de izlemeye hakkı
olmamalıdır.

5. 22 Ağustos 2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan BTK filtreleme uygulaması kullanıcılar
tarafından öngörülebilir değildir, keyfidir, ve yapısal olarak bir kontrol ve sansür
mekanizmasıdır. Filtreleme sistemi çerçevesindeki profillerden hangi sitelere erişim
engelleneceği konusundaki kriterler kullanıcılara bildirilmemiştir. Filtreleme listelerinin
oluşturulması için tam yetki BTK tarafından yine BTK’ya verilmiştir. Halihazırda
uygulamada bulunan 5651 sayılı yasanın yol açtığı aşırı engellemenin ötesinde şimdi BTK
tamamen keyfi tercihlerle yüzbinlerce İnternet sitesini ulaşılamaz hale getirecektir. Hukuka
aykırı, ölçüsüz ve keyfi idari işlem demokratik hukuk devletinde kabul edilemez.

6. Türkiye’nin üyesi olmaya çalıştığı Avrupa Birliği, üyesi olduğu Avrupa Konseyi ve
AGİT’e üye devletler içinde kullanılması zorunlu benzer bir devlet politikası
bulunmamaktadır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kamu otoritelerinin genel engelleme
ya da filtreleme önlemleriyle, kamu bilgilerine erişimi ve İnternette sınır tanımayan diğer
iletişimi kesintiye uğratmamaları gerektiğinin altını önemle çizmiştir, ve devletin ön
denetimine dayalı bu ve benzeri uygulamalar kesinlikle kınanmalıdır ifadelerini kullanmıştır.

7. Daha önce erişim engelleme kararlarında olduğu gibi yetkililer hukuken
gerekçelendiremedikleri kararlarını ilgisiz ülke örneklerini kullanarak meşrulaştırmaya
çalışmaktadırlar. Neden seçildiği anlaşılmayan bu ülke politikalarının aktarımında da kasıtlı
saptırmalar yapılmaktadır. Israrla başkalarının hayatlarına müdahale etme isteğinde
bulunan idari yetkililerin meşruiyetlerini dünyadaki olumsuz örneklerde araması kabul
edilemez.

Çocukların Zararlı İçerikten Korunması için Öngörülen Devlet Politikası Yetişkinleri
Etkilememelidir
8. Gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonu çocuklar
gibi zarar görmesi mümkün grupları korumak için yasal önlemler almaktansa öz-denetim
yollarına gidilmesini teşvik etmektedir. Bu bağlamda, yine her iki örgüt de çocukların erişimi
için uygun olmadığı düşünülen ve hukuka uygun içeriğe yetişkin kullanıcıların ulaşmasını
engellemeyecek önlemler alınmasının önemini vurgulamıştır. Bu nedenle, üye ülkeler ev ve
okul bilgisayarları ile İnternet kafelerde filtre programlarının kullanılmasını teşvik etmeli
ama devlet düzeyinde ülke çapında zorunlu filtreleme girişimlerinden her ihtimalde
kaçınmalıdır. Eğer filtre kullanımı aileler tarafından gerekli görülüyorsa, bu kullanım
bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir.

Açık, Şeffaf ve Katılımcı Politikalar Geliştirilmelidir
9. TİB’in ısrarlı taleplere rağmen erişime engellenen sitelerle ilgili istatistikleri açıklamaması,
idarenin şeffaflıktan uzak ve keyfi tercihleri politikasını belirleme konusunda ana yöntem
olarak seçtiğini ortaya koymaktadır. Hükümet, mevcut politikası ve uygulamaları yerine
çocukları gerçekten zararlı İnternet içeriğinden korumak için yeni bir politikayı
katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği (sivil toplum, akademi, ve özel sektör) ile
geliştirmelidir. Ancak bu yeni yapılanma, çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine
dayatacağı bir çalışma olmamalıdır. Bu açıdan, BTK Başkanı’nın filtreyi meşrulaştırmak için
kullandığı “Anadolu’nun ücra köşelerinden mütedeyyin insanların şikâyetini görmezden
gelemeyiz” ifadesi kabul edilemez. İdarenin tüm Türkiye’ye Anadolu’nun muhafazakar
değerlerini dayatma gibi bir görevi ve yetkisi yoktur. İnternet düzenlemesine ilişkin yeni
politika, ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü İnternet içeriğine erişim ve tüketim
haklarına saygı temelinde geliştirilmelidir. Bu ilkeleri içeren yeni politika, şeffaf, açık,
katılımcı ve çoğulcu bir yöntemle belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.

Kaynakça: // Ekşi Sözlük

...Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Okuma Parçası
Özgürlük İstiyoruz!
Savaşma Konuş! - 500binradikal.com
Özgürlük ve Demokrasi Adayları Seçim Beyannamesi - Sol Defter
#DokunanYanar - İmamın Ordusu - Ahmet ŞIK via Friendfeed.com/ozgurbasin
#DokunanYanar - bugünkü yürüyüşün düşündürdükleri - Cüneyt UZUNLAR - Açık Koyu
"Türkiye, Özgür Düşünceyi Savunan İçin Güvenilir Olmaktan Çıkıyor" - Erol ÖNDEROĞLU - Bianet
İnternet Teknolojileri Derneği Başkanı ve Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mustafa Akgül ile Açık Gazete - Açık Radyo
Bu Fotoğrafa İyi Bakın! ... - via @Kaplanseren #15Mayis #22Agustos #internetimedokunma #turkeynetban
internet sansürü, yasaklı sözcükler, paradokslar - Cüneyt UZUNLAR - Açık Koyu
Sansüre Karşı Yürüdüler - Milliyet
Onbinler Haykırdı: İnternetime Dokunma - Ekin KARACA - Çiçek TAHAOĞLU - Bianet
"Sansürün Gerçek Amacını Çok İyi Biliyoruz..." - Sol.org.tr
Sansür Karşıtları Meydanlara Sığmadı - Evrensel
Binlerce Kişi 'İnternetime Dokunma' Diye Haykırdı - Radikal
Hüseyin Üzmez De Haydar Mı Üzer? - Birgün
Radikal'de Ahlak Anketi - Çınar OSKAY - Radikal Pazar
Recep Tayyip Erdoğan'ın Aleviliği Yuhalatması via Ekşi Sözlük
Başbakan’ın Şiiri Mi, Tuğluk’un Sözleri Mi? - Asıl Tehdit Hangisi? - Emre DURSUN - Kronik Muhalif
Bu ‘Liderler' Ne Konuşuyor? - İhsan ÇARALAN - Evrensel
Devlet Başkan’a Kurban Olsun - Mehveş EVİN - Milliyet Cadde
Anlayamadım - Özgür MUMCU - Radikal
"CHP Gerçek Yüzünü Göstermiştir" - Atılım
Anayasa Tartışmaları Üzerine Birkaç Söz - Celalaettin CAN - Özgür Gündem
Ölümün Öğrettiği - Karin KARAKAŞLI - Kronik Muhalif
Sevag’ın Ölümünde Şüpheler Artıyor - Sahag GÜRYAN - Agos / Nor Zartonk
İHD Sevag İçin Toplanıyor - Kronik Muhalif
Her Türk Ölü Doğar - Mustafa KARA - Evrensel Pazar
Devlet İçimdeki Çocukları Öldürürken - Sarphan UZUNOĞLU - Jiyan
Havuç, Sopa, Kötü Günler - Aslı ERDOĞAN - Özgür Gündem
Milli Güvenlik - Derin Sular - Agos via Ekşi Sözlük
Arto TUNÇBOYACIYAN: Kendi Irkına En Büyük Soykırımı Türkler Yaptı - Devrim BÜYÜKACAROĞLU - Evrensel
Mersin’deki Kürtler İkinci Bir Göçe Zorlanıyor - Diha - Jiyan
Bakan Akdağ: “Gözlerin Görmüyor Sana İş Vermişiz" - Arif ARSLAN - DHA - Milliyet
Siyaset Doğu’dan Doğuyor - Akın OLGUN - Birgün
Pancar Toplayan Kadınlara Tsk Bombası: 1 Ölü, 3 Yaralı - ANF
Bu Hale Nasıl Geldik? - Nuray MERT - Milliyet
Didaktik Laiklikten Didaktik Demokrasiye - Armağan ÖZTÜRK - Radikal 2
TMMOB “Artık Susmayacağız” Dedi - Esra KOÇAK - Jiyan
Halil SAVDA: Türkiye Kemalizm ile Yüzleşmeden Militarizmle Yüzleşemez - Ekin KARACA - BiaMag
Bugün, Dünya Vicdani Ret Günü - Yıldırım TÜRKER - Radikal Pazar
Öldükleriyle Kalmayacaklar (Nisan 2011 İş Kazaları Raporu) - Sendika.Org
Kanal İstanbul Kimi Çıldırtacak? - Kadir AKTAŞ - Atılım


Terje Gewelt Official / Resonant Music
Terje Gewelt Wikipedia Entry
Terje Gewelt - Small World Album Critic By John KELMAN - All About Jazz
Tigran Hamasyan Official
Tigran Hamasyan's Global View Of Jazz - Chris BARTON - Los Angeles Times
Tigran Hamasyan - Fable Album Critic By Charles WALKER - All About Jazz
Kardeş Türküler Resmi Sayfası
Kardeş Türküler via Kalan Müzik
Kardeş Türküler & Arto Tunçboyacıyan - Çocuk (H)aklı Albüm Eleştirisi - Eray AYTİMUR - Radikal Hayat
A Hawk And A Hacksaw Official
A Hawk And A Hacksaw - dRWarp - Deuss Ex Machina
A Hawk And A Hacksaw - Cervantine Album Critic By Chris NICHOLLS via Drowned In Sound
Esma Redzepova Official
Esma Redzepova 'Queen Of The Gypsies' By Ilya MARRITZ - NPR
Esma Redzepova - Gypsy Carpet Album Informative via Network Medien
Koby Israelite Official
Koby Israelite - dRWarp - Deuss Ex Machina
Orkestra Del Sol Official
Orkestra Del Sol - Lung Capacity Album Critic By Andrew NORMINGTON - 365 Day Project
Balkan Fever-Mind The Brass Compilation Critic By Gerry HECTIC via Fly Global Music
Bandista Resmi Sayfası
Bandista - Daima! Albüm Tanıtım Sayfası
Bandista via Balık Bilir

Deuss Ex Machina genelgeçer disiplinlerden uzakta kalarak, deneysel öğeler ihtiva eden tüm müzik turlerine sonuna kadar kapısı açık bir yapılandırmayı sunmaya gayret eder. Bu bağlamda Ambient’dan - Weird Folk’a uzanan ses seceresinden alıntıları her Pazartesi akşamı 21.00-22.00 saatleri (GMT +2) arasında canli olarak Dinamo FM’den iliştirmeye devam ediyoruz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
Dinamo – Send Promos: misak[æ]dinamo[dot]fm – Makina
Her Pazartesi Gecesi 21:00 -22:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8
---------------------------------------------------------
>>>>>Info Go-R-Sel
İç Mihrak

>>>>>Poemé
Ölü Bir Gürültüyüm - Adnan SATICI

Büyüdüm ey girdap, yanılmayan yasa büyüdüm
Bedelsiz bir askerim ve senin surlarında
Cankuşum kafesinde, yüreğim yurdunda değil
Selinden kopan bir damlayım, yitmek yolunda
Birgün kavuşacak toprağım da yok
Sonsuz boşluğa dökülüyor kanımın şelalesi,
Ölü bir gürültüyüm yalnızca
Ya da bir ölünün çürüyen sesi
Çürüyorum ey girdap, ürkülecek yanım yok.

Pusatsızım ey yasa, hançer belimde değil
Boğazımı paslı bir hırıltıyla yırtıyor gurbet
Tanık yok. Oysa kentin ortasında cinayet
Sinsice gizledim katilimi yüzümün gölgesiyle.
Duyarlı çocuklar uykusu için
Katlanmaksa bu işte.
Düşürmedim gecenin tenhalığına beyaz bir leke.
Katlanıyorum ey cani ey kahreden açlığım
Umarımı eriterek geçen günlere
İntiharı düşünsem; ne bir şakağım var, ne de bir mermi
Sormuyorum bile birgün... Birgün biter mi?

Sormuyorum bile. Su olsam döner miyim
Koptuğum dağlarıma, en derin yatağıma
Güz öncesi resmime, en eski çerçeveme
Anlıyorum ey yasa, yargıçlar yanıtlamaz
Kırık bir asa olur, körün tek karşılığı
Attığı her adımı saydıran kaygı
Dönmekten vazgeçmeyi bile yasaklar.
Olmadı öyle bir şey, o geçmiş yoktur
Bin kez daha tövbeler, beni bağışla
O geçmiş yoktur... O geçmiş yoktur...
Koru ölü sesimi ey çağdaş dua.

Olmadı öyle bir şey, tek bir çiçek vermedim
Filizi olduğum ilkyaz anaya
Yollara düşmedim hiç, dağlarda ölmedim hiç
Kanayarak söylemedim hiçbir şarkıyı
Sevmedim hiçbir şeyi, bir şeyden iğrenmedim
Bu kadarı yetmez mi yüzümü anlatmaya
Olmadı öyle bir şey, öyle bir geçmiş
Dayadım ağzımı kuruttuğun çeşmeye
Çıldırırsa bilincim suyu beklerken
Küflenmiş tırnaklarım çökerse gırtlağına
Suçsuzum ey yasa
Çünkü bütün ölüler dışındadır yasanın.

Kaynakça // Şiir.gen.tr

No comments: