Saturday, June 30, 2007

Radar Live - Günce #1 - Mor ve Ötesi...Kesin ve Net


Gün güzel, gecemiz serin olması bâbı ile yollara düştük. Boğazın karşı kıyısında uzun bekleme molasında başlayan muhabbetler ile Radar Live havasına girilmiş oluyordu. Hemen hemen herkesin aklından geçen ile karşısında bulduğu arasında nasıl farklar olabileceği ana ekseni, müzik ise esas muhabbeti oluşturuyordu.

Sözleşmeler, gelişmeler nihayetlenmeler derken giriş kapısından adım attığınız anda Festival içinde kendinizi salmanız, müziğin tarafsız kestirme yolları için ara bağlantılar keşfetmeniz günümüz internet kuşağı için sıkı bir başlangıcı teşkil ediyordu.

Ana sahne’ 95 yılında kurulmuş bulunan ertesi yıl yayınlamış oldukları Şehir albümünden bu yana aralıksız 11 yıldır bildikleri yolda müzikleri neşr eyleyen Mor ve Ötesi ile açılışı gerçekleştiriyordu. Sözel birikimleri, sahne enerjileri ile aslında beklediğimiz ve Türk alternatif sahnesindeki ilerlemeyi başlatan topluluklardan biri olarak grubun uyumu, seyirci ile samimiyeti ve aralıksız, detonesiz, eksiksiz performansları ile mest edici bir giriş oldu.

Ağırlığın belki de en politik suları betimelenen şarkılara ev sahipliği yapan “Dünya Yalan Söylüyor” ve 2006 tarihli “Büyük Düşler” albümlerine bağlandığı, yer yer eski klasiklerden alıntılar ile ince anektodlar performansın genel izleğini oluşturdu. Özellikle vokalist Harun Tekin’in seçilmişlik ve seçilenler hakkında kısa yorumları, aktif bir şekilde yer aldığı Baskın Oran Kampanyası (2.Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı-İstanbul) için sözleri ile aslında mesajlarının belirli bir hizmet için ortaya çıktığını teyit etmiş oldular. Öylesine bir şekilden şekile girmecilik ile kalıplaşmak yerine var edilen lirik kompozeler bütünlüğü ile “Kenan Paşa”nın ‘da kulakları çınlatılmış oldu. Aslolanlar maalesef acıtıcı olsa da “kaçınılmaz gerçekliğimiz” ile bir kez daha yüz yüze gelmiş olduk. 2001 tarihli “Gül Kendine” albümünün açılış parçası “Daha Mutlu Olamam” bis için geri döndüklerinde fena halde bazılarımızı mutlu kıldı. Gitarın gece paralelinde uzanan akorları ile “Uyan” komutuna bağlandığımızda pek çoğumuz için “isabet” sağlanmıştı.

Aydınlık bir gelecek için çabalayan, kişisel çıkarımların en derinlerinden, politize gerçeklikleri ağdalamadan anlatan Mor ve Ötesi sağlam bir açılış günü yaşamamızı olanaklı kıldı. Ellerine Sağlık....

Radar Live’dan mümkün mertebe bilgiler geçilmeye devam edecek. İyi müziği farklı aksanlardan keşfedenlere, paylaşanlara selam ederek....

Wednesday, June 27, 2007

Yırtık Cd Kabı # 8 - DANdadaDAN-Sen Bana Birini Android


DANdadaDAN – Sen Bana Birini Android (Fono Müzik)

Uzun soluklu olabilmek, müziğin o en dokunulmamış ham hallerini koruyabilme ile birlikte yürütülmesi halinde yıllar sonra dinlendiğinde bile o ilk hissiyatı verebilme yetisi. Sanırız ki Türkiye’de giderek artmaya başlayan ve bir şekilde seslerini yükselten, dinleyiciyi afallatan, derinlerinde kendi sorunlarının paylaşıldığının sezinlendiği müzikler gün yüzüne çıktıkça uzun solukluluk bir arzu nesnesi olmaktan çıkıp gerçeklik olacak.

Kendi içerisinde sağlam müzikal denemeleri barındıran pek çok grup hasıl oldu. Bunların dönem dönem incelemeleri bir yerde Türkiye’de alternatif müziğin seyrini de gözler önüne seriyor. Rock’ın Progressive hallerinden, Black Metal’e kadar uzanan bir çehrenin sınırlarında denemeler, atılımlar gerçekleştirildi. Modernist yaklaşımlar en nihayetinde her konuda öncülük etmiş olan geniş Anadolu coğrafyasının da yansımalarını barındıran ince motifleri barındırmaktaydı.Bu yönelişimler daha sonraları, birazdan değineceğimiz DANdadaDAN topluluğunda olduğu gibi evrilerek kendini tazelemekte. Müziğin sınırsızlığına, deneyimler ile teyit edilmiş olan alternatif kurgunun hakkını verebilen güncel topluluklardan en takip edilesi.

Emprovize kurgusu ile nam salmış alt-kültür topluluklarından Naapjazz, Tamburada, 123, Randıman Kakara Trio gibi kendi müziğinin peşinde koşmuş ekiplerin kadrolarında yer almış Berke Can Özcan (Davul, Geri Vokal), Korhan Futacı (Vokal, Saksafon), Feryin Kaya (Bas Gitar, Geri Vokal) ve Burak Irmak (Klavye, Synthesizer, Geri Vokal)’dan oluşan bir topluluk DANdadaDAN.Sahnede yıllardır birlikteliğin ardından, gelişen ses yelpazelerini de sunmalarının da bir neticesi. Bir şeylere benzetilmek yerine emprovize kayıtlarında uzun uzadıya giden parçalarının bir başlangıç ve son ibaresini taşıyan kesitler haline dönüştürülmesi ile “Sen Bana Birini Android” Ekim ayında Fono Müzik etiketinden yayınlanır.

DANdadaDAN, bağlantı ve iz olarak yukarıda bahsettiğimiz müzikal janrların benzeş noktalarını savunan ama kendi birikimlerini de ortaya koymaktan çekinmeyen bir topluluk. Alternatif müziğin sadece görsel olarak değil işitsel olarak da sunumlandırılması açısından her bir üyenin eklemlediği tınılar ile bir yap boz ortaya çıkıyor.Birinci kademede Pink Floyd, Led Zeppelin gibi Rock tarihinin mizacını ortaya çıkarmış efsaneler bu sentezin ilk ayağını oluşturuyor. İkinci planda Tzadik Records gibi indie-etnik-caz-rock türlerinin kıvılcımını ateşlemiş olan Yahudi kültüründen motifleri Masada gibi özel projelerde de dinletmeyi başarmış John Zorn gibi bir külliyatçının müziğinden izler karşınıza çıkıyor. Üçüncü kuşak olarak da başta Baba Zula olmak üzere, Replikas, Fairuz Derin Bulut, Gevende, Rumble Fish toplulukları gibi ülkemizin alternatif sahnesinde sesi solukları olmuş projelerin kotardıkları müzikal çeşitliliğin izleri DANdadaDAN’ın müzikal kimliğini tanımlayabilmek için faydalı olacaktır.

Tüm bu geniş perspektiflerin neticesi de bizleri “Sen Bana Birini Android”e ulaştırıyor. Albümde önemli ayrıntılardan birisi, canlı performans topluluğu olmalarının avantajını Sabancı Üniversitesi’nde kaydettikleri 6 parçadaki kurgu ile yansıtmayı başarıyorlar.Kara kara düşünüp, dibini bulan sevdaların irdelendiği Kuru Kuru ile albüm açılıyor. Birbirini tetikleyen her şeyin illa ki tanımlanamasından yola çıkan, görünmezliği korkularımızı irdeleyen, Hayaletler, Nordik caz gruplarına en çok yaklaştıkları form olarak öne sürebileceğimiz, synthesizer destekli acapella’lı ismi ile de müstesna Kuzey Kutbu formüllerin doğru uygulandığında ne kadar başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu da ispat ediyor.

Altmışlı yılların psychedelic rock’unun günümüz yorumu, yalnızlığın kakafonisi Kız, melodik öğelerin baskın olduğu, deneysel kıvrımlı gidilmemesi gereken, gidildiğinde telafisi imkansız olanların Kara Araba ile imgelendiği sentez ve Korhan Futacı’nın vokallerindeki yaraya tuz basan yansımalar ile albümü alt okumalara da açık hale dönüştürüyor. Bir başka Tzadik projesi olan Koby Israelite’nin kayıtları ile tanımlayabileceğimiz, keskin tavrı ile ilişkileri irdeleyen Maskara, çalışma merkezlerinin bulunduğu Yoğurtçubaşı Çıkmazı’nın bağlantısı olduğu denize de gönderme yaparak, şarkıların bu seferlik seyyahlığının sona erdiğinin, devamlılığının ise kuşku bırakmayacak bir biçimde geleceğinin işlendiği kapanış parçası ile sona eriyor.

Aksak ritimlerden, deneysel kıvrımlara uzanan, hemen hemen tüm müzik dinleyicileri için kendince farklı özellikler keşf edebilecekleri, DANdadaDAN ve tarihe not düştükleri Sen Bana Birini Android kaydı önerimizdir. Muhterem müzik dinleyicilerine saygıyla duyurulur.
Daha Önce Livingindigo Dergisi Ocak 2007 nüshasında yayınlanmıştır.

Deuss Ex Machina # 175 - Fora Das Raças E Nas Trilhas

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_175_--_Fora Das Raças E Nas Trilhas

25 Haziran 2007 Pazartesi gecesi “canlı” olarak yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
Radar Live 2007 Özel Programı
>1<-Beirut-Brandenburg (Ba Da Bing!-Equinox Müzik)
>2<-Beirut-Bratislava (Ba Da Bing!-Equinox Müzik)
>3<-Piano Magic-Halfway Through (Important Records)
>4<-Piano Magic-Incurable (Reprise) (Important Records)
>5<-Replikas-Ömür Sayacı (Doublemoon)
>6<-DANdadaDAN-Hayaletler (Fono Müzik)
>7<-The Magic Numbers-This Is A Song (Heavenly-EMI UK)
>8<-The Long Blondes-Five Ways To End It (Rough Trade)
>9<-The Long Blondes-Giddy Stratospheres (Rough Trade)
>10<-The Rapture-Get Myself Into It (Universal)
>11<-CSS-Let’s Make Love & Listen To Death From Above (Sub Pop Records)
>12<-Radio Slave-My Bleep (Rekids)
>13<-Ellen Allien & Apparat-Sleepless (XTC Remix) (BPitch Control)

Fora Das Raças E Nas Trilhas Bölüm(175) – Bir dönence, simgeler ve tarumar olmuş yarışçılar değil, düşünenler, imgelerde mana arayan us’lar için çözümsüz serzenişler......

>>>>>Bildirgeç
“Söylendi sözler, arkası gelir umudu ile uzadıkça gider olmuştu yazılanlar. Bir etkinlik hafta sonu bizleri bekliyor olacak değerli okur... Zihinsel idman müziklerinden, cereyan cereyan titreştiren sıkı’funk’lığa, bulunmazlığı yeni kıta’dan doğaçlamalar ile keşfedeceğimiz / fark edeceğimiz bizden seslere, nicesinde Radar Live alternatif bir kurguyu ortaya koymak için Cuma akşamı “start” alacak...Dinlemek, Keşfetmek, Olur’a yolunuz düşüpte karşılaşırsak muhabbet’i bal eyleyebilmek üzere....”

Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Radar Live
Beirut
Beirut At Myspace
Piano Magic
Piano Magic At Myspace
Replikas
Replikas At Myspace
Reverie Falls On All At Myspace
Doublemoon
Doublemoon At Myspace
DANdadaDAN At Myspace
The Magic Numbers At Myspace
The Long Blondes
The Long Blondes At Myspace
The Rapture
The Rapture At Myspace
CSS At Myspace
Radioslave At Myspace
Rekids
Orchestra Of Bubbles Official Site
Ellen Allien & Apparat At Myspace
Ellen Allien
Ellen Allien At Myspace
Apparat
Apparat At Myspace

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ - misak[at]dinamo.fm
http://deuss-makina.blogspot.com/

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8

>>>>>Info Go-R-Sel
http://www.tase.ro/media/Image/2006-11/IMG_5330.JPG
http://www.tase.ro/jfoto.php
© 2003-2004, Radek Hulán

>>>>>Poemé
Bu Gece Yazabilirim -- Pablo NERUDA

Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.
Şöyle yazabilirim: "Yıldızla yüklü gece,
Mavmavi yıldızlar titreşir uzaklarda."
Döner gökte, şarkı söyler gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.
Sevdim onu, o da sevdi beni bazen.
Böyle gecelerde duyumsadım onu kollarımda.
Öptüm, öptüm uçsuz bucaksız göğün altında.
Sevdi beni, ben de sevdim onu bazen.
Nasıl sevilmez o kocaman duru gözler.
Bu gece en hüzünlü dizeleri yazabilirim.
Benim olmadığını düşündükçe, duyumsadıkça onu yitirdiğimi
Duymak uçsuz bucaksız, onsuz daha da sınırsız geceyi.
Gönüle düşer dizeler, çiy çimene düşercesine.
Ne çıkar sevgim onu tutamadıysa
Gece yıldızla yüklü ve yanımda değil o
Hepsi bu.
Uzakta şarkı söylüyor biri.
Uzakta.
Gönlüm razı değil onu yitirmeye.
Gözlerim bulmak istiyor onu, alıp getirmek için
Yüreğim ağrıyor ama o yanımda değil.
Aynı gece beyazlatıyor aynı ağaçları
Ama biz aynı biz değiliz artık.
Sevmiyorum onu artık, bu kesin ama nasıl sevmiştim eskiden
Sesim rüzgarı aradı sesine dokunmak için
Başkasının, kimbilir kimin olacak, öpüşlerimden önceki gibi.
Sesi, pırıltılı bedeni, sonsuz gözleriyle.
Sevmiyorum bu kesin, ama belki de seviyorum
Unutmak uzun sürer çabucak geçse de sevgi.
Böyle gecelerde aldım onu kollarıma
Ama gönlüm yitirmeye razı değil.
En son acı bana çektirdiği Ve bunlar son dizeler onun için yazdığım.

Tuesday, June 26, 2007

Bir rüya görmek istemiştim hep - Underworld konseri


Bazı gruplar vardır insanlara belli dönemleri hatırlatır. Bazı gruplar vardır insanlar için yapıtları haricinde ayrı bir duygusal önem taşır. Underworld de benim için öyleydi. Hayatımın kendimi bulmaya çalıştığım ortaokul ve lise dönemlerinde tutulduğum, sonra da vazgeçemediğim bir grup.

Efes Pilsen One Love festivali katılacak grupları açıkladığında nefesimi tutabildiğim kadar tuttum bağırmamak için. Underworld ve Beastie Boys konserleri olacaktı. Bunlar 10 yıldan fazla süredir Türkiye'ye gelmesini dört değil ondört gözle beklediğim iki gruptu.

Underworld konserine gitmeden önce arkadaşlarımla (Misak paşamız da dahil buna) ufak bir heyecan dağıtma, dikkati başka noktalara odaklama seansı yaptık. Fazla heyecanlanmamak gerekiyordu. Ancak Parkorman'a yaklaştıkça heyecan arttı, yol tıkalı olunca hemen yürüyelim diye atılmam bile bunun eseri.

Konser güzel miydi neydi nasıldı hala tam bilmiyorum. Güzeldi çünkü önce kendime gelmeye sonra da dans ederken başkalarının ayağına basmamaya çalıştım. Performansları cidden etkileyiciydi de inanın bunda ne zamandır beklememin yarattığı duygusallık yok. Herkes çok eğlenmiştir herhalde. Ha doydum mu tabii doymadım. Ancak en gaz dönemlerimde dinlediğim müziği orada yine dinlerken doğrudan o zamanlara döndüğümü biliyorum. Sözlerini ezberlemek için belki de aylarca uğraştığımız Born Slippy'yi hala tam öğrenemediğimi görmek veya yıllar geçtikten sonra biraz unutmuş olduğumu fark etmek burktu içimi. Yeniden ezberleme çalışmalarına başlamam gerekiyor.

Bu arada Rick Smith için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Yahu bu adam nasıl böyle kalmış, bu enerjiyi nereden buluyor blmiyorum ama seyirciyle Underworld arasındaki iletişimi muhteşem bir şekilde kuruyor. Ortalığı tek başına bile yıkabilecek bir yetenekte. Hayran ve ayran şekilde seyrettik kendisini.

Bu arada ne yazıkki Underworld'ün başına Atina'da talihsiz bir kaza geldi bir grup zibidi yüzünden ve turneleri 2 haftalık bir iptal silsilesine maruz kaldı. Rick Smith burada yaralandı ve hemen hastaneye kaldırıldı. İlk tedaviden sonra da İngiltere'ye uçtu, şimdi orada hastanede.

Thursday, June 21, 2007

Deuss Ex Machina # 174 - O Que Quer Que Eu Digo Sem Você?

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_174_--_O Que Quer Que Eu Digo Sem Você?

18 Haziran 2007 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
>1<-Proem-Black The Berry (n5MD)
>2<-Ulrich Schnauss-Nothing Happens In June (Domino Recordings Company)
>3<-Obscure Celebrities-Fahrenheit (Ulrich Schnauss Remix) (Gooom)
>4<-MarcAshken-Roots Dyed Dark (Skream Remix) (Leftroom)
>5<-Skream-Sub Island (Soul Jazz Records)
>6<-Burial-Unite (Hyperdub)
>7<-Deadbeat-Melbourne Round Midnight (~scape)
>8<-Groove Armada-Soundboy Rock (Sony BMG Music Entertainment)
>9<-Groove Armada-See What You Get (Sony BMG Music Entertainment)
>10<-Oi Va Voi-Worry Lines (V2)
>11<-Oi Va Voi-Further Deeper (V2)
>12<-Fedayi Pacha-Yallah, Cowboy (Wagram)
O Que Quer Que Eu Digo Sem Você? Bölüm(174) – İzansız Kuytular, Derinliğine Çarptığımızda Karar Vereceğimiz Kara, kara Çok Karanlık Delikler..Yutacak : Şimdi!
>>>>>Bildirgeç
Yansıtılmış olan seslerin izlerinden giderek bir yaşam kesiti ortaya dökmek mümkün. Müziğin sadece, sanatsal bir form algısından bağımsız olarak belki de kolayca içselleştirilebilmesinin anahtarlarından birisi yaşamla ilintilenmesi. Yılların içinde biriktirdiği tastamam duygusal değişimler, anlık tereddütler, varsıllığın bir anda yoksulluğa terfi edebileceği güz dönümleri, sessizliğin içerisine hapis edilmişliğin dayanılmaz ama o an içinde bulunduğu durum içinde fark ettirmeden kendine alışmayı kolaylaştıran yalıtılmışlığın hezeyanları. Biteviye dönüşler ile ardılımızda kaldığına inandığımız olguların toplu gösterimi: Deja Vu.

Müziğin alelade bir olgu olarak değil bir düşgörü ve us’un bizlere bahşettikleri ile zenginleşen bir yanı olduğu aşikar bir biçimde ortaya çıkmakta. Yukarıdaki betik aslında o dinlediğimiz ve halet-i ruhiyemizin kavislerini arşınlamamızı kolaylaştıran bir aracı. Her halükarda atfettiklerimiz ile istediklerimizi kesiştiren bir orta yol, belki bir çare bulmamızı olanaklı kılan araç. Seslerin serüvenleri hiç olmadıkları kadar yaşantı içerisinde artık daha fazla değer bulmakta. Alternatif bolluk, gelişi güzel oluşturulmuş yapıların değil emek verilerek üretilmiş olan müziklerin kendi yollarını bizlerinki ile kesişmesini olanaklı kıl-dı./-ıyor. Ses’in düz tanımlardan uzak biçem, işleyiş, sunum ve paylaşımları modern müzik sahnesinin de temellerini oluşturuyor.

Sezgilerin, üretilmiş işlerin kimisinde ana temeli oluşturduğunun altını daha önceki bildirgeçler içerisinde örnekleriyle beraber sizlere iletmiştik. Müziğin görece kitabına göre üretmek yerine daha farklı metod ve işleyişlerle (aynı enstrüman / yazılım kullanımına karşın) kurgulayabilen çalışmalar ve isimler Deuss Ex Machina’nın bu hafta yayınlanmış olan bölümü içerisinde sizlerin beğenisine sunuldu. Parça dizinine baktığınızda görebileceğiniz üzere türlerin aslında birbirleri ile daimi bir komşuluk içerisinde olduğu savını tekrar edebiliriz. Akademik üretimlerin bazen yıllar sonra fark edilebildiği müzik aleminde, alaylı isimlerin farklı tınıları ile bu eşiğin de aşılabileceğini düşünüyoruz. Mimlenmiş düz hatlar yerine çarpıcı alternatiflerin izlerini sürmeye devam ederek, programımızdan bu haftaki önerilerimize geçiyoruz.

Bir kaç sene öncesine kadar elektronik müziği ileriye taşıyacak disiplinlerden biri olarak tarif edilen IDM (Akıllı Dans Müziği) kollektif üreticilerin birbiri ardına seslerini kısmaları / tür değiştirmeleri neticesinde, dinlence çeşitliliği açısından gerilemeye başlayan bir janr halini aldı. Katmanlar arasına zerk edilen bir tasvir olgu veya imgelem çalışması olarak ayrışan tür şimdilerde 8 Bit, Illbient, Drone, Space Pop, Dubstep / Grime gibi farklı tandanslı üretimlerin içinde eritilen bir kolaj halini aldı. M3erk Records gibi bu ses erimini yaymayı başarmış bir etiketin bile pes etmesi de IDM’in şekilleneceği yan yolların ne kadar azaldığının ve ilericiliğinde bir duraksama dönemine girilmiş olduğunun beyanatı oldu.

Ancak her şey bu kadar olumsuz da değil. Neticede son bir kaç senedir fazlasıyla kulaklarımızı işgal eden mikro minimal ses açılımlı üretimler (Therre Thaemlitz, Kenneth James Gibson, Lackluster, Sami Koivikko...), Pop’un henüz ham haldeki versiyonlarına entegre edilmiş melodik kurgular ile bütünlemeler (Apparat, Richard Davis, Jesse Somfay, Alex Smoke..) IDM’in devamlılığı için izlenebilecek kulvarları gözlemleyebilmek için gerekli ipuçlarını teşkil ediyor.

Austin, Texas’lı Richard Bailey ve projesi Proem’de IDM köklerini muhafaza ederek çalışmalarına devam eden bir prodüktör. Hydrant Records etiketi ile yayınlanmış olan „debut“ çalışması „Burn Plate No.1“dan bu yana türün bağdaştırıcı elementlerini verimli bir şekilde kullanan çalışmaların altına imzasını atıyor. Miami’li M3rk etiketinden yayınlanmış olan „Negativ“ çalışması bugün hala aynı tazeleği barındırması ve ilericiliği ile bir baş kayıt olmakta. Proem’in son çalışması „A Permanent Solution“ uzunca bir süredir bağlı bulunduğu n5MD etiketinden yayınlandı. Çalışma her şeyden önce bir durum değerlendirmesi taşıyor. n5MD’nin resmi sunumunda da değindiği üzere „IDM Nereye Gidiyor“. Prodüksiyon kalitesinin tavan yaptığı çalışmada Proem; Arovane, Bola, Ulrich Schnauss... gibi isimlerin izlerini 2007’ye taşıyor.

Atmosferik kurgulamalar ile sinematografik yansıtma biçimi ilk dinleyişte albümden kendini ele veren ilk ayrıntıları oluşturuyor. Melodramatik öğelerin kavislerle takip ettiği epik „When Thing Fall Apart“, sessiz bir ağıt „A Permanent Solution“, UNKLE topluluğunun son çalışması War Stories’den „Chemistry“ parçasının melodisindeki çarpıcılığı yakalayan „Give It Back“ ve old-skool dönüşümlü albümün açılış parçası „Blacker The Berry“ birbirileri ile uyumlu bir müzikal seyyahlık vaat ediyor. Richard Bailey, senelerin çabukluğuna ve türlerin yok olmasına inat trend belirleyici eleştirmenleri ters köşeye yatırıyor. IDM’in 2007’deki versiyonu nicedir ? diye soran dinleyicilerimize önerimizdir.

Yine birbirine ilintilediği ses alaşımları ile milenyum’un başından bu yana üretimler gerçekleştiren Scott Monteith ve Deadbeat’de yaz başı yeni albümü ile Deuss Ex Machina’ya konuk oldu. Biteviye bir döngü çeşitlemesi ile düz kalıp ritimlerin birbirini takip ettiği minimal-techno çalışmalarının bir örnekliğine fark atarak „dub“ erimini minimal elektronika ilke harman eden bir prodüktör Monteith. 2001 yılında yayınlamış olduğu ilk uzun çaları „Primordia“dan bu yana deneyselliğini ve müzikteki kalitesini sürekli yükselten çalışmaları dinleyicilerle paylaşıyor. 2002 tarihli ~scape etiketli „Wild Life Documentaries „ çalışması, Dub Techno’nun öncüllerinden Basic Channel ekolünü Akufen (Marc Léclair), Stephen Baupreé gibi benzeş disiplin üyelerinin katkıları ile son şeklinin verildiği „Future Dub“ akımının öncül kayıtlarından biri olarak „Wire“ gibi pek çok önemli mecra tarafından tescillenmişti. Politik görüşün yaygın bir biçimde vurgulandığı „dub“ soundu içinde Monteith’de kimi zaman izole edilmiş Filistin’i, kimi zaman karşı cephenin yaşadığı değişimlere bakışı irdeleyerek İsrail’i, kimi zaman da yoksulluğun eziciliğine başkaldırıyı sadece müzik ile başaran emektarların sesini duyurur.

Monteith aynı zamanda Stephen Beaupreé ile beraber house müziği başkalandırma projesi „Crackhaus“ projesini ve Ableton projesinin de kuramcı / kaynaklarından biri olan çağdaş elektronik müziğin mihenk taşlarından Robert Henke aka Monolake ile Atlantic Waves çalışmasını gerçekleştiren isimler olarak da keşfedebilirsiniz. Sesin farklı noktalarda seyyahlığı üzerine denemeler sanırız Monteith’i daha canlı ve tazelenmiş müzikleri bizlerle paylaşması için de verimli bir zemini oluşturduğu su götürmez bir gerçek.

„Journeyman’s Annual“ da bu atılımcı müzik emekçisinin son çalışması olarak öncelikle mp3 store’larda yayınlandı. „Hard-Copy“ çalışma ise 26 Haziran tarihinde ~scape etiketi ile yayınlanacak. Albümü ilk önce, Monteith’in turneleri geçirdiği mekanlar ile bağlantılanarak bir seyyahlık güncesi olarak değerlendirebiliriz. Alternatif çağrılar ile desteklenmiş alt kültür betimlemeleri, yöresel vokallerin katkıları ile elde edilmiş natürellik elektronik tınıların anlamlı birer hikayeye dönüşmesini sağlıyor.

„Uzay derinlikli“ ses temaslarının dub iletişimini barındıran „Lost Luggage“ ile albüm açılıyor. Program içerisinde de sizlerle paylaşmış olduğumuz „Melbourne Round Midnight“ kasvetli bir arka sokak tasvirini, kararlı bir bütünsellik ile „dub“ harmanı içerisinde irdeliyor. Modeselektor’ün daha sınırılı sayıda yayınlanmış kayıtlarında yer almış bulunan „angst-dub-tronika“ kıvraklığına erişmiş „karşılaşma“ parçası „Refund Me“, bir anonim klasik olarak seslendirilen „Gimme A Little Slack“ modernize edilmiş versiyonu ile dub’ın köklerine „Deadbeat“ kıvraklığı ile yaklaşmamızı olanaklı kılıyor. Şair „Saul Williams’ın „Black Stacey“ parçası ise neredeyse „ultra rare“ olarak değerlendirilmiş bir düzenlemeyi „kamusal“ alana taşıyor. Dub & Bass parça sözlerinin keskinliği ile Monteith’in politik duruşunun devam ettiğini çok kuvvetli bir biçimde kanıtlıyor. Deadbeat, yedi yıldır bizlere farkını sesleri kullanarak iletiyor. Mesajlarını dolambaçlı alengirler çevirerek değil en direkten söylüyor. Elektronika ve özellikle „dub“ ses erimlerine meraklı dinleyicilerimiz için yılın biçilmiş „kaftan“larından...

(Deadbeat – Journeyman’s Annual kaydı ile ilgili daha geniş yazı Temmuz ayında yayınlanacak Trendsetter dergisi Noize bölümünde Elektronma$ina içerisinde olacaktır.)

Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Proem
n5MD At Myspace
n5MD
Ulrich Schnauss
Ulrich Schanuss At Myspace
Obscure Celebrities
MarcAshken At Myspace
Skream At Tempa
Skream At Myspace
Skream Interview At Black Down Soundboy
Burial At Myspace
Hyperdub
Deadbeat
Deadbeat At Myspace
Deadbeat Album Review At BBC Experimental
Deadbeat Album Review At Proodos
Groove Armada At Myspace
Groove Armada
Groove Armada Review At Proodos
Oi Va Voi
Oi Va Voi At Myspace
Fedayi Pacha
Fedayi Pacha At Salamalek Production

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;
info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ - misak[at]dinamo.fm
http://deuss-makina.blogspot.com/

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8

>>>>>Info Go-R-Sel
http://milo.fotolog.pl/
© 2007 Milo’s Photoblog milo103@02.pl

>>>>>Poemé
Sınırsız

Görüyor musun bu elleri? Bunlar ölçtü
yeryüzünü, ayırdı
mineralleri ve mısır türlerini,
barıştı ve savaştı,
yendi uzaklıkları
bütün denizlerde ve ırmaklarda,
ama gene de,
yolculuk edip dururken sende,
ey küçüğüm,
ey buğday tanem, ey toygarım,
tam olarak algılayamazlar seni,
göğsünde ya dinlenen ya da uçan
ikiz güvercinleri
avlamaktan yorulurlar,
dolanırlar bacaklarının mesafesinde,
dolanırlar belinin ışığında.
Benim için bir hazine odasısın, sonsuzca
varsılsın denizden ve onun yığıntılarından,
ve beyazsın ve mavisin ve enginsin
bağ bozumunda toprak gibi.
Bu bölgede,
ayaklarından alnına,
dolanarak, dolanarak, dolanarak,
geçireceğim hayatımı.

Çeviri: İsmail Aksoy
“Kaptanın Dizeleri” Kitabından

Thursday, June 14, 2007

Deuss Ex Machina # 173 - Peforje Nit Um Santre

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_173_--_Peforje Nit Um Santre

11 Haziran 2007 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.

>>>>>Musique
Radar Live Önsezi Bölümü
>1<-Piano Magic-Saint Marie (Green UFOs)
>2<-James-Laid (Fontana)
>3<-Jamie Lidell-Multiply (Warp Records)
Alçak BASınç At Deuss Ex Machina

>4<-The Blow-Parentheses (Original Version) (Tomlab)
>5<-Maps-It Will Find You (Mute Records)
>6<-Blonde Redhead-Silently (4AD)
>7<-Wynton Marsalis-Supercapitalism (Blue Note)
>8<-The Wombats-Backfire At The Disco (Kids)
>9<-New Young Pony Club-Tight Fit (Tirk)
>10<-MSTRKRFT-Easy Love (Different)

Peforje Nit Um Santre Bölüm(173) – Düzensiz Bakışımlar, Sessiz Çıkarımlar, Bastırtılmamış Baskın Yanlışlıklar, Dönemeçler Bizleri Bekler...Ahola...

>>>>>Bildirgeç
Kent. A’sından Z’sine birbiri içerisinde eriyik bir labirent. Her dönemeç ve/ya taşın altında başkalaşmış sunumlar yer almakta. Atfedilemeynler, unutulup bir daha karşımıza çıkmaz sanılanlar. Sanrılar ve sanallıklar. Birbirlerine sırtlarını vermiş, yılların izlerini belleğe kayıt etmiş beton ormanlar. Sözsüzlüğün ve sessizliğin arada bir kakafonik yanılsamalar ile tecelli ettiği mabetler. İmdinin güncesinde spontan Tarantinoesk mekansallar. Her türün birbirleriyle paydalanmış detaylandırmaları. İncesinden en okkalısına kadar alt edilmiş söz öbeklerinin filizlenmeye çaba sarf ettiği yalnızlıklar rıhtımı. Çoğul zamanlarda far’k edilemeyen tekillerde önemsenmeden otobüs camlarında seyrelenen, gözetlenen, şiarsız meltemler ve masallar.

Asal olanı fark edebilmeye devam eden serüvenler içerisinde kültür sanat bizlere yol gösteriyor. Meramımızı ve usumuzda şekillenmekte zorlanan ayrıntıları berraklaştıran, zihin açıcı ustalıkların betimlendiği, seslendirildiği disiplinler. Ki bunların belki de en kolay algıya açık olanı müzik. Yaklaşımların ve dönüşümlerin bizleri içerisine dahil etmekte zorladığı o sıkıntılı anlarımızı daha yaşanabilir kılan disiplin. Kent’i bu açıdan destekleri ile kültür sanat mabedine çeviren kurumların atalarından İstanbul Kültür Sanat Vakfı bu sene 35. yılını kutluyor. Pek çok ayrıntı ile ilgiye mahzar olacak aktivitelerin, dinletilerin, sinema şölenlerinin ardılındaki kuruluşun giderek daha sağlam yapıya büründürdüğü; Dünya üzerinde de saygınlığı tescilenen festivallerden Caz Festivali’nin 14.sü öncesi Harun İzer vasıtası ile Deuss Ex Machina’da konuk ettik.

Bant ve Roll dergilerinde “free lance” olarak müzik yazıları kaleme alan, Dogzstar, Dirty kulüplerinde kaleme aldıklarından da destekle neşriyatlar, cümbüşler gerçekleştiren, Caz Festivali’ni de yaratan ekibin önemli isimlerinden Harun İzer. Söz konusu müzik olduğunda alabildiğince geniş bilgi birikimi ile manidar tümceleri bir araya ustalıkla yerleştiren okuması keyifli Alçak BASınç güncesinin de sahibi. Müziği yalın bir form halinde paylaştırdığı bu sacayaklarına desteği Radyo Eksen için hazırladığı radyo programı ile sürdürüyor.

Caz Festivali ile bağlantılı olarak ayrıntılı müzikal bir dinlence ortaya koymaya çabaladık. Görece kabul görmüş müzikal izleklerden, disiplinler arası ses tahlillerine uzanan dizi dizi parça aralı söz programı gerçekleştirdik. Bu minvalde Tomlab etiketinin yenilikçi akımından The Blow, elektronika dinleyicisi için bu yıl yayınlanmış albümler arasında İzer tarafından ilk beş arasına dahil edilerek tavisyelenen James Chapman’ın Maps projesi, Caz festivalinin alternatif sahne için kaçırılmaması gereken örneklerinden biri modern tını betimleyici ekip Blonde Redhead, öteki de ikon sanatçılardan Wynton Marsalis’in son çalışmalarından birer örnek sizlerle oldu.DJ’lik kurgusu içerisinde serpiştirdiği müziklerden bir seçki olarak da The Wombats, New Young Pony Club ve gözdemiz olmaya devam eden MSTRKRFT topluluklarına program içerisinde yer verdik.

Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Piano Magic At Myspace
James
James At Myspace
Jamie Lidell
Jamie Lidell At Myspace
The Blow At Myspace
Tomlab
Maps
Maps At Myspace
Blonde Redhead
Blonde Redhead At 4AD
Blonde Redhead At Myspace
Wynton Marsalis
The Wombats
The Wombats At Myspace
New Young Pony Club At Myspace
MSTRKRFT
MSTRKRFT At Myspace
Alçak BASınç
14. Uluslararası Caz Festivali

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.
Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;

info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ - misak[at]dinamo.fm
http://deuss-makina.blogspot.com/

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8

>>>>>Görsel
http://drgehirn.dunkelzeit.de/ site owner did not wanted to see his works on this blog. we are removed himself work from our site. hope e'thing it would ok, with our excuses again...

>>>>>Poemé
Ört İzlerini – Bertolt Brecht

Ayrıl arkadaşlarından istasyonda
Sabahleyin git kente, iliklenmiş ceketinle
Bir dam ara ve bir arkadaşın çalarsa kapını:
Aç, ah, açma
Yine de
Ört izlerini!

Rastlarsan ana-babana hamburg ya da başka bir yerde
Yürü git yabancı biri gibi, yok ol köşede, tanıma
Sana armağanları olan şapkayla gizle yüzünü
Göster, ah, gösterme yüzünü
yine de
Ört izlerini!

İşte burada, ye şu eti! Çekinme!
Git rastgele bir eve yağmur yağınca, otur bir sandalyeye
Ama çok kalma! Şapkanı da unutma!
Söylüyorum sana:
Ört izlerini!

Ne söylediysen, bir daha söyleme
Düşüncelerini bir başkasında bulursan: Tanıma.
Kimseye imzanı ya da resmini vermemişsen
Kimsenin yanında bulunmamış ve kimseyle konuşmamışsan
Nasıl yakalayabilirler seni!
Ört izlerini!

(Çev. Turgay Fişekçi)

Friday, June 08, 2007

Deuss Ex Machina # 172 - Une Liste Que J'ai Donnée Aux Nuages

Kay(ıp)bedenler K/lan+-Dereasonable (VV)arp Presents
Deuss_Ex_Machina_172_--_Une Liste Que J'ai Donnée Aux Nuages
Dea Ex Machina # 13



04 Haziran 2007 Pazartesi gecesi yayınlanmış programın parça dizinidir.
>>>>>Musique
>1<-Dub Syndicate-Wellies (On-U Sound-Stereo Deluxe)
>2<-Brother From Another Planet-Moochin (Stereo Deluxe)
>3<-Gudrun Gut-Move Me (Thomas Fehlmann Mix) (Earsugar-Stereo Deluxe)
>4<-Instituto Mexicano Del Sonido-OK ! (Love Monk)
>5<-Instituto Mexicano Del Sonido-Dub-A El Tiempo Es Muy Largo (Love Monk)
>6<-Peret-Si Fulano (Love Monk)
>7<-Rumba Tres-Rumba Tru, La, La (Love Monk)
>8<-Lindstrøm & Prins Thomas-Boney M Down (Eskimo Recordings-
Mole Listening Pearls)
>9<-Kelley Polar-Ashamed Of Myself (Environ-Mole Listening Pearls)
>10<-De Phazz-My Society (Phazz-A-Delic-Equinox Müzik)
>11<-De Phazz-Devil’s Music (Phazz-A-Delic-Equinox Müzik)
>12<-Trotter Feat. Mad In Chaos-Kalesh (Chillosophy Music)
Une Liste Que J'ai Donnée Aux Nuages Bölüm(171) – Yeknesak dönüşmeler, gelişi güzel ilerlemeler, sallanık dururken birden bastıran damlalar sözel iletim sessiz çığlıklara yitene gidene kayıp ettirilene...

>>>>>Bildirgeç
Maskeler. Metropol karmaşası ve kargaşası içerisinde kimi zaman bile isteyerek, kimi zaman da meskun mahalde rahat/rahatsız edebilmek için kullandığımız görüngüler. Var edilemez, tarif edilemez açılımlarımız için kullandığımız köşe bekçilerimiz. Simaların giderek botokslanmış yansımaları, vurdumduymazlığın sessiz sunucuları. Kesin ve net olan bir şey ise giderek yalıtılmışlığın karşısında durabilmek için elimize verilmiş kozu kullanmaya devam ediyoruz. Çelişiyoruz, gelişirken istemeden de olsa yavanlaşıyoruz. Tekdüzeliği bir zamanların robotlarını konu eden klişe/kült filmlerde seyrettiğimiz bir ayrıntı olarak addederken şimdilerin dünyasında bizler birer kurulu robot vazifesi gösteriyoruz. Üstelik maskelerimiz o “kitsch”likten daha da anlamlı çıkarımlar için tak-kullan ön tanımlı. Beğeniler de bu doğrultuda zenginleşiyor ya da körelip kayboluyor. Ayrıntılar ile uğraşmak artık eskisinden de zor iken varsın olsun “robot” kalalım teması hakim kalıyor. Farkımız olmadığı halde hala “halkların kardeşliği” diyoruz. Ayrışıyoruz, bükülüp steril paketlere sığdırılmaya çalışıyoruz.Bütün bunları maskelediğimiz ve perdelenmiş olan dimağlarımız için bulunmaz nimetler olarak keşfediyoruz. Oysa kaybettiklerimizin listesi o kadar fazla ki...dönüp bakmamız için seri üretimdeki paketlerimizden bir kaçının defoları ile fark edilmesini umuyoruz.

Müziği de bu keskin ve net tavırlı, akademik olmak için zorlayıcı ve sadece bir öznel güruh için tasarlanmış bir doku/üretim/sanat olarak algılatmak yerine olabildiğince fark edilebilir ayrıntıların zenginliğini paylaşmaya çalışarak sunmaya devam ediyoruz. Müziğin doğal gelişimlerinden, tozlu kırk beşlikler arasında kalmış örneklerine, yaralayıcı yeni tasvirlere hatta kimi zaman dans edilebilir kurgulara uzanarak çeşitlendirmek, alternatifin alternatifi kurgusunu ortaya koyabilmek. Tüm gaile bu.200 hafta civarına yayılmış toplamda 172 farklı programlık seyyahlığımızın bu haftaki durağında da “Equinox Müzik”in katkılarıyla şekillenen Dea Ex Machina’nın 13.bölümünü gerçekleştirdik.


Bildiğimiz veya kulak kabarttığımız pek çok şeyi önce bir merak ile ardından da giderek bir sevgi ile dinlemeye devam ederiz. Farklı tonlarda da olsa kurgusunda bizde ilgi uyandıracak temel ipuçlarını barındıran tüm müzikler için geçerli olabilecek bir sav. 80’li yılların sonunda Katrina & The Waves topluluğunda Hammond klavyesini çalarak müzikal kariyerinin başlangıcını betimleyen Tim “Love” Lee’nin müziğinde de bu aşinalık, sevgi teması bariz bir şekilde ortaya konmakta. Birbirini takip eden iki çalışma içerisinde Tim “Love” Lee’nin itiraflarını müzikal yansıtmalar ile keşfetmiştik. Yıllar sonra başkaları tarafından “yeni” bir keşifmişçesine sunulmuş olan ayrıntılı ses bağlaçları, folk ses örgüsü tematiğine ve geçmişine bağlı duran klavyesi ile fark ettirmeden müziğin zaman öteliğine dair çıkarımlar büyük bir bağlılık ile plakların içerisinde sunulmuştu. İyi müziğin etiketlenerek bölümlenmesinden önce yaratıcısı tarafından verilen emeğin, tıpkı lâkap olarak aldığı gibi sevgi ile kurgulanması neticesinde alternatif dinleyici için önemli isimler arasına dahil olmuştu.

Stereo Deluxe etiketi ile yayınlanmış olan “Coming Home” toplaması da Tim “Love” Lee’nin vazgeçilmezlerinden oluşan 17 parçalık bir seçkiyi dinleyicilerin beğenisine sunuyor. Derleme kayıtlar içerisinde üretilmiş olarak hazırlanmamış, maskelenmiş hayatların boğuculuna karşıt duracak derecede içten ve emek sarf edilmiş bir kayıt. Türler ve tarzlar arasında dolaşırken Lee, müziğinin alt okumaları için gerekli materyalleri de paylaşmaya çalışıyor. Doygun ritim düzenekleri ile “dub” ekolünün önemli ekiplerinden Dub Syndicate’in geçişli kompozisyonlu avangard klasiklerinden “Wellies”, haklarında her hangi bir veri bulamamış olduğumuz Brother From Another Planet’in caz doygunluklu şimdilerin 2step erimine yakışacak akıcı kolajı melodik bağlantıları ile seçkiden “Dea Ex Machina”ya konuk oldular.

Ocean Club Radio programında Thomas Fehlmann ile her hafta farklı bir güzergahtan müzikal detayları aktarırken sevdiğimiz bir radyocu (hali hazırda Radio Eins’ta devam etmekte), aynı zamanda kadın hareketi üzerinde çarpıcı çalışmalar ile aktivist bir kimliğin tanımlandığı Monika Enterprise’in da ortaklarından Gudrun Gut’un 2005 yılında yayınlanmış olan 10’’liği Move Me’nin b-side’ı seçkiden bir başka önemli ayrıntı olarak sizlerle beraber oldu. Tango’nun elektronika ile füzyonunu üstelik de Alman elektronik müziğinin “meister” lerinden Thomas Fehlmann’ın yorumu ile çarpıcılığını tekrardan teyit edebilmek, toplama albümlerin aslında nasıl olması gerektiği konusundaki uzun tezlerimiz arasında önemli bir bağlaç vazifesi gösterdi. Tim “Love” Lee, vazifesi üzerine bize farklı seyyahlık noktaları çiziyor. Çıkarımların dinleyiciye bırakıldığı merak uyandırabilecek derecede birbirleri ile dönüştürülmüş çalışma “alternatif” arayışında olan dinleyicilerimize önerimizdir.


Tango’dan devam ederek rotamızı Meksika’ya çevirelim. Bitmek tükenmek bilmeyen uzunlukları ile ekranları işgal etmiş “Soap Opera”ların çok dışında bir betikten, yerellik ile donatılmış ses kesitlerinin modernist elektronik/alternatif tınılara uzanan bir Meksika’ya dair notlarımıza geçelim. Amerika kıtasının yoğun kültürel geçiş noktalarından birisi konumundaki ülkenin alt kültür sanatçılarından birisi olan Camilo Lara’nın Instituto Mexicano Del Sonido projesine odaklanalım. 25 Milyonluk koskocaman bir megapol içerisinde çalışan biri isim olarak karşımıza çıkan bir isim. Sistemini, bir yerde düzeni sağlayan bir kurumun çalışanı. Aslolan mesleğinin yanı sıra meramını, düşüncelerini, steril bir ortam yerine gerçek varsıllıklarla örülmüş (hafif kirli) bir ses örgüsü ile yaymaya çalışan bir müzisyen.Üstelik bütün bunları yaparken de bir bilgisayar bağımlısı üretici olarak değil farklı temas noktaları ile zenginleştirilmiş bir canlı yapım çıkartma çabasında olan bir emek dizilimi ortaya çıkarmakta.

Şu ana kadar yayınlanmış çalışmalarından ilki olan “Méjico Mâxico” İspanyol “Love Monk” etiketinden çıktı. Camilo Lara, etiketin basın tanıtımında şu şekilde betimlenmekte: Dünya’da olup biten tüm müzikal yenilikleri, alternatif çıkarımları bir trendsetter edası ile toparlayarak Instituto Mexicano Del Sonido namı ile kendi üretimlerini de dahil ederek yakın çevresine duyuran bir özel tasarımcı.Keza albümü dinlediğinizde bu farklılıklar ve zaman eşiklerini keşfedebilmek de ayrı bir merak uyandırabilecek ayrıntı. Elektronik müzik ile tematiği oluşturulmuş 1920’lerden 1960’lı yıllara kadar uzanan bir zaman diliminden ses kesitlerinin latin groove’u ile toparlanması neticede sınırlandırmaların alaşağı edilebileceğini gösteriyor.

Aksak ritimlerin, sonik ses yamaları ile bütünleşmesi neticesinde tamamdır dediğimiz “OK !”, bağlantısız bir zaman terennümü eyleyen, freak-dub “Dub A El Tiempo Es Muy Largo” Lara’nın sofistike bakışına dair çıkarımlar sağlayabilmenize umarız yardımcı olur. Keza bu özel çalışmanın ardından da İspanya’nın 60-80 arası dönemindeki müziği mercek altına alan Rumba şarkıcısı Peret gibi istisnasız önemli geri dönüşleri barındıran “Achili Funk” çalışması da Latin dünyasının keşfedilmemişine, müzikal açıdan kulak kabartabilmek için aracı olacaktır.

Fark edilebilir ayrıntılar ile dönüştürücü, ayrıksı duruşların sebeplerini irdeleyerek endişe giderici, tanımlanmamış olanı arz etmeye çabalayarak yardımcı olmaya Deuss Ex Machina / Dea Ex Machina ile devam...İyi Haftalar...

Allame-i Ulul Arz’dan Ara Nağmeler
Tim "Love" Lee At Myspace
Tummy Touch Records
Dub Syndicate At Myspace
Collision Cause Of Chapter 3
Gudrun Gut
Gudrun Gut At Myspace
Ocean Club Radio Show
Stereo Total
Coming Home Series Info
Instituto Mexicano Del Sonido Ay Myspace
Love Monk
Achili Funk – Gypsy Soul 69-79 Info
Lindstrøm - Feedelity At Myspace
Prins Thomas At Myspace
Eskimo Recordings
Eskimo Recordings At Myspace
Kelley Polar
Kelley Polar At Myspace
Mole Listening Pearls
Minus 8
De-Phazz
De-Phazz At Myspace
Phazz-A-Delic At Myspace
Chillosophy Music
Chillosophy Music At Myspace
MConnexion At Myspace

Enternasyonel Gürül/(tü)Gürül Çağlama Clicks,Cuts,Micro,Id,Neo Galactica,Space Tunes, Indie,Mini-m@l,Textart,64 Bit Konvasiyonel Techno Musikileri-Esenlikle Dinleyiniz.

Her Türlü Eleştiri,Öneri vs .İçin İletişim Kanallarımız;

info[at]dinamo.fm - http://www.dinamo.fm/ - misak[at]dinamo.fm

http://deuss-makina.blogspot.com/

Her Pazartesi Gecesi 22:00 -23:00 (GMT +2) arası Dinamo 103.8

>>>>>Info Go-R-Sel
© 2007 Foto-Dao http://aparatczyk.blox.pl/html

>>>>>Poemé
Denizin Altındaki Bandolar - Ece AYHAN

İşte ölüm şu derin taçlı şiirdir bak
Duman adamları maskeli katanalarıyla geçiyor
Çalan bir bandonun eşliğinde
Şimdiye dek ölünmeyen kentimizin üzerinden
Hiç değilse sokaklarında

- Sayın padişahım muhbir
Denizin altındaki bandolar da çalıyor muydu?

Parmak çocuk sorusu karşılığını da içinde taşır

- Ama şurasını unutuyorsun hep
Boğuldukları zamanki yaşlarıyladır çalgıcılar

Herhalde böyle bir şiire başlayan onu bütünler.
(Yort Savul)

Sunday, June 03, 2007

Deuss Ex Machina Podcast Volume 2


Nihai halleriyle dönüştürerek, gerçekleştirmiş olduğumuz Deuss Ex Machina'ları paylaşmaya 27 Nisan tarihinde bir deneme ile başlamıştık (bkz. deneme )

İndirip dinlemeye vakit ayıran toplamda on kişiye buradan özel teşekkürlerimizi iletiyoruz. Şimdi de geçtiğimiz hafta yayınlanmış olan (uzunca bir sürenin ardından anonssuz-seçki) Deuss Ex Machina'nın 171.bölümünü sizlerin beğenisine sunuyoruz.

Dinleme imkanınız olursa, eleştirilerinizi ve veya önerilerinizi paylaşmanız dileğimizle...

Deuss Ex Machina #171
Une Liste Que J'ai Donnée Aux Nuages

Tracklist
>1<-Porn Sword Tobacco-U.S Saloon Props 41/59 (City Centre Offices)
>2<-Björk-I See Who You Are (One Little Indian/Topkapı Müzik)
>3<-Paul Hartnoll-Nothing Else Matters (ACP)
>4<-Leopold-Waiting For A Friend (Tomt Recordings)
>5<-Karl Moestl-Love Is My Religion (Kraak & Smaak Remix) (Mouth To Mouth)
>6<-Salif Keita-Madan (No Traitorz Remix) (Universal Music Jazz-France)
>7<-Matthew Dear-Fleece On Brain (Ghostly International)
>8<-Apparat-Holdon (Chris De Luca vs. Phon.o Remix) (Shitkatapult)
>9<-Springintgut-Colossos (City Centre Offices)
>10<-Battles-Atlas (DJ Koze Remix) (Warp Records)
>11<-Guitar-Just Like A Honey (Onitor)
>12<-Apparat-Fractales Extended Version (Shitkatapult)
>13<-Jesse Somfay-Getting Some Sleep In Your Memories (Archipel)
>14<-Aleksi Perälä-Rocking Chair (Rephlex)
>15<-Matthew Dear-Deserter (Ghostly International)

Dinle-Listen

Photo-Courtesy From http://www.soamo.ru

Elektronmaşina---Serial-2

ELEKTRONMAŞİNA----------------------------------------------dR.Warp Bildiriyor.


Enlemesine ve boylamasına, kültürel gelişimin çözümlemesinin merkezinde müzik ilk karşımıza çıkan disiplin olmuştur. Toplumsal gelişimin, kültürel birikimin, tüm o sapmayan gerçekliğini birer tez olarak karşımıza çıkaran. Bahsettiğimiz üzere, genel geçerliliği değil kalıcı olanın peşi sıra bir seyyahlık amacımız.Trendlerin belirleyiciliğinden ziyade üretimiş oldukları ile modernist açılımların öncülleri olmasını dilediğimiz isimler karşınızda olacaklar.

Teknolojinin gelişimi ile beraber ortalama bir aylık süreç içerisinde 50 albüm ve yüzlerce kırkbeşlik dinleyicilerle buluşmak üzere servis edilmekte. Alışılagelmiş olan kalıplaşmışlığın yanı sıra denenmemiş alternatif örnekler bu yoğun müzikal bombardıman’ın en olumlu yönü. Keşfettikçe, yaşadıkça, bilgilendikçe daha doğru seslerin peşinde koşmanız temennisi ve iyi bir yıl dileklerimizle yeni yılın ilk değerlendirmelerine sizleri konuk edelim. İyi okumalar.



Maşina Ayın Albümü
Serafim Tsostsonis – Peak (Klik Records)
Elektronik müzikteki hissiyatı vurgulamayı amaç edinmiş, yıllardır yayınlamış oldukları çalışmalar ile deep house’dan downtempo’ya uzanan dinlenceyi sunmuş Klick Records Serafim Tsotsınis’i takdim eder. Düzlemeler arasındaki bağlantıları ile modernize edilmiş tasvirlerin mimarı bir sanatçı Serafim Tsotsonis. Piyano ve ses teknisyenliği üzerinde eğitimini tamamladıktan sonra, ağırlıklı olarak klasik müzikle parallelik gösteren kayıtlar gerçekleştirir. Sinema, Tiyatro, Modern Dans gösterileri gibi müziğin tamamlayıcı öğe olduğu pek çok disiplinde çalışmalar gerçekleştiren sanatçı Palazzo Quella Premio Stella gibi müziği akademik olarak irdeleyen kurumlarda başarılı neticeler alarak ülkesini temsil eder.Etkilenim ve ilham odağı olarak Erik Satie’den Claude Debussy’ye Manos Hatzidakis’den Brian Eno’ya kadar uzanan çeşitlilik “debut” çalışması Peak’in de ses yelpazesini canlandırabilmeniz için yeterli ipuçlarını teşkil edeceğine inanıyoruz.

Peak, 14 parçanın bir bütünü oluşturduğu bir deneme. Kimi zaman sinematografik imgelemlerin dönüştüğü, kimi zaman hissiyatın bam teline dokunan incelikli sözlerin dökümantasyonu. Son dönemde karşımıza çıkmakta olan tekdüze kolajlardan ziyadesiyle ırak ve faydalı ses açılımları. Klasik kompozisyonun, minimal downtempo ile harman edildiği Nordik seslere de yakın Fingers, sesin izlerini paralize ederek dönüşen kliklerin Angeliki Tsotsoni’nin vokallerinde Sucker Sun ve idm’e yakın deneyselliği ile Baby Tel albümde öne çıkmayı başarıyor. Seslerin dünyasında, zihin açıcı berraklıkta klasik müzik ile modernist elektronika’nın bir harmanı Peak. Dinlendikçe, insanın içine işleyen melodikliği ile de Elektron Maşina’nın başucu kayıtlarından birisini oluşturuyor.
Maşina Ayın Kırkbeşliği
Loco Dice-Harissa EP (Cadenza-Cadenza013)
Tüm olasılıkların değerlendirildiği ve minimal techno sahnesinin gelişimini dinledikleriniz vasitasıyla gözlemlemenize olanak sağlayan Lucien Nicolet aka Luciano techno füzyonlarında yeni isimleri de lanse ederek Cadenza etiketinin yıldızını parlatmakta.
Birbiri ardına yayınlamış olduğu, Richie Hawtin’in tekno kollektifi m_nus’dan “Seeing Through Shadows”, Amerikan dans müziği sahnesinin öncüllüğü tartışılmaz Ovum Recordings’den “Flight LB 7475” plakları ile techno’nun yeni bütünleyicilerinden Düsseldorf’lu Loco Dice son çalışması ile önerimiz oluyor.

Radar etkinlikleri kapsamında Indigo sahnesinde de dinleme imkanına sahip olduğumuz Loco Dice’nin müzikal izleği hakkında kısa ipuçlarını paylaşalım: Melodik aksamların birbiri içerisinde harman edildiğinde karşı konulmaz bir “anthem” haline dönüşmesini sağlayan bir gözlemci. Üretmiş olduğu her bir tını içerisinde; Carl Craig’in Planet E etiketinden yayınlamış olduğu Full Clip ile tanıdığımız prodüksiyon partneri Martin Buttrich’in Detroit melodilerini, epik şarkılarının içerisinde başarıyla işlemekte.Dinleyicinin tahayyül sınırlarını eski hip hop günlerinden bu yana gözlemlemesinden de faydalanarak olması gerektiği anlarda sunumlandırmakta.

Dj setleri içerisinde çalmakta olduğu parçaların, çalışmaları ile birebir örtüşmesini sağlayarak eğlendirici öğesini de tamamlamakta.Harissa Epsinde de tüm bu tanımlamaların sağlamasını gerçekleştirmekte.Batıcıl kulaklara Tunuslu olmasının da etkisiyle egzotik kadın sesiyle kurguladığı, melodramatik techno “Raindrops On My Window”, basit bir düzlemden ilerleyen, destekli funky aksamı ile tasvirciliği yakalayan “Paradiso” ve perküsyon kullanımının, latin öğeler ile harman edildiği abstrakt “A Chico In Rhytmico” kısa çaları 2006 yılının önemli kayıtları arasında göstermemize olanak sağlıyor.Biteviye tekdüzeliğe inat tüm coşkunluğuyla.

Maşina Ayın Günce Sitesi
Undomondo http://www.undomondo.com
Müziğin teknolojik gelişim ile beraber giderek daha kolay şekillerde üretildiğini, paylaşıldığını biliyoruz. Modernist ve yaratıcılık konusunda sıkıntı çekmeyen, bir etiket çatısı altında bulunmamış ve daha kontrat yüzü görmemiş pek çok ismi Internet denilen vaha üzerinde keşfetmeniz olası. Değerlendirmeler ve yönelişimler ile bir kaç sene sonra “çok sıkı” müzikmiş denilecek yapılandırmalar, günce kültürü ile beraber dinleyicilere iletilmekte.


Keskin ve net tavrı ile ortalama bir müzik dinleyicisinin hem beklentisi, hem de sürpizler olarak sunduğu ara öğünleri ile alternatif ses kümelerine kucak açmış bizden bir blog Undomondo bu ayki önerimiz.Müzikal disiplinler arasında bir bağlaç üstlenmesi açısından 2005 Mayıs ayından bu yana yayında olan bir site. Tarz ve tür sınırlandırması olmadan, caz, elektronik, etnik, rock üst başlıklarından derlemeler, kısa bilgilendirme notları ve artık olmazsa olmaz haline dönüşmüş olan promosyon Mp3 desteği ile keşfetmeniz için sizlerin beğenisine sunuluyor.


Kademe kademe geliştirilmiş olan ve şu anda Mersenne Twister, Error 101, Tumel, Brska ve Golem yazar kadrosuyla güncellenen sitenin içeriksel olarak sunduğu parçalar pek çok dinleyici için farklı sınırların da önüne açacağına kanaat getiriyoruz.

Maşina TamPUAN
Aylık olarak Elektron Maşina’nın gözde isimleri, takipçisi olunan dj’lerden seçkiler.. en çok dinlediklerimizden örnekler...

Martin Landsky-Poker Flat Recordings
1.) Frank Martiniq / Caboodle’s Grove / Boxer

2.) Alland Byallo / Buckets / Liebe*Detail

3.) Sten / Fortress / Smallville

4.) John Tejada & Bilal Bashir / My Style Is No Style / Poker Flat Recordings

5.) King Roc / Welcome To Zion (Sebo K & Metro Remix) / Simple

6.) Johannes Heil / The Magician (Thomas Schumacher Remix) / Klang Elektronik

7.) Bond & Blome / Tentacular / Sender

8.) Spencer Parker / Beautiful Noise / Rekids

9.) Chateau Flight / Baccula / Innervisions

10.) Namito / Jojou (Martin Landsky Remix) / Kling Klong

Elektron Maşina TamPuan
1.)Jochen Trappe / Glitch / 9 Volt Musik
2.)KJ Gibbs / Two Piece Bitch / Floppy Funk
3.)Loco Dice / Paradiso / Cadenza
4.)Seth Troxler / Love Bezerker (Ryan Crosson Remix) / Berettamusic Grey
5.)Rockers Hi Fi / Push Push (M.A.N.D.Y.’s Pusher Remix) / Great Stuff Recordings
6.)BLM & Marc Ashken / Oxygen / Fear Of Flying
7.)Fairmont / Gazebo (Anthony Rother Remix) / Big City Beats
8.)M.I.A. / Happy / Sub Static
9.) Tractile / Ardonat (Marc Houle Remix) / m_nus
10.)Pier Bucci / Instinct / Crosstown Rebels

Maşina Ağ Gezgini
Klik Records
Serafim Tsotsonis
Loco Dice
Cadenza
Word And Sound
Planet E
Martin Buttrich
Beatport

Elektronmaşina daha önce Livingindigo dergisi Ocak 2007 tarihli nüshasında yayınlanmıştır. Yayınlamış makale dizisi içerisinde okuyamamış takipçilerimiz için şimdi Deuss Makina'da...